Türkiye ve Sosyalizm Sorunları

·
Okunma
·
Beğeni
·
201
Gösterim
Adı:
Türkiye ve Sosyalizm Sorunları
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051721637
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Türkiye'de Sosyalist Düşüncenin Klasikleri dizisinin ilk kitabı olan Türkiye ve Sosyalizm Sorunları, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli Marksist düşünürlerden Behice Boran'ın temel yapıtıdır.

1968 yılının Mayıs ayında gün yüzüne çıkan bu çalışmada ortaya konan çözümlemelerin kapsamı, derinliği ve olgunluğu, yoğun bir siyasal eylem ateşi çemberinde yürütülen bir çabanın ürünüdür. O günlerin en yakıcı sorunu, sol mücadelede izlenmesi gereken stratejinin belirlenmesiydi. Marksist birdüşünür ve eylemci olarak Behice Boran için bir stratejinin başarılı olabilmesinin en temel koşulu, işçi sınıfının (elbette daima turlu ittifaklar içeren) öncülüğüne dayanmasıydı ve işçi sınıfının onculuğunu, her aşamada anti-kapitalist mücadeleyi de işe katmadan gerçekleştirmek olanaksızdı. Elinizdeki kitap,böyle bir stratejiyi gerekçelendirmeye adanmış, bunun için, 1968'in dünya koşullarını ve Türkiye'nin durumunu, hep ana gelişim çizgilerini gözeterek gözler önüne seren, buna ek olarak da, stratejinin gerçekleşmesi için parti tüzük ve programının nasıl yaşama geçirilmesi gerektiğini araştıran ayrıntılı birbilimsel incelemedir. Eşsiz bir kafanın, büyük bir Marksist toplumbilimcinin, hem egemen güçlere hem de rakip "sol" akımlara karşı yürütülen çetin bir kavga ortamında ürettiği bu başyapıt, o günler için geçerli Marksist stratejinin doruktaki belgesidir. Bugün hâlâ ışıklar saçmasının sırrı burada.
464 syf.
·Puan vermedi
Behice Boran - Türkiye ve Sosyalizm Sorunları... Yordam Kitap'tan çıkıyor. Bir partilinin, sosyalizme dair kaynaklar neden hep çeviri, bizim aydınlarımız yazamaz mı, siteminden sonra Behice Boran bu kıymetli kitabı kaleme alıyor. Kitabın ilk basımı 1968 yılında yapılmış; ama güncelliğini hala koruyor. Türkiye'nin Tarihsel Doğrultusu bölümünde, Türkiye'nin kuruluş süreci masaya yatırılıyor. Boran'a göre bu ilerici hareketin "sosyalizm"e kadar gideceği tespitinin ardından, topraksız köylüleri yakından ilgilendiren toprak yasası çıkarken, CHP'nin içinden çıkan Demokrat Parti olgusunu ve halkın hangi saiklerle toprak ağalarının ve yeni yeni palazlanan burjuvazinin partisini desteklediğini anlatıyor. "Gericilik" olgusunu sınıfsal kökenleriyle açıklıyor. Ardından 27 Mayıs'ı inceliyor Behice Boran. Asker/bürokrat seçkinlerle toprak ağası/kör topal burjuvazi partisi Demokrat Parti arasındaki iktidar savaşını gerekçeleriyle anlatıyor. Benim en çok sevdiğim bölümler bu iki bölümdü. Ayrıca Behice Boran'ın "Doğu Sorunu" diye nitelendirdiği, bugün artık " Kürt Sorunu" olarak da dile getirdiğimiz konu hakkında yazdıkları da kıymetliydi. Uzun bir tespitten sonra şöyle diyor Behice Boran : "Doğu ve Güneydoğu halkı uyanmaya, yoksul, geri kalmış durumlarını fark etmeye ve seslerini duyurmaya başlamıştır. Anayasa teminatı altındaki hak ve hürriyetlerini kullanarak sesini duyurmaya, iktidarı etkilemeye çalıştıkça bu hareketi bölücülük olarak suçlamak, baskı ve zor kullanma usullerine başvurmak anayasaya düpedüz aykırı olduğu gibi meseleye bir çözüm de getirmez, tersine sorunları büsbütün yokuşa sürer." Tabii Boran, ulusal birliğin korunması gerektiğini, daha küçük parçalara bölerek yönetmenin tipik bir emperyalizm taktiği olduğunu defaatla belirtiyor. Türkiye'de hangi sınıfların TİP'i desteklediğini ve hangi stratejiyle sosyalizmin getirilebileceğine dair öneriler sıralıyor. Konuya meraklı, ülkenin/dünyanın dertlerine kafa yoranlar için iyi bir kitap Türkiye ve Sosyalizm Sorunları. İyi okumalar... #behiceboran #türkiyevesosyalizmsorunları #sosyalizm #27mayıs #chp #dp #ap #doğusorunu #politik #tip #neokudum #kitap #book #bookstagram #zorbasahaf #kitaplık
Reformculuk, mevcut ekonomik düzeni, sosyal sınıflar ilişkilerini muhafaza edip, işçi-emekçi yararına egemen sınıflardan birtakım tavizler koparmaktır.
İşçiler üretim araçlarından tüm kopmuşturlar, emek güçlerinden başka üretim unsuruna sahip değillerdir ve bu emek gücünden başka pazarda satacak bir şeyleri yoktur. Küçük toprak parçalarını işleyen yoksul köylüler, dar gelirli küçük esnaf ve zanaatkarlar ise kendi mülkleri olarak veya kira ile kendi işledikleri toprağa ya da dükkâna, işyerine tasarruf ederler ve pazara doğrudan doğruya emek güçlerini değil, kendi emekleriyle meydana getirdikleri ürünü, malı ya da bir hizmeti satarlar. Sömürülmeleri dolaylıdır. Bu nedenle de yoksul köylü ve kentli emekçiler ideolojik ufukları, emelleri bakımından kapitalizme dönüktürler. Yoksul köylü toprak sahibi olmak, eldeki toprağını daha da geliştirmek, imkan bulsa kendisi de yanında ırgatlar çalıştırmak ister. Topraksız köylüler ve ırgatlar bile aynı özlem içindedirler. Küçük zanaatkâr ve esnafın da gönlünde işini büyütüp büyük patron, büyük tüccar olmak arzusu yatar. Oysa en bilinçlenmemiş işçi bile kendisinin "işveren", fabrika sahibi olmak imkanı, ihtimali bulunmadığını bilir, işçi olma durumunu kabul eder, istekleri, daha yüksek ücret, çalışma şartlarının düzeltilmesi, sosyal güvenlik gibi işçi olma niteliğini, işçi sınıfına mensubiyeti değiştirmeyecek istekleridir. Daha da bilinçlenip, sömürülmesinin kaynağının nerede olduğunu öğrenince, sömürünün temelden kalkması için üretim araçlarının kamuya mal edilmesini, kendi sınıfının kontrol ve denetiminde bu araçların üretimde kullanılmasını ister, sosyalist olur.
Egemen sınıfların sosyal görevlerini yerine getiremedikleri, memleketi idarede acze düştükleri hallerde ya alt sınıflar bir ihtilal hareketiyle iktidarı ele alırlar, ya da o sınıflar bu güçte ve yetenekte değillerse ordu müdahele eder.
Batı, dıştan zorlamayla değil, kendi iç gelişmesinin sonucu olarak sanayileşmiştir. Azgelişmiş ülkeler ve bu arada Türkiye ise, Batılı toplumların baskısı altında ve yarı bağımlı durumda değişmeye zorlanmıştır. Türk toplumunun sorunları incelenir ve çözüm yolları aranırken bu durum ilk dikkate alınması gereken temel etmendir.
Türkiye'nin dış ilişkileri konusunda bütün söylediklerimden çıkan temel sonuç şudur: Askerî, siyasî, ekonomik, malî ve ticari ilişkiler bir bütün teşkil eder ve bütün bu ilişkilerde Türkiye Amerika'ya ve Batılı kapitalist dünyaya bağlanmış ve bağımlı hale gelmiştir. Bu bağımlılık, askerî, iktisadi vb. zorunlulukların tabiî sonucu olarak değil, egemen sınıfların politik tercihi, içte kendi çıkarlarına işleyen düzenin ve kendi sınıfsal üstünlüklerinin devamını sağlamak amacıyla meydana getirilmiştir.
Sartre'ın belirttiği gibi, gençlerin ve işçilerin giriştikleri "şiddet" hareketleri aslında "karşı şiddet" hareketleridir; sadece, polisin kullandığı, coplama, dövme, gaz bombaları atma gibi hareketlerine karşı değil, asıl düzenin şiddet hareketlerine karşı şiddet hareketleridir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkiye ve Sosyalizm Sorunları
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051721637
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Türkiye'de Sosyalist Düşüncenin Klasikleri dizisinin ilk kitabı olan Türkiye ve Sosyalizm Sorunları, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli Marksist düşünürlerden Behice Boran'ın temel yapıtıdır.

