Adı:
Tükenen Dünya
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050015058
Kitabın türü:
Çeviri:
Nurşan Üstüntaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Amerika Birleşik Devletleri eski başkan yardımcısı, hâlen Google ve Apple'da danışmanlık ve yöneticilik yapan Al Gore, hayatlarımızı ve dünyamızı felakete sürükleyecek bir krizin eşiğindeki bizleri bilince, sorumluluğa ve bilgilenmeye davet ediyor. Ülkemizde Uygunsuz Gerçek adıyla gösterilen belgeseliyle Oscar Ödülü de alan Al Gore, başarılı siyaset ve iş hayatının merceğinden küresel önem arz eden bu durumun dünyanın her köşesinde hayatı nasıl tehdit ettiğini sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Al Gore'un kişisel başarı öyküsünden yer yer izler taşıyan Tükenen Dünya, yadsınamaz hale gelen çevre krizinin sosyal, ekonomik, politik ve felsefi yönlerini değerlendirirken bu krizin eşiğinde duran bizlere hayatlarımızı etkileyecek bu somut gerçekler karşısında bütünsel bir bakış açısı sunuyor.

Çevreye dair yirmi yılı aşkın çalışmalarından dolayı 2007 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Al Gore'un Tükenen Dünya'sı, kapsamlı yaklaşımıyla genel anlamda yetkin sorun çözümü modelleri inşa ediyor. İlgiyle okuyacağınız bu kitap, uygunsuz ancak kaçınılmaz bir gerçeklik olan küresel iklim krizi karşısında hepimize yol gösteriyor.

# Küresel iklim değişikliğinin nedenleri ve olası sonuçları

# Tarih boyunca gezegenimizde yaşanmış ekolojik değişiklikler ve medeniyet

# Tüketim kültürümüzün dünyamız üzerindeki etkileri

# Küresel ısınma ve iklim değişikliği karşısında bizlere düşen görevler

# Dünyanın dört bir yanından örneklerle küresel iklim krizi gerçekleri


"Uygarlığımızı; yapma çiceklerden ve sahte çimden, klima sistemleri ve floresan ışıklardan, açılmayan pencerelerden ve hiç susmayan fon müziğinden, yağmurun yağıp yağmadığını anlayamadığımız günlerden, gökyüzünün hep aydınlık olduğu gecelerden, walkman ve watchmen'den, eğlencenin ördüğü kozalardan, mikrodalga fırında pişirilen dondurulmuş yiyeceklerden, kafein, alkol, uyuşturucu ve sanrılarla harekete geçen uyuşul yüreklerden oluşan sahte bir dünya üzerine kurmuşuz.

Gelecek şu anda kapımıza dayanmış durumda. Yanılmayalım: Önümüzdeki kuşak bize iki soru soracak.
Ya "neydi düşündüğünüz", diyecek, "niçin harekete geçmediniz?"

Ya da, "Bu kadar çok insanın çözülmesi imkansız dediği bir krizi başarıyla çözecek ahlakı cesareti nereden buldunuz?"
Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin ana konu alındığı kitapta ; biz insanların üreme çılgınlığına tutulmuşcasına her gün artırdığımız nüfusumuzla , talan edercesine tüketen bencil arzularımızla , ikisinin sonucu olarak çevreye yaydığımız atıklarla bu iki olguyu hızlandırdığımızı, dünyayı bir yok oluşun eşiğine büyük bir hızla yaklaştırdığımızı ,bilimsel veriler ışığı altında , tarihsel örneklerle, sosyoekonomik, psikolojik, inanç, felsefe yönleriyle kapsamlı bir şekilde bizlerin akıl ve vicdanına sunuyor.

En başta yazarın kendi ülkesi olan ABD’yi ve diğer gelişmiş ülkelerdeki yozlaşan çirkin siyaseti , sanayi ve fazla üretim uğruna çevreye verdikleri zararı, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin borçlandırılarak , o ülkelerin kontrolsüz büyümeye zorlanmasını ve bunun sonucu olarak girişilen büyüme/gelişme savaşlarıyla doğanın katledilmesini, objektif bir bakış açısıyla eleştirmesi ,benim açımdan kitabın samimiyetine duyduğum inancı artırmıştır.

Bilim insanları dahil bir çok araştırmacı doğaya verilen zararın zaman içinde kendi kendine tolere ettiğini düşünüyordu. Gelişen teknolojiyle beraber yapılan çalışmalar, doğada her şeyin bir biriyle bağlantılı olduğunu ve uzun vadede her şeyin bir birini etkilediğini ortaya çıkardı. Etna Yanardağı’nın patlaması 4 yıl sonra Çin’de hava değişikliğine neden olabildiğini NASA görüntüleriyle artık biliyoruz. Başka bir örnek : Yanlış uygulanan tarım politikaları yüzünden yıllar içinde oluşan kum fırtınaları, Okyanuslardaki kirlenmenin havada büyük fırtınalara yol açabildiği....

