Adı:
Türklerin Manevi Gücü
Baskı tarihi:
Eylül 2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758971131
Çeviri:
M. Fatih Topaloğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Baskılar:
Türklerin Manevi Gücü
Türklerin Manevi Gücü
Batı'dan Türklere sempati duyan seslerin çıkması, geçmişte de çok sık rastalanan vakalardan değildi. Türkleri, Türk kültürünü anlama çabası gösteren Batılı düşünce ve edebiyat insanları, kendi cenahlarından gelebilecek türlü eleştirileri de göze almışlardır. Cladue Farrere de cesareti gösteren sayılı isimlerden biri.

Türklerin Manevi Gücü kitabında anlattığı kendi anılarıyla yoğrulmuş gerçek hikayeler, adeta Farrere'nin Türkleri niçin sevdiğinin izahları ve ispatları gibi... Eğlenceli, renkli ve bir o kadar da düşündürücü anı-hikayeler bunlar. Türk insanının karakter yapısını, kültürel dokusunu, Batılılara Batılı diliyle ve gözüyle ama olduğu gibi anlatmaya soyunmuş Farrere. Yazar, kendisini yeterinde anlatamadığını düşündüğü Türklerin 20. yüzyıl başındaki dili ve sesi olmak istemiş. Bunda başarılı da olmuş.

Bu çabaya Türklerin Manevi Gücü kitabını okuyarak tanıklık etmek, günümüzde hala kendisini dünyaya anlatmak uğraşı içindeki Türk insanı için epey ilginç bir serüven olacak. Okur, sadece Farrere'nin Türklere neden yakınlık duyduğunu ve bunu Batı'ya nasıl izah ettiğinin tanıklığını yapmıyor elbette. Bir yandan da kendi geçmişine tanıklık ediyor.
Genelde yabancilarin gözünden yazilmis Türk, Türkiye, Osmanlı konulu kitaplar okumam.objektif olmadiklarini düşünürüm sahte gelir.Çope atilmak uzereyken buldum kendisini.bikac satır yetti beni etkilemeye.

   Gelelim yazara..Osmanlinin son, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'de evvela askerlik  yapmis sonra da elçilikte görev almistir. Daha sonralari ise her seyi birakip yazar olarak devam etmistir hayatina.Kendini yari Fransiz yari Türk olarak tanıtır.Uzun yillar Anadolu'yu gezmis kültürümüzü,yasam tarzimizi, beynimizi tam anlamiyla sevmiş bu yüzden de kendi milleti tarafından afaroz edilmis bir adam.

    Veee kitabin konusu...ister beni sevin isterseniz dislayin ilerde tesekkur edip mezarima çiçek birakacaksiniz diyen yazar o donemin Osmanlisinda gerek siyasi gerek sosyal gerekse hareminde yaşananları, Turklerin nereden nasil geldigini nasil islamiyete girdigini, Jön Turkleri ve hatalarını, milletin acziyetini ve  tevekkülünü, işleyen adalet örneklerini, Türk milletine karşı yapilan yalnizlastirma politikasını, yillardir iyi ilişkiler kurmuş olan Fransayla bu iki milletin ayrilmamasini, Osmanli İstanbulu'nu, Cumhuriyet Ankarasi'ni anlatmis sık sık da Türk insanının ne kadar mükemmel olduğunu vurgulamistir.

    Gurur duydum..Acaba Türk ajani miydi diye de dusunmedim degil.100 yil once bizimle ilgili verdigi ornekler hâlâ gecerli.bir millet,bir sehir, bir ülke bu kadar mi degismez??
   Türk'seniz ya da değilseniz mutlaka okuyun!!
Cihan harbi bitti.Artik Selanik ordusundaki bütün Fransiz askerleri Doğu'daki kurbanlarin Hristiyanlardan çok Müslümanlar, cellatlarin da Osmanlı'dan çok Ermeniler olduğunu biliyor.
Medeniyete karşı barbarlarin tarafını tuttuğumu sandıkları için yine aleyhime söyleyip duruyorlar.
Zaten pesin hükümler cok kuvvetli olur, gerçekler ise narindir.
Sevgili iki gözüm, biz Türk kadınları Avrupa'da hiç taninmayiz...Bizim hakkimizda akla hayale gelmeyecek seyler uyduruyorlar...Bizim esir olduğumuzu, diri diri odalara kapatıldığımızı, kafes içinde yaşadığımızı, nerdeyse zincirlere bağlı olduğumuzu ve tepeden tırnağa kadar silâhlı, vahşi zenci, başka köleler tarafından göz altında tutuldugumuzu, bunlarin zaman zaman bizleri torbalara koyup denize attığını sanıyorlar.
1911 yılına doğru Fransa, daha doğrusu Fransız efkar-ı umumiyesi, Fransız hükümetini bastırarak tarihini ve menfaatlerini unuttu.
Tek başına kalmış eski müttefikimize saldiran kötü devletlerin tarafini tutmak budalalığını gösterdi.Bu haksızlık Türkleri gücendirdi, 1914 Türk-Alman ittifakina yol açtı.
Türkiye'nin bu işte hiçbir suçu yoktur.Bunu bahriyeli şerefimle, Fransız şerefimle temin ederim.
Bizim birbirine rakip sayısız zevceler topluluğu halinde yaşadığımızı, her Türk kocasının kendisine mahsus bir haremi bulunduğunu sanıyorlar.Yine bizlerin, kafesimizde pembe yahut açık yeşil atlastan elbiseler içinde, şairane bir şekilde, danslar, şarkılar, sigaralar, gül reçelleri, nargileler hatta afyon çubukları arasinda yaşadığımızı sanıyorlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türklerin Manevi Gücü
Baskı tarihi:
Eylül 2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758971131
Çeviri:
M. Fatih Topaloğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Baskılar:
Türklerin Manevi Gücü
Türklerin Manevi Gücü
Batı'dan Türklere sempati duyan seslerin çıkması, geçmişte de çok sık rastalanan vakalardan değildi. Türkleri, Türk kültürünü anlama çabası gösteren Batılı düşünce ve edebiyat insanları, kendi cenahlarından gelebilecek türlü eleştirileri de göze almışlardır. Cladue Farrere de cesareti gösteren sayılı isimlerden biri.

Türklerin Manevi Gücü kitabında anlattığı kendi anılarıyla yoğrulmuş gerçek hikayeler, adeta Farrere'nin Türkleri niçin sevdiğinin izahları ve ispatları gibi... Eğlenceli, renkli ve bir o kadar da düşündürücü anı-hikayeler bunlar. Türk insanının karakter yapısını, kültürel dokusunu, Batılılara Batılı diliyle ve gözüyle ama olduğu gibi anlatmaya soyunmuş Farrere. Yazar, kendisini yeterinde anlatamadığını düşündüğü Türklerin 20. yüzyıl başındaki dili ve sesi olmak istemiş. Bunda başarılı da olmuş.

Bu çabaya Türklerin Manevi Gücü kitabını okuyarak tanıklık etmek, günümüzde hala kendisini dünyaya anlatmak uğraşı içindeki Türk insanı için epey ilginç bir serüven olacak. Okur, sadece Farrere'nin Türklere neden yakınlık duyduğunu ve bunu Batı'ya nasıl izah ettiğinin tanıklığını yapmıyor elbette. Bir yandan da kendi geçmişine tanıklık ediyor.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Akif Erdem Boylu
  • Mustafa Adem

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0