Türk Tarihinde Meseleler

8,8/10  (46 Oy) · 
119 okunma  · 
40 beğeni  · 
2.397 gösterim
Türk tarihi henüz tedvin edilmemiştir. Bu kadar büyük ve mühim bir milletin tarihi için "henüz tedvin edilmemiştir" demek ilk bakışta insana imkânsız gibi görünse de bu, bir gerçektir. Bunun başlıca üç sebebi vardır: Birincisi, Türk tarihinin başka milletlerle asla ölçüştürülemeyecek kadar geniş bir coğrafya sahasında geçmesi; ikincisi Türk tarihçilerinin devletten çok hanedanlara değer vermesi; üçüncüsü de Türk milletinin tarihi yapan, fakat yazmayan bir millet karakterinde olmasıdır. Bu sebeple Türk tarihinin en çok bilinen şahısları ve olayları üzerinde bile bazen derin fikir ayrılıkları göze çarpmaktadır. Bu kitap, bu fikir ayrılıklarından doğan meselelerin bir bölümünü ele alarak tartışmak, bir sonuca varmak için yazılmıştır. Türk tarihinin meseleleri şüphesiz, yalnız burada ele alınanlardan ibaret değildir. Maksat, bu meselelerden birkaçını göstererek aydınların, özellikle tarihçilerin dikkatini bu konular üzerine çekmek, ihtilâflı noktalarda fikir birliğine varmak için gerekli toplantıların ve tartışmaların yapılmasına yol açmaktır. Bunlar yapılabilirse tarihimiz tedvin olunmak yoluna girecektir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2010
  • Sayfa Sayısı:
    189
  • ISBN:
    9789754378054
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:

Nihal Atsız, üç beş tane kumarcının eksik tümceli edebiyatına sahip olmaktan ziyade başarılı bir Türkolog olarak çok daha öte bir şeye sahiptir. ''Şeref.'' Cenaze namazında ''Bu musalla taşı böyle yiğit görmemiştir'' denilen Atsız var olsun!

Atsız okurken dikkat edilmesi gereken şey yüzünüze pat diye gerçeklerin vurulacağıdır. Türk Tarihinde Meseleler adlı eseri de her sözünün altına imza atılacak kadar değerli ve anlamlıdır.

Murat ÇALIK 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Türk Tarihi'ne muhteşem bir gezinti kitabı. Akıcı bir dil ve muhteşem bir üslupla kitabın içinde kaybolacaksınız. Bitirdiğiniz de aklınızda kalan şu cümle olacak...

"Madem ki bu kadar muhteşem bir milletiz neden her defasında düşüyoruz..."

R.T 
28 Şub 18:15 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Atsız'ın bu kitabı tarihimize ait bazı konuların Türkçü görüşle ele alındığı bir kitap. Tıpkı 'Türk Ülküsü' kitabında olduğu gibi çeşitli dergilerden alınan yazılarıyla oluşturulmuş. Ana konu olarak Türk tarihinin hangi tarihten başlaması gerektiği konusu ele alınmış, bugüne kadar gelen hanedanlara devlet demek yerine sülale denmesinin uygunluğu ifade edilmiş ve nedenleri ayrıntılı bir şekilde örneklerle açıklanmış. Hatta bu açıklamalardan bir kısmı 'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar' adlı kitapta da karşımıza çıkıyor. Kitapta 'Osmanlı Padişahları' başlıklı konu pek tabiî subjektif bir şekilde ele alınmış. Kitap yer yer Türk Ülküsü kitabıyla aynı kısımlara sahip. Açık konuşmak gerekirse '30 Ağustos ve Türk Ordusu' başlıklı bölümü okurken (Bu kısım 31 Ağustos 1962'de kaleme alınmış.), milletçe bayramlarımıza sahip çıkmak bakımından (!) sanki günümüzü anlatıyor gibi bir hisse kapıldım. Atsız'ın çeşitli dergilerdeki yazılarını bir arada okuyabilmek için ideal... Keyifle okumanız dileğimle!

