Tuhaf Bir Kadın

7,5/10  (8 Oy) · 
27 okunma  · 
5 beğeni  · 
685 gösterim
Leylâ Erbil'in zihinsel özgürlüğü, en başta, yapıtlarının, alışıldık edebiyat türlerinin sınırlarını zorlama sonucunu doğurmuştur. Genellikle öykücü ve romancı olarak tanınsa da, Erbil'in yaygın kabul gören bu edebi türlerle, onların klasik formlarıyla bir "sorunu" olduğu hemen her yapıtında fark edilir. Kabaca "roman", "öykü" diyebilsek de, türünü, yaslandığı geleneği ilk anda tam belirleyemediğimiz, birbirini yinelemeyen, kendine özgü yapıtlar ortaya çıkarmıştır. Yine de, belli bir tanışıklıktan sonra, bilmediğimiz bir metni elimize geçse, onun Erbil'e ait olduğunu rahatlıkla anlarız. Tuhaf Bir Kadın'ın önceleri bir öykü kitabı sanılmış olması bu bağlamda ilginçtir. Yazarın romanını "bitirmemesi" de önemlidir. Bu romanın yeni baskısında yazar, okura, Mustafa Suphi'nin kaderiyle ilgili yeni kaynaklar ulaştırır. Dikkat edilirse, tanımı gereği bitmiş, yazarından kopmuş, okura fırlatılıp orada kalakalmış bir edebi türde, romanda yapılmaktadır bu güncelleme...
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2011
  • Sayfa Sayısı:
    188
  • ISBN:
    9786053603269
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Melek kapilar 
04 Mar 14:22 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Leyla Erbil'in 1971 yılında yayınlanan ilk romanı "Tuhaf kadın" dan bu yana 46 yıl geçmesine rağmen,halâ oldukça tanıdık olduğumuz,hatta tanıklık ettiğimiz toplumsal gerçekliğimizin panoramasını okudum.Yarı otobiyografik özellik taşıyan roman 4 bölümden oluşuyor.(Kız,Baba,Ana,kadın )Çeşitli teknikleri farklı bölümlerde kullanıp kolaj bir teknik geliştirmiş.ilk bölüm Üniversite öğrencisi Nerminin anlatımıyla,tarih düşülmemiş bir günlük olarak başlıyor.Baba bölümünde,babanın ölüm döşeğindeki,gerçek üstü sanrıları,iç monologları(Mustafa suphi'nin katlinden bahsediyor) oldukça düşündürttü.Bu kadını ve Babasını kimler delirtmiş böyle ? diye sordum cevabını kısmen bildiğim halde...

Nermin,tekrarlı bir bunaltı içinde Boğulan,bocalayan,intihara yeltenen,hiçbir yerde kabul görmeyip kadın kimliğiyle iğnelenen (Annesi dahil ),ötekileştirilen bir öğrenci.Toplumsal cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekerek,kadın kimliğini ezmek,katagorize etmek isteyen eril kültürün karşısında,mücadeleci tavrını çok açık görüyorsunuz.Yine Toplumsal bir cinnet halini almış "Namus" kavramıyla kızını korkutmaya çalışıp,okuduğu kitapları sobada yakarak kızının bireyselleşmesinin önünü tıkayan yarı sofu bir Anne prifili çizilmiş.Leylâ Erbil' in keskin kaleminden Küçük burjuvazi de nasibini almış.Cinselliği özgürce yaşamak için,her karşı cinsi,iki bacak arasına indirgeyip metalaştıran,entelektüel ve ebedi dünyasından soyutlamaya çabalayan bu kesime oldukça tepkili iki ucu sivri kelimeler kullanarak yorumlamış onları.

Toplumumuzda,tabulaştırılmış,Ensest ve Cinsellik temaları,dokunulmazlıklarını sürdürüyorken,özgür ve özgün bir dil yaratan Leylâ Erbil'i sırf bu cesaretinden dolayı,tanımaya ve eserlerini okumaya değer görüyorum.

Leylâ Erbil'in öykü ve Romanlarının en büyük talihsizliği,Feminist,Sosyalist kesim ve destekçileri tarafından okunması,diğer okurlar tarafından benimsenmemesidir.Halbuki,zaman zaman ironik anlatımıyla dikkat çektiği tabular,Toplumumuzun salt gerçekleridir.Okur,bu salt gerçeklere ilgi duyuyorsa,kendi fikirlerine uygun bulduğu yazarların kaleminden okumayı güvenli bir liman olarak görür.Şucu musun ? Bucu musun ? Sorularına muhatap olmak istemez.Oysa Leylâ Erbil'in kalemindeki harfler,kelimeler çığlıklar atarak hayata tutunmaya çalışırken bize pek çok şeyi bir arada anlatma gücüne sahip.

Belki bir kısım okur,Ahmet Arif'in, hasretinden prangalar eskittiği,Aşık olunan kadın olarak tanıyor Onu.
Oysa,yazın hayatı öylesine özgür bir çağlayan ki....
Okuyunuz.

TuhafBirKadın 
02 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Türk Edebiyatının en güzel kitaplarindan birinin doğru düzgün okunmamis ve bilinmiyor olmasi çok üzüntü verici. Umarım roman hak ettiği gibi daha çok okunur

Merlin M 
01 Şub 21:23 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Leyla Erbil'in farklı üslubunu ortaya koyan yapıtlarından. Geçişler, dönemsel atmosfer, göndermeler çok uyumlu. Türk edebiyatının gerçekten farklı soluklarından.

Kitaptan 6 Alıntı

nalân 
23 May 09:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanları, bu uçsuz bucaksız insanları şiire sığdırmak mümkün değil. Şiiri, sanatı böyle anlıyorum bu sıralar; içi insan dolu bir kuyu sanat.

Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 34)Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 34)
Özge Göksu 
26 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

'Hem anlamak ya da bilmek açmazlardan kurtulmak demek değildir ki! Ben özgürlüğümü elde etmeden mutlu olamayacaksam, dünya da bana bunu vermemekte direnmekteyse mutlu olamayacağım demektir...'

Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 18)Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 18)

İnsanlar, insanlar, insanlar. Şimdi salt insanlar ilgilendiriyor beni. Ne büyük bir zenginlik. Yeni bir insan tanıyınca başım dönüyor. Nasıl olduğunu, neler yapabileceğini anlayana kadar. Başımı döndürüyor gerçekten insanlar...

Tuhaf Bir Kadın, Leyla ErbilTuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil
nalân 
16 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Akıl onu mutlu etmedikten sonra, üstelik doğru yoldan çıkardıktan sonra ne yapayım o aklı...

Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 72)Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 72)
nalân 
16 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evet suç benim, suç benim, ona tevekkülü öğretemedim. Tevekkül etmenin bir yenilgi olduğunu sanıyorlar, bir boyun eğme sanıyorlar tevekkül etmeyi. Rıza göstermek başkalarının işine yararmış! Dünyanın yalancı nimetlerine yüz çevirebilecek güce erişmenin verdiği derinliği, nasıl başkalarından yükseklere çıkılacağını, olgunluğu, kemâl'i anlayamadılar.

Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 71)Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 71)
nalân 
 15 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Huzursuzluktan, yürek çarpıntısından, sevgisizlikten, sevgisizlikten yıkılıp gidecek bir gün, bir su kıyısına düşecek yüzüstü, içim yanıyor, sevgisizlikten, sevgisizlikten, en çok bundan ölecek...

Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 72)Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil (Sayfa 72)