Türk İnkılabına Bakışlar

8,0/10  (5 Oy) · 
23 okunma  · 
1 beğeni  · 
914 gösterim
Türk İnkılâbı'nın temellerini erken bir dönemde hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek açıklıkla aşikâr kılan bir eserdir. "Türk İnkılâbına Bakışların iki özelliği vardır. Birincisi inkılâp öncesi fikir cereyanlarını en gerçek kaynaklarıyla ortaya koymaya çalışmış olmasıdır. Kitaptaki vesikalardan, Atatürk inkılâbının İkinci Meşrutiyette ortaya çıkan ve müdafaası yapılan Avrupalılaşma hareketinden aynen ilham aldığı görülür. Eserin ikinci özelliği, Türk İnkılâbının tarih felsefesi, medeniyetlerin mukayesesi, Şark (Doğu) ve Garp (Batı) mefhumlarının tahlili, İslâm Türk ve Batı düşünceleri arasındaki kaynakların müşterek oluşunu izah bakımından ilk deneme oluşudur.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    202
  • ISBN:
    9754370010
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:

Peyami Safa’yı Türk edebiyatına ve Türk düşünce hayatına atan sebep ne ise ona minnet duyuyorum. Çok güçlü bir kalem Safa. Türk İnkılabına Bakışlar ise öyle bir günde sindirilecek bir kitap değil. Hayran olduğum kısımlar çok fazla ama ben Garp ve Şark medeniyetlerini incelerken aslında İslam’ın ve Türklerin Avrupa kafasını oluşturup sonra tam tersi istikamete yol almasına değindiği kısımlara ayrı bir özen gösterdim. Buralar hem felsefe hem de sosyoloji alanları için kıymetlidir. Herkesin gözden kaçırdığı ayrıntıları, Fatalizm’den tutun, Hristiyanlığın mistisizmine kadar kitaba öyle bir yerleştirmiş ki az lafla çok iş diye buna denilir. Türk İnkılabına duyduğu o eşsiz güven ve Alman-İtalya olduğu iddia edilen sistemimizi açıklayışı o kadar güzel ki başa lafa lüzum kalmıyor. Enver Paşa’nın tabu haline geldiği şu dönemde okuyacaklar görecektir ki, Mısır fethi diye giderken Arabistan’ı da kaybettiğimizi, Sarıkamış’ın askeri bir başarısızlık ve felaket olduğunu da yüze vurmaktan kaçınmamış.
Ayrıca Osmanlı’nın son dönemlerinde kopan üç büyük cereyanı sebepleriyle, kendi ağızlardan kaideleriyle açıklamış. Türkçülük, İslamcılık ve Garpçılık hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için gayet güzel bir eser bu. Efendim, Peyami Safa, romanlarıyla dertten derde sürüklese de fikriyatıyla bir parça yüzümüzü güldürdü. ^^

Hasan 
 13 Ağu 18:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazar kitabına Osmanlı'nın son döneminde devleti kurtarmak için ortaya atılan Türkçülük, Osmanlıcılık ve Garpçılık fikirlerini tahlil ederek onların zamanla nasıl işlevsiz hale geldiğini anlatarak başlamıştır. Daha sonra Batı ile Doğu arasındaki maddi ve manevi gelişmişlik farkının sebeplerinin tarihini incelemiştir. Son olarak Türk inkılabının nevi şahsına münhasır olduğunu ne Sosyalist bir hareket ne de kapitalist hareket olmadığını anlatmaya çalışmıştır. Yazar, M.Kemal Atatürk'ün dediği gibi Türk İnkılabının "milliyetçilik ve medeniyetçilik" üzerine tesis edildiğini savunmaktadır.

Kitaptan 48 Alıntı

Ayşenur 
01 Ağu 21:55 · Kitabı okudu · 9/10 puan

ne mutlu bana ki Türk yaratıldım,
gönlümün en yüksek gururudur bu

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 88)Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 88)
Ayşenur 
 01 Ağu 21:54 · Kitabı okudu · 9/10 puan

diyorlar ki:Türkler medeniyetsizdir.bu,yalandır,Türklerin büyük bir mazileri vardır.Orta Asya'ya bakınız.şarkta,garbda,medeniyet teessüf etmeden evvel Türkler orada medeniyet kurmuşlardır.başka milletlerin çoğu okuma yazma bilmezlerken Türkler ilk yazıyı ihdas etmişlerdir.

