Tuhaf Dergi - Sayı 2 (2017 Mayıs)

·
Okunma
·
Beğeni
·
977
Gösterim
Adı:
Tuhaf Dergi - Sayı 2
Alt başlık:
2017 Mayıs
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
2564699006
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tuhaf Yayıncılık ve Yapımcılık
Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Gündüz Vassaf, Selahattin Duman, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen edebiyatçı, müzisyen ve gazetecilerini bir araya getiren Tuhaf Dergi Mayıs sayısı ile bayilerde. Geçtiğimiz ay Albert Camus kapağı ve dosyasıyla yayın hayatına merhaba diyen derginin Mayıs sayısının kapağında Rus yazar Fyodor Dostoyevski bulunuyor. Derginin Mayıs sayısında bulunan Dostoyevski dosyasının sürprizi Fyodor Dostoyevski’nin torunu Dmirty Dostoyevski ile yapılan söyleşi. ‘Sana da öyle gelmiyor mu?’ mottosuyla çıkan derginin ikinci sayısında açılış yazısını ünlü yönetmen Zeki Demirkubuz yazdı. Mayıs sayıda Tuhaf Dergi’ye röportaj veren isim ise Türk sinemasının en önemli kadın oyuncularından Derya Alabora. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk derginin bu ayki bir diğer sürprizi.

Nisan ayında olduğu gibi Türk müziğinin efsane isimlerinden Mazhar Alanson, senarist ve oyuncu Levent Kazak, gazeteci Nebil Özgentürk, yazar Tarık Tufan, müzisyen Kalben, fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut, yazar Murat Uyurkulak, usta gazeteci Selahattin Duman, Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Ülkü Tamer ve dünya edebiyatının önemli isimlerinden İsrailli yazar Etgar Keret hikâyeleriyle Tuhaf Dergi’de yer alıyorlar.

Ayrıca uluslararası alanda birçok ödül sahibi Hakan Günday ve Türkiye’nin önemli oyuncularından Ahmet Mümtaz Taylan her ay devam ettikleri ‘Tahin Pekmez’ köşesi için ikinci sayıda empatiyi konuştular. Türkiye’de matematik denilince akla gelen ilk isim Ali Nesin satranç tahtası boyama derslerine Tuhaf Dergi’de devam ediyor. Derginin bir diğer transferi yazar, müzisyen, ressam ve yönetmen Mehmet Güreli ‘Defterler ve Şapka’ isimli hikayesiyle Tuhaf Dergi’ye merhaba diyor.

28 Nisan 2017 Cuma günü itibariyle tüm Türkiye’de gazete ve dergi satan her yerde olan Tuhaf Dergi’nin tam yazar kadrosu ise şöyle: Zeki Demirkubuz, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Etgar Keret, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan, Ülkü Tamer, Ali Nesin, Mehmet Güreli, Selahattin Duman, Levent Kazak, Tayfun Pirselimoğlu, Ebru Ceylan, Mercan Dede, Mehmet Yaşin, Gündüz Vassaf, Nebil Özgentürk, Mehmet Turgut, Kalben, Ahmet İnam, Hasan Saltık, Işıl Cinmen, Ömür İklim Demir, Irmak Zileli, Egemen Alper, Serkan Akkoyun, Mustafa Becit, Muhsin Topyıldız, Okan Avcı, Armağan Yılmaz, Nurhak Kaya.
64 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar diyerek başlayalım incelememize. Bayadır bir yorgunluk var üzerimde. Pessoa’ nın ruh halinin üzerime çökmesinden midir yoksa havaların ısınmasından mıdır bilinmez. Okuyorum paylaşamıyorum. Aslında var aklımda bir şeyler ama kitabı elimden bıraktığımda geriye alamıyorum bırakın yazmayı. Anlatamadıkça da zihnimi ağırlaştırıyor anlatamadıklarım. Bu akşam bir yazma isteği geldi bakalım dedim bir deneyelim ne çıkacak ortaya, hem de şu miskinliği üzerimizden atalım. Elbet dedim her derde devadır yazmak. En son bitirdiğim edebi eser geldi önüme, baktım bir dergi. Olsun hep kitap mı inceleyeceğiz bu defa da dergi olsun onda da emek var, hem kitap incelemelerinden daha az rastlıyoruz dergi incelemelerine.

