Tuncay Terzihanesi

8,2/10  (33 Oy) · 
113 okunma  · 
32 beğeni  · 
1.052 gösterim
Trabzon'un en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: "Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.."
Kedilerinin pençelerinin balık koktuğu bu kentte, bir gün, on yedi yaşında bir genç kız girer Terzi Tuncay'ın dükkânından içeri. Yanında annesi, elinde ise bordo renkli bir kumaş vardır. Kendisine bir ceket dikmesini ister genç terziden. Aşk tanrısı Eros'un attığı ok Tuncay Bey'in kalbini delmeden önce, içeri giren genç kızın güzelliği karşısında, tuttuğu iğne eline batmıştır çoktan!

Terzi Tuncay genç kızı provaya çağırmaya başlar. Hem de yalan yere ve kaç kere!.. Hatta bir seferinde şu türküyü bile mırıldanır, hafiften:

Sen yağmur ol, ben bulut

Maçka'da buluşalım

Ölçü iyice alınmıştır!.. Bordo renkli ceket tamamlanır sonunda.

Üç tane düğmesi vardır bordo ceketin... İşte ben, o ceketin ortanca düğmesiyim! (...)

Görmüş geçirmiş, bilge bir dostla yapılan muhabbetten alınan tat ve dinlendirici etki var kitapta. Akıcı dili kolay okunmasını sağlıyor.

Geride kalanlar tarihe iz bırakanlar gündeme dairler anlatılıyor bu kitapta. Bilmedikleriniz, genel kültürünüzün eksik kalmış yanları, naif bir dostun tadı damağınızda kalacak anlatımıyla, sohbet havasında bir bir tamamlanıyor.