Tayfun CANSIZ 
 18 Oca 00:48 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir ideolojiye bağlı kalmadan genel olarak Türk tarihi meselesine objektif olarak bakmaya ve anlatmaya çalışan ATSIZ'ın önemli bir eseridir.Türk tarihinde 16 devlet anlayışına karşı çıkan bunun sebebini de mantıklı bir şekilde açıklayan yazar aynı zamanda Türk Tarihini iki bölümde inceliyor. Türkiye 1071 den değil 1040 dan başladığını belirtiyor. Devlet büyüklerine her zaman saygı duyulması gerektiğini hiç bir lideri hainlikle suçlanamayacağını da belirten ATSIZ Vahdettin konusuna da ayrıca değiniyor. II. Abdülhamid Han hakkında yazdıkları ise çok önemlidir. Türk devletinin önemli isimlerinin heykellerinin dikilmesini belirten ATSIZ aynı zamanda da destanların bir an önce yazıya dökülmesinin önemini vurguluyor. Sıklıkla bahsettiği konu ise Tarih uzmanlarından oluşan gerçekleri bulmaya odaklı bir Tarih Komisyonun kurulması hakkında çağrıda bulunuyor.

Mehmet Y. 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hüseyin Nihal Atsız tarafından muhtelif tarihlerde muhtelif dergi ve gazetelerde neşredilmiş tarih makalelerinin toplandığı bir kitap. Atsız'ın tarihe bakış açısını göstermesi bakımından önemli bir eser. Türk tarihinin bütünlüğü tezi önemli bir iddia burada; yani 16 Devlet iddiası reddediliyor ve tarih boyunca birisi Türkistan, diğeri de Türkiye'de olmak üzere sadece 2 Türk devletinin kurulduğu, değişenin sadece hanedanlar olduğu söyleniyor. Osmanlı'ya derin bir saygı besleyen Atsız, özellikle Sultan II. Abdülhamid ile ilgili hayli olumlu şeyler söylüyor ve kendi tabiriyle ululuyor onu. Tarihe ilgi duyanlar için ilgi çekici bir eser.

Muhammet Çelik 
15 Oca 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çeşitli tarihi meseleleri daha akademisyenlik döneminden itibaren itiraz eden, kendi araştırmalarına göre "Kral Çıplak" diyen Atsız'ın, bu eserinde tarihi meselelerde gördüğü eksiklikleri anlatmıştır.

Sergenn 
17 Eyl 22:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu eseri de yazarın diğer eserleri gibi sırf dünya görüşünden ötürü prangalara vurulmuştur. Bu bilinçli yapılan dalkavukluğu,sindiremeyenler arasındayım. Bu kadar çok bilginin, bu kadar çok bilgi kirliliğinin önüne çıkmasından korkulduğu bu sistemde; zaten kitaba geniş geniş inceleme eklemenin bir manası yok gibi.

Emrah 
22 Haz 12:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kapsayıcı bir şekilde Türk tarihine eğilen bir yazar var karşımızda. Her dönemle ilgili oluşturduğu mükemmel bir birikim soz konusu. Bu da o birikimlerin kağıda dökülen bir kısmı. İlla her yazani doğru kabul etmek değil bu, yazar inanılmaz bir farkındalık oluşturuyor olay bu.

Mustafa gökhan kösem 
10 Eyl 12:03 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Tarihimiz Osmanlıyla mi başlıyor yoksa daha eskiye mi dayanıyor Türk tarihi anlayışında öğretilen bilgilerde ne kadarı doğru Atsız gibi büyük bir düşünür bu ve bunun gibi sorulara cevap aramış

Barış Pehlivan 
11 Kas 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Türk tarihinde ki yüzeysel meseleleri ele alan Atsız çok iyi bir inceleme ortaya koymuş. Kitap icinde yer alan makalelerde bir cok önemli mesele saptanmış ve açığa çıkarılmış.

2 /

Kitaptan 89 Alıntı

Türk tarihi
Gerçi 3 Mayıs birçok ıstırapların kaynağıdır. Fakat o ıstırapların şuur ve saadet doğmaktadır. İlk zamanlarda küçük guruplar halinde sessizce kutlanan 3 Mayıs bugün kuvvetlenen ve büyüyen şuurlu bir kütlenin bayramı olmaktadır. İlerde bir gün gençlerin, Gök Türk kıyafetinde olarak büyük padişahlarımızı türbeleri önünde yapacağı geçit resimlerinin heybetini ve ihtişamını düşünmek bile güzeldir. Fazilet temelleri üzerine kurulan devletimizin birkaç kara gün geçirmesi onu asla sarsıp deviremez. En güzel şiirlerdeki birkaç vezin veya kafiye aksaması nasıl o şiirin güzelliğine engel değilse, bir iki çelme de bu devleti mazideki ve ilerideki ululuğundan alıkoyamaz. Bu devlet ve vatan büyüyecektir. Çünkü uğrunda ölmeye hazır olanlar var...