Aslına bakarsanız ben pek sevmem dergileri. Sevmem dediğim okuyamam, pek bir süslü gelir kalem sahiplerinin yazıları. Kaç defa OT aldım, yahu yazmışta yazmış adamlar nasıl bitireceksin. Bir ara Kafkaokur alıyordum iyiydi fena dergi değildi, hem sadece edebiyatta değil adamlar tablo bile yorumluyor. Gogh’un Yıldızlı Gece’sinin gizemini onların yazılarından öğrenmiştim hiç unutmam. Aramız iyiydi, takipte ediyordum. Ta ki bir arkadaşın onlar milletin yazılarından alıp alıp yayımlıyorlar diyene kadar. Bilmem doğru mudur yanlış mıdır ama ben etkilenirim böyle şeylerden. Bıraktım okuyamadım bir daha, üstelik elimde okunmamış birkaç eski sayısı da vardı durur hala kitaplığımın raflarında.

Tabi dergilerle biraz soğukluk girdi araya. Bu yılın Ocak ayına kadar. Ocak ayında Cemal SÜREYA’ nın ölüm yıl dönümü vardır bilmem bilir misiniz? Onun hatırına gittim Kafa ile Arka Kapak dergilerini aldım. Bir de Bavul Oğuz ATAY’ı, Düşünbil de Camus kapak yapmış, hazır dedim gitmişken şunları da alayım. Neyse başladım okumaya Bavul ile Kafa’yı bitirdim. Bavul fena da değilmiş. Emrah SERBES vardı ilk yazı da. Baya sarsıcı yazmış yine baya da küfürlü. Bir daha ki ay yine alırım dedim ben bunu. Hem şansıma Turgut UYAR’da kapakta. Sonradan öğrendik kapakta Turgut UYAR adına yazılan söz onun değilmiş meğer. Olur mu canım bu kadar da saygısızlık? Adamlar bir de pişkin gönderin yenisine verelim diyorlar. Sen nasıl edebiyat dergisisin açıp iki şiirini okumadın mı bu naif şairin? Elbette benim dergi bulacağı yeri bulmuştu çoktan. Bu dedim son olsun daha da almam hiçbirinizi.

Yine dayanamadım bu ay Dostoyevski’nin hatırına Tuhaf dergisini aldım. Değerli okurlarımızın da etkisi oldu elbet dergilerle yeniden barışmam da. Eve geldim hemen elime aldım dergimi. İçinde ben ilk karşılayan Dostoyevski posteri. İlk Dostoyevski posterim, anlatılmaz bir sevinç. Yahu bu hediyeyi aldıktan sonra artık derginin ne önemi var? Açtım ilk sayfaları tabi ki Dostoyevski’ye ilişkin yazıları arıyorum içinde. Beni Orhan PAMUK karşıladı. Ne güzel anlatmış Dostoyevski’yi. Ecinniler diyor başka da bir şey demiyor. Siz de bırakın elinizdeki kitapları okuyun şu Ecinnileri. Görün siyasi roman nasıl olurmuş, karakter nasıl işlenirmiş. Sonra Dostoyevski’nin torunu Dimitri karşıladı beni, diyor ki dedemi SSCB müfredatına koymaları epey zaman aldı, ben ilk okuldayken yasaktı. Bir de Avrupa da katıldığı konferanslardan bahsediyor. Aklıma doğrudan 2008 Çek yapımı Karamazovi filmi geldi. Filmin başında Dostoyevski’nin torunu ile ilgili bir diyalog var. İlk gördüğümde herhalde tiye alıyorlar demiştim ama konferans meselesini Dimitri’den duyduktan sonra doğruluğuna kanaat getirdim. Karamazov Kardeşler okuyanlara tavsiyemdir iyi gider üstüne. Nette araştırdığınız da bulmak zor da olsa oyunculara roller yakışmış. Hele bir baba rolü ile İvan vardı ki eyvah eyvah. Sonra Hakan Günday ile Ahmet Mümtaz Taylan’ın empati üzerine bir söyleşisi var on numara. Zaten severim ikisini de. Levent Kızak’ın bir sokak köpeği üzerine yazısı vardı çok samimi, bir de fotoğrafını koymuş keratanın. Beyaz bir köpek. Yazıyla bütünleşince hayvanların hislerine de inanıyorsunuz. Sonra Yaşar KEMAL’in gülerken çekilen tek fotoğrafının hikayesi, Mazhar ALANSO’nun yazısı, Derya ALABORA’nın röportaji daha neler neler. Güzel dergiydi vesselam, hoştu tadımlıktı. Yalnız en çok hoşuma gidenlerden birisi üç korner bir penaltı isimli kısa anıydı. Cemal SÜREYA ile yayınevi sahibi Mehmet Rauf’un küçük bir iddiasından bahsediyor. Genç bir şairin şiirlerinin basılması için tutuşulan bir iddia. Genç şair de Ahmed Arif. Zaten bu Ahmed Arif ile Cemal SÜREYA’nın sevimli anıları vardır. Bir de kız kardeşini istiyordu Arif Süreya’nın. O da güzeldir.

