Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihiİsmail Cem

·
Okunma
·
Beğeni
·
906
Gösterim
Adı:
Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
476
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944882088
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Türkiye, öteki geri kalmış ülkelerle kıyaslanmayacak kadar köklü bir kültüre, tarihe, devlet geleneğine sahiptir; stratejik öneminden folklor çeşitliliğine uzanan ayrıcalıkları, bölgesel bir liderliğin potansiyel gücü, kalkınmanın insan ve kaynak şeklindeki hammaddeleri vardır. Ve bütün bu özelliklerine,
200 yıllık çabalarına rağmen Türkiye, geri kalmışlığı aşamamış bir ülkedir.

Temeldeki bozukluğun, 600 yıllık tarihin ve günümüzdeki genel durumun incelenmesi sonucunda ortaya şöyle bir gerçek çıkmaktadır: Türkiye'nin asıl meselesi kalkınmayı sağlayacak birikimlerin yokluğu değil, yanlış yönde ve biçimde, kalkınmaya önder olamayacak sınıf ve zümrelerin önderliğinde kullanılmış olmasıdır. Birikimleri harekete geçirecek dinamiklerin yeterli olmayışıdır...

Türkiye'de bin yıllık bir kültürün süzgecinden geçmiş insan birikimi de vardır, hatta sermaye de. Mesele bunların yanlış kullanılmasından, ya da hiç kullanılmamasından doğuyor. Yani un da vardır, yağ da vardır, şeker de. Ancak, helvanın yapılması için uygulanan tarif hatalıdır...

Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en değerli siyasetçilerden biri ve en uzun süre görev yapmış dışişleri bakanlarından olan İsmail Cem, aynı zamanda bir düşün adamıydı. Türkiye'nin yakıcı sorunlarını iyi kavramış, sahip olduğu geniş birikim sayesinde bu sorunları geçmişten bugüne, tarihten şimdiki zamana uzanan bir süreçte, neden-sonuç ilişkileri içinde ve bir model kapsamında açıklama yolunu seçmişti. Bu önemli düşünsel çabanın ilk ürünü sayılabilecek ve herkesin kolayca anlayacağı bir üslupla kâğıda dökülen Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, son 35 yılın en çok okunan tarih eserlerinden biri olurken, en az bir veya iki kuşağın siyasal ve kültürel tercihlerini de şu veya bu ölçüde etkiledi. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İsmail Cem'in bütün eserlerinin basımına yayıncılık tarihimizin "kült kitapları"ndan biriyle başlamaktan mutluluk duyuyor.
(Arka Kapaktan)
Kitabın yeni basımları da var, benim okuduğum 1970 Cem Yayınevi basımıydı. Sarımsı sayfalardan gelen kitap kokusu harikaydı.

Kitapla ilk karşılaştığımda yazar İsmail Cem'in rahmetli bakan İsmail Cem olamayacağını yayım yılından yola çıkarak var saydım ama mahcup oldum!

428 sayfalık kitabın tekrarlı anlatımlardan kaçınarak daha kısa olabileceğini belirterek kitapla alakalı yegane eleştirimi yaparak başlayayım.

Gayet yalın bir dille her kesimden okurun anlayabileceği şekilde yazılmış, sıkmıyor, başlıklar arası geçişler yerinde.

İlk bölümde ülkemiz özeline indirgemeden geri kalmışlığın neyi ifade ettiği anlatılmış. Burada günümüz gelişmiş dünyası ile 'eski düzen' arasındaki farklılık ortaya konulmuş. İlginç biçimde, sözü edilen ilkel eski düzenin sınırlı kaynaklara sahip doğanın dengesini sürdürebilir kılan tarafları çarpıcı örneklerle verilmiş. Çok daha ilginçleri bulunmakla birlikte bu örneklerden birisi şu: İlkel yöntemlerle tarım yapan aileler bir arada yaşamaktadır. Tarla alanı açmak için kesilen ağaçların kökleri yeniden sürgün vermekte ve yetişen ağaçlar geçimini ormandan sağlayan insanların hayatlarını aile bütünlüğü içinde sürdürmesini sağlamaktadır. Ancak sabanın icadıyla ağaçların kökleri daha derinden kesildiği için sürgün yapamayan ağaçlar bu insanları başka yerlerde çalışmaya mecbur bırakmıştır.

Bu genel girişten sonra Osmanlının iyi işleyen sisteminin nasıl bozulduğu etraflıca anlatılıyor; denizcilikteki ilerleme, yeni dünyadan gelen madenlerin ekonomiye etkisi, ticaret yollarının değişmesi, maliyetsiz ve hatta getirili tımar sisteminin paralı orduya (d)evrilmesi, yeniçeri seçiminde ve işleyişindeki yozlaşma gibi birbirini tetikleyen gelişmeler zincirinden sonra cumhuriyet dönemine geçiliyor.

