1000Kitap Logosu
Türk Siyasetinde Kürt İslamcılar

Türk Siyasetinde Kürt İslamcılar

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
DP
"Bahsettiğimiz tüm sağcı, Batıcı ve gerici unsurları bünyesine alan Demokrat Parti'nin ittifak yapıp örgütlenmesinin önünü açtığı diğer kesimse uzun zamandır sesleri çıkmayan Nakşiler ve Kürt-İslamcılar olacaktı. Bu cephe bir bütün olarak DP'nin yanında ve içinde yer almaktan geri kalmamıştır."
Said-i Nursi dedikleriniz işte bunlar!..
"Mashar Müfit Bey(Kansu), Şeyh Sait'i dini bilgilerini de kullanarak köşeye sıkıştıracaktır. Özellikle neden ayaklanmalarına cihat adını verdiklerini, Müslüman Türk askerine karşı kurşun atmalarını nasıl açıkladıklarını soracaktır. Şeyh Sait ise, "Şeriat uygulanmadığı için bize vacipti," diyecektir."
Kimse aklayamaz!.
"Şeyh Sait Ayaklanmasını ve diğer Kürtçü isyanları aklamaya çalışanlar, Kürt aşiretlerinin ve Nakşî şeyhlerinin gerçekte Osmanlı'ya bağlı olduklarını, Kurtuluş Savaşı'na destek olduklarını, ama laikliğe karşı oldukları için provakasyonla tasviye edildiklerini iddia ederler. Yani aşiretler ve Nakşî Kürtler tamamen mazlumdur. İhanet edense Atatürk ve Cumhuriyet Türkiye'sidir! Bizim açımızdan bu iddiaların çürüklüğü ve temelsizliği sabittir."
Tanzimat sonrasını söylüyor/Bu adamlar külliyen zararlı:))
"Hıristiyanların bu kadar kayrılması ve egemen duruma getirilmesi Türk ve Müslüman halkın tepkisini çekiyordu. Artık devlet onu terk ettiği için de sığınılacak bir yer ararken karşısına Nakşîlerin Batı ve Hıristiyan düşmanlığını kullanan söylemi çıktı. Türk halkının Nakşî tekkelerin ağına düşmesi de böyle başladı.Tanzimat'ın mimarları hem Batıcı hem Nakşî oldukları gibi toplumda hem Batı etkisini hem de Şeriatçı akımı güçlendirmişlerdi."
Gerçek..:)
"Tanzimat Fermanı ya da Gülhane Hatt-ı Hümayunu olarak bilinen düzenleme genellikle Türkiye'nin ilk çağdaşlaşma ve demokratikleşme adımlarından sayılır. Oysaki Tazminat'ın Türk milletine getirdiği hicbir şey yoktu. Esası; Hristiyan azınlıkların imtiyazlara ve Batılı devletlerin himayesine kavuşmasıydı."
Tarih ve Tekerrür:)
"2.Mahmut, Şeriatçi sayılabilirse de bir taraftan iyi de bir Batıcıydı. Osmanlı geleneğinde ise bir 'Şeriat devleti' yoktu. Devlet Sultan-Sadrazam-Yeniçeri gibi kurumların dengesinde idare ediliyordu. 2.Mahmut bu dengeyi ortadan kaldırarak her şeyi kendisi yönetmek istemişti. Yeniçeri tasfiyesinin temel dürtüsü buydu. Batı, özellikle İngiliz ve Nakşiler de bu tasfiyede ona, kendi çıkarları örtüştüğü icin destek olmuşlardı. Yeniçeri tehlikesinin ortadan kalkmasından sonra 2.Mahmut kendisiyle iktidarı paylaşmak isteyen Nakşîleri hedef aldı. Alışılmış devlet dengesine tahammül etmeyen ve bunu ortadan kaldıran diktatör, bir tarikatın bu derece güçlenmesine de izin veremezdi."
İlk kez 200 yıl kadar önce:(
"Dönemin uleması ve Şeyhülislam, bugünkü anlamıyla hem diyanetin hem de yargının başıydı. Fakat devletin güçler dengesindeki bir kurum olarak varlığını sürdürüyordu, devleti doğrudan ulemanın yönettiği bir Şeriat usulü yoktu. Genel olarak ulema yeniçeri ile iyi ilişkiler içindeydi. Halidî örgütlenmesi, ulemaya sızarak her şeyin Şeriatla yönetileceği bir rejimin propagandasını yapmaya başladı. Ulema ilk kez hem Padişah'tan hem de Ordu'dan bağımsız bir yönetim iddiasinın sahibi oluyordu. Ulema ile Yeniçeri'nin bağlarının kopması ve zaman içinde düşman edilmesi de bu örgütlenme eliyle oluyor."
25 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.