Hızla artan nüfusumuzun sonucu olarak ortaya çıkan barınma, gıda bulma ,atık vb sorunlarından dolayı; topraklarımızı, tarım alanlarımızı , ağaçlarımızı , temiz su kaynaklarımızı hızla kaybediyoruz. Her birimizin sıcaklık artışını hissettiğimiz son yıllarda , dünyamızın bir yarısı kuraklığa bağlı, diğer yarısı yağış artışına bağlı kıtlığın içerisine hızla sürüklenmekte.

Büyük çoğunluğu insanın çevreye verdiği zarardan kaynaklanan küresel ısınma, hızla buzulların erimesine neden olmakta. Buna bağlı olarak su seviyelerindeki 25 cm lik bir artış tüm kıyıların yok olması anlamına gelmekte ( bu aynı zamanda kıyı bölgelerinde yaşayan insanların evlerini ve yaşam alanlarınıda kaybederek göç etmesine neden olarak mülteci krizine de yol açacak. Diğer yandan ,nesli tükenmeye varan doğamızın parçası canlılar)

Sorumsuzca , aç gözlülükle, kendi ellerimizle sömürüp kirlettiğimiz dünyamız bize baş kaldırdığında, adına KIYAMET diyeceğimiz bir yere doğru umarsızca sürükleneceğiz.

Vahim bir tablo çizen Al Gore, kitabın son bölümünde devletlere ve bireylere getirdiği gerçekçi çözüm önerileriyle bizleri umutsuz bırakmıyor. Önerilerden bazıları şöyle: Uluslar ve şirketlerin çevreye verdikleri zararın tespit edilip önleme amaçlı yasal sınırlamalar getirilmesi,teknolojilerin ve üretimin doğaya uyumlu hale getirilmesi, ülkeler arası ticari anlaşmaların çevre sorunu kapsamında düzenlenip daha adil olacak şekilde yeniden oluşturulması, az gelişmiş ülkelerin ,gelişmiş ülkelere olan borçlarının doğaya verdikleri hizmet bağlamında silinmesi, tüm ülkelerin çevre üzerine imzalayacağı adil anlaşmalar, bireylerin daha fazla bilinçlendirilip konuyla ilgili siyasi oluşumlara ve çevre örgütlerine destek olması vb . ( günümüzde bazı şirketler kurum içi kararlarla ,üretimlerini çevre sorunlarına yönelik politikalarla yeniden yapılandırmıştır)

Son olarak ; Milletler, ırklar, siyasi ideolojiler üstü bir konu olan Tükenen Dünya ,hepimizin belki de tek ortak noktası . Sömüren ve sömürüleni yan yana getiren , dindarı ateisti birleştiren kısaca bireyleri biz yapan, milletleri dünya yapan yegane problemimiz yok olmaya giden dünyamız.
Dolayısıyla bilincimizi artırmak ve bizlere düşen sorumluluğu yerine getirebilmek için herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. En azından çevre kirliliği ve benzer konuları kapsayan belgeselleri takip etmemiz de farkındalığımızı artırarak daha doğru seçimler yapmamıza olanak sağlayacaktır.
Örnek: Rant için yakılan ormanlarımızın ve siyasi çıkarlar uğruna kesilip yok edilen ağaçlık alanlarımızın ; ileride hava kirliliği ve sıcaklık artışına neden olabileceğini ve nükleer santrallerin çevreye verdiği zararlardan dolayı , yerine rüzgar enerjisinin de kullanılabileceğini öğrenir farkındalık oluşturursak, doğru/yanlış kavramları arasında bilinçli seçebilme özgürlüğümüzü yeniden kazanmış olacağız.

Seçim bizim; dünya tükeniyor!

Sevgiler.


Not 1): Türkiye’de hizmet veren bazı çevre örgütleri. (TEMA, ÇEKÜL, DOĞA DERNEĞİ, ÇEVKOR, ÇEVKO, TURMEPA/Deniz Temiz Turmepa, TÜRÇEK, Çevre ve Orman Bakanlığı...) bu ve daha fazlası var olan çevre örgütlerinin desteklenmesi , eğitim ve projelerinden haberdar olmak ,bireysel sorumluluk ve farkındalığımızı hayata geçirmek için atacağımız adımlardan bir diğeri.

