Türklüğe Adanmış Bir Ömür Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
47
Gösterim
Adı:
Türklüğe Adanmış Bir Ömür Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051557748
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
İnsan vardır; umut olur milletine, çevresine, insanlığa… Işık olur, yol gösterici olur… İnsan vardır; haksızlıkların karşısında eğilmez, bükülmez… Korkmaz, canı pahasına… İşte Kırım Türklüğünün efsanevî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu tam da bu saydıklarımızdır. Kırım Türklerinin yaklaşık dört yüz yıl süren kâbusunu, karanlığını aydınlığa çevirendir. Milletine umut ve ışık olandır. Her türlü baskıya ve zulme rağmen dik durandır. Hem de hiçbir şiddete başvurmadan, şiddet sözünü ağzına almadan… Bu vakur, şahsiyetli, inançlı hâliyle hem bugünün insanına hem de bundan sonraki nesillere hakikî bir örnektir Kırımoğlu… Bu çalışmada, 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a (1944) bağlayan gece sürgün ve soykırıma uğrayan Kırım Türkleri ile Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun hayatı anlatılmaktadır. Eser, genel anlamda bir hayat hikâyesi olmakla birlikte, aynı zamanda Kırım Türklerinin sürgün edilişinin ve daha sonra vatanlarına dönüş için verdikleri mücadelenin hikâyesidir. Kırımoğlu’nun verdiği mücadele aslında Oğuz Kağan’ın, Attila’nın, Mete’nin, İlteriş Kağan’ın, Bilge Kağan’ın, Satuk Buğra Han’ın, Alparslan’ın, Fatih Sultan Mehmet’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği mücadeleden farklı değildir. Bu yüzden de böylesine şerefli bir mücadelenin ve Kırımoğlu’nun hikâyesi yalnızca bugünün insanına değil, bundan sonraki nesillere de sunulmalıydı
168 syf.
Kırım Türklüğünün yaşayan efsanesi Mustafa Cemiloğlu'nun ve Kırım Türklerinin hayat hikayeleri bu kitapta. Halkının tabiriyle Kırımoğlu olarak anılan Mustafa Cemiloğlu'nun 1943'te başlayan ve henüz 6 aylıkken Kırım sürgünüyle devam eden, hapislerde geçen çileli hayatı...

Kendisiyle farklı tarihlerde yapılan sohbet ve söyleşilerin kitap haline getirilmesiyle ortaya çıkan bu eseri Kırım'a ilgi duyan herkese tavsiye ederim. Bu bir...

Ancak sadece bu değil. Çünkü Kırımoğlu evet bir Türk milliyetçisi lakin onun milliyetçiliği vatan sevgisi esasına dayalı, her türlü şiddet ve faşizmden uzak bir milliyetçilik. Vatanı Kırım'a kavuşmak için adanan bir ömre sahip. Bunun ötesinde evrensel standartlarda bir insan hakları savunucusu ve Nobel Barış Ödülü'ne defalarca aday gösterilmiş bir barış adamı. Sovyet diktası ve Rus faşizmi altında büyük acılar çeken, küçük bir halkın susturulamayan gür sesidir Mustafa Aka...
17 Mayıs'ı 18 Mayıs'a ( 1944 ) bağlayan gece Kızıl Ordu askerleri operasyona başlamıştır. Gece yarısı yataklarından kaldırılan Kırım Tatarlarına, 15-20 dakikalık zaman içerisinde yola çıkmak üzere hazırlanmaları istenmiş ve sonrasında hayvan vagonlarına bindirilerek Orta Asya'ya doğru yola çıkarılmışlardır. Bu aslında tarihte eşi benzeri görülmemiş bir caniliktir.

Gönderilenler arasında II. Dünya Savaşı'nda Rus ordusunda savaşmış madalyalı askerler de bulunmaktadır. Sürgün kararı uygulanırken hiç bir istisna gözetilmeden bütün Kırım Tatarları Kırım'dan uzaklaştırılmaya çalışılmış ve insani olmayan şartlarda yapılan sevkıyat ve sonrasındaki birkaç yıl boyunca yaşanan sefalet nedeniyle, sürgün edilen 423.000 Kırım Türk'ünün 195.000'i hayatını kaybetmiştir.
İnsan vardır; umut olur milletine, çevresine, insanlığa… Işık olur, yol gösterici olur… İnsan vardır; haksızlıkların karşısında eğilmez, bükülmez… Korkmaz, canı pahasına… İşte Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu tam da bu saydıklarımızdır. Kırım Türklerinin yaklaşık iki yüz elli yıl süren kâbusunu aydınlığa çevirendir Kırımoğlu…

Milletine umut ve ışık olandır. Her türlü baskıya ve zulme rağmen
dik durandır. Hem de hiçbir şiddete başvurmadan, hatta sözlerinde bile şiddeti barındırmadan…. Bu hali ve tavrıyla yeni nesillerimiz için tam bir örnektir Kırımoğlu…
Mustafa Cemil Kırımoğlu’nun babasının adı Abdülcemil, annesinin adı Mahfüre’dir. O, 1943 yılında Sudak’ın Ayserez köyünde doğmuştur. Babası Rus ordusunda savaştığı yıllarda o altı aylık bebek iken ailesi ile birlikte 1944 yılında Kırım’dan Özbekistan’ın Andican bölgesine sürgün edilmiştir. Çocukluğu sürgün olarak yaşadığı Özbekistan’ın Andican bölgesinde geçmiştir.

