Türk Edebiyatı Tarihi

8,5/10  (25 Oy) · 
76 okunma  · 
25 beğeni  · 
806 gösterim
"Tanrının devlet güneşini Türk burçlarından doğdurmuş olduğunu ve onların ülkeleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm.

Tanrı onlara Türk adını verip yeryüzüne hâkim kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. Dünya milletlerinin idare yularını onların eline verdi. Onları herkese üstün eyledi. Kendilerini hak üzre kuvvetlendirdi.

Onlarla birlikte çalışanı, onlardan yana olanları aziz kıldı ve Türkler yüzünden onları her dileklerine eriştirdi. Bu kimseleri kötülerin şerrinden korudu.

Okları dokunmasından korunabilmek için aklı olana düşen şey, bu adamların tuttuğu yolu tutmak oldu.

Derdini dinletebilmek, Türklerin gönlünü almak için onların dilleriyle konuşmaktan başka yol yoktur.

Bir kimse kendi takımından ayrılıp da onlara sığınacak olursa o takımın korkusundan kurtulur. Bu adamla birlikte başkaları da sığınabilir."

(Kaşgarlı Mahmud, Dîvânü Lugati’t-Türk’ten; yazılışı:1072)
Sadık Kocak 
12 Oca 16:44 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Medeniyet ve Edebiyatın iç içe geçtiğini savunan bu kitabımız bir de; İslamiyetten Önceki Türk Tarihi, İslamiyet Devrinde Türk Tarihi ve Batı Medeniyeti Çerçevesinde Türk Tarihi olarak üç ana kısma ayrılarak inceleniyor.
Burada fazladan öğrendiğim Hun İmparatoru ve Mete Han ile gerçek adı olan ‘Motun’ ismi geçiyor.
Bir diğer husus da ‘Balbal’ yani; Bir kahramanın ya da kağanın mezarına, hayattayken öldürdüğü veya yendiği en ünlü düşmanını heykelinin dikilmesi olayı. Bayağı faydalı olduğunu düşündüğüm ilginç bilgiler mevcut.
Kitabı bitiriyorum ve tadı gene damağımda. Yani böyle yazarlar ve böyle eserler ne kadar zamanda aynı anda denk gelir bilemem. Sadece Edebiyat olarak değil Tarihimiz olarak da değerlendirdiğim bir kitap ve ilginç bilgiler öğrendim. Sizleri de gönül rahatlığıyla davet edebilirim..

Atsız'ın elinden çıkan güzel, aydınlatıcı bir eser daha. Edebi kimlik merakında olanlar için ideal.

Türk Edebiyatı'nı anlatırken biraz da tarihine değinmiştir.Eserde kapsamlı bir incelemeyle karşılaşırız. Öylesine yazılmamış, derin bir araştırmanın ürünüdür. Edebiyatın bize kattıkları inkar edilemez,Atsız da bunu gayet güzel biçimde anlatmıştır. Türkiye'nin yetiştirdiği en donanımlı Türkolog olan Atsız, kendisinden sonrakilere önemli bir kaynakça bırakıyor.

Okunmalı, okutulmalı. Edebi bilgi açısından çok şey katacaktır.

Türk Edebiyatı Tarihi benzeri kitaplar

Muhammet Çelik 
01 Şub 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nihal Atsız'ın kaleminden bir Türkçü için asıl görevi olan Tarih ve edebiyat konuları hakkında bilgi deposu niteliğinde bir kitap. Destanlardan ve ünlü eserlerden bahis ederek Türk toplum yapısı hakkında yorumların bulunduğu bir kitap.
Nihal Atsız'a yakışır bir üslüpla ve her Türk'ün okuması gereken bir kitap.

Atsız 
24 Tem 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Öç almadan dönmemeye and içti. Oğlu 'Kara Han' a ordusunun yarısını vererek Buharaya gönderdi. Oğullarından Side (ki asıl adı Peseng idi),Cehen,Afrâsiyâb,Girdegir ve oğlu 'İlâ' nın oğlu Güheylâ bu orduda idiler. Çiğil,Taraz,Oğuz,Karluk ve Türkmenler çerisini teşkil ediyordu. İki ordu karşılaşınca ilk önce İran padişahı Keyhüsrevle Alp Er Tunganın oğlu Side teke tek dövüştüler. Side öldü. Alp Er Tunga duyunca saçlarını yoldu. Ertesi gün iki ordu akşama kadar savaşıp ayrıldılar. Daha ertesi gün yine çarpıştırıldı. Alp Er Tunga kükremiş gibi saldırıyordu. İran'ın büyük pehlivanlarından birkaçını öldürdü. Keyhüsrevle Alp Er Tunga karşı karşıya geldiler. Fakat Turan pehlivanları onun İran padişahıyla dövüşmesini istemeyerek atının dizgininden tutup geri götürdüler. O gece Alp Er Tunga ordusuyla alıp Ceyhunun ötesine geçti. Kara Han'ın ordusuyla birleşip Buharaya geldi. Biraz dinlendiler. Sonra payitahtı olan Ganga geldi. Bu şehir cennet gibiydi. Toprağı mis,tuğlaları altındı. Her yerden ordular çağırdı. Bu sırada casusları Keyhüsrev Ceyhun'u geçti diye bildirdiler. Keyhüsrev ilk önce Suğda geldi. Bir ay kalıp itaate aldı. Yine ilerledi. Türkler İranlılara su vermiyorlar,ordunun arkasında yalnız kalmış İranlı bulurlarsa öldürüyorlardı. Keyhüsrev de önüne çıkan saray,kal,erkek,kadın ne bulursa yok ediyordu. İki ordu 'Gülzariyun' ırmağı kıyısında karşılaştılar. Birbirine girdiler. Alp Er Tunganın ordusundan Keyhüsrev'e korku gelmişti. Ordunun arkasına çekilip Tanrıya yalvardı. Derhal bir fırtına kopup tozları Turan ordusuna doğru akmaya basladı. Türkler bozuldular. Fakat Alp Er Tunga kaçmak isteyenleri öldürerek ordusunu durdurdu. Dönüp yine savaştılar. Gece çökünce iki ordu ayrıldı. Alp Er Tunga ertesi günü yine çarpışacaktı.