1968 yılının Mayıs ayında gün yüzüne çıkan bu çalışmada ortaya konan çözümlemelerin kapsamı, derinliği ve olgunluğu, yoğun bir siyasal eylem ateşi çemberinde yürütülen bir çabanın ürünüdür. O günlerin en yakıcı sorunu, sol mücadelede izlenmesi gereken stratejinin belirlenmesiydi. Marksist birdüşünür ve eylemci olarak Behice Boran için bir stratejinin başarılı olabilmesinin en temel koşulu, işçi sınıfının (elbette daima turlu ittifaklar içeren) öncülüğüne dayanmasıydı ve işçi sınıfının onculuğunu, her aşamada anti-kapitalist mücadeleyi de işe katmadan gerçekleştirmek olanaksızdı. Elinizdeki kitap,böyle bir stratejiyi gerekçelendirmeye adanmış, bunun için, 1968'in dünya koşullarını ve Türkiye'nin durumunu, hep ana gelişim çizgilerini gözeterek gözler önüne seren, buna ek olarak da, stratejinin gerçekleşmesi için parti tüzük ve programının nasıl yaşama geçirilmesi gerektiğini araştıran ayrıntılı birbilimsel incelemedir. Eşsiz bir kafanın, büyük bir Marksist toplumbilimcinin, hem egemen güçlere hem de rakip "sol" akımlara karşı yürütülen çetin bir kavga ortamında ürettiği bu başyapıt, o günler için geçerli Marksist stratejinin doruktaki belgesidir. Bugün hâlâ ışıklar saçmasının sırrı burada.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • nijogor
  • Roşeysa
  • ismail fırat demirbaş
  • Osman şakar
  • Hasan Can Yağcı
  • Ulaş Adalı
  • Özgür Çırak
  • Beyza kahya
  • Emre Adıyaman
  • gurdal burak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%66.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0