Geri Bildirim

Türkiye'deki SuriyelilerMahmut Kaya

·
Okunma
·
Beğeni
·
158
Gösterim
Adı:
Türkiye'deki Suriyeliler
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
147
ISBN:
9786052015681
Yayınevi:
Hiperlink Yayıncılık
Suriye’de 2011 yılından itibaren başlayan iç karışıklıklar ve çatışmalar, Türkiye’yi tarihinde görülmedik bir göç olgusuyla karşı karşıya bıraktı. Kitlesel göçler, Türkiye’de sosyal, siyasal, ekonomik, demografik ve kültürel alanda birçok değişikliğe yol açarken, yerli halkla mülteciler arasında farklı boyutlarda ilişkilerin gelişmesine de neden olmaktadır. Bu kitap, göçle birlikte gelişen yerinden edilme ve yeniden yerleşme süreçlerindeki iç içe geçişler ve çatışmaların yaşandığı iki temel konuya odaklanmaktadır. Bunların ilki akrabalık asabiyeti, ikincisi ise çok eşli evliliklerdir. Suriye’deki iç savaşın etkisiyle Türkiye’ye iltica etmiş toplulukların yerleştiği mekânlarda kendi aşiretinden olan kimselerle yaşadığı dayanışma deneyimleri ve bu deneyimin arka planındaki kan ve soy bağının etkisi, çalışmanın temel bir sacayağını oluşturmaktadır. Çalışmada aşiretsel kimlik ve grup bağlarının yapısını tespit etmek için İbn Haldun’un asabiyet kavramı analitik bir araç olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda sınırın her iki tarafındaki aynı aşiret ve aile bağına sahip grupların göç sürecinde bu bağları ne derece dikkate aldığı, göçmenler ve yerlilerin dayanışma ilişkisinde umut, memnuniyet ve hayal kırıklıklarının nasıl geliştiği, göçün zorluklarının asabiyet bağlarını hangi yönde değiştirdiği çalışma içerisinde cevabı verilen sorulardır.
Çalışmanın ikinci sacayağını, yerli erkeklerle Suriyeli mülteci kadınlar arasında yasak olmasına rağmen gerçekleşen çok eşli evlilikler oluşturmaktadır. Tarihsel olarak kültürümüzde bulunan ancak zayıfladığı düşünülen söz konusu geleneğin Suriyeli mültecilerin gelişiyle birlikte artıp artmadığı, mülteci kadınlarla niçin çok eşli evlilikler yapıldığı, savaş ve göç koşullarının hangi etkilerinin bu evliliklerde öne çıktığı, yerli erkeklerin fırsatçılık yapıp yapmadığı, mülteci kadınların çok eşli evliliğe yöneliş nedenleri, kadınların hangi mekanizmalarla istismar edildiği, dışlama ve istismar mekanizmalarının nasıl işlediği, yerli ve mülteci kadınların ve bunların çocuklarının ne tür problemler yaşadığı çalışma içerisinde açıklanan temalardır. Dolayısıyla elinizdeki çalışma, göç sürecinde gelişen sosyal ağların bir boyutunu oluşturan akrabalık ve evlilik konularını ele almaktadır. Aşiret merkezli asabiyet bağlarını ve çok eşli evlilikleri göçmen ağları ve itme çekme teorileri bağlamında sosyolojik bir analize tabi tutan çalışma, Şanlıurfa örneğinde Türkiye’ye sığınan Suriyeli Arap, Kürt ve Türkmen toplulukların bakış açısından birinci elden verileri okuyucuya sunan bir saha araştırmasıdır.

(Tanıtım Bülteninden)
Ben de böyle bir araştırma-inceleme kitabının çıkmasını bekliyordum. Sosyolog Mahmut Kaya'da güzel bir akademik bir çalışma yapmış gerçekten.
2011 yılındaki Arap Baharından sonra başlayan savaştan sonra 3 milyon Suriyeli göç etti ülkemize, tarihin en büyük göçü. En fazla göç alan iller sırasıyla İstanbul (600-700 bin), Şanlıurfa (400 bin), Hatay (300 bin), Gaziantep (250 bin), Kilis (200 bin) olarak sıralanıyor.
