Türk Milliyetçiliği , Gayrımüslimler ve Ekonomik Dönüşüm

·
Okunma
·
Beğeni
·
39
Gösterim
Adı:
Türk Milliyetçiliği , Gayrımüslimler ve Ekonomik Dönüşüm
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
293
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750504129
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Ulus devletlerin kendi egemenlik tarifleri ve milliyetçilik projeleri ısrarlı bir millî "safiyeti" gerektirmiştir. Sadece gündelik hayat üzerinde biçilen bir safiyet arayışı değildir bu. Milliyetçiliğin bir ufuk olarak benimsendiği, toplumsal yaşamda ise "diğer"leri açısından kolay atlatılamayan toplumsal travmaya sebep olan bir süreçtir. Bütün milliyetçilikler gibi Türk milliyetçiliği de bundan azade değildir. Ayhan Aktar'ın son dönem makalelerini biraraya getiren bu kitap, milliyetçilerin kendilerini pek haklı gördükleri alanlara ve dönüm noktalarına eğiliyor. Konuşulmasından dahi imtina edilen "Ermeni tehciri" ve bunun etrafında örülmüş "resmî" tahkimatın kırıldığı tartışmalara dair yazılar kitabın ağırlıklı kısmını oluşturuyor. Aktar bu yazılarında, "kafa sayma" yöntemlerini pek ciddiye almadan günümüzdeki tehcir tartışmalarını son dönem Osmanlı Meclis-i Mebusan zabıtları ile karşılaştırarak inceliyor. Türk-Yunan nüfus mübadelesi tartışması ise Türk ve Yunan milliyetçiliklerinin kendi egemenlik sahalarını millî-homojen kılmak için nasıl çırpındıklarını, insanların hayatlarını nasıl pervasızca değiştirdiklerini ve bu süreçteki "diplomatik oyunları" ele alıyor. Kitabın iktisadi hayatla ilgili kısmında ise millî iktisat tartışmalarının başka bir cephesine eğiliyor yazar. Liman kentleri ve bunların etrafında gelişen kozmopolit özellikleri ağır basan ticari hayatın, "Türkleştirme" siyaseti ile hem kendi gelişme dinamiklerini nasıl tıkadığını hem de liman kentlerinin kozmopolit sosyal dokusunun nasıl tek renkli bir yapıya dönüştüğünü Bursa'daki ipek sektörü ve Şark Ticaret Yıllıkları aracılığıyla tartışıyor. Ayhan Aktar'ın bu derlemesinde yer alan yazılar, "gâvursuz memleketin" kendine bile bir hayrının olmayacağını bir kez daha hatırlatıyor.
(Arka Kapak)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Falih Rıfkı Atay'ın Zeytindağı isimli kitabı onun Birinci Dünya Savaşı anılarıdır. Yazar, Dr. Bahaettin Şakir Bey ile Halide Edip Hanım'ın Adana tren istasyonunda tanışmalarını anlatır. Halide Edip Adıvar, o günlerde Ermeni tehcirini yöneten Bahaettin Şakir ile ilk kez tanışmaktadır. Kompartımanda Ermeni meselesi tartışılır. Bahaettin Şahir trenden indikten sonra, Halide Edip Hanım hışımla Falih Rıfkı'ya döner ve "Bana bilmeyerek bir katilin elini sıktırdınız!" der. Dr. Bahaettin Şakir ise kendisini yolcu eden asteğmen Falih Rıfkı'ya, "Senin gibi yetişme aşamasındaki kıymetli gençleri bu kadınla temas etmekten men etmek lazım" der.
Celâl Bey, Konya Vâlisi.
Tahsin Bey, Erzurum Vâlisi.
Hasan Mazhar Bey, Ankara Vâlisi.
Reşit Paşa, Kastamonu Vâlisi.
Ferit Bey, Basra Vâlisi. Teşkîlat-ı Mahsusa tarafından öldürülmüştür.
Cemâl Bey, Yozgat Mutasarrıfı.
Faik Ali [Ozansoy] Bey (1876-1950), Kütahya Mutasarrıfı.
Bedii Nuri Bey, Müntefek (Basra) Mutasarrıfı. Teşkilât-ı Mahsusa tarafından öldürülmüştür.
Hüseyin Nesîmi Bey (1868-1915), Lice Kaymakamı. Teşkilât-ı Mahsusa tarafından öldürülmüştür.
Sâbit Bey, Beşiri (Batman) Kaymakam Vekili. Teşkilât-ı Mahsusa tarafından öldürülmüştür.

Yukarıda isimleri yazılı olan son dönem Osmanlı bürokratları, 1915 yılında İttihat ve Terakki hükümetinin aldığı Ermeni tehciri kararlarına farklı biçimlerde direnmişlerdir. Bu kitap, tehcir kararına örfi, dini, siyasi, bazen de sırf insani nedenlerle karşı çıkan ve bu tavırları nedeniyle görevlerinden alınan, sürülen veya hayatlarını kaybeden son dönem Osmanlı bürokratlarının saygıdeğer anısına ithaf edilmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Milliyetçiliği , Gayrımüslimler ve Ekonomik Dönüşüm
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
293
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750504129
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Ulus devletlerin kendi egemenlik tarifleri ve milliyetçilik projeleri ısrarlı bir millî "safiyeti" gerektirmiştir. Sadece gündelik hayat üzerinde biçilen bir safiyet arayışı değildir bu. Milliyetçiliğin bir ufuk olarak benimsendiği, toplumsal yaşamda ise "diğer"leri açısından kolay atlatılamayan toplumsal travmaya sebep olan bir süreçtir. Bütün milliyetçilikler gibi Türk milliyetçiliği de bundan azade değildir. Ayhan Aktar'ın son dönem makalelerini biraraya getiren bu kitap, milliyetçilerin kendilerini pek haklı gördükleri alanlara ve dönüm noktalarına eğiliyor. Konuşulmasından dahi imtina edilen "Ermeni tehciri" ve bunun etrafında örülmüş "resmî" tahkimatın kırıldığı tartışmalara dair yazılar kitabın ağırlıklı kısmını oluşturuyor. Aktar bu yazılarında, "kafa sayma" yöntemlerini pek ciddiye almadan günümüzdeki tehcir tartışmalarını son dönem Osmanlı Meclis-i Mebusan zabıtları ile karşılaştırarak inceliyor. Türk-Yunan nüfus mübadelesi tartışması ise Türk ve Yunan milliyetçiliklerinin kendi egemenlik sahalarını millî-homojen kılmak için nasıl çırpındıklarını, insanların hayatlarını nasıl pervasızca değiştirdiklerini ve bu süreçteki "diplomatik oyunları" ele alıyor. Kitabın iktisadi hayatla ilgili kısmında ise millî iktisat tartışmalarının başka bir cephesine eğiliyor yazar. Liman kentleri ve bunların etrafında gelişen kozmopolit özellikleri ağır basan ticari hayatın, "Türkleştirme" siyaseti ile hem kendi gelişme dinamiklerini nasıl tıkadığını hem de liman kentlerinin kozmopolit sosyal dokusunun nasıl tek renkli bir yapıya dönüştüğünü Bursa'daki ipek sektörü ve Şark Ticaret Yıllıkları aracılığıyla tartışıyor. Ayhan Aktar'ın bu derlemesinde yer alan yazılar, "gâvursuz memleketin" kendine bile bir hayrının olmayacağını bir kez daha hatırlatıyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Moiz
  • Roşeysa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0