Türkistan Rüyası

·
Okunma
·
Beğeni
·
684
Gösterim
Adı:
Türkistan Rüyası
Baskı tarihi:
29 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059444842
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Post Yayınevi
Baskılar:
Türkistan Rüyası
Türkistan Rüyası
Türkistan Rüyası” kitabı, Dr. Hayati BİCE’nin hayatındaki önemli gelişme ve olayların roman tadında kaleme alındığı eseridir. Ancak, kitapta anlatılan olaylar sade bir hatırattaki gündelik olayları içermez. Komünizm sonrası Türkistan Cumhuriyetleri’nin durumu, Türk yurtlarında misyonerlik faaliyetleri, Kerkük dramı, Doğu Türkistan’da Türk asimilasyonu, Yesevilik tasavvufun günümüzde nasıl yaşanacağı konusunda çok önemli bilgiler, Allah dostlarından tavsiyeler, gibi birçok konu yaşanmış olaylar etrafında inanılmaz gerçeklikleri ile yazıldı.
Otobiyografik bir roman olan “Türkistan Rüyası”nda, yazar Dr. Oğuz Karaçay takma adı ile okurla buluşur. Kitapta yer alan isimlerin bazıları rumuzlu isimleri ile konuların içinde yer alsa da kamuoyu tarafından iyi bilinen veya maneviyat sahasının önemli şahsiyetleri gerçek isimleri kullanılarak olaylara kahraman olmuştur.
Türkistan’ın bir ucunda görülen, Türkistan’da mânanın maddeye bir kez daha hâkim olacağını müjdeleyerek Türk’ün milli ruhunun konulmasını vurgulayan ve kitaba ismini veren “Türkistan Rüyası” başlı başına bir ruhanî nasip meselesini gözler önüne seriyor. Dr. Hayati Bice, etkili bir tasavvuf silsilesinin “yaşayan mürşid-i kâmili” Mustafa İhsan Karadağ ile buluşuyor ve Kazakistan’a gidiş gelişlerinde O’nun manevî rehberliğine müracaat ediyor. Medine’de, Ravza-ı Mutahhara gölgesinde tanıştığı Kaşgarlı bir Uygur Türk’ünden aldığı Divan-ı Hikmet'i parça parça yayına hazırlayan Bice, gördüğü ‘ağır bir rüya’nın Mustafa İhsan Karadağ Dede tarafından yorumlanması için huzura varıyor; mürşidi kahramanımıza, görülen rüyanın derin bir anlamı olduğunu söylüyor ve… Görev başlıyor.
320 syf.
·7 günde·10/10 puan
Öncelikle kitabı okuyunca hissettiklerimle başlamak istiyorum yazıma;

Anlatılması zor duygular içindeyim. Kitabı okurken içime dolan hisler bitince tüm bedenimi sardı. Parçalara ayırdı yaralı gönlümü. Ah, benim yetim kalmış topraklarım! Düşman elinde sıkılan, abdestsiz ayaklarla ezilen soydaşlarım. Doğruları haykırdığı için hor görülen hayatlarının baharında koparılan çiçeklerim. Şimdi bir parçam Doğu Türkistan, bir parçam Kerkük benim. Bir parçam ağlarken yaşananlara bir parçam Ahmed Yesevî hazretlerinin türbesinde dua ediyor... Tüm Türk dünyası, Müslüman âlemi için...