Not 2): Yazarın 2006 yılı En iyi Belgesel film dalında Oscar aldığı, Türkiye’de “Uygunsuz Gerçek” adıyla gösterime giren belgeselide izlemenizi tavsiye ederim.
Açlıktan ölen çocukların karınları; şiddetli protein eksikliğinin karın boşluğundaki organların çürümesine ve burada sıvı birikimine yol açması nedeniyle genellikle şiştir. Açlıktan, ishalden ve kolaylıkla önlenebilecek hastalıklardan her gün ortalama 37.000 çocuk beş yaşına basmadan ölmektedir.
“Çeşme akarken küpünü doldur, boş ver geleceği” söylemi çağımızın SİYASAL AHLAKI olarak kutsanmıştır.
Vebanın çıkış noktası aslında Çin’di. Burada insanlar vebadan ilk kez 1333 yılında ölmeye başlamışlardı.
Adaylar halka ceseretle liderlik edeceklerine söz vermekte ama seçildikten sonra malı götürmektedirler.
Düşünce sistemimiz de değişmeli. Her gün biraz daha fazla atık ve çöp üretip doğaya attıktan sonra hiç bir şey olmamış gibi davranamayız.
ABD’nin az gelişmiş ülkelere serbest ticaret konusunda danışmanlık etmesi ve maddi yardımda bulunması kısmen kendi çıkarlarına hizmet etmekle birlikte , esas olarak kominizme karşı girişilen mücadeleden kaynaklanmaktaydı.

Elbette izlenen polikalardan bazıları sancılı maliyetli olmuş, çatışmalara yol açmıştır. Kore ve Vietnam savaşları, nükleer silahlanma yarışı, Amerika ‘nın Sovyet kominizmine karşı olmanın dışındaki hemen her ilkesine muhalif diktatörlere silah satması...
NOT:( Aynı nedenlerle Türkiye’de nasibini almış, hızla yeni Osmanlıcılık ve ılımlı islam projeleri uygulamaya konmuştur)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tükenen Dünya
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050015058
Kitabın türü:
Çeviri:
Nurşan Üstüntaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Amerika Birleşik Devletleri eski başkan yardımcısı, hâlen Google ve Apple'da danışmanlık ve yöneticilik yapan Al Gore, hayatlarımızı ve dünyamızı felakete sürükleyecek bir krizin eşiğindeki bizleri bilince, sorumluluğa ve bilgilenmeye davet ediyor. Ülkemizde Uygunsuz Gerçek adıyla gösterilen belgeseliyle Oscar Ödülü de alan Al Gore, başarılı siyaset ve iş hayatının merceğinden küresel önem arz eden bu durumun dünyanın her köşesinde hayatı nasıl tehdit ettiğini sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Al Gore'un kişisel başarı öyküsünden yer yer izler taşıyan Tükenen Dünya, yadsınamaz hale gelen çevre krizinin sosyal, ekonomik, politik ve felsefi yönlerini değerlendirirken bu krizin eşiğinde duran bizlere hayatlarımızı etkileyecek bu somut gerçekler karşısında bütünsel bir bakış açısı sunuyor.

Çevreye dair yirmi yılı aşkın çalışmalarından dolayı 2007 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Al Gore'un Tükenen Dünya'sı, kapsamlı yaklaşımıyla genel anlamda yetkin sorun çözümü modelleri inşa ediyor. İlgiyle okuyacağınız bu kitap, uygunsuz ancak kaçınılmaz bir gerçeklik olan küresel iklim krizi karşısında hepimize yol gösteriyor.

# Küresel iklim değişikliğinin nedenleri ve olası sonuçları

# Tarih boyunca gezegenimizde yaşanmış ekolojik değişiklikler ve medeniyet

# Tüketim kültürümüzün dünyamız üzerindeki etkileri

# Küresel ısınma ve iklim değişikliği karşısında bizlere düşen görevler

# Dünyanın dört bir yanından örneklerle küresel iklim krizi gerçekleri


"Uygarlığımızı; yapma çiceklerden ve sahte çimden, klima sistemleri ve floresan ışıklardan, açılmayan pencerelerden ve hiç susmayan fon müziğinden, yağmurun yağıp yağmadığını anlayamadığımız günlerden, gökyüzünün hep aydınlık olduğu gecelerden, walkman ve watchmen'den, eğlencenin ördüğü kozalardan, mikrodalga fırında pişirilen dondurulmuş yiyeceklerden, kafein, alkol, uyuşturucu ve sanrılarla harekete geçen uyuşul yüreklerden oluşan sahte bir dünya üzerine kurmuşuz.

Gelecek şu anda kapımıza dayanmış durumda. Yanılmayalım: Önümüzdeki kuşak bize iki soru soracak.
Ya "neydi düşündüğünüz", diyecek, "niçin harekete geçmediniz?"

Ya da, "Bu kadar çok insanın çözülmesi imkansız dediği bir krizi başarıyla çözecek ahlakı cesareti nereden buldunuz?"

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • UmAy
  • ⠀ོ ÖğreNim Görevlisi  (Dr) F.i. ⠀ོ⠀
  • Ceren Ö.
  • burak inal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0