1000Kitap Logosu
Türk Töresi
Türk Töresi
Türk Töresi

Türk Töresi

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
577 Kişi
2.494
Okunma
614
Beğeni
19,1bin
Gösterim
174 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 56 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Ötüken Neşriyat · Ağustos 2017 · Karton kapak · 9786051551937
Diğer baskılar
Ötüken Neşriyat Ziya Gökalp Kitaplarını yayınlamaya devam ediyor. Serinin 2. Kitabı "Türk Töresi" Ziya Gökalp ilk kez 1923 yılında yayımlanan kitabında, Türklerin töreyi ne şekilde tanımladığını, töre anlayışlarının nasıl şekillendiğini, töreyle ilgili bilgilerin hangi kaynaklarda ne ölçüde yer aldığını, kısacası Türk töresinin ne demek olduğunu araştırmaktadır. Eserin “Başlangıç” kısmında “Töre Ne Demektir?”, “Türk Kendisini Başkalarından Nasıl Ayırıyordu?” gibi sorular sorarak bunlara cevap arayan Ziya Gökalp, öncelikle töre kelimesini, tarihi ve edebi kaynaklardaki takibini yaparak tanımlamıştır. Ziya Gökalp'a göre Türk töresi, eski Türklere atalarından kalan bütün kaidelerin toplamı demektir. Bu yüzden Ziya Gökalp, Türk mitolojisinin ana karakterlerinden tutun da yirminci yüzyılda bile canlılığını hala muhafaza eden kadim geleneklerimiz arasında bağlantılar kurarak, Türk töresini bütün yönleriyle ele almış ve oldukça sade bir dille okuyucuya sunmuştur.
7 mağazanın 71 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,43
8.6
10 üzerinden
577 Puan · 109 İnceleme
Talya
Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak'ı inceledi.
78 syf.
·
2 günde
·
10/10 puan
”Türkçülük öyle şerefli bir bayraktır ki bu bayrağı vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk’ün ilk ve milli vazifesidir.” (Mustafa Kemal Atatürk) "İslamiyeti ele alıp Türklüğü inkar etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir." Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi yazarımız bu üç kavramı, Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlşamak, irdelemiş ve kitabında 11 başlıkla açıklamaya çalışmış. Ziya Gökalp İslamcılık ve Osmanlıcılık fikirlerine karşıydı, sebebini ise kendisi şu sözlerle açıklamış: “Millet, ne ırkî, ne kavmî, ne coğrafî, ne siyasî ne de iradî bir zümredir. Millet, dilce, dince, ahlâkça ve güzellik duygusu bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir topluluktur...” Ziya Gökalp, Türkçülüğü savunurken dil, din, ırk ayrımı yapıp kin gütmemiştir. Türkçülüğü savunurken de İslamiyeti dışlamamıştır. Gelenek ve kurallara çok değinen yazarımız "Gelenekler, bir milletin ruhunu, kurallar ise bedenini teşkil eder." demiştir ve "Dayanma noktasını gelenekselci bir millet ruhunda, kuralcı bir millet gövdesinde arar. Birincisi tarihi bir hürriyet, ikincisi coğrafi bir esaret içinden yaşar." vurgusunu yaparak bizim gelenekçi değil de kuralcı oluşumuza değinmiş ve aslında yüceliğin gelenekselcilikte olduğunu söylüyor. Öyle ki Balkanlarda olan yenilgimizin sebebini kuralcı oluşumuza bağlıyor. O sebepten muhafazakarlık ve yenileşme yollarının ikisinin de çıkmaz olduğunu savunarak kendi içimize, kendi geleneklerimize dönmemiz gerektiğini savunuyor. Edebiyatımızın kaynaklarını halkın koşmalarında, masallarında, destanlarında aramalıyız diyerek gelenekselciliğe değiniyor. "Milli veznimiz parmak usulüdür. Milli dilimiz yalnız Türk sarfına tabi olandır. Dilimizdeki yabancı kelimeleri atmalıyız." Dilimizde ve edebiyatımızda Türk geleneklerimizin başlarına dönüp aslımızı bulmamız gerektiğini savunuyor. Töre, yasa, hukuk, mimari, musiki, ressamlık gibi bütün her şeyde Türklüğün özüne, geleneklerine inmemiz gerektiğini söylüyor. Tarih öncesine kadar uzanıp, geleneklerimizi gün yüzüne çıkarıp yaşatmamız gerekiyor. Bunları söylerken bir bütünün ayrılmaz parçası olarak gördüğü islamın da araştırılmasını ve bizim islamiyeti ne zaman seçtiğimizi, ne yollarda, nasıl kabul ettiğimizi, kelamını, tasavvufun, fıkhın tarihlerini bilmemiz gerektiğine de vurgu yapmış. Yani Türk geleneklerini ve islami geleneklerimizi araştırıp, köklerine inmemizi ve Batı'ya değil kendi özümüze yaslanmamız gerektiğine vurgu yapmış. İnsaniyetin, yalnız kültür zümreleri içinde kendini göstereceğine inanıyor. Ziya Gökalp düşüncelerini aktarırken Durkheim' den de etkilenmiş olduğunu vermiş olduğu örneklerle gösteriyor. Milliyet