Değerlendirmesine geçersek; "Türkistan Rüyası" Hayati Bice'nin Oğuz Karaçay takma adı ile kaleme aldığı otobiyografik bir romandır. Kitabın benim açımdan ilgi çekmeye başladığı kısım Oğuz Karaçay'ın gördüğü rüyadır. Rüyasında kıyamet gibi bir ortamda insanlar feryat ederken, Ahmed Yesevî hazretlerinin türbesini yıkılırken görür. Türbeyi böyle yıkılırken görmek Oğuz Karaçay'ı çok etkiler. Tabi biz okurları da. Kitap Oğuz Karaçay'ın elinde "Hoca Ahmed Yesevî Türbesi" eseri ile dönemin Kültür Bakanı'nın kapısını çalmasıyla devam eder. Bu kitabın Ahmed Yesevî hazretlerinin anlaşılabilmesi için Türkiyede yayınlanmasını çok ister. Ve çabaları sonucunda kitapın hazırlıklarına başlanır.
Bir yandan eğitimlerine devam ederken bir yandan da 1990 yılında "Türk Yurtları" dergisini yayın hayatına hazırlıyorlar. 1990 yılı Sovyet Rusya'nın yüzlerce Türk gencinin kanını akıttığı, medyanın ilgisiz, insanların bilgisiz olduğu yıllar Türk Yurtları'nın ilk sayısı "Tanklar altında ezilen Türk gençleri..." safını belli etmeye çekinmeyen insanların dergisi... Türk Yurtları'nın ikinci sayısı yayına hazırlanırken Oğuz Karaçay bir umre grubu ile Suudi Arabistan'a gider. Orada Türkmenlerle tanışma ve sohbet etme fırsatı bulur. Doğu Türkistan ve Kerkük üzerine yaptığı sohbetler ile ruhu ve vicdanı körelmemiş her Türk'ü hüzne boğar. Orda tanıştığı bir (kendi tabiriyle) "Ak sakal" Divan-ı Hikmet eserini Türkiye'de yayınlanmak şartı ile verir. Saygı değer evdeşi Müyesser hanımla da yine "Hoca Ahmed Yesevî Türbesi" kitabının kapak kompozisyonu sayesinde tanışırlar. Evliliklerinin başında Türkistan Cumhuriyetlerine yapılan bir geziye katılıp Ahmed Yesevî hazretlerinin türbesini ziyaret etme ayrıcalığına nail olurlar. Ama bu beldelere ilk ve son gelişleri olmaz.Oğuz Karaçay "Hoca Ahmed Yesevî Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi"nde görev alması için davet alır. Kucaklarında biricik oğullarıyla Türkiye'deki rahatlarını bırakıp bir "Türkistan Rüyası"nın peşinden giderler. Acı, tatlı bir çok olay yaşayıp, hüzünlere, kırgınlıklara rağmen büyük bir aşkla dolarak gelirler Türkiye'ye. Bu aşk onların hayatından bir ömür çıkmayacak gibidir...

Kitap Şuuru
320 syf.
"Alâ milleti Rasûlullah"
Allah Elçisi'nin inancı üzere...

Türkistan Rüyası, adıyla bile derinden bir sızıya eşlik eden huzura götürüyor.
Kitap Hayati Bice'nin Dr. Oğuz KARAÇAY takma adı ile yaşamış olduğu eşsiz deneyimlerini kaleme aldığı otobiyografi türünde bir romandır.
Benim okurken yanlarında olmayı ve dinlemeyi çok istediğim Galip Erdem sohbeti ile başlayıp, Oğuz Karaçay'ın dönemin Kültür Bakanı Namık Kemal ZEYBEK'ten Kazak Türkçesi - İngilizce - Rusça olmak üzere üç dilde yayınlanmış "Hoca Ahmed Yesevî Türbesi" isimli kitabın aynı özen gösterilerek Türkiye'de basılmasını istemesi ve Kültür Bakanı'nın da özel ilgisi ile kitabın çeviri ve basım süresinin başlaması ile devam ediyor.
Benim için kitabın asıl heyecanı Oğuz Karaçay'ın Umre ekibi ile Suudi Arabistan'a gitmesi ile başlıyor. Tarih bilgisi, Türkçe ve Türk bilgisiyle beni anılarına tamamen bağlayan Hayati BİCE, burada tanıştığı Türkmenlerle yaptığı Doğu Türkistan ve Kerkük üzerine olan sohbetlerinde eksik bildiğim birçok bilgiyi ilk ağızlardan duyduğu haliyle kaleme alarak tamamladı.
Doğu Türkistan'ın Kaşgar şehrinden gelme bir Uygur Türk'ü olan ve otuz yedi senedir Medine-i Münevvere'de muhacir olarak yaşayan Abdülhamid Kaşgarî ile aralarında geçen yürekten yüreğe akan sohbeti bizzat yaşamayı çok isterdim.
Abdülhamid Kaşgarî'nin Oğuz Karaçay'a "Benim elimde Hoca Ahmed Yesevî'nin Dîvân-ı Hikmet'inden bir nüsha var. Türkiye'de yayınlamanız şartı ile bu kitabı size hediye edeceğim..." demesiyle daha da mânâ kazanan Hoca Ahmed Yesevî'yi tanıtmak isteği, kıymetli eşi Müyesser Hanımla da tanışacağı kut'lu bir yola daha, Türkistan Rüyasına açılır.

