Geri Bildirim
Adı:
Türk Sineması
Alt başlık:
100 Filmde Türk Sineması
Baskı tarihi:
Şubat 1993
Sayfa sayısı:
170
ISBN:
9789754943605
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
100 Filmde Başlangıcından Günümüze Türk Filmleri bu dizinin öbür kitapları gibi sinemadaki bir türü değil, bu kez kendi sinemamızı topluca ve tarihsel süreç boyunca ele alıp inceliyor ve başlangıcından günümüze kadar olan geçmişi içinde en seçkin 100 Türk filmini tek tek değerlendiriyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Uçurtmayı Vurmasınlar"

Reji: Tunç Başaran
Oyuncular: Nur Sürer, Ozan Bilen, Füsun Demirel, Gü­zin Özyağcılar, Rozet Hubeş, Yasemin Alkaya, Meral Çetinkaya

Son derece duyarlı bir çocuk dünyası üzerine incelikle oturtulmuş "romantik gerçekçi" bir film denemesi. Ve son dönem Türk sinemasında geniş halk yığınlarına ulaşıp, her kesimden seyirciyi etkileyen "gişe filmi". Tunç Başaran'ın öncesi ve yeniden sinemaya dönüş yaptığı dönem dahil ol­mak üzere en niteliklisi. Feride Çiçekoğlu'nun bir eserinden alınmış ve senaryosunu da kendisi yazmış. Tunç Başaran, naifliklerle dolu özünde melodramın ve ucuzluğun kaçınıl­maz tuzaklarına fazla teslim olmadan başarıya ulaşmış.
"Susuz Yaz"

Reji: Metin Erksan
Oyuncular: Ulvi Doğan, Hülya Koçyiğit, Erol Taş, Hakkı Haktan.

İlk tohumları 1960'lı yıllarınn başında atılan "toplumsal gerçekçilik" akımının önde gelen örneklerinden. Uzun süre sansürle takıştı ve gösterim izni aldıktan sonra "Türkiye'yi temsil etmek niteliğinden yoksun" gerekçesiyle Berlin Film Şenliği'ne katılması engellendi. Ama yurt dışına kaçınlarak, dünyanın en büyük üç festivalinden biri (diğerleri Cannes ve Venedik) olan Berlin Film Şenliği'nde (1964) "birinci" seçilip Alün Ayı ödülünü kazandı. Türk sinema tarihinin gerçek anlamda ilk büyük ödülü. Ve bir Metin Erksan başya­pıtı. Toplumsal içeriğinin yanısıra kırsal kesim cinselliğini, bastırılmış erotik duyguları dışa vuran bir ilk deneme. Ne­cati Cumalı'nın öykü kitabından alman film, ikinci kez Yıl­maz Duru tarafından çekildiyse de (1973) Erksan'ın başarısını, hiçbir açıdan tutturamadı."
"Selvi Boylum Al Yazmalım"

Reji: Atıf Yılmaz
Oyuncular: Türkan Şoray, Kadir İnanır, Ahmet Mekin, Hülya Tuğlu, Nurhan Nur.