Neyse çok uzun oldu. Yazma isteği baya birikmiş içimde. Ne anlattım ne anlattım. Beni yeniden dergilerle barıştıranlara selam olsun. Sağlıcakla..

Keyifli Okumalar Dilerim..
64 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10 puan
Uzun zamandır dergi almıyordum açıkçası. Zaten alsam bile bir yerden sonra sıkılıp yarım bırakıyordum. Sonra sitede Tuhaf'ın ilk sayısıyla ilgili yorumları ve kadroyu görünce dergiyi alma isteğiyle doldum.
Gayet keyifli bir dergiydi benim için. İlk sayfalardaki yazıları daha bir merakla okudum sonrasında tempo düşse de genel itibariyle aradığımı çokça buldum. Bu sayıda Dostoyevski'den bahsediyordu 15. Sayfaya kadar. Dostoyevski'nin torununun torunu olan Dmitry Dostoyevski'yle olan röportajda güzel detaylar vardı.
Zülfü Livaneli, Etgar Keret, Selahattin Duman, Levent Kazak, Ömür İklim Demir, Hakan Günday ve Ahmet Mümtaz Taylan'ın bölümlerini okumak da çok büyük bir zevkti. Zaten yaptığım alıntılarla bunu çokça gösterdiğimi düşünüyorum...
Temennim her sayının bu sayı gibi dolu dolu ve dozunda olması. Bir sonraki sayıyı merakla bekliyor olacağım.
64 syf.
·4 günde·9/10 puan
İlk sayısında acımasızca eleştirmiştim siyasete bulaştığından dolayı. Bu sayıda ise yine minik bir nebze olsa da gerçekten çok beğendiğim bir sayı oldu. Devam edeceğim. İçerdiği konular, tanıtımlar ve öykülerle bir harika. Zaten konu olarak da Dostoyevski'nin işlenmesi ve Orhan Pamuk'un bu konu hakkındaki görüşleri... Tarık Tufan zaten çok sevdiğim yazarlardan. Onun da hikayesi güzeldi. Hele Empati üzerine yapılan tatlı atışma ders niteliğindeydi. Empatiyi oldum olası severim. Çok güzel bir konu. Çok beğendim gerçekten. Bir tık daha ileriye gidilebilir. Tavsiye ederim bu sayı gerçekten güzeldi.
64 syf.
·1 günde·9/10 puan
Tek kelime ile ba-yıl-dım. İçerisinde Tarık Tufan haricinde çok kaliteli yazarlar barındıran bir dergi. Özellikle Ahmet Mümtaz Taylan ile Hakan Günday'ın EMPATİ üzerine yaptıkları söyleşi takdire şayan.
64 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
"Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan." (Dostoyevski - Ecinniler, s. 155)

Dergi okumayı çok sevmem demiştim ilk sayıya inceleme yaparken. Ben aslında 6. sayıda tanışmıştım Tuhaf dergi ile. Stefan Zweig sayısı ile. Sonradan tüm sayılarını edinmiştim. Tersten başlamış oldum :)

