Türkistan Türkistan

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.865
Gösterim
Adı:
Türkistan Türkistan
Baskı tarihi:
28 Mart 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055535322
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
Baskılar:
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
"Şair Yavuz Bülent Bâkiler'in, artık çok ciddi bir rakibi var: Yazar Yavuz Bülent Bâkiler. Kalemini eliyle değil, gönlüyle kavramış bir yazar bu. Zevkle ve bir hamlede okunabilecek bir kitap." 
-Ahmet Turan Alkan-

"Türkistan Türkistan: Kökleri yolunmamış, şuurları körelmemiş, inançları yozlaşmamış her Türk'ün birkaç defa okumasında fayda umulan bir kitap. Unuttuğumuz özümüze ayna tutan, yitiklerimize köprüler kuran, hasretin, umudun, vuslatın kapılarını aralayan yöğrük at misali yörük bir kitap. Türkistan Türkistan, ruhlarımızın sılasıdır." 
-Bahattin Karakoç-

"Kitabı bir nefeste okudum. Bâkiler'in şâirane üslûbu, meğer nesrinde de aynı nefasetle devam edebiliyormuş. Bunu sevinerek ve takdir ederek gördüm." 
-S. Ahmet Arvasî-

Üsküp'ten Kosova'ya kitabıyla Rumeli hasretini kaleme alan Yavuz Bülent Bâkiler, atayurda yaptığı seyahati Türkistan Türkistan'da anlatıyor. 
272 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Yavuz Bülent Bâkiler'i bu kitap ile tanıdım. Kalemi çok yumuşak ve kitap bir nevî Türk boylarına yapılan bir seyahatname. Özellikle semerkant ve buhara'nın Ruslara nasıl teslim edildiğini, ülkesini korumak isteyen Sıddık TÖRE gibi kahramanlarına halkın nasıl sırt çevirdiğini okuduktan sonraki yüreğimdeki sızı etkisini göstermeye devam ediyor. Bizdeki bu batı hayranlığını bir türlü anlayamıyorum. Türk, memleketine, toprağına sahip çıkan millettir, gardaşını ezdirmeyen millettir, Bu duyguları bana yaşattığın için Sen Çok Yaşa Yavuz Abi... İyi okumalar...
272 syf.
·10/10
“Bilmeye ve sevmeye, bilerek ve severek yaşamaya su kadar, ekmek kadar ihtiyacımız var. Türkistan Türkistan’ı işte bu duygularla yazmaya başladım. Maksadım; sadece tanıtmak ve sevdirmektir. Türkistan’da ve Azerbaycan’da yaşayan soydaşlarımızı Anadolu Türküne biraz daha tanıtmak ve sevdirmek. Bilmeden ve sevmeden, büyük kültür dünyamıza nasıl yaklaşabilir, nasıl yaşayabiliriz?” diyor Yavuz Bülent Bakiler.Bu sözler büyük Türk aydını İsmail Gaspıralı'nın dilde,fikirde ,işte birlik ilkesini getiriyor akıllara.Bilmeden,soydaşlarımızı tanımadan,sevmeden,nasıl dilde,fikirde,sanatta,edebiyatta,işte birlik kurabiliriz?Türkistan coğrafyasını,soydaşlarımızı tanımak,çektikleri zulümleri buna rağmen hala köklerine sıkı sıkıya nasıl bağlı kaldıklarını görmek istiyorsanız bu kitap okumanız gereken kitaplardan sadece biri.Gezi yazılarının bir güzel yanı gezip görülenlerin yanında bilgi de ediniyor olmaktır.Kitapta Türkistan coğrafyasının kültürüde çok güzel tanıtılmış.Eski Türk kültürüne dair çokça bilgi edinmek mümkün.
Örneğin"Eski Türkler,bedenden ayrılan ruhun,gökyüzüne uçtuğuna inandıkları için yakınları öldüğünde mavi renkli elbiseler giyerlermiş"
Kitap sayesinde gidip göremediğimiz ata topraklarımızı görmüş kadar oluyoruz.Buhara ve Semerkantta birçok tarihi eserin başına gelenleri okurken en az Bakiler kadar bizlerde üzülüyoruz.Bakiler samimiyeti satır aralarından okura geçen yazarlardan.Anlatılanlarda tarihimizle ilgili olunca onunla birlikte hüzünlenmemek elde değil.
Kitabın bir bölümünde yazar misafir olduğu evlerden birinde duydukları karşısında oldukça sarsılır.Soydaşlarımıza yapılan zulümler karşısında çok üzülür.Evden ayrıldıktan sonra yanında bulunan arkadaşlarından izin ister ve biraz yürümek omuzlarındaki ağır yükten kurtulmak ister.Ancak fazla ilerleyemez ve bir ağaç dibinde gözyaşlarına boğuluverir.Bakiler geçmişin,acının,yaşananların ve soydaşlarımıza yardım edemiyor olmanın ağırlığını omuzlarında hisseder.Gezi dönüşü anılarını hasta yatağındaki babasına ve onun ata topraklarından dönmesini,izlenimlerini anlatmasını bekleyen akrabalarına anlatır.Babası yazara bu gezinin notlarını kitaplaştırmasını vasiyet eder.Bakilerse kitabının ilk sayfasına şu sözleri not düşer;
Babamın vasiyetine uyarak,O'na ve dedelerime bir rahmet vesilesi olmasını dileyerek yazıyorum.
Cezmi Bakiler'e sevgi saygı ve rahmetle.İyi ki yazılmasına vesile olmuş.
272 syf.
·34 günde·Beğendi·Puan vermedi
Dünyanın güzelliği Türk’tür! Artık dünya güzel değil. 

