Tuna Nehri Akmam Diyor (Plevne Savunması Tanıklarının Kaleminden)

·
Okunma
·
Beğeni
·
403
Gösterim
Adı:
Tuna Nehri Akmam Diyor
Alt başlık:
Plevne Savunması Tanıklarının Kaleminden
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053321477
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Breakfast War
Çeviri:
Derin Türkömer, Şeniz Türkömer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne'den çıkmam diyor

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan önce, adını yerel halkın dışında pek de kimsenin bilmediği bir Balkan kasabasıydı Plevne. Rus harekâtını kilitleyen, 145 gün süren kuşatma ve Gazi Osman Paşa kumandasındaki destansı direnişle Batı dünyasının gözleri bu kasabaya çevrildi. Osmanlı dünyasında bu savunma, türkülere kadar uzanan unutulmaz izler bıraktı.

Plevne'de bu kuşatmaya tanık olanlar sadece iki tarafın orduları ve yerel halk değildi. Pek çok Batı ülkesinden gelen gazete muhabirleriyle ressamlar, savaşı iki cepheden de dünyaya naklediyordu. Modern tarihte sıradan insanlar cepheden gelen sıcak haberleri, neredeyse ilk kez günü gününe, kahvaltı masasında okudukları gazetelerden takip etme imkânına sahip olmuşlardı.

Rupert Furneaux, savaşı bizzat yaşayan muhabirlerin tanıklıklarıyla ördüğü bu kitapta, Plevne savunmasını farklı bakış açılarından okuma imkânı sunuyor…
(Tanıtım Bülteninden)
Ağustos 2018 "okuma odülümü"
TUNA NEHRI AKMAM DIYOR'a verdim
Adını yazarken bile türküsünün kulağımda keyifle yankılandığını da itiraf ediyorum :)

Plevne savunmasının karşı tarafı Ruslar olmasaydı okuma listemde olurmuydu ?
Sanmıyorum...

Böylece bu güzel anlatımlı tarih hikayesini ıskalardım ve böyle bir kitabı okumuş olmaktan mahrum kalırdım ne yazıkki ..

Sizlerin de listelerinizde olmadığı gibi. .
Sizin de Iskaladıģınız gibi :)

SPOILER #

1877_78 Osmanlı _Rus savaşı "yenilgiye rağmen "Türklerin zaferi" olarak tarihe geçmiş ... "93 Harbi " olarak da adlandırılan Anadolu/Kafkaslar ile Balkanları kapsayan bu savaşı zaman zaman duymuş ama bir türlü vakit ayırıp üzerine okuma yapmamıştım (bu da benim ayıbım olsun) .. Rusların boğazları ele geçirme ve akdenize inebilmek sevdası bu gün dahi bitmiş değildir sanırım :)
Hitler in bile "Pera Palas' da üs kurup boğaza nazır avrupa yı işgal hayallerine ek olarak Putinin gündüz düşlerine müdahil olmak ..bir göz atmak isterdim doğrusu
1711 Prut
1853 Kırım savaşı da "okunacak! " olarak isaretlenmistir :)

PLEVNE ! PLEVNE! nerede bu Plevne :)
nidasıyla başlayan kitap şöyle der ..
"Kötü kokan ,küçük ,ruhsuz bir Bulgar kasabasıydı"

Bir anda dünyanın gözünün bu minik kasabaya cevrilmesinin sebebi gün be gün kuşatma hikayelerinin insanların kahvaltı sofralarına dahil edilmesidir ..

"Sıcak haber" efsanesi belkide ilk kez bu savaşta başlıyor ..bir çok gazete muhabiri ve ressam savaşı iki cephedende dünyaya duyuruyorlar ...hem de ne şartlar altında .. asıl "kahramanlar " onlar demekten alamıyor insan kendini ..

Archibald Forbes/Daily News_Rus cephesi
MacGahan / Daily News _Rus cephesi
F.Villiers /the Graphic_Rus cephesi
Brackenburry /the Times _Rus ceohesi
james Dow/ Daily Telegraph _Türk cephesi
Mr. Suter Daily Telegraph _Türk cephesi
Herr Winter /Viyana Tagbalatt _Türk cephesi
J.Ananian/the Graphic _Türk cephesi

Bu adamların savaşa dahil olmak ,haber atlatmak ,en hızlı olmak adına verdikleri "savaşı " okuyun derim:) o kadar güzel diyaloglar ve hikayeler varki ..yepyeni bir kapı aralıyor size "Savaş muhabirliği tarihi" adına ..

