Türk Halk Şiirinden Seçmeler

·
Okunma
·
Beğeni
·
66
Gösterim
Adı:
Türk Halk Şiirinden Seçmeler
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944432276
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fide Yayınları
Halk şiiri yüzyıllarca, kuşaktan kuşağa halkın dilinde dolaşıp günümüze ulaşmaya başarmaları ile önem verilmeyi hak ediyor.
Ozanlar, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler ekarşı tepkilerini sazları eşliğinde şiirler okuyarak dile getirmişler ve bu şiirler halk tarafından beğenilerek yazıya dökülmeden, dilden diye dolaşarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Halk şiirinin büyüsü, çarpıcılığı işte buradadır.
Bu eserde en bilinen ve sevilen Halk şiirlerinden yapılmış bir seçki yer almaktadır. Ayrıca şairler hakkında kısa biyografik bilgilere ve eserin sonunda mini bir sözlüğe de yer verilmiştir.
Bizim Güzel Kültürümüz
Bu kitabı okuduğum için mutlu oldum, çünkü kültürümüzü yansıtan güzel şiirler var içinde. Saf, temiz ve samimi o kadar güzel şiirlerimiz varmış ki bugüne kadar neden okumamışım dedim. Aslında şiirlerin bir kısmını şarkılardan tanıyoruz, Neşet Ertaş, Musa Eroğlu, Cem Karaca, Barış Manço vs... bu şiirleri şarkıya derlemişler, iyide yapmışlar dolaylı yoldanda olsa kulaklarımızda yer etmişler. Ben kitapdan büyük haz aldım, herkese öneririm.
Bozuk şu dünyanın temeli bozuk
Tükendi daneler kalmadı azık
Yazıktır şu geçen ömre yazık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
EY EFENDİM

Ey efendim bana meylin var ise
Mahabbetin benim ile yar olsun
Eğer senden gayri güzel seversem
Bülbül gibi işim ah ü zar olsun

Tamahım yok bu dünyanın malına
Atlasına dilbasına şalına
Ben de Mecnun gibi dostun yoluna
Terkettiğim namus ile ar olsun

T'an eyleyip niçin eli kınarım
Yad elinden giryan olup yanarım
Pervaneyim dost şem'ine dönerim
Gam değildir ko meskenim yar olsun

Gevheri der fırsat gitti elimden
Anın için korkum yoktur ölümden
Kim cüda kıldıysa beni gülümden
Bencileyin gonceleri har olsun
GAFİL GEZME ŞAŞKIN

Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Yalan dünya senin olsa ne fayda
Akibet alırlar tatlı canın
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helali haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda

Söylersin de el içinde sözün var
Yeler çalışırsın oğlun var kızın var
Bu dünyada üç beş arşın bezin var
Bedestenler senin olsa ne fayda

Birgün alır götütürler evinden
Hakk'ın kelamını koyma dilinden
Kurtulaman Ezrail'in elinden
Dünya dolu malın olsa ne fayda

Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk
Kaza lokmasını burda yedirdik
Dünya bizim diye çektik getirdik
Yalan dünya bizim olsa ne fayda

Pir Sultan Abdal
YAKAR MI YAKAR

Mevlam emreylese gökte güneşe
Zerresi dünyayı yakar mı yakar
Kanber Arzu için suda boğuldu
Mecnunda Leyla'yı yakar mı yakar

Bir yanı ışıktır bir yan karanlık
Bazı su durudur bazı bulanık
Kuşlar havadadır sularda balık
Ah çekse deryayı yakar mı yakar

Çalışıyor görür müsün arıyı
O da sever çiçeklerden sarıyı
Bir ana kuş görmez ise yavruyu
Daldaki yuvayı yakar mı yakar

Dünya aynı yerde durur ha durur
Güneşin ateşi her yan kurutur
Esmez ise rüzgar yağmazsa yağmur
Ekinler tarlayı yakar mı yakar

Aşık olan kurtulur mu sızıdan
Ne anladım gönlüm sen bu yazıdan
Bir koyun ki ayrılırsa kuzudan
Meleşir yaylayı yakar mı yakar

Çobanoğlu gündüz olur gecesi
Ne yandan geliyor bu acı sesi
Bir evladın olur ise acısı
Anayı babayı yakar mı yakar

Murat Çobanoğlu
GÖZLERİ SÜRMELİ

Sunayı da deli gönül sunayı
Ben yoluna terk eyledim sılayı
Armağan gönderdim telli turnayı
İner gider bir gözleri sürmeli

Sabahtan uğradım yarin yurduna
Dayanılmaz firkatine derdine
Yıkılası karlı dağın ardına
Aşar gider bir gözleri sürmeli

Ateş yanmayınca duman mı tüter
Ak gerdan üstünde çimen mi biter
Vakti gelmeyince bülbül mü öter
Öter gider bir gözleri sürmeli

Karacaoğlan kapınıza kul gibi
Gönül küsüverse ince kıl gibi
Seherde açılmış gonca gül gibi
Kokar gider bir gözleri sürmeli
PERİŞAN

Çıkıp yücesine seyran ederken
Gördüm ak kuğulu göller perişan
Bir furkat geldi de durdum ağladım
Öpüp kokladığım güller perişan

Hayal hayal oldu karşımda dağlar
Eşinden ayrılan ah çeker ağlar
Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar
Bülbülün konduğu dallar perişan

Yıkılmış dilberin mamur illeri
Susmuş bülbül, söyler her dem dilleri
Dağılmış sümbülü, solmuş gülleri
Yüzüne dökülmüş teller perişan

Karacaoğlan der, ben toy avlamadım
Arab ata binip boylatamadım
Küstürdüm dilberi hoylatamadım
Dilberi küstüren diller perişan

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Halk Şiirinden Seçmeler
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944432276
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fide Yayınları
Halk şiiri yüzyıllarca, kuşaktan kuşağa halkın dilinde dolaşıp günümüze ulaşmaya başarmaları ile önem verilmeyi hak ediyor.
Ozanlar, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler ekarşı tepkilerini sazları eşliğinde şiirler okuyarak dile getirmişler ve bu şiirler halk tarafından beğenilerek yazıya dökülmeden, dilden diye dolaşarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Halk şiirinin büyüsü, çarpıcılığı işte buradadır.
Bu eserde en bilinen ve sevilen Halk şiirlerinden yapılmış bir seçki yer almaktadır. Ayrıca şairler hakkında kısa biyografik bilgilere ve eserin sonunda mini bir sözlüğe de yer verilmiştir.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Yunus özdemir
  • Sores
  • *GÜLŞAH
  • Ruh Adam

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0