Hayati hoca kitabını kaleme alırken duygularını en açık haliyle kalemine akıtmış, bu sayede biz okurlarıda okurken onun yerinde oturuyor, onun kulağıyla işitiyoruz. Kısacası tertemiz bir kitap. Eşsiz anılarınızı böyle lezzetli olarak aktardığınız, anılarınızı benimle, bizimle en temiz haliyle paylaştığınız için okurunuz olarak teşekkür ederim hocam.
Hoca Ahmed Yesevî'yi tanımak ve tanıtmak yolunda harcadığınız tüm emeklerinizin, alın terlerinizin meyvesini iki dünyada da toplamak nasibiniz olsun.
Kıymetli hediyeniz için okuduktan sonra da Fikrî hayatıma katkılarınız ile tekrar teşekkür ederim.
320 syf.
·32 günde·8/10 puan
Türkistan Rüyası; Dr Hayati Bice'nin kaleme aldığı otobiyografik bir roman... Otobiyografik roman ile anı çoğu zaman birbirinden ayırt edilemez. Kitaba “anı” da denebilir. Ama üçüncü kişinin ağzından anlatıldığı için otobiyografik roman demek daha doğru…

Romanda, eşi de dahil tüm kahramanlar gerçek isimleri ile anlatılırken, Hayati Bice okura kendisini Oğuz Karaçay ismiyle takdim etmiş.

Hayati Bice bir tıp doktoru. Ama kamuoyunda tıp doktoru olmasından ziyade Ahmet Yesevi uzmanı olarak tanınıyor..
Kitapta, Oğuz Karaçay'ın (Hayati Bice'nin) hayatından kesitler okuyorsunuz. Ama bu kesitler öyle ki, bir noktada mutlaka Ahmet Yesevi ile buluşuyor. Kitabı bitirince, kitabın ismi “Yesevi’nin İzinde” olmalıydı diye düşündüm.

Türkistan Rüyası roman tarzında yazılmış ama roman tekniğine uygun olmayan bölümler de var. Mesela Zamanın Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’e verdiği “Türk Kültür Coğrafyasının Yeniden Tanzimi” başlıklı 7 sayfalık rapor, Diyanet Vakfının açtığı Naat yarışmasına gönderdiği 8 sayfa uzunluğundaki şiir ve benzer birkaç alıntı daha akıcılığı bozmuş ve eseri roman diye tanımlamayı zorlaştırmış… Umarım bundan sonra yapılacak baskılarda bu alıntılar, kitap metninden çıkarılır ve kitaba ek yapılır. O sayede kitabın daha kolay okunur bir yapıya kavuşacağına inanıyorum..

Kitapta bir kısmını gıyaben, bir kısmını şahsen tanıdığım Namık Kemal Zeybek, Galip Erdem, Lutfi Şehsuvaroğlu, Efendi Barutçu gibi isimlerin geçmesi, kendimi kitap kahramanlarından birisi gibi hissetmeme yol açtı…

Kitap duyarak, hissederek, içten bir üslupla yazılmış..
Türk Dünyasına ve Ahmet Yesevi’ye ve tasavvufa ilgi duyanlara tavsiye ederim…