Kırımoğlu’nun okul hayatı da Özbekistan’ın Andican bölgesinde başlamıştır. Rus dilinde ortaöğrenimini tamamlayan Kırımoğlu, Taşkent Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümüne girmek için müracaat etmiştir. Ancak “Sovyetlere sadık olmayan bir milletin mensuplarını bu fakülteye almıyoruz.” diyerek reddetmeleri üzerine bir fabrikaya işçi olarak girmiştir.

Arkadaşları ile birlikte 1961 yılında Kırım Tatar Millî Gençlik Teşkilatı’nı kurmuştur.

1962’de Taşkent Ziraat Mekanizasyon ve Sulama Enstitüsüne girmiştir. Üç yıl sonra Sovyet Gizli Haber Alma Teşkilatı KGB’nin isteği üzerine, Komünist Parti ve Sovyet Devleti aleyhinde propaganda yaptığı gerekçesi ile okuldan atılmıştır. Okuldan atıldıktan sonra askere çağrılan Kırımoğlu, “Mademki bu ülkede Kırım Tatarlarının hiçbir vatandaşlık hakları yok, öyleyse askerlik borcumuz da yoktur. Vatanından vahşice sürülmüş ve vatanı olmayan bir insan, bu devlette neyi müdafaa edecek? Bana güvenmeyen bir devlete sadık kalacağıma dair askerlik yemini
edemem.’’ diyerek askere gitmeyi reddetmiştir. Bunun üzerine bir buçuk yıl hapis cezası verilmiştir.

Kırım Tatarlarının durumu ve onların hakları konusunda mektuplar ve makaleler yazarak Sovyetler Birliği’nin
insanlara karşı acımasızlığını bütün dünyaya duyurmuştur.

Böylece 1969 yılında ikinci defa tutuklanarak üç yıl hapse mahkûm edilmiştir. 1974 yılında ise üçüncü defa tutuklanan Kırımoğlu, bir yıl Sibirya’da şartları hayli ağır olan çalışma kampına sürgün edilmiştir. Sonraki yıllarda iki buçuk yıl bu çalışma kampına bir kez daha gönderilen
Kırımoğlu, kamp cezası bittikten sonra beşinci ve 1983 yılında ise altıncı defa tutuklanmıştır. Toplamda, hayatının 15 yılını sürgünde, ceza kamplarında ve hapishanelerde geçirmiştir.

Kırımoğlu, 1987 yılında arkadaşları ile birlikte Moskova Kızıl Meydan’da Kırım Tatarlarının dünyada büyük yankılar uyandıran gösterilerini organize etmiştir. 1989 yılında Taşkent’te kurulan Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı’nın başkanlığına seçilmiştir. Kırımoğlu’nun çalışmaları ve mücadeleleri sonucunda 26 Haziran 1991 tarihinde II. Kırım Tatar Milli Kurultayı Akmescit’te toplanmıştır. Meclis başkanlığına da Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu seçilmiştir.

Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, bu kitabın hazırlandığı 2018 yılı itibarıyla Kırım Tatar Millî Meclis eski başkanı, Kırım Tatar halkının millî lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Kırım Tatarlarından Sorumlu Yetkilisi ve Ukrayna milletvekilidir.
Kırım, doğu ve kuzeyinde Azak Denizi, batı ve güneyinde Karadeniz ile çevrili bir yarımadadır. Ana kara ile bağlantısı 9 kilometre genişliğinde ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda, Orkapı adı verilen bir geçit ile sağlanmaktadır. Yarımada, Azak Denizi’nden ise Kerç Boğazı ile ayrılmıştır.

Kırım yarımadasının yüz ölçümü yaklaşık olarak 27.000 kilometre karedir. Kuzey kısmında ılıman bir iklim hakimdir. Ocak ayı
ortalaması 1-2 santigrat, Temmuz ayı ortalaması ise 24 santigrat
derecedir. Güney sahillerinde tipik Akdeniz iklimi görünmektedir.
Isı ve nemlilik miktarı ile dünyadaki önemli tarımsal alanlardan
birisi olarak kabul edilmektedir. Çeşitli tarım ürünleri yetiştirildiği
gibi iklimin uygunluğu ve toprak veriminin yüksekliği nedeniyle
yüksek rekolteler elde edilebilmektedir. Bu özellikleri ile Kırım,
ideal bir yaşam alanı olarak dikkat çekmektedir.

Kırım’ı bu kadar özel yapan durumlardan bir tanesi de jeopolitik konumudur. Yarımada konumunda olması ve