Birinci sayıda yapmış olduğum gibi sizlere beğendiğim bölümleri aktarayım;

"Fyodor Dostoyevski" Bölümleri,
(Orhan Pamuk'un 2010'da yapmış olduğu bir konuşmayı da yayınlamışlar. Uzunca bir konuşma. Sanırım ben Orhan Pamuk sever biri değilim, o yüzden okumadım.)
Zülfü Livaneli,
Etgar Keret,
Ahmet Mümtaz Taylan ve Hakan Günday: Empati,
Tarık Tufan,
Mehmet Turgut (Yaşar KEMAL'in kahkahası),
Murat Uyurkulak (Çok gülüyorum okurken),
Selim İleri,
Mazhar Alanson (Anıları keyifle okunuyor),
Nurhak Kaya, Derya Alabora Röportajı,
Kalben, (Bu sayıda beğendim)
Ömür İklim Demir,
Hasan Saltık,
Mercan Dede,
Gündüz Vassaf,
Ebru Ceylan,
Melanie Pain,
Mustafa Becit,
Egemen Alper,
Nebil Özgentürk,
Okan Avcı.

İkinci sayıyı'da keyifle okudum.

Tavsiye ediyorum. Herkese iyi okumalar.
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
tuhaf dergisinin 2.ci sayısın'da birinciye nazaran dostoyevski'ye yer vermişler ayrıca ahmet mümtaz ve hakan günday'ın yazıları için okunur bu dergi ilk sayısını da beğenmiştim 2.ci sayısını'da gerçi ikinci sayısın'da burak aksak yoktu ama olsun gene de güzel dergi
64 syf.
·12 günde·8/10 puan
Tuhaf ama güzel, Ot gibi güzel bir dergi tavsiye ederim. özellikle dostoyevski için aldım Orhan Pamuk'un da Dostoyevski için yazdığı ve ilk defa yayımlanan yazı çok başarılı.
64 syf.
·11 günde·8/10 puan
Derginin ikinci sayısını birinciye nispeten daha zevkle okudum. Dostoyevski 'ye ayırdıkları kısım geniş ve farklı bilgileri okurlarına sunan güzel bir bölüm olmuş. En çok Orhan Pamuk, Tarık Tufan (beni yine şaşırtmadı etkileyici bir sonla),Mercan Dede, Ahmet Mümtaz Taylan ve Hakan Günday'ın empati üzerine sohbetleri en beğendiğim kısımlar olmasının yanı sıra Mehmet Yaşin'e ait yazı ise hiç benlik değildi.. Zira sakatattan nefret eden kitle içersinde olmamdandır bu durum.. Velhasıl bu ay severek okudum dergiyi.. Şimdi üçüncü sayıyı sabırsızlıkla bekliyorum..
64 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Her ne kadar edebiyat dergilerinin sığlaştığını düşünsem de bu ayki tuhaf ın sayısını kaçırmak istemedim çünkü Dostoyevski işlenmişti ve gerek verilen değerle gerek torunuyla ilgili yazısıyla diğer dergilerden farkını ortaya koydu.Özellikle diğer büyük yazar ve düşünürlerin Dostoyevski ile ilgili sözlerini okumadan geçmemenizi tavsiye ederim benim gibi Dostoyevski aşığı iseniz bu sayıdan kendinizi uzak tutamazsınız.İçinde Ahmet Arif in şiir kitabının basımı ile ilgili talihsizliği ve Cemal Süreya nın çabalarını da okumadan geçmeyin ve tabi benim kalbimden vuran Mercan Dede nin Özgür müsün Tutsak mısın ile Hasan Saltık ın Cem Karaca nın naifliğini anlatan yazılarını okumazsanız eksik kalabilirsiniz. Bir devrin bitişini analizi o kadar güzel ifade etmişlerki .Umarım diğer sayı Tolstoy la ilgili olur.Keyifli okumalar dilerim.
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Tuhaf dergi güzel ve kendini geliştiren bir dergi.İlk sayıya nazaran daha iyi olmuş bu sayı.