Sonuçta bu insanların ülkesinde savaş var. Ülkesinde savaş olan insanlar normal şartlarda ülkesinde kalıp vatanını, milletini, namusunu savunmalı (yani en azından ben böyle düşünüyorum) fakat Suriye savaşı biraz farklı bir iç savaş bu sebeple çoğu kişi göçü tercih etti. Yaşlı, çocuk ve kadınların bu tercihi yapması bir nevi anlaşılabilir ama ben eli ayağı tutan, gücü yerinde olanların tercihinin bu olmaması gerektiğini düşünüyorum. Neyse bu başka konu. Sonuçta bu insanlar ülkemize geldi. Ve bu göç, etnik değişiklik, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan etkiledi ülkemizi. İnsanımız mazlumun yanında yer almayı sevdiğinden, hem tarihi ve kültürel bağlarımız olmasından ötürü başta bu göçe ses çıkarmadı, destekledi, yardım etti. Fakat sayıca bu kadar insanın yaşamımıza, şehirlerimize girmesi bazı sosyal ve ekonomik sorunlara yol açtı. Özellikle güneydoğu da şehirlerde oransal olarak üçte bir, dörtte bir Suriyeli oluştu, bu çok büyük bir rakam. Akabinde de problemler, sorunlar çıkmaya başladı.
Kitapta da bunlardan bahsetmiş yazar. Öncelikle göçün sebeplerinden bahsediyor en önemli faktörlerden biri sınır bölgesindeki akrabalık bağlarının olması. Göç sonucunda bölge halkının ve mültecilerin karşılaştıkları problemlerden bahsediyor yine. En fazla üzerinde durduğu konu da Suriyeli kadınlarla yapılan resmi olmayan evliliklerden, nedenleri ve sonuçlarını anlatarak bahsediyor.
Yapılan araştırmalarda evli Türk erkeklerin genç Suriyelilerle evlendiği belirlenmiş. Bu durum en yoğun olarak Kilis, Şanlıurfa ve Hatay'da yaşanmakta ve kadınlar başta olmak üzere yerel halk arasında tepkiye neden olmaktadır. Her üç ilde de Suriyeli gelin meselesi yüzünden boşanmalar artmış durumdadır. Resmi kayıtlarda Suriyelilerle evlilik yüksek gözükmese de gerçek rakamlar çok daha fazladır. Zira Suriyelilerle evlilikler genelde dini nikah yoluyla gerçekleşmektedir. Örneğin Kilis'te boşanmaların yaklaşık yüzde 20'sinin Suriyeliler nedeniyle gerçekleştiği belirtilmektedir. Kadınlar kocalarını kaybetme korkusunun üzerinde baskı yarattığını ifade etmekte ve Suriyelileri kocalarının aklını çelmekle suçlamaktadır.
Mahmut Kaya
Sayfa 69 - Hiper Yayın 1. Baskı 2017
1885 yılında yapılan bir incelemeye göre İstanbul'da ki erkeklerden yalnızca yüzde 2.5'u çok eşli evliliğe sahipti.
Mahmut Kaya
Sayfa 62 - Hiper yayın 1. Baskı 2017
Bir erkeğin birden fazla kadınla evli olmasına polijini denir. Dünyanın birçok bölgesinde özellikle de İslami kültüre sahip olan toplumlarda halen uygulanmaktadır.
Poliandri, bir kadının birden çok kocaya sahip olduğu evlilik türüdür ki Tibet ve Nepal gibi sadece birkaç yerde görülen nadir bir gelenektir.
Monogami ise bir erkekle bir kadının evliliği olup dünya genelinde yaygındır.
Mahmut Kaya
Sayfa 60 - Hiper Yayın 1. Baskı 2017
Suriye savaşı öncesi çok eşliliğin Şanlıurfa'da nispeten azalmaya yüz tuttuğu ancak savaşla birlikte başlayan göçlerle birlikte çok eşliliğin yörede yeniden rağbet gördüğü ve aynı zamanda bir fırsatçılığın da gün yüzüne çıktığını söylemek mümkündür.
Mahmut Kaya
Sayfa 70 - Hiper Yayın 1. Baskı 2017
Suriyeli mülteciler gerek akrabalık asabiyetinden ve gerekse Türkiye'yi sığınacak güvenli bir coğrafya olarak görmesinden dolayı ülkemizi tercih etmişlerdir.