Kitabın tek cümleyle özetini yaz deseler, bunu söylerim.
Durun kaba bir milliyetçilik değil bu yaptığım. Türk demenin kastının “ırk” olmadığını sanırım bilmeyen bir biz kaldık bu dünyada…

“Kafirle çatışmayı göze alan Müslümana Türk denir. Müslüman olmayan Türk olmaz” diyor İsmet Özel. Esasen kimsenin demesine gerek yok, bunu dünya alem böyle biliyor.

Kabul edemeyen tek biziz.

İşte bu düşünceyi hiç kaybetmeden, bir çırpıda okuyacağınız harika bir eser.

Üç bin yıldan beri atalarımızın yurdu olan Uluğ Türkistan’ın, Doğu Türkistan ve Batı Türkistan olmak üzere ikiye parçalandığını; Çinlilerin Doğu Türkistan’a Sinkiang adını yamadıklarını, Rusların ise Batı Türkistan’ı çeşitli cumhuriyetlere böldüklerinden bizi yıllar evvel haberdar ediyor.

Yazarımız, toprağımızın beş on metre altında kalan Urartu, Eti, Bizans… eserlerini yeniden ihya etmek için uykularını kaçıran bazı sanat severlerimizin, toprağın üstünde kalan bizim sanat eserlerimize de göstermedikleri ilgiye isyan ediyor avaz avaz.
Osmanlı’nın 7 asır evvel keşfettiğini dünya yeni keşfediyor. Lakin bizim ceddimiz gibi yan kültürlere saygılı olarak değil, onları asimile ederek ilerliyorlar. Deyim yerindeyse, “Tereciye tere satıyorlar” ama yapay ve zararlı. Bizim öz evlatlarımız ise dışarıdan gelenin daha lezzetli olacağı konusunda gayet inançlı, öz vatanına karşı ise gayet sert ve inançsız.Sosyal içerikli film adı altında aramızdaki bağları nasıl da kendi elimizle parçaladığımızı, bu bağlamda kardeşlerimizle ilgilenmenin değil ilgilenmemenin doğal kabul edildiği bir ortamda yaşadığımız gerçeğini acımasızca çarpıyor yüzümüze Yavuz Bülent Bakiler.

“Hakk’ın hâkimiyeti için çalışmamakla, bâtılın hâkimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur.” diyen Erbakan Hoca’nın sözlerinin doğruluğunu birebir okuyarak görüyorsunuz. Çalışmayınca, birlik olmayanın nasıl da çil yavrusu gibi dağılıp, bâtıla yem olduğunu müşahede ediyorsunuz.
Biz, içerde ve dışarda üzerimizde oynanan oyunları çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz. Öğrenmek, araştırmak, anlatmak önce insan olarak sonra Türk olarak, Müslüman olarak boynumuzun borcu. Çünkü hür yaşamamız, ders almamıza bağlı.

Bugünkü Türkiye’nin dâvası, şu veya bu devlete savaş açmak, eski Türk yurtlarını kurtarmak, bütün dünya Türklüğünü bir bayrak altında toplamak değildir; cehaletten, fakirlikten kurtulmak, kültürümüzü millet hayatımızda bir şah damar gibi bilmek, ilmî çalışmaları hızlandırmak, ordumuzu kuvvetlendirmek davasıdır. Anadolu’yu ancak çok kuvvetli bir orduyla elimizde tutabiliriz.