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 88 - ötüken)Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 88 - ötüken)
Hasan 
13 Ağu 17:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Renan için millet "mazide beraberce yapılan büyük şeylerin hatırasından ve bunları istikbalde de beraberce yapmak arzusundan" doğan bir topluluktu.

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 194)Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 194)
Hasan 
 13 Ağu 14:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Zira garpcilik, bizde bir sistemden ziyade, dini taasuba karşı medeni ihtiyaçların sezilişinden doğma bir terakki istiyakıdır.

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 62)Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 62)

‘’Dünyanın bütün milliyetçilikleri, bugüne kadar, şiddetli bir müdafaa insiyakından doğmuş olmakla beraber, içinden çıktıkları milli bünyenin taleb ettiği hususi bir tekâmül takip etmişlerdir. Bunun için Kemalist milliyetçilik, ne Habeş, ne Cinli, ne Fransız, ne Alman ve ne de İtalyan’dır. Osmanlı olmayı bile reddeden Türk milliyetçiliği yüzde yüz Türk’tür ve onu kendi kendisi olmaktan men edebilecek her düşünceye, her harekete karşı milli bir mukavemetle dimdik tutan şey de yalnız budur.’’

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami SafaTürk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa
Hakan Kantarcı 
22 Nis 06:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Garb emparyalizmine karşı kinimizi garb medeniyetine de çevirdik. Kurtuluş edebiyatımızda bu medeniyet, "tek dişi kalmış canavar" halinde görülür. Fakat bu garb kini Lozan sulhu yapılıp da Avrupa devletleriyle normal münasebete girdiğimiz günden sonra kaybolmuştu.

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 91)Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa (Sayfa 91)

‘’Kemalizm iki büyük milli zaruretten doğdu: Biri Türk yurdunu ve Türk birliğini içeride bozgundan ve dışarıda salgından kurtaran Milli Savaş; öteki de bu yurdu ve birliği kurtardıktan sonra Türk toprağını ve kafasını betonla inşa. Burada bina ve kafa ayni istihaleyi geçiriyor. Avrupalılaşma ahşap binaların ve ahşap kafaların yıkılması ve betonlaşmasıdır. Kemalizmi doğuran iki büyük milli zaruret de hiçbir peşin düşüncenin mahsulü değildir. Biri milli bir kendini koruma insiyakına, öteki de hızla gelişme ve yükselme iştiyakına bağlıdır.’’

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami SafaTürk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa

‘’Bu ve o devirde yazılmış yazıların hemen hepsi Milli Mücadelenin ruhunu tayin eder: Koyu milliyetçilik.’’

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami SafaTürk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa

‘’Atatürk inkılâbının değişmez iki prensibi vardır: Milliyetçilik, medeniyetçilik. Bugüne kadar gerçekleşmiş hiçbir inkılâp hareketi yoktur ki bu iki kaynaktan fışkırmamış olsun.’’

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami SafaTürk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa

‘’Farabi ve İbni Sina, Aristo’dan sonra ve onun delaletiyle, ortaçağda bugünkü akılcı ve tabiatçı Avrupa kafasının ilk çatısını kuran Türk mütefekkirleridir. Her ikisi de, klasik düşüncenin yatağında asırların yorganını başına çekerek ebedi bir uykuya dalmış görünen Aristo’yu uyandırmışlar, şark ve arkasından da garp kültüründe, ilahiyatçı ve mistik bir görüşten tabiatçı ve dünyacı bir görüşe geçişin ilk prensiplerini ortaya koymuşlardır. Farabi’de yeni Eflatunculuk mistiğiyle Aristo tabiatçılığı arasında bir köprü kuran bu büyük inkılâp, artık İbni Sina’ da varacağı noktaya varmıştır.’’

Türk İnkılabına Bakışlar, Peyami SafaTürk İnkılabına Bakışlar, Peyami Safa
5 /