Türkçenin Sırları

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.778
Gösterim
Adı:
Türkçenin Sırları
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757663775
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakir görmek, hele şu veya bu politik veya ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, en az, onların oluş ve yontuluş tarihini bilmemekten, hatta sevmemekten doğan büyük bir gaflettir. 
Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de tarihi vardır. 
Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş; birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle tamamıyla milli bir sanatla işleyip Türk yapmışsa, evlatlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler."
316 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Bence Türkçe"ye sevgisi ve ilgisi olan her insanımızın okuması gereken bir kitap. Dilde (öz)Türkçeleşmeyi savunuyor olmama rağmen, eseri okuduktan sonra konuya bakış açım biraz daha değişti.(özellikle hangi kelimelerin Türkçe olduğu hangilerinin olmadığı, hangilerinin dilden çıkartılması gerektiği, dilimizin nasıl daha zengin bir hale getirilebileceği vb hayati konularda) Ayrıca yazarın Atatürk"ün Güneş Dil Teorisine olan bakış açısı beni gerçekten çok şaşırttı, bu teoriyi daha önceleri hiç bu bakış açısıyla değerlendirmemiştim. Kitapta kelime kökenleriyle ilgili birçok örnek de mevcut.
316 syf.
·Puan vermedi
Türkçe ile yakından uzaktan alakası olan herkesin okuması gereken bir kitap. Aklınızdaki sorulara yanıt olurken bazen bazı konuları daha da sorgulamak isteyeceksiniz. Gerçekten de sırlarla dolu bir dile sahibiz. Kitapta bunun en iyi örneği
314 syf.
·8 günde·9/10
Nihad Sami Banarlı'nın Türkçenin Sırları kitabı adından da anlaşılacağı üzere Türkçemizin bilinmeyenlerini, sırlarını anlatıyor. Türkçede başka dillerden kelime almamızın çok tabiî olduğunu söylüyor. Bir millet başka dillerden ne kadar kelime alırsa o kadar büyük, zengin ve imparatorluk bir dil olacağını anlatır. Hani derler bu kelime Arapça bu kelime Farsça. Bunun pek önemli olmadığını bunun çok normal olduğunu söylüyor. Önemli olanın o dillerden aldığımız kelimeye kendi ses ve mimarîmizin yani, Türkçe yapı ve gramerinin konulması gerektiğini anlatmak istemiş. O kelimeleri aldık fakat kendi milli sesimizi vererek o kelimeleri Türkçeleştirdik demek istiyor. Ben kitabı çok yararlı ve faydalı buldum. Zaten okumam gereken bir kitaptı. Eminim sizlere de Türkçemizin önemini farkettirmek açısından çok şey katacaktır. Keyifli günler dilerim.
316 syf.
·Puan vermedi
Bir dil medeniyet dili olmuşsa, içinde abı hayat olan kadim sırlı bir çömlek gibidir. İçtikçe teşnedil olursun o kadim sırlara ve her katresinde hayatı cavidan bulursun.
316 syf.
·9 günde·7/10
"Kitabın yüzde kırkına katılmıyorum" diyebilirim. "Faydalanacak çok bilgi de edindim" diyebilirim. Yazarın, Atatürk'ün Türk diline bakışını yanlış kavradığını düşünüyorum. Kelime uydurmanın elbette Türk diline zarar verecek şekilde oluşunu doğru bulamayız. Ve elbette kökeni "şu dilden" deyip de bir kelimeyi atmayı da doğru bulamayız. Yazarın kendine göre olan yanlışları solculara yıkar hali de bilimci kimliğini bozuyor. Bir sözcüğün türkçesi varken ve benimsenebilirken türk kökenli olanının yabancı kökenli olanın yerine geçmesini istemeliyiz bana göre. Türk kökenli binlerce sözcük varken onları kullanmamak Türkçeyi başka dillere muhtaç haldeymiş gibi zannettirecektir. Türkçe'nin özü sözcükler dilimize tat ve geleceğimize benlik katacaktır.
316 syf.
·10/10
Türkçenin gelişiminden bahsedilmiş bir eserdir.Türkçenin özleştirilmesi yolunda yapılan çalışmaların dilimize büyük zararlar verdiğinden bahseder.Bir sözcüğün türkçe olması için gramer yapımıza uyması ve bu sözcüğün millileşmesi icap eder.Millileşme de bizim kendi söyleyiş ve ahengimize uymasıdır.100lerce yıldır dilimizde yaşamış nice atasözü deyim ninni türkü halk hikayeleri vb konu olmuş kelimeler türlü bahanelerle bir anda dilden çıkartılamazlar.
