Tuna'nın Türküsü & Bir Gün (Tuna'nın Türküsü ile Bir Gün Romanları Tek Kitapta)Mehmet Yılmaz

·
Okunma
·
Beğeni
·
426
Gösterim
Adı:
Tuna'nın Türküsü & Bir Gün
Alt başlık:
Tuna'nın Türküsü ile Bir Gün Romanları Tek Kitapta
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059755191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Roza Yayınevi
Tuna'nın Türküsü ile Bir Gün'de Mehmet Yılmaz imzalı iki roman bir arada yer alıyor.
Tuna'nın Türküsü, Türkiye'ye yerleşen; kökleri Balkanlara dayanan ama Kırım'la da akrabalık kuran bir Türk ailesinin yüz yıllık bir hikâyesini anlatıyor. 1917'de Romanya Cephesinde şehit düşen büyük dedesinden bir iz bulabilmek için Bükreş'e giden genç bir avukatın geri dönüşlerle anlattırdığı aile hikayesini okuyacaksınız.
Bir Gün'de ise üniversite öğrencileri Yavuz ile Tuğçe'nin aşkları var. 1999'un bir yaz gününe sığdırılmaya çalışılan sade, deruni, herkesin yaşayabileceği ama herkesin kaldıramayacağı bir sevda, Samsun şehri mesken tutularak anlatılıyor.
"Tuna'nın Türküsü"

Tuna'nın Türküsü; özlemin, hasretin, gurbetin, vuslatın, vatanın türküsü...
Ne de hüzünlü bir türküdür bu.
İlk başta kitabı okurken ortaokul yıllarıma gittiğimi belirtmek istiyorum. O zamanlar tarihi kitapları okumayı çok seviyordum. Tarihi derken düz tarih değil de kurguyla beraber harmanlanmış kitaplar daha bir güzel geliyordu. Farklı hikayeler barındıran , tarihi bilgilerle harmanlanmış kitaplar... Aklımda kaldığı kadarıyla en çok Yavuz Bahadiroğlu'nun kitaplarını okurdum. Buhara Yanıyor, Selahaddin Eyyubi vs. İşte bu kitabı okurken o zamanlara gittim ve bu kitap bana o kitapları animsattı. Ayrıca o zamanlarda dinlediğimiz daha doğrusu bize dinletilen bir marş vardi; Tuna nehri akmam diyor, etrafımı yıkmam diyor diye hala daha duyduğumda değişik duygulara kapilirim. Kitabin isminden dolayı zaten akillara gelmemesi imkansiz.
Ve konunun geçtiği yer olan -genel olarak Balkanlar diyelim tek tek ayirmaya gerek yok- gitmeyi çok istediğim bir bölge. Okuduğumda gitmiş kadar oldum ama bir yandan da gitme istediğim daha da bir kabardı. Umarım bir gün gitme fırsatı yakalarım ve gittiğimde aklıma hep bu kitap gelecek.
Kitabın kurgusu, olayların oluşu, anlatılışı sıralıdsn ziyade parça parça, bölüm bölüm olması kendi adima sevindiriciydi. Dümdüz bir okuma yerine adeta bir puzzle'ın parçalarını birleştirir gibi okumak daha bir keyifliydi.
Kırım türklerinin acı hikayesi var, savaş var, yokluk var, özlem var, umut var, aşk var... Duygu yoğunluğu çok fazla kitapta. Yer yer boğazıma bir yumru oturdu okurken.