Sanıyorum yayınevinin editörlerinin yetersizliğinden olsa gerek, kitapta çok sayıda yazım ve dizgi hatası var. Umarım gelecek baskılarda hatalar minimuma iner…
,
320 syf.
·40 günde·Beğendi·9/10 puan
“Türkistan Rüyası” adlı roman Türkistan coğrafyasının yüzyıllık işgali ve soykırımlarından sonra SSCB’nin dağılımı ve Komünizm buhranından kurtulan Türki dünyasının bağımsızlıklarını kazandıkları doksanlı yılların sonunda yaşananları bölgenin ve Türk milletinin can damarları olan büyüklerinin anlatıldığı romandır. Bu roman yazarın Ahmet Yesevi hikmetlerini derleyip Türkiye Cumhuriyeti içinde yayımlayarak tanıtması itibariyle yaşadıklarını bir kurgu anlayışı ile başta ben anlatıcı merkezli, çoklu bakış açısı ile kaleme aldığı roman tadında eserdir. Kitabın toplamda üçüncü baskısı olmasına rağmen Post Yayıncılıktan çıkan ilk baskıdır. Eser daha muhtelif kitap evlerinden yayımlanmış ve okurunun karşısına çıkmıştır. Yazarın bazı kişileri, gerçek adlarıyla ve başta kendisi için yarattığı eser kahramanları için mahlaslar kullanmıştır. Yesevi üniversitesinin kuruluşunu ve yazarın orada verdiği mücadeleyi anlatan yaşanmış bir dervişlik romanıdır. ne kadar otobiyografik unsurlar taşısa da Yesevinin yolunda giden Türkistanlı murşitlerin hayatlarına dokunan akıcı bir üslup ile okurlarının karşısına çıkar Hayati Bice.
@kitapşuuru #kitapsuuru
320 syf.
·Beğendi·9/10 puan
“Türkistan Rüyası’’ kitabı, Dr. Hayati Bice’nin
hayatındaki önemli gelişme ve olayların
roman tadında kaleme alındığı bir eserdir.
Ancak, kitapta anlatılan olaylar,
sadece tasavvufa meraklı bir doktorun hatıratını
teşkil eden gündelik olayları içermez.
Komünizm sonrası Türkistan Cumhuriyetleri’nin durumu,
Ahmed Yesevi Üniversitesi'nin kuruluş süreci,
Türk yurtlarında misyonerlik faaliyetleri, Kerkük Türkmenlerinin dramı, Doğu Türkistan’daki asimilasyon, Yesevîlik yolu,
tasavvufun günümüzde nasıl yaşanacağı konusunda bilgiler,
yaşayan Allah dostlarından tavsiyeler gibi bir çok konu
yaşanmış olaylar etrafında anlatılır.
Otobiyografik bir roman olan "Türkistan Rüyası’’nda yazar,
“Dr. Oğuz Karaçay” olarak, müstear adı ile okurla buluşur.
320 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazarın ilk kitabını okuyacak olmanın verdiği tereddüt daha ilk sayfalarında başlayan yumuşak anlatımı ile sizden uzaklaşıp gidiyor. Sade ve etkili tasvirleri ile sanki sizi de o topraklarda, elinizden tutup beraberce dolaşmış, sohbetlere ortak olmuşsunuz hissini uyandırıyor. Gönül adamlarını yazarın kaleminden okumak, insanın kendisini ayrıcalıklı hissettiriyor.
"Halkın yeni bir isyanına önderlik etme potansiyeli olan Doğu Türkistan'ın bütün vatansever güçleri, milliyetçi aydınlar zindanlara dolduruldu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkistan Rüyası
Baskı tarihi:
29 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059444842
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Post Yayınevi
Baskılar:
Türkistan Rüyası
Türkistan Rüyası
Türkistan Rüyası” kitabı, Dr. Hayati BİCE’nin hayatındaki önemli gelişme ve olayların roman tadında kaleme alındığı eseridir. Ancak, kitapta anlatılan olaylar sade bir hatırattaki gündelik olayları içermez. Komünizm sonrası Türkistan Cumhuriyetleri’nin durumu, Türk yurtlarında misyonerlik faaliyetleri, Kerkük dramı, Doğu Türkistan’da Türk asimilasyonu, Yesevilik tasavvufun günümüzde nasıl yaşanacağı konusunda çok önemli bilgiler, Allah dostlarından tavsiyeler, gibi birçok konu yaşanmış olaylar etrafında inanılmaz gerçeklikleri ile yazıldı.
Otobiyografik bir roman olan “Türkistan Rüyası”nda, yazar Dr. Oğuz Karaçay takma adı ile okurla buluşur. Kitapta yer alan isimlerin bazıları rumuzlu isimleri ile konuların içinde yer alsa da kamuoyu tarafından iyi bilinen veya maneviyat sahasının önemli şahsiyetleri gerçek isimleri kullanılarak olaylara kahraman olmuştur.
Türkistan’ın bir ucunda görülen, Türkistan’da mânanın maddeye bir kez daha hâkim olacağını müjdeleyerek Türk’ün milli ruhunun konulmasını vurgulayan ve kitaba ismini veren “Türkistan Rüyası” başlı başına bir ruhanî nasip meselesini gözler önüne seriyor. Dr. Hayati Bice, etkili bir tasavvuf silsilesinin “yaşayan mürşid-i kâmili” Mustafa İhsan Karadağ ile buluşuyor ve Kazakistan’a gidiş gelişlerinde O’nun manevî rehberliğine müracaat ediyor. Medine’de, Ravza-ı Mutahhara gölgesinde tanıştığı Kaşgarlı bir Uygur Türk’ünden aldığı Divan-ı Hikmet'i parça parça yayına hazırlayan Bice, gördüğü ‘ağır bir rüya’nın Mustafa İhsan Karadağ Dede tarafından yorumlanması için huzura varıyor; mürşidi kahramanımıza, görülen rüyanın derin bir anlamı olduğunu söylüyor ve… Görev başlıyor.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Selman Sevim
  • Fazlı KÖKSAL
  • Burak
  • mazhar müniroğlu
  • Aybüke
  • Selçuk Bayramoğlu
  • Uğur ince
  • Selcen Ece

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (3)
9
%8.3 (1)
8
%8.3 (1)
7
%8.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0