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal AtsızTürk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız

30 Ağustos ve Türk Ordusu
"Hayat savaştır. Ölümden korkanlar yaşamasın. Bayraklar, nasıl kanlandıkça bayrak oluyorsa; toprak nasıl kanla sulandıkça vatan haline geliyorsa, toplumlar da ölmesini bildikleri nisbette millettirler."

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 145)Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 145)
Meryem Durgut 
04 Ağu 01:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... milli kahraman yetiştirdiği halde onları unutan bir millet, hayvan sürüsünden biraz farklı bir yığındır. Ergeç birileri tarafından güdülmeye mahkumdur.

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 175 - Ötüken)Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 175 - Ötüken)

Abdülhamid Han (=Gök Sultan)
"Türkiye, dört sınırında yangınlar olan bir ev, Sultan Hamid o yangınların eve bulaşmaması için hızla koşarak ateşe su serpen, kum döken ve keçe kapatan bir savunucu idi. Bu koşuşmaları sırasında yoluna çıkan bir iki çocuğa çarpıp düşürdüyse, suç onun değildir. Çünkü yurdun çevresindeki yangınlar göğe yükseliyor ve Gök Sultan alevleri içeri sokmamak için direniyordu.
Ve sokmadı da...
Ne diyelim? Durağı cennet olsun..."

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 114)Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 114)
Rabia 
11 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Geçmiş
"Geçmiş" ne kadar kusurlu olursa olsun bugün ve yarın için vereceği derslerle, göstereceği ibretlerle ihmaline imkan olmayan bir kitap, insanlarla milletlerin güç kaynaklarından biridir. Bundan dolayıdır ki, bir millete geçmişini unutturmak onu yok etmenin ilk şartıdır.

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal AtsızTürk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız

Milli durum yalnız bir anın, bir zamanın durumu değildir. Çünkü millet de yalnız bir zamanda yaşayan insanlar değildir.

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal AtsızTürk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız

Bir milli destan o kadar mühim bir milli kuvvettir ki, bazen, bir milleti yaşattığı veya dirilttiği görülür.

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal AtsızTürk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız

Yine aynı yanlış tarih telakkisi Temir'in yabancı, Tatar ve düşman sayılması sonucunu doğurmuştur. Temir veya Türkistanlıların söyleyiş sekline göre Aksak Temir Bek Kunlar, Gök Türkler ve Çengiz gibi mefkurevi Türk devletini gerçekleştirmek isteyen bir hükümdardır. Onu bizim, yani Türkiye Türklerinin milli düşmanımız saymak yanlıştır, günahtır. Milliyetçi bir tarih görüsü Ankara Savaşı'nı bir kardeş kavgası saymak mecburiyetindedir. Ankara Savaşı'nda Aksak Temir ordusundaki Türkmenlerin sayısı belki de Yıldırım ordusundakilerden daha çoktu. Bu kadar insan vatan haini miydi? Bu kadar çok vatan haininin bir araya gelmesine imkan var mı? Onlar bu kavgayı bir hanedan ve otorite kavgası sayıyorlardı. Aksak Temir Bek umumi Türklük bakımından suç işlemiş midir? Bunu tartışmayı bir yana bırakıyorum. Çünkü her insanda kusur bulunacağını kabul ediyoruz. Tarihimizin en büyük fertleri olarak düşünebileceğimiz Fâtih, Yavuz, Kanuni hatta Alp Arslan'da kusur yok muydu? Gene en büyük fertler sayacağımız Mete'de, Kür şad'da, Tonyukuk'ta, Kül Tegin'de birtakım kusurlar bulunmaz mı? Elbette Aksak Temir de büyük Türklük bakımından birtakım hatalı hareketler yapmıştır. Fakat o ilerisini görebilen bir insandı, İslav tehlikesini görmüş ve Yıldırım'a Rus-Leh-Litvan sürüsünü müştereken imha etmek teklifini yapmıştır. Avrupa şövalye ordularını tepeleyen en büyük şövalye Yıldırım, maalesef bunu reddetmiştir. Acaba reddetmeseydi de o iki muhteşem ordu birleşseydi ne olurdu? Bir Türkçü şairin dediği gibi:

Bütün Türkler bir olsa başkalaşır gidişler...

Türk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal AtsızTürk Tarihinde Meseleler, Hüseyin Nihal Atsız