Türk Sözünün Aslı

9,0/10  (4 Oy) · 
4 okunma  · 
1 beğeni  · 
84 gösterim
Türk adı ilk kez, 8. Yüzyıl Çin kaynakları ile Uygur metinlerinde geçmektedir. Bu kaynakların ve araştırmaların bazılarında belirtildiği gibi Türk adı Çin kaynaklarında telâffuz edildiği şekilde, miğfer anlamına gelen Tu-kiüe kelimesinden mi veya Hun/Kun kelimesinden mi yoksa türü-/ türe- kökünden mi gelmektedir. Bu soruların cevabını bulabileceğimiz Türk Sözünün Aslı adlı eser, Türk Dil Kurumu tarafından günümüz yazım kurallarına göre yeniden düzenlenmiştir.
Ömer Efeoğlu 
12 Haz 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Daha önce Osmanlı'da Türk kelimesinin köylü ve kaba anlamına geldiğini duymuş fakat hiç okumamıştım. İlk defa bu eserde kaynağıyla birlikte karşıma çıktı. Kısa bir eser olmasına rağmen bu konuda hem doyurucu hem acıktırıcı niteliği taşımış, kişiyi türlü kitaplarla araştırmalara sevk etmiş.

Kitaptan 12 Alıntı

Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Türk halkının köyde kaldığını anlatmıştım. Binaenaleyh şehirli nazarında Türk demek köylü demekti. Eski Osmanlılar zamanında Türk sözünün tam köylü mukabili olarak kullanıldığını Fatih’in Kanun-name’si çok sarih bir surette göstermektedir. Fatih’in Kanun-name'sinin üçüncü faslında yani “şarab içme, çalma ve bühtan” bahsinde birinci madde aynen şöyledir: “Eğer biregü hamr içse, Türk veya şehirlü olsa, kadı tazir ura, iki ağaca bir akça cürüm alına”. Yine aynı bahsin 16, maddesinde de Türk adı bu anlamda geçmektedir. Mamafih Fatih’in Kanun name'sinde Türk sözü “köylü” anlamına kullanılmakla birlikte ondan çok sonraki belgelerde Türk sözünün bütünüyle kavim adı olarak da geçtiğini görmekteyiz. Osmanlı tarihinde Türk kelimesinin “köylü, kaba” anlamında kullanıldığına dair pek çok belge vardı.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Şimdi gelelim Türk adının aldığı başka bir anlama: Türk adı alnnda Anadolu’ya gelip yerleşen Selçuk oğullan burada büyük bir devlet kurunca hayat şartları gittikçe değişmeye başlamıştı, zaman geçtikçe, devlet teşkilâtı büyüdükçe İslâm tesiri çoğalmaya, yeni bir aristokrasi ortaya çıkmaya başlamış, hükümdarlar Sultan unvanını alınış, vezirler büyük rütbe ve unvanlar almaya başlamışlar, ilim dahi İslâmlık tesiri altında kalmaya başlamıştı. Binaenaleyh hükümdar sarayında siyaset dili resmen Acemce olmuş, Türkçe avam dili olarak kalmıştı. Türkçenin bu suretle ikinci plâna düşmesi, devlet mekanizmasını işleten memur ve şehirli sınıfının oluşması ülkede büyük bir ikilik vücuda getirmişti. Köyde kalan Türk ile şehirdekinin dili, zevki, müziği hatta ahlâk ve âdetleri dahi bütünüyle ayrılmış âdeta millet içinde millet oluşmuştu. Binaenaleyh Türk dili, Türk müziği, Türk ahlâkı köyde kalmış, şehirde ise Doğunun özellikle Arap ve Acem’in tesiri ile yeni bir dit, yeni bir müzik ve yeni bir topluluk kurulmuştu. O hâlde Türk köyde kalmış, kozmopolit camia da şehri işgal etmişti. Bu büyük ayrılık neticesinde köylü şehirliyi, şehirli de köylüyü sevmez, anlamaz, bilmez, tanımaz olmuş ve sonunda tahkir etmiştir.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Türk adının aslı her Türkü alâkadar eder. Bu asil millet Türk adını önceleri bir kabileye, bir hükümete vermiş iken sonraları bu adı taşıyan hükümetin bütün Orta Asya’ya sahip olması üzerine kendi adını aynı soydan olan diğer ırkdaşlarına da teşmil etmiş, bu suretle Türk adı artık bu dili konuşanların hepsine alem olmuştur.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bilindiği gibi Türkçede Tanrı sözü hem "Allah”, hem de “gökyüzü” anlamına gelirdi.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Avrupalı bilginlerin önemli bir kısmı Türk sözünün VI. yüzyılda tarih sahasına çıkan ve bizim Göktürk dediğimiz kavinin ismiyle birlikte bilinen bir kelime olduğunu kaydetmektedirler. İşte bunun içindir ki bazı bilginler Türklerin kendilerine Türk adını vermeden önceki en eski adını araştırmışlar ve bunun Hun olduğunu kabul eylemişlerdir.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Macar efsanesine göre Macarlar Hunor ve Moger adlı iki kardeşin neslinden türemişlerdir. Moger'in neslinden Macarlar, Hunor'un neslinden de Hunlar çıkmıştır. Bu suretle iki kavmi bir araya getirip o ismi taşıyan iki kardeşten çıkarmak bu iki kavinin müşterek yaşamasının hatırasından başka bir şey değildir. Türklerde de Moğollarla müşterek yaşamanın hatırası olarak Türk ve Moğol adlı iki kardeşten çıktığı efsanesi vardır.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bilindiği gibi Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine ait birtakım metinler elde edilmiştir. Alman bilginlerinden F. W. K. Müller’in yayımlamış olduğu Uigurica serisinin ikinci cildinin içindeki metinler arasında Türk sözünün geçtiğini ve burada bir kavim ismi değil, anlamı olan bir kelime olarak kullanıldığını görmekteyiz.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Oğuzların baş kabilesi adı Kayıg'dır. Doğu kaynaklarının verdiği açıklamaya göre bu kelimenin anlamı “güçlü, kuvvetli”dir.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
Ömer Efeoğlu 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

O hâlde buraya kadar verdiğimiz açıklamadan şu şonuç çıkar ki Türk sözü önceleri Türkçede “güç, kuvvet, kudret” anlamına gelirdi. Sonra bu kelime bir kavme alem olmuştur.

Türk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık OrkunTürk Sözünün Aslı, Hüseyin Namık Orkun
2 /