Türk Edebiyatı Tarihi, Atsız'ın, İslamiyetten önceki Türk medeniyetini, tarihini, edebiyatını, destanını anlattığı bir kitap.Türklerin medeni hayatı; din, devlet, adetler ve aile yaşayışı hakkında oldukça bilgilenmiştim. Kitap, araştırma sonucu kaleme alınmış. Ancak bunun dışında kitabın edebiyat tarihi açısından bir kaynak eser olduğunu söyleyemeyiz kanımca. İyi okumalar değerli okur...

Mehmet Çakmak 
 03 Şub 00:32 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 8/10 puan

Atsız Türk edebiyat tarihine gerçekten çok güzel bir şekilde anlatıyor, ideolojisini hissettiren bir kitap olmasıyla beraber, kendimi Türk hissediyorum ama bazı destanları , geldiğimiz yerleri bilmiyorum diyen kişilerin okuması gereken bir eser.

Kitaptan 45 Alıntı

Sadık Kocak 
11 Oca 22:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir yol bularak bu dağdan göçüp çıkalım. Bize dost olanla görüşü düşman olanla güreşiriz.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal AtsızTürk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız
Mehmet Çakmak 
31 Oca 00:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Türk Dili
... eğer Türk dili müslümanlıktan sonra arapçanın ve acemcenin büyük ve zararlı tesirinde kalarak aslından sapmasaydı biz bugün Gök-Türk yazıtlarındaki dili daha kolay anlayacak ve onu şimdi bulduğumuzdan daha çok güzel bularak bu yazılara, Arapların cahiliye şiirlerine verdiği değeri verecektik.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 117)Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 117)
Sergenn 
20 Eki 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

4- Gök-Türkçede izafet terkiplerini teşkil eden iki ismin sonunda umumiyetle ek yoktur. "Türk budun","Türk kağan" bugünkü Türkçeye göre "Türk milleti","Türk kağanı" demektir.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal AtsızTürk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız

Alp Er Tunga Turanın yakıldığını,Türklerin öldürüldüğünü görünce kan ağladı. Öç almaya and içti. Ordu toplayarak İran'a girdi. Ekinleri yaktı. İran'a hâkim oldu. Kıtlık çıkarak İranlılar yedi yıl açlıktan kırıldılar. Bunun önüne geçip İran'ı kurtarmak için Keyhüsrev'i Turandan kaçırdılar. Keykâvus,torunu Keyhüsrev'e tahtı bıraktı. Keyhüsrev, Alp Er Tunga'dan öç almak için ordusunu hazırladı. Fakat bu ordu daha Alp Er Tunga ile karşılaşmadan bozuldu. Keyhüsrev yine ordu yolladı. Türklerden Bazur adında birisi büyü yaparak dağlara kar yağdırdı. İranlıların elleri tutmaz oldu. Böylelikle İran ordusunu doğradılar. İranlılar yine Rüstem'i yolladılar. Harikulâde savaşlardan sonra Rüstem Türk ordusunu bozup Türk ordusunda bulunan Çin hakanını da tutsak etti.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal AtsızTürk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız

Asker millet oldukları için çocuklar milletin menfaatine uygun olarak yetiştirilirlerdi. Kunlarda çocuklar küçükken koyunlara binerek biniciliği öğrenmeye başlarlar, pek usta biniciler olurlardı. Eli silâh tutan herkes askerdi. Savaşta ölmek şeref,evde ölmek ayıptı. Kişi çadırda doğar, çayırda ölürdü.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal AtsızTürk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız

Bu kız öyle güzeldi ki gülse Gök Tanrı (mavi gök) gülüyor,ağlasa Gök Tanrı ağlıyordu. Oğuz Kağan onu gördükte usu (aklı) kalmadı. Gitti.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal AtsızTürk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız
Sergenn 
18 Eki 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Türkiye'de Osmanlı Sülalesi hakim olduktan sonra Acem taklidi divan edebiyatının kuvvetle yayılarak milli dil ve kültürümüzü şiddetle tehdit etmesi üzerine on beşinci asrın sonlarında Türkiye'de bir dilde milliyetperverlik cereyanı baş gösterdi. Aruz vezniyle olmakla beraber, yalnız Türkçe teşbihlerle şiir yazmak cereyanı olan bu Türkçülüğe Türki-i basit (saf Türkçe) cereyanı denir.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal AtsızTürk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız
Mehmet Çakmak 
15 Oca 09:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kadın
Araplarda, İranlılarda, Yunanlılarda, Romalılarda olduğu gibi kadın aşağı veya esir sayılmazdı. Kadın muhteremdi.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 28)Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 28)
Mehmet Çakmak 
28 Oca 12:10 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Türk Milleti
Türk milleti! İtidalsizsin. Açsan tokluğu düşünmezsin. Bir doyarsan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğunuz için sizi yükseltmiş olan kağanınızın sözünü almadan yer sayarak vardınız. Hep oralarda mahvoldunuz.

Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 105 - Kül Tigin Yazıtı)Türk Edebiyatı Tarihi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 105 - Kül Tigin Yazıtı)
5 /