Mahmut Kaya
Sayfa 130 - Hiper Yayıncılık
Yerli kadınlarla yapılan odak grup görüşmesinde kadınlardaki genel kanı da, Suriyeli kadınların yerli kadınlara nispeten daha bakımlı olduğu ve bu durumun erkekleri etkilediğidir.
Mahmut Kaya
Sayfa 99 - Hiper yayın 1. Baskı 2017
Ortalama bir evlilikte başlığın 30 ila 50 bin TL arası değiştiği şehirlerde göçmenlerle evlilik maliyetinin düşük olması Suriyelilere yönelik evliliği cazip kılmaktadır.
Mahmut Kaya
Sayfa 88 - Hiper yayın 1. Baskı 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkiye'deki Suriyeliler
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
147
ISBN:
9786052015681
Yayınevi:
Hiperlink Yayıncılık
Suriye’de 2011 yılından itibaren başlayan iç karışıklıklar ve çatışmalar, Türkiye’yi tarihinde görülmedik bir göç olgusuyla karşı karşıya bıraktı. Kitlesel göçler, Türkiye’de sosyal, siyasal, ekonomik, demografik ve kültürel alanda birçok değişikliğe yol açarken, yerli halkla mülteciler arasında farklı boyutlarda ilişkilerin gelişmesine de neden olmaktadır. Bu kitap, göçle birlikte gelişen yerinden edilme ve yeniden yerleşme süreçlerindeki iç içe geçişler ve çatışmaların yaşandığı iki temel konuya odaklanmaktadır. Bunların ilki akrabalık asabiyeti, ikincisi ise çok eşli evliliklerdir. Suriye’deki iç savaşın etkisiyle Türkiye’ye iltica etmiş toplulukların yerleştiği mekânlarda kendi aşiretinden olan kimselerle yaşadığı dayanışma deneyimleri ve bu deneyimin arka planındaki kan ve soy bağının etkisi, çalışmanın temel bir sacayağını oluşturmaktadır. Çalışmada aşiretsel kimlik ve grup bağlarının yapısını tespit etmek için İbn Haldun’un asabiyet kavramı analitik bir araç olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda sınırın her iki tarafındaki aynı aşiret ve aile bağına sahip grupların göç sürecinde bu bağları ne derece dikkate aldığı, göçmenler ve yerlilerin dayanışma ilişkisinde umut, memnuniyet ve hayal kırıklıklarının nasıl geliştiği, göçün zorluklarının asabiyet bağlarını hangi yönde değiştirdiği çalışma içerisinde cevabı verilen sorulardır.
Çalışmanın ikinci sacayağını, yerli erkeklerle Suriyeli mülteci kadınlar arasında yasak olmasına rağmen gerçekleşen çok eşli evlilikler oluşturmaktadır. Tarihsel olarak kültürümüzde bulunan ancak zayıfladığı düşünülen söz konusu geleneğin Suriyeli mültecilerin gelişiyle birlikte artıp artmadığı, mülteci kadınlarla niçin çok eşli evlilikler yapıldığı, savaş ve göç koşullarının hangi etkilerinin bu evliliklerde öne çıktığı, yerli erkeklerin fırsatçılık yapıp yapmadığı, mülteci kadınların çok eşli evliliğe yöneliş nedenleri, kadınların hangi mekanizmalarla istismar edildiği, dışlama ve istismar mekanizmalarının nasıl işlediği, yerli ve mülteci kadınların ve bunların çocuklarının ne tür problemler yaşadığı çalışma içerisinde açıklanan temalardır. Dolayısıyla elinizdeki çalışma, göç sürecinde gelişen sosyal ağların bir boyutunu oluşturan akrabalık ve evlilik konularını ele almaktadır. Aşiret merkezli asabiyet bağlarını ve çok eşli evlilikleri göçmen ağları ve itme çekme teorileri bağlamında sosyolojik bir analize tabi tutan çalışma, Şanlıurfa örneğinde Türkiye’ye sığınan Suriyeli Arap, Kürt ve Türkmen toplulukların bakış açısından birinci elden verileri okuyucuya sunan bir saha araştırmasıdır.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Enise
  • salih

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0