düşüncesinin henüz içimizde olmadığı zamanlarda "Türkler anlayışsız, Kürtler rezil" gibi söylemler vardı. Ve bu düşünce bizi rahatsız etmiyordu. Fakat son asırda milliyet duygusu büyük bir nüfuz kazandıktan sonra Türkün gayrı olan kavimler bu hakaretlere tahammül edememeye başladı. Ziya Gökalp'e göre bir gayenin kuvvetlenmesi için iki hissin yardımına ihtiyaç vardır. Bunlardan birisi milli muhabbettir ki milli övünmelerle halk geleneklerinden doğar. İkincisi milli kindir ki herhangi bir monarşi ve despotluğa karşı öfke ve düşmanlık uyandırmakla hasıl olur. Bazı kesimler Osmanlı kavimlerinin hepsinde milliyet duygusunu yerinde ve haklı gördükleri halde Türkleri istisna ediyorlardı. Sebebi ise Türklerin zaten kendilerine ait yurtta yaşamalarıymış. Yani Türkler kendi mevkiilerinde bulundukları için herhangi bir hak talebinde bulunamazlar. Ziya Gökalp buraya da bir açıklama getiriyor: "Osmanlı Devleti bir Türk devleti demiş olsalardı belki haklı olurlardı. Fakat bu devletin Osmanlı Devleti olduğu belli ve Türk Kanuni Esasisi ile idare edilmediği için Türklerin siyasi olarak diğer kavimlerden hiçbir farkı yoktur. O halde diğer kavimler gibi Türklerin de milli bir vicdana, milli teşkilata muhtaç olduğunu inkar etmemek lazım." Türkçülüğü yanlış anlayanlar, Türkçülüğü İslamcılığa muhalefetle itham ettiler. Oysa Türkçülüğün gayesi çağdaş bir İslam Türklüğüdür. Ziya Gökalp Türkçülüğü İslamiyetten ayırmamış ve " Türkçülerin millet mefkuresi Türklükse, ümmet mefkuresi de İslamlıktır" diyerek Türkçülerin ayrıca bir ümmet programları olması gerektiğini söylemiş ve bunu beş madde ile sıralamış. "Türkçülüğün gayesi bir Türk kültürü yaratmaktır. Türk Almanlaştıkça, Fransızlaştıkça, Ruslaştıkça parçalanır, fakat Türkleştikçe kuvvetlenir." O sebepten Ziya Gökalp İstanbul dilinin milli dil olmasını savunuyor. Dilimizin önemine de sürekli değinen Ziya Gökalp: "Tanzimat ruhu, Meşruiyetle halka kullanmaya hazırlamadığı bir hakimiyeti verdiği halde pekala kullandığı lisanı vermiyordu." diyerek dile vurgu yapmıştır. Kitap dolu dolu ama içindeki yabancı olduğum kelimelerden ötürü hemen bitiremedim. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Daha fazla uzatmadan" Kitapla kalın" diyorum ve iyi okumalar diliyorum :)
Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
53
Muhammet
Türk Töresi'ni inceledi.
174 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Töre
"Töre kelimesinin neredeyse kan davası anlamına geldiği ve anlam açısından kenara itildigi günümüzde, töre üzerinde yeniden düşünülmesi ve asıl anlamına kavuşabilmesi için bu eserin fırsat olduğunu düşünüyoruz." bu cümle önsozden. Haklılık payı çok fazla. Harsımıza, kültürümüze karşı her geçen gün biraz daha yozlaşıyoruz. Örneğin maalesef günümüzde Türk Mitolojisi gibi kavramlar duyan insanlarımızın gözünde olması gerekenden çok farklı tablolar canlanıyor. Çünkü mevzuun aslını bilmiyoruz. Başka milletlerin mitlerini, örf adetlerini veya (olmayan) kahramanlarını, (tanıtım uyarlamalarini) dehşet verici hayranlıkla izleyip havalı(!) bulan insanımız maalesef kendi töresine ve kültürüne ait unsurları görmezden geliyor. Ziya Gökalp'in bu eseri, bu şekilde kenara itilip şu an merak bile edilmeyen Türk'ün töresini anlatmakta. Yer yer eski dil konusunda teknik kavramların yer aldığı bölümler sizi sıkmasın, kitap genel anlamda aydınlatıcı ve merak uyandırıcı(en azından benim için böyle). Türkler için kutsiyet arz eden isimler, kisiler, kahramanlar, hayvanlar.. Kısacası toreye ait her şey güzel şekilde nakşedilmiş. Zaten aksini iddia edecek birikimi ve donanımı kendimde görmüyorum. "Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp’tir. ” - Mustafa Kemal Atatürk
Türk Töresi
8.6/10
· 2.494 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
GK
Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak'ı inceledi.
88 syf.
·
11 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Fikirlerimizin babasından müthiş tespitler, geleceğe yansımalar ve yarı doktrin diyebileceğimiz ideal Millet ve devlet yapısı. Kısacası şöyle diyelim: Büyük Uzlaşma... kurtuluşun ve kalkınmanın anahtarı... ne kadar erken kaybettik seni Gökalp(Taşer gibi, Güngör gibi) ... #kitapşuuru
Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak
OKUYACAKLARIMA EKLE
4