Kitaptaki en hayran olduğum karakter Osman Paşa diyeceğim sanıyorsunuz ama değil :))
Mihail Dimitriyevic Skobelev :)
Rütbelerini kılıcının hakkıyla kazanmış bir adam ..
Her zaman en önde çarpışan "Ak paşa " :)

Şöyle bir anlatı okumak istemezmisiniz ?:)

"Bu savaşın kazanılması ve Plevnenin alınması gerekiyordu ..Rus kasaba ve köylerinden silah altına alınan takviye kuvvetler Bulgaristan'a doğru yola çıktılar ..Simbirsk kasabasında küçük bir çocuk ,bir ilkokul müfettişinin oğlu doğum günü olan 22 Ağustos 'da savaşa giden askerleri seyrediyordu ..yıllar sonra Lenin adıyla tanınacak Vladimir Iliç Uryanov o gün yedi yaşına basmıştı "

Tarihsel gerçeklik yanında edebi anlatı..
Isimler ,sayılar ,taktikler , resimler insanın başını döndüren ,kalbini hızlandıran hücumlar ,toplar 'salvolar,atlar,kılıçlar, siperler ,haritalar 'tabyalar ,generaller ,paşalar, Başıbozuklar:)
https://i.hizliresim.com/nlam7g.jpg
Insan bir kitaptan daha NE ister .. :)

Kuşatmaya özelikle anlatamıyorum ki ..
Merak edip OKUYUN ..

Osman Paşa 'ya Talat Paşa 'ya ne oldu ?
Efsunlu Ak paşam neresinden kurşun yedi de "Ah .. dedi ..
Plevnede kalan yaralılar ..
Alınan esir'lerin akıbeti ne ???

Dip not :)

"Skobelevin "gece taaruzu' peyyyy bende ardında kırk metre siperden sipere gitmez idiysem ne olayım :))



"Savaşan savaşı görmez" derler..
Savaşı bize taşıyan, savaşa sokulacak cesareti olan bu gazeteciler destanını "okuyun" "okuyun""okuyun" :)
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan önce, adını yerel halkın dışında pek de kimsenin bilmediği bir Balkan kasabasıydı Plevne. Rus harekâtını kilitleyen, 145 gün süren kuşatma ve Gazi Osman Paşa kumandasındaki destansı direnişle Batı dünyasının gözleri bu kasabaya çevrildi. Osmanlı dünyasında bu savunma, türkülere kadar uzanan unutulmaz izler bıraktı. Kitap Osmanlı Paşalarının makam hırsını ve Osman Paşanın destansı mücadelesini, Rusların askeri yetersizliğini ve Bulgar yalanlarını çok iyi derlemiş...Tarihçi olarak beğenmiştim.
Paşalar; bedeni zora koşmanın İslam geleneklerine uygun olmadığını düşünüyor ve Osman Paşa'nın enerjik davranarak hızla Plevne'nin hızla müdafasına koşmasını tasvip etmiyorlardı.
Bulgar General Skobelov için;
Plevne seferi sonunda 15.000 ruble ödeyerek hasta ve yaralıları Rusya'ya götürmek üzere bir gemi kiralamış, bu davranışı karşısında hayranlıklarını belirten dostlarına, "Dünyadaki herşeyimi bu insanlara borçluyum, birkaç bin ruble harcayarak onlara yardım etmek vazifemdi" demişti.
Osmanlı ordusu ise, idari mekanizmanın üst kademesinde hüküm süren bozuk düzen, rüşvet ve paşaların tembelliği ile işi ağırdan alıp geciktirmelerinden büyük zarar görmekteydi.
Bulgar General Skobelov için;
Bütün gelirlerini emrindekilerin rahatı için harcardı. Derdi olanlara karşı hiçbir zaman ilgisiz kalmazdı. Bir seferinde genç bir askeri ağlarken görüp yanına gitmişti. Memleketinden aldığı haberde ineklerin öldüğünü ve ailesinin darda kaldığını öğrenen ailesine postalaması için hemen elli ruble vermişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tuna Nehri Akmam Diyor
Alt başlık:
Plevne Savunması Tanıklarının Kaleminden
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053321477
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Breakfast War
Çeviri:
Derin Türkömer, Şeniz Türkömer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne'den çıkmam diyor

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan önce, adını yerel halkın dışında pek de kimsenin bilmediği bir Balkan kasabasıydı Plevne. Rus harekâtını kilitleyen, 145 gün süren kuşatma ve Gazi Osman Paşa kumandasındaki destansı direnişle Batı dünyasının gözleri bu kasabaya çevrildi. Osmanlı dünyasında bu savunma, türkülere kadar uzanan unutulmaz izler bıraktı.

Plevne'de bu kuşatmaya tanık olanlar sadece iki tarafın orduları ve yerel halk değildi. Pek çok Batı ülkesinden gelen gazete muhabirleriyle ressamlar, savaşı iki cepheden de dünyaya naklediyordu. Modern tarihte sıradan insanlar cepheden gelen sıcak haberleri, neredeyse ilk kez günü gününe, kahvaltı masasında okudukları gazetelerden takip etme imkânına sahip olmuşlardı.

Rupert Furneaux, savaşı bizzat yaşayan muhabirlerin tanıklıklarıyla ördüğü bu kitapta, Plevne savunmasını farklı bakış açılarından okuma imkânı sunuyor…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Hemdem
  • Ensar Emre TUNA
  • S Dgdb
  • zeynep
  • huseyın demir
  • Amebix
  • Ömer Toy
  • Herze
  • Ebru Ince
  • sefacan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0