Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi Sayı: 365

·
Okunma
·
Beğeni
·
43
Gösterim
Adı:
Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi Sayı: 365
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı
Sevgili Okuyucular,
İçinde bulunduğumuz şu günlerde on gün arayla çok önemli iki bayramı kutlamaktayız: 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 3 Mayıs Türkçüler Bayramı.

Bilindiği gibi ilk kez Amasya Genelgesi’nde egemenliğe vurgu yapılmış ve “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’’ denilerek bağımsızlığın ancak milli egemenlikle olacağı işaret edilmiştir.

1921 Anayasasında da “Hakimiyet, bila-ü kayd-ü şart milletindir” ifadesi ile egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu net bir şekilde belirtilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, 10. Yıl Nutku’nda söylediği gibi “Milli egemenliğe dayalı, kayıtsız şartsız bağımsız bir Türk Devleti kurmanın gereğine” daha İstanbul’dan ayrılmadan inanmıştı. Mustafa Kemal, Türk Milleti’nin alnı açık, başı dik bir millet olarak yaşayabilmesi için tam bağımsızlığa sahip olunmasını gerektiğini çok iyi biliyordu.

Milli Egemenlik, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla perçinleşmiştir. Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesinin de temelini ifade eder. Milli bağımsızlık ise Ulu Önderimizin milliyetçilik ilkesinde kendine yer bulmaktadır.

En temel anlamıyla milli bağımsızlık, bir ulusun başka hiçbir ulusun boyunduruğu, esareti altında yaşamaması, başka devletlere bağımlı olmaması, özgür yaşaması demektir.

Kuvayi Milliye hareketleri, düzenli ordu kurulması, tüm limanların, demir yollarının, şirketlerin millileştirilmesi, milli dil-kültür çalışmaları, milli sanayinin kurulması hep Atatürk’ün önderliğinde gerçekleşen milli bağımsızlık çalışmaları olmuştur.

Atatürk’ün vefatından sonra ise maalesef genç cumhuriyetimiz sömürgecilerin ve onların maşalarının oyunları ile milli bağımsızlıktan uzaklaşmaya başlamış ve buna ilk ciddi tepki de 3 Mayıs 1944 verilmiştir. Bu tarih de Türk Milliyetçileri tarafından Türkçüler Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bugün bile millilikten ne kadar uzaklaştığımız, teslimiyetçi politikaların esiri olduğumuz ve bu bayrama ne kadar ihtiyaç duyduğumuz ortadadır.

Egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milleti’ne ait olduğunu ifade eden 23 Nisan ve egemenliğin; milli, bağımsız bir egemenlik olduğunu ifade eden 3 Mayıs’ı da kutlamamız ve çocuklarımıza, gençlerimize çok iyi anlatmamız gereklidir.
Tanrı Türkü Korusun.
Közhan Yazgan
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi Sayı: 365
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı
Sevgili Okuyucular,
İçinde bulunduğumuz şu günlerde on gün arayla çok önemli iki bayramı kutlamaktayız: 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 3 Mayıs Türkçüler Bayramı.

Bilindiği gibi ilk kez Amasya Genelgesi’nde egemenliğe vurgu yapılmış ve “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’’ denilerek bağımsızlığın ancak milli egemenlikle olacağı işaret edilmiştir.

1921 Anayasasında da “Hakimiyet, bila-ü kayd-ü şart milletindir” ifadesi ile egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu net bir şekilde belirtilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, 10. Yıl Nutku’nda söylediği gibi “Milli egemenliğe dayalı, kayıtsız şartsız bağımsız bir Türk Devleti kurmanın gereğine” daha İstanbul’dan ayrılmadan inanmıştı. Mustafa Kemal, Türk Milleti’nin alnı açık, başı dik bir millet olarak yaşayabilmesi için tam bağımsızlığa sahip olunmasını gerektiğini çok iyi biliyordu.

Milli Egemenlik, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla perçinleşmiştir. Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesinin de temelini ifade eder. Milli bağımsızlık ise Ulu Önderimizin milliyetçilik ilkesinde kendine yer bulmaktadır.

En temel anlamıyla milli bağımsızlık, bir ulusun başka hiçbir ulusun boyunduruğu, esareti altında yaşamaması, başka devletlere bağımlı olmaması, özgür yaşaması demektir.

Kuvayi Milliye hareketleri, düzenli ordu kurulması, tüm limanların, demir yollarının, şirketlerin millileştirilmesi, milli dil-kültür çalışmaları, milli sanayinin kurulması hep Atatürk’ün önderliğinde gerçekleşen milli bağımsızlık çalışmaları olmuştur.

Atatürk’ün vefatından sonra ise maalesef genç cumhuriyetimiz sömürgecilerin ve onların maşalarının oyunları ile milli bağımsızlıktan uzaklaşmaya başlamış ve buna ilk ciddi tepki de 3 Mayıs 1944 verilmiştir. Bu tarih de Türk Milliyetçileri tarafından Türkçüler Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bugün bile millilikten ne kadar uzaklaştığımız, teslimiyetçi politikaların esiri olduğumuz ve bu bayrama ne kadar ihtiyaç duyduğumuz ortadadır.

Egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milleti’ne ait olduğunu ifade eden 23 Nisan ve egemenliğin; milli, bağımsız bir egemenlik olduğunu ifade eden 3 Mayıs’ı da kutlamamız ve çocuklarımıza, gençlerimize çok iyi anlatmamız gereklidir.
Tanrı Türkü Korusun.
Közhan Yazgan

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Murat Eymür
  • gökmen kılıçoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0