Türk Saplantısı Yeniçağ Avrupa’sında Korku, Nefret ve Sevgi

·
Okunma
·
Beğeni
·
18
Gösterim
Adı:
Türk Saplantısı Yeniçağ Avrupa’sında Korku, Nefret ve Sevgi
Baskı tarihi:
24 Kasım 2020
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054944637
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Selenge Yayınları
Batı Avrupa kültüründe “Türkler”, birkaç yüzyıl boyunca toplu­mun her kesiminde başlıca tutku, yazı ve sohbet konularından biri ol­muşlardı. Ne var ki, terimler üzerinde anlaşmak gerekir; çünkü eski­den “Türkler” sözünün bugünkünden daha geniş bir anlamı vardı. Bu söz, sadece dar anlamıyla Osmanlı padişahının tebaasını değil, nere­deyse bütün Müslümanları kapsıyordu. O kadar ki, çeşitli Avrupa dil­lerinde “Türkleşmek” deyimi aslında Müslüman olmak, İslam dinine geçmek anlamına geliyordu. Gene de, imparatorluklarının büyük gücü nedeniyle daha çok Osmanlı Türkleri düşünülüyordu. İtalyan Röne­sansı’nın büyük entelektüellerinden Niccolò Machiavelli, 1521’de, ay­lak takımının kahvelerde, “gelmek üzere olan Türk”ten, “bu dönemde Haçlı Seferi düzenlemenin yerinde olup olmayacağı”ndan ve “benzeri saçmalıklar”dan söz ederek vakit geçirdiklerini belirtiyordu. Demek ki, Machiavelli gibi dâhilerin alay ettikleri bir saplantı söz konusuydu; ama hiç kuşku yok ki, bir saplantıydı bu. Giovanni Ricci’nin tespit ettiği bu saplantı, 15.-18. yüzyıllarda meydana gelmiş bir dizi olay aracılığıyla inceleniyor. Hristiyan Avrupa’nın her­hangi bir şehrinde Türk-Müslüman dünyasından gelen hangi gerçek kişilere rastlanabiliyordu? Balkanlar’ın veya Akdeniz’in sınır bölgeleri gibi veya küresel stratejinin belirlendiği büyük başkentler gibi doğru­dan temaslara açık olmayan bir şehirde gerçek kişilerin yanı sıra, Müs­lüman dünyaya karşı hangi zihinsel hayaletler dolaşıyordu, nasıl bir korku ve nefret, hangi umutlar ve ne tür sevgiler vardı? Kemal Atakay’ın İtalyanca aslından çevirdiği Türk Saplantısı, okurları İstanbul’dan Viyana’ya, Buda’dan Arnavutluk’a, Mora’dan İtalyan şehirlerine, Trablusgarp’tan Cezayir’e geniş bir coğrafyada gerçekleşen kültürel etkileşimleri anlamaya davet ediyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Saplantısı Yeniçağ Avrupa’sında Korku, Nefret ve Sevgi
Baskı tarihi:
24 Kasım 2020
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054944637
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Selenge Yayınları
Batı Avrupa kültüründe “Türkler”, birkaç yüzyıl boyunca toplu­mun her kesiminde başlıca tutku, yazı ve sohbet konularından biri ol­muşlardı. Ne var ki, terimler üzerinde anlaşmak gerekir; çünkü eski­den “Türkler” sözünün bugünkünden daha geniş bir anlamı vardı. Bu söz, sadece dar anlamıyla Osmanlı padişahının tebaasını değil, nere­deyse bütün Müslümanları kapsıyordu. O kadar ki, çeşitli Avrupa dil­lerinde “Türkleşmek” deyimi aslında Müslüman olmak, İslam dinine geçmek anlamına geliyordu. Gene de, imparatorluklarının büyük gücü nedeniyle daha çok Osmanlı Türkleri düşünülüyordu. İtalyan Röne­sansı’nın büyük entelektüellerinden Niccolò Machiavelli, 1521’de, ay­lak takımının kahvelerde, “gelmek üzere olan Türk”ten, “bu dönemde Haçlı Seferi düzenlemenin yerinde olup olmayacağı”ndan ve “benzeri saçmalıklar”dan söz ederek vakit geçirdiklerini belirtiyordu. Demek ki, Machiavelli gibi dâhilerin alay ettikleri bir saplantı söz konusuydu; ama hiç kuşku yok ki, bir saplantıydı bu. Giovanni Ricci’nin tespit ettiği bu saplantı, 15.-18. yüzyıllarda meydana gelmiş bir dizi olay aracılığıyla inceleniyor. Hristiyan Avrupa’nın her­hangi bir şehrinde Türk-Müslüman dünyasından gelen hangi gerçek kişilere rastlanabiliyordu? Balkanlar’ın veya Akdeniz’in sınır bölgeleri gibi veya küresel stratejinin belirlendiği büyük başkentler gibi doğru­dan temaslara açık olmayan bir şehirde gerçek kişilerin yanı sıra, Müs­lüman dünyaya karşı hangi zihinsel hayaletler dolaşıyordu, nasıl bir korku ve nefret, hangi umutlar ve ne tür sevgiler vardı? Kemal Atakay’ın İtalyanca aslından çevirdiği Türk Saplantısı, okurları İstanbul’dan Viyana’ya, Buda’dan Arnavutluk’a, Mora’dan İtalyan şehirlerine, Trablusgarp’tan Cezayir’e geniş bir coğrafyada gerçekleşen kültürel etkileşimleri anlamaya davet ediyor.

Kitap istatistikleri