"Kan bağı olan mı gerçek babadır yoksa çocuğa emek veren, yetiştiren mi?" sorunsalı üzerine kurulup, sonunda emeği savunan, aynntılarla örülü ilginç bir film. Sevgi ve emek çatışması içinde gelişen ve finalde kızın jöne değil de "ikinci adam "a giderek kural dışı bir "son" oluşturan bir de­neme. Cengiz Aytmatov'un bir eserinden uyarlanmış. Yeni yapılan bir baraja kamyonuyla kum taşıyan şoför İlyas'la (Kadir İnanır) eşi Asya (Türkan Şoray) ve çocuklarının öyküsü. Çalıştığı inşaat şirketinin memuresiyle ilişki kuran İlyas, bir gurur meselesi sonucu evini terk edip bir daha dönmez. Ço­cuğuyla yalnız başına kalan Asya, Cemşit'le (Ahmet Mekin) tanışır. Yıllar sonra İlyas çocuğunu almak için çıkagelir. Oy­sa küçük Samet, Cemşit'i babası sanarak büyümüştür. Ve Asya da Cemşit'le nikâhlıdır. İki erkek arasında kalan Asya, İlyas'a mı dönecek, yoksa oğluna babalık yapan Cemşit'in yanında mı kalacaktır? Genç kadın İlyas'ı itip Cemşit'i ter­cih eder. Türkan Şoray'ın ve Atıf Yılmaz'ın ödüllendirildiği filmde Ahmet Mekin ise Cemşit rolüyle bir kez daha dikkati çeker.
"1952, oyuncular açısından da önem taşıyan bir yıldır. Dönemin tek sinema dergisi Yıldız'ın düzenlediği yarışmay­la gelen Belgin Doruk ve Ayhan Işık Türk sinemasında yeni yüzlerdir. Özellikle de Ayhan Işık (1929-1979) oyuncu ola­rak her şeyden önce mesleki açıdan bir "devrim"i oluşturur. Dergi ressamlığından sinemaya geçen Işık'ın oyunculuğu ne kadar tartışmaya açıksa da asıl ağırlığı sinemaya getir­diği sistemdir. Yani Batılı anlamda "star sistemi"nin kurucu­su sayılır. Tipleme açısından Turan Seyfioğlu’nun (1921- 1961) çizgisinde bir oyuncudur. Kaşıyla gözüyle düzgün fizi­ğiyle has bir Türk erkeğidir. Bir "yükseliş filmi" olan "Kanun Namına"dan sonra Yeşilçam yakıştırmasıyla bir adı da "kral'a çıkacaktır. Çağdaşı Belgin Doruk (1936) ise canlan­dırdığı çeşitli tiplemelerden sonra salon filmlerinin burjuva kızlarını üstlenecek ve "küçükhanımefendi" dizilerinde karar kılacaktır."
"Türk sineması gerçekte bir "sürprizler sineması"dır. Çoğu kez bazı aşamalar şaşırtıcı bir düzeyde gelişir. Sürprizler, Türk sinemasındaki altyapısızlığın, yani endüstriyel bir ya­pılanmanın oluşmamasından ve genelde "konfeksiyon türü sinema"nın egemen olmasının elbette ki doğal sonucudur. "
"Şener Şen (1942), Kemal Sunal'la birlikte son dönem Türk sinemasının en güçlü güldürü oyuncusudur. Buna kar­şılık bazı özellikleri nedeniyle Sunal'dan ayrılan bir çizgisi vardır. Şen, çok daha sevecen, daha sıcak ve daha duyarlıdır. "Çıplak Vatandaş"da, "Züğürt Ağa"da, "Selamsız Bandosu"nda ve büyük oyunuyla "Muhsin Bey"de zirveye çıkar."
"...Türkan Şoray "baygın bakışlı, yarı aralık ıslak dudaklı" yapay kadın rollerinin oyuncusudur genelde. Ancak bu dönem içinde üzerine yazılan ısmarlama senaryolardan aktarılan filmler Siyah Gözler (Nejat Saydam), Ölümsüz Kadın (Mehmet Din­ler), Tapılacak Kadın (Nejat Saydam) asıl popüler ününü sağ­layarak, halkın gözünde "efsaneleşecek ve Fatma Girik'le Hülya Koçyiğit'le bir "üçleme"yi oluşturacaktır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Sineması
Alt başlık:
100 Filmde Türk Sineması
Baskı tarihi:
Şubat 1993
Sayfa sayısı:
170
ISBN:
9789754943605
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
100 Filmde Başlangıcından Günümüze Türk Filmleri bu dizinin öbür kitapları gibi sinemadaki bir türü değil, bu kez kendi sinemamızı topluca ve tarihsel süreç boyunca ele alıp inceliyor ve başlangıcından günümüze kadar olan geçmişi içinde en seçkin 100 Türk filmini tek tek değerlendiriyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Geyikli Gece
  • Gutenberg Galaksisi
  • Fox Mulder
  • Merve E.
  • DUA
  • Karakan | Zagor

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%66.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0