Yazarın güneş dil teorisini savunmasına anlam veremedim.Çünkü hiçbir bilimsel temeli olmayan bir teori.Bunun yerine başka dillerden aldığımız kelimeleri millileştirmeyi içeren bir teoriye bağlanabilirlerdi.Atatürkün başta öz türkçeyi savunmasına rağmen birkaç yıl sonra yeniden kendi milli dilimize döndüğünden bahseder.Ne yazık ki bugün sadece orta asya türkçesini savunan nice aydın vardır.
Tarihsel süreçte birçok kelimelerin değişiminden ve tarihinden bahsedilmiştir.Okunması gereken bir kitap.
316 syf.
·Beğendi·10/10
Türkçe'yle ilgili birçok konunun ele alındığı ve kesinlikle Türkçeye gönül vermiş olan herkesin okuması gereken bir kitap. Her yönüyle derslerimde bana ışık tutan bilgileri kazandıran bu kitap tam bir başucu kitabı değerindedir.
316 syf.
·Beğendi·9/10
"öğretmen, öğrenci" gibi kelimelerin kökü "öğr-" müş. "hoca" kelimesininse 1000 yıllık bir geçmişi varmış. Gerçekten dilimize ait güzel sırları barındıran bir kitap. Diline ilgi gösteren, düşüncelerini doğru ifade etmek isteyen her insan bu kitabı kütüphanesine koymalı.
316 syf.
·9/10
Lise yillarimda okuduğum kitaplardan. Türkçeyi seven herkesin okumasi gerektiğini düșünüyorum. Birçok șey ogrenmis her yeri notlarla doldurmustum kitabı okurken.
316 syf.
·Puan vermedi
Kitap, gerçekten Türkçe hakkında güzel bilgiler içeriyor. Daha önce yüzde yüz Türkçe bildiğim kelimeler dağarcığıma ihanet etti. Bir toplumun ayakta tutması gereken en önemli varlığı dildir ve bu dil bizim için Türkçedir.
316 syf.
Bir Türkçe öğretmeniyseniz kesinlikle okumanız gerekenler içinde yer alması gereken bir kitap. Gerçekten de dilimizin sırlarla dolu olduğunu görecek ve müthiş şaşıracaksınız.
Bugün, Türkiye'de Fuzûlî'yi, önce hiç tanımayanlar, sonra tanıyıp da okumayanlar, nihâyet okuyup da anlamayanlar yanında bir de Türk şâiri saymayanlar bulunduğunu bilir misiniz?
Nihad Sâmi Banarlı
Sayfa 108 - Kubbealtı Neşriyat, 52.basım
Mübâlağa etmeyerek ve sırf millî gayret dolayısıyle söylemeyerek; yabancıların da tasdîkiyle diyebiliriz ki, millî lisânımız olan Türkçe, dünyânın en güzel lisânı değilse, en güzel lisanlarından biri olduğu şüphesizdir."
Nihad Sâmi Banarlı
Sayfa 289 - Kubbealtı Neşriyat, 52.basım
Öyledir: Seven insanlara bahar, sevgiliyi; güller, sevgiliyi; renkler, sesler, ışıklar ve bütün güzel şeyler, sevgiliyi hatırlatır, onu düşündürüp onu aratır.
Nihad Sâmi Banarlı
Sayfa 53 - Kubbealtı Neşriyat, 52.basım
"Parmağına yüzük takacağım bir kadın ona 'alyans' dediğin gün benden ayrı düşebilirdi. 'Nişan yüzüğü' hatta 'nikâh' yüzüğü kelimelerinin "şan"lı veya mukaddes güzelliğini bu kadar çiy bir firenkçe ile değiştiren kadına elbette bağlanamazdım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkçenin Sırları
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757663775
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakir görmek, hele şu veya bu politik veya ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, en az, onların oluş ve yontuluş tarihini bilmemekten, hatta sevmemekten doğan büyük bir gaflettir. 
Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de tarihi vardır. 
Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş; birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle tamamıyla milli bir sanatla işleyip Türk yapmışsa, evlatlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler."

Kitabı okuyanlar 582 okur

  • Türkoğlu
  • zişan yıldırım
  • Sümeyye İlhan
  • Burcu Aldemir
  • Serdar Yusuf Akarsu
  • Özlem Karaca
  • Romeo
  • Mehmet DOĞAN
  • Huenta
  • Şüheda Canbaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%25.7
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%13.6
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.5
Erkek
%41.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.1 (67)
9
%22.8 (38)
8
%22.8 (38)
7
%7.8 (13)
6
%1.8 (3)
5
%1.2 (2)
4
%0
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%3 (5)

Kitabın sıralamaları