Yenişmeyelim, birbirimizi anlamaya çalışalım. Biri diğerini yenmeden de birlikte yaşayabiliriz. Hayat arena değildir.
Yenişmeyelim, birbirimizi anlamaya çalışalım. Biri diğerini yenmeden de birlikte yaşayabiliriz. Hayat arena değildir.
Kolektif
Sayfa 19 - Ahmet Mümtaz Taylan ve Hakan Günday'ın Empati üzerine muhabbetinden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tuhaf Dergi - Sayı 2
Alt başlık:
2017 Mayıs
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
2564699006
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tuhaf Yayıncılık ve Yapımcılık
Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Gündüz Vassaf, Selahattin Duman, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen edebiyatçı, müzisyen ve gazetecilerini bir araya getiren Tuhaf Dergi Mayıs sayısı ile bayilerde. Geçtiğimiz ay Albert Camus kapağı ve dosyasıyla yayın hayatına merhaba diyen derginin Mayıs sayısının kapağında Rus yazar Fyodor Dostoyevski bulunuyor. Derginin Mayıs sayısında bulunan Dostoyevski dosyasının sürprizi Fyodor Dostoyevski’nin torunu Dmirty Dostoyevski ile yapılan söyleşi. ‘Sana da öyle gelmiyor mu?’ mottosuyla çıkan derginin ikinci sayısında açılış yazısını ünlü yönetmen Zeki Demirkubuz yazdı. Mayıs sayıda Tuhaf Dergi’ye röportaj veren isim ise Türk sinemasının en önemli kadın oyuncularından Derya Alabora. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk derginin bu ayki bir diğer sürprizi.

Nisan ayında olduğu gibi Türk müziğinin efsane isimlerinden Mazhar Alanson, senarist ve oyuncu Levent Kazak, gazeteci Nebil Özgentürk, yazar Tarık Tufan, müzisyen Kalben, fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut, yazar Murat Uyurkulak, usta gazeteci Selahattin Duman, Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Ülkü Tamer ve dünya edebiyatının önemli isimlerinden İsrailli yazar Etgar Keret hikâyeleriyle Tuhaf Dergi’de yer alıyorlar.

Ayrıca uluslararası alanda birçok ödül sahibi Hakan Günday ve Türkiye’nin önemli oyuncularından Ahmet Mümtaz Taylan her ay devam ettikleri ‘Tahin Pekmez’ köşesi için ikinci sayıda empatiyi konuştular. Türkiye’de matematik denilince akla gelen ilk isim Ali Nesin satranç tahtası boyama derslerine Tuhaf Dergi’de devam ediyor. Derginin bir diğer transferi yazar, müzisyen, ressam ve yönetmen Mehmet Güreli ‘Defterler ve Şapka’ isimli hikayesiyle Tuhaf Dergi’ye merhaba diyor.

28 Nisan 2017 Cuma günü itibariyle tüm Türkiye’de gazete ve dergi satan her yerde olan Tuhaf Dergi’nin tam yazar kadrosu ise şöyle: Zeki Demirkubuz, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Etgar Keret, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan, Ülkü Tamer, Ali Nesin, Mehmet Güreli, Selahattin Duman, Levent Kazak, Tayfun Pirselimoğlu, Ebru Ceylan, Mercan Dede, Mehmet Yaşin, Gündüz Vassaf, Nebil Özgentürk, Mehmet Turgut, Kalben, Ahmet İnam, Hasan Saltık, Işıl Cinmen, Ömür İklim Demir, Irmak Zileli, Egemen Alper, Serkan Akkoyun, Mustafa Becit, Muhsin Topyıldız, Okan Avcı, Armağan Yılmaz, Nurhak Kaya.

Kitabı okuyanlar 148 okur

  • Kitapsız
  • Abdullah unat
  • Semetey
  • Hayrettin ERDİNÇ
  • Edeb-î Kelâm
  • Halise
  • Kitap Bozkurdu
  • Altın
  • Feyza
  • Şerife

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.5 (11)
9
%32.5 (13)
8
%27.5 (11)
7
%7.5 (3)
6
%2.5 (1)
5
%0
4
%2.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0