"Bir Gün"

Bir günün önemi...
Etkileyici bir hikâye...
Ülkemizin en acımasız gerçeği ile bir kez daha karşılaşmak beni gerçekten derinden etkiledi. Şimdi burada ne olduğunu söylersem sağlam bir spoiler olacak o yüzden yazmıyorum. Artık okuyup öğrenirsiniz :) Bu gerçekle her daim ufak veya büyük, zaman zaman karşılaşıyoruz ama tam olarak farkında olmadan yaşıyoruz.
Bu hikayeyi okurken aklıma bu sezon İstanbul Şehir Tiyatrolarında izlediğim Geç Kalanlar oyunu geldi. Çok net bir şekilde geç kalanların hikayesi bu.
Yavuz ve Tuğçe'nin hikayesi...
Aslında hepimiz bir şeylere geç kalıyoruz ama sonuçları yıkıcı olmadığı taktirde farkına varamıyoruz geç kaldığımızın.
Bu kitabı okuduktan sonra veya dediğim oyunu izledikten sonra (İzlemediyseniz mutlaka izleyin, bu sezon izlediğim en etkileyici ve insanı derin derin sorgulamaya iten bir oyundu) yaşananları, yaşanacak olanları sorgulamadan yapamayacağınızı ve elinizdekilerin kıymetini daha da anlayacağınızı düşünüyorum.
Geç kalmayın diyerek bitiriyorum; hayata, yaşamaya, sevmeye, sevilmeye...

Son olarak Mehmet Hocamıza da teşekkür etmeden geçmek istemiyorum. Var olsun.
Kitaba başladım. Bayramdan dolayı biraz okumam zaman alacak ama kitap akışını beğendim. Sürükleyici bir kitaba benziyor. Bu tarz kitap ilk kez okuyorum ve beğendiğimi söyleyebilirim.
Tuna'nın Türküsünü okurken hiç gitmediğim coğrafyalarda gezdim. Var anlarından sürgün edilen insanların hasretini, özlemini ta içimde hissettim. Türk ve Müslüman olmakla bir kez daha gurur duydum. Bir solukta okuduğum, anlatımı sade ve akıcı hikayesiyle son sayfaya geldiğimde çok üzüldüğüm bir kitaptı. Yüreğinize sağlık Mehmet Yılmaz. Hürmetle...
Çok akici ve insanda merak uyandiriyor.
Keşke uykum gelmesede sabaha kadar okusam dediğim bir kitap. Ama sonunu hiç böyle beklemiyordum.Sevenler kavuşamadan bitti. Gece saat 2 de bitirdim. Herkese tavsiye ederim.
Ne kadar yükseğe haç dikerlerse diksinler, gökyüzüne baktıklarında hep hilali görecekler. Hilalden daha yükseğe haç dikemezler.
Avrupa'da insanlar bahçeli evlerde otururlar. Öyle yüksek binalar hoş görülmez. Ama biz, bizim ürettiğimiz şehircilik anlayışının dışına çıktık. Apartmanı muasırlık diye yutturdular bize. Ne bahçe kaldı, ne çiçekler...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tuna'nın Türküsü & Bir Gün
Alt başlık:
Tuna'nın Türküsü ile Bir Gün Romanları Tek Kitapta
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059755191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Roza Yayınevi
Tuna'nın Türküsü ile Bir Gün'de Mehmet Yılmaz imzalı iki roman bir arada yer alıyor.
Tuna'nın Türküsü, Türkiye'ye yerleşen; kökleri Balkanlara dayanan ama Kırım'la da akrabalık kuran bir Türk ailesinin yüz yıllık bir hikâyesini anlatıyor. 1917'de Romanya Cephesinde şehit düşen büyük dedesinden bir iz bulabilmek için Bükreş'e giden genç bir avukatın geri dönüşlerle anlattırdığı aile hikayesini okuyacaksınız.
Bir Gün'de ise üniversite öğrencileri Yavuz ile Tuğçe'nin aşkları var. 1999'un bir yaz gününe sığdırılmaya çalışılan sade, deruni, herkesin yaşayabileceği ama herkesin kaldıramayacağı bir sevda, Samsun şehri mesken tutularak anlatılıyor.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Sinem
  • Hilal
  • Cihat
  • Ebru Ince
  • ibrahim terzi
  • Selman Ç.
  • Mine
  • Bengü
  • Şimâl
  • Gizem Kaçmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%50 (5)
8
%20 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0