Üzerimizde oynanan oyunları, ancak cehaletten kurtulmakla önleyebiliriz.

Türkistan bizim hem sevabımız, hem günahımızdır. Türkistan bizim boy aynamızdır.

İbretli okumalar…

Daha fazla inceleme için bloguma göz atabilirsiniz.

maakman.wordpress.com


Türkistan Türkistan Yavuz Bülent Bakiler
272 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap çok güzel Anlatılan yerlerin güzelliğine anlatanın güzelliği eklenince doyumsuz oluyor okumak..
272 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Türkistan Türkistan, 1986'da kaleme alındığında, kaf dağının arkasında varlığını bildiğimiz ama yaklaşık bir asırdır kopuk kaldığımız, bizleri kardeşleri gibi gören ve bilen SSCB içinde kalmış Türk Cumhuriyetlerine yapılan bir gezinin notlarıdır.

Bakiler kitabında çokça Bölgedeki Türklerin nasıl misafirperver yaklaşıldığını, Türkiye'den geldiğini öğrendiğinde nasıl yıllardır görmediği bir kardeşini görmüş gibi davrandıklarını anlatır. Araya yıllar uzun mesafeler ve diktatör rejimler girmiş olmasına rağmen insanın özünü unutmadığı bu kitapta işlenmiştir.
272 syf.
Yavuz Bülent Bakiler'in 1980'li yıllarda Azerbaycan ve Özbekistan'a Kültür Bakanı Yardımcısı sıfatıyla yaptığı seyahatlerin notları var kitapta. Bugün için kolay gibi görünse de o dönemde SSCB'nin varlığını devam ettiği düşünülünce önemli bir geziydi. Ata yurdumuza ilgi duyanların ilgisini çekebilecek bir kitap. İçinde Taşkent, Bakü, Semerkant, Buhara var...
272 syf.
·2 günde
“Bilmeye ve sevmeye, bilerek ve severek yaşamaya su kadar, ekmek kadar ihtiyacımız var. Türkistan Türkistan’ı işte bu duygularla yazmaya başladım. Maksadım; sadece tanıtmak ve sevdirmektir. Türkistan’da ve Azerbaycan’da yaşayan soydaşlarımızı Anadolu Türk’üne biraz daha tanıtmak ve sevdirmek. Bilmeden ve sevmeden, büyük kültür dünyamıza nasıl yaklaşabilir, nasıl yaşayabiliriz?” diyor Yavuz Bülent Bakiler. Aslında o kendi kitabını fevkalede açıklıyor, inceliyor. Onun bu açıklamasına ben sadece;