Cumhuriyet döneminin iktisadi geri kalmışlığı ise yanlış iktisadi politikalara bağlanmakta. Politikaların yanlışlığının yanı sıra bilinçsiz halkın geri kalmışlığı fark edemediği, etse bile tepkisini yanlış mecralara yönelttiği savunuluyor. DP'nin güdümlü Amerikan yardımlarından medet umması da eleştirilen konulardan. Son olarak ise tarafı olduğumuz NATO'dan faydalanamadığımız gibi ona kaynak sağlamamızın yanlışlığı aktarılıyor.

Kapanışta da ilginç bir öneriden(ithal ettiğimiz ekipmanları azaltarak çokça sahip olduğumuz iş gücüyle bunları ikame etmemizin mevcut ekonomik durumumuzu iyileştirmesi) sonra yazar, çizilen olumsuz tabloya rağmen yerinde politikalarla ve bunları uygulamaya ikna olmuş insanımızla iyi yerlere geleceğimize olan inancını belirtmektedir.

Her kesimi ilgilendiren ve severek okunabilecek bir eser benim adıma.
ülkesini düşünen her kişinin okuması gereken bir kitap.kitap tüm dertlerimizin başlangıcı olan sanayi devriminden alıp 1980 li yıllara kadar durumu anlatıyor.bu noktadan da oltadaki balık türkiye kitabı devralıyor konuyu.çakma osmanlı torunlarının bi türlü göremediği gerileme yıllarının nedenleri teker teker açıklanıyor.uzun lafın kısası ülke teksas dönmüş.bir çırpınma cumhuriyet kurulmuş ama tam manası ile bizi kurtaramamış.aynı şekilde "büyümeye" devam ediyoruz.kitapta günümüze ışık tutacak bi çok durumda anlatılıyor.tarih tekerrürden ibarettir sözünü destekler nitelikte.eski filmelrde bakkalın çakkalın insanları kandırdığı anlatılır.bunun neden olduğu da anlatılıyor kitapta.kitabı alıp okuyun gözünüzle görüp yorumlayın.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.587 Oy)18.106 beğeni41.029 okunma2.616 alıntı172.510 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.078 Oy)7.640 beğeni21.456 okunma743 alıntı83.751 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.494 Oy)8.441 beğeni24.903 okunma2.239 alıntı107.458 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.725 Oy)6.030 beğeni15.870 okunma2.598 alıntı81.994 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.158 Oy)8.459 beğeni27.111 okunma752 alıntı132.221 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.818 Oy)8.758 beğeni23.966 okunma1.599 alıntı111.167 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.294 Oy)12.847 beğeni32.857 okunma3.099 alıntı137.963 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.233 Oy)7.561 beğeni20.433 okunma3.641 alıntı121.987 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.174 Oy)3.685 beğeni12.209 okunma1.109 alıntı50.025 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.421 Oy)5.527 beğeni18.736 okunma766 alıntı95.834 gösterim
Yakın tarihte yazılan bir kitap, lakin yüzyılları kapsayan bir tarih çemberi. Cumhuriyet'in anlamına ulaşamadığı, tüm niteliklerine rağmen hâlen çırpınışların bir panoraması.
Kitap geri kalmışlık ve kalkınma perspektifinden Türkiye tarihine Osmanlı'dan itibaren inceleyerek yaklaşmakta. Araştırma yapanlar için referans olabilecek nitelikte. Kitabın sadece bazı bölümleri dahi araştırma yapanlar için önem arz edebilir. Kavramsal değil tarihsel olarak inceleme yapılması gelişme ve sonuç arasında bağlantı kurulmasını sağlamakta.
Geri kalmış Türkiye.
Tarih biraz incelendikten;kültürüyle,sanatıyla, yapısı ve düzeniyle toplum gözden geçirildikten sonra yan yana koymaya insan elinin varmadığı üç sözcük.
Geri kalmış Türkiye. Tarih biraz incelendikten; kültürüyle, sanatıyla, yapısı ve düzeniyle toplum gözden geçirildikten sonra yan yana koymaya insan elinin varmadığı üç sözcük. Geri kalmış Türkiye. Kuralları, gelenekleri ve düşünceleriyle ortaçağı aydınlatan, yeniçağa ışık tutan bir kültür.
Türkiye bir Mozambik'ten, Kongo'dan, Guatemala'dan

çok daha geri kalmıştır. Çünkü Mozambik her zaman aynı Mozambik olmuştur.