“Aral gölünden su içenlere, Altay Dağlarından, Tanrı Dağlarından geçenlere selam olsun! Türkistan’ı sevenlere binlerce selam olsun!”
272 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Eser, Yavuz Bülent Bakiler Bey'in Özbekistan seyahat notlarından oluşuyor. Nesri şiir gibi ince ince işlemiş üslûbu ve güzel betimlemeleri ile yazar okuyucuyu gezip gördüğü yerlere gidip görmüş gibi hissettiriyor. Kitabı okurken çoğu zaman gözlerim yaşlı ata topraklarımızdaki soydaşlarımızın yaşadıkları sıkıntıları, çektikleri acıları okudukça, düşündükçe öfke doldum. Yıllarca uzaklarda anayurtta Türkiye hasreti yaşayan kardeşlerimizi görmezden gelmenin ayıbı vicdanımı sızlattı. Vatanından koparılan Uygur nine, Canbullu Cuma Efendi ve daha nice gönlü samimi sevgiyle dolu, gözü yaşlı mazlum soydaşlarımızı ve Taşkent'te, Semerkant'ta, Buhâra'da yıktırılan muhteşem mimarili camilerin, türbelerin, tarihî yapıların eski ihtişamlı günlerinden sonra, şimdi Rus elinde yıkılmış viran hallerini düşündükçe kahrolmamak elde değil. Dileğim ve duam odur ki Türk Milleti'nin kendi öz kardeşlerine gereken değeri ve özeni vereceği günler tez zamanda gelsin! Mazlum Türk Cumhuriyetleri tam bağımsızlık ve refaha kavuşup millî bilinçle tüm soydaşlar birbirini kucaklasın!
Türkistan'ı böyle güzel araştırıp, anlatıp yanlış bilinen gerçekleri açık bir dille ifade eden, olanları tüm netliği ile ileten saygıdeğer Yavuz Bülent Bakiler Bey'den Allah razı olsun, hayırlı ömürler versin.
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yavuz Bülent Bâkiler, yediden yetmişe, Anadolu’dan Türkistan’a yüreği Türklükle çarpan herkesin ağabeyi. Yıllardır videolarını izlerdim bir keresinde de tesadüfen yüz yüze tanışma fırsatım oldu. Eşiyle hemşehri olduğumuzu duyunca kendisine enişte dememi istemesini hiç unutmadım. İlk defa gördüğü, tesadüfen tanıştığı birisinden kendisine enişte demesini söylemişti. O samimiyeti bu satırlarda yeniden buldum. Yavuz Abi karşınızda, size Türkistan anılarını anlatıyor. Bir sayfasında “Hitler buraları işgal etseydi...” diyerek başlattığı ironi konuşması beni hem güldürdü hem hüzünlendirdi. Kitap için ne söylesem eksik kalır hem ağladım, hem güldüm, hem düşündüm. Güçlü bir yürek, güçlü bir kalemle birleşmiş. İşte bu kadar!
Aral Gölü'nden su içenlere, Altay Dağları'ndan, Tanrı Dağları'ndan geçenlere selam olsun!
Bakal Gölü'nden su içenlere Türkiye'den selam olsun!
Ahmet Yesevi Hazretleri'nin soyundan gelenlere selam olsun!
Türkistan'ı sevenlere binlerce selam olsun!
Eski Türkler, bedenden ayrılan ruhun, gökyüzüne uçtuğuna inandıkları için yakınları öldüğünde mavi renkli elbiseler giyerlermiş.
Ermeniler, Rusların, İngilizlerin ve Fransızların oyunlarına gelerek bizi arkamızdan vurdular. Binlerce değil, on binlerce insanımızı camilere, ahırlara doldurarak diri diri yaktılar. Kuyulara doldurdular, ağaçlara, direklere çivilediler. Parça parça ettiler.
Türkiye'de Türkistan'dan, Azerbaycan'dan bahsetmek bir zamanlar ne kadar zordu. Hatta ne kadar tehlikeliydi.
Yavuz Bülent Bakiler
Sayfa 11 - Ön Söz Niyetine: Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkistan Türkistan
Baskı tarihi:
28 Mart 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055535322
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
Baskılar:
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
Türkistan Türkistan
"Şair Yavuz Bülent Bâkiler'in, artık çok ciddi bir rakibi var: Yazar Yavuz Bülent Bâkiler. Kalemini eliyle değil, gönlüyle kavramış bir yazar bu. Zevkle ve bir hamlede okunabilecek bir kitap." 
-Ahmet Turan Alkan-

"Türkistan Türkistan: Kökleri yolunmamış, şuurları körelmemiş, inançları yozlaşmamış her Türk'ün birkaç defa okumasında fayda umulan bir kitap. Unuttuğumuz özümüze ayna tutan, yitiklerimize köprüler kuran, hasretin, umudun, vuslatın kapılarını aralayan yöğrük at misali yörük bir kitap. Türkistan Türkistan, ruhlarımızın sılasıdır." 
-Bahattin Karakoç-

"Kitabı bir nefeste okudum. Bâkiler'in şâirane üslûbu, meğer nesrinde de aynı nefasetle devam edebiliyormuş. Bunu sevinerek ve takdir ederek gördüm." 
-S. Ahmet Arvasî-

Üsküp'ten Kosova'ya kitabıyla Rumeli hasretini kaleme alan Yavuz Bülent Bâkiler, atayurda yaptığı seyahati Türkistan Türkistan'da anlatıyor. 

Kitabı okuyanlar 197 okur

  • Ahmet Göker
  • Güven Çetin
  • Hasan Gören
  • Fevziye Bölükbaşı
  • Büşra Akbaba
  • Okurun biri
  • Rabiyaa
  • Şahabettin Yenier
  • İsmail
  • kübra svm

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%32
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%12
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.5
Erkek
%60.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.6 (26)
9
%21.1 (12)
8
%12.3 (7)
7
%1.8 (1)
6
%3.5 (2)
5
%1.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0