Kongo aynı Kongo, Guatemala aynı Guatemala. Türkiye ise belirli bir dönemde öteki ülkelerle kıyaslandığında en ileri bir noktada gözükmektedir. Sonra gerilemeye başlamış, gerileye gerileye günümüze, aynı kıyaslama yapılınca çok arkada gözüken bir yere varmıştır. Yani, kavramın dinamik anlamıyla, tam bir geri kalmış ülkedir.
Toplum eğer kendini kıyaslayabileceği bir zenginliğe ve refah düzeyine içte ya da dışta rastlamamışsa, kendi yaşantısını yeterli bulması ve gerilik düşüncesini reddetmesi normaldir.
Yeninin halkın erişmeyi düşünebileceği bir yakınlıkta olması ise onun bütün yaşantısını ve dengesini bozmaktadır. Bu açıdan, lüks otomobiller halk yığınlarında bir tepki yaratmazken çiçekli kumaşlar yaratabilmektedir.
Eski Denge toplumlarının yaşantılarını sürdürebilmeleri düzenli bir işbölümü ve dayanışma ile mümkünken, gözlem etkeninin düşüncede ve üretimde yarattığı değişiklik toplumdaki birliği parçalamaktadır. Özellikle erkeklerin tarlalarından uzaklaşmaları, işbölümüne artık imkân vermemektedir. Kişinin toplumu değil yalnızca kendini düşündüğü, kendi başının çaresine baktığı bir ortam doğmaktadır. Bu gelişme bir yandan aile birliğini sarsmakta; toplumsal dayanışma ve yardımlaşma geleneklerini yıkmaktadır. Aile artık karı-koca ve çocuk şeklinde sınırlanmıştır; özellikle yaşlılar kendi yalnızlıklarına ve yoksulluklarına terk edilmişlerdir.
A. Sauvy'nin belirttiği gibi "...eğer tekniğin gelişmesi kaynağın gelirini artırmak yerine ondan daha büyük parçalar koparılmasını sağlıyorsa, ileri teknik, aslında, geriletici bir teknik olmaktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
476
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944882088
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Türkiye, öteki geri kalmış ülkelerle kıyaslanmayacak kadar köklü bir kültüre, tarihe, devlet geleneğine sahiptir; stratejik öneminden folklor çeşitliliğine uzanan ayrıcalıkları, bölgesel bir liderliğin potansiyel gücü, kalkınmanın insan ve kaynak şeklindeki hammaddeleri vardır. Ve bütün bu özelliklerine,
200 yıllık çabalarına rağmen Türkiye, geri kalmışlığı aşamamış bir ülkedir.

Temeldeki bozukluğun, 600 yıllık tarihin ve günümüzdeki genel durumun incelenmesi sonucunda ortaya şöyle bir gerçek çıkmaktadır: Türkiye'nin asıl meselesi kalkınmayı sağlayacak birikimlerin yokluğu değil, yanlış yönde ve biçimde, kalkınmaya önder olamayacak sınıf ve zümrelerin önderliğinde kullanılmış olmasıdır. Birikimleri harekete geçirecek dinamiklerin yeterli olmayışıdır...

Türkiye'de bin yıllık bir kültürün süzgecinden geçmiş insan birikimi de vardır, hatta sermaye de. Mesele bunların yanlış kullanılmasından, ya da hiç kullanılmamasından doğuyor. Yani un da vardır, yağ da vardır, şeker de. Ancak, helvanın yapılması için uygulanan tarif hatalıdır...

Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en değerli siyasetçilerden biri ve en uzun süre görev yapmış dışişleri bakanlarından olan İsmail Cem, aynı zamanda bir düşün adamıydı. Türkiye'nin yakıcı sorunlarını iyi kavramış, sahip olduğu geniş birikim sayesinde bu sorunları geçmişten bugüne, tarihten şimdiki zamana uzanan bir süreçte, neden-sonuç ilişkileri içinde ve bir model kapsamında açıklama yolunu seçmişti. Bu önemli düşünsel çabanın ilk ürünü sayılabilecek ve herkesin kolayca anlayacağı bir üslupla kâğıda dökülen Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, son 35 yılın en çok okunan tarih eserlerinden biri olurken, en az bir veya iki kuşağın siyasal ve kültürel tercihlerini de şu veya bu ölçüde etkiledi. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İsmail Cem'in bütün eserlerinin basımına yayıncılık tarihimizin "kült kitapları"ndan biriyle başlamaktan mutluluk duyuyor.
(Arka Kapaktan)

Kitabı okuyanlar 48 okur

  • Gizem Çınkıl
  • Uğur Kaşık
  • Selim Genç
  • S~°
  • Mücahit TUNA
  • Adem Fethi Çamalan
  • Fatih Selçuk
  • Alper Koç
  • Ahmet Turan AKGÜNEŞ
  • Pakize

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.6 (6)
9
%15.8 (3)
8
%31.6 (6)
7
%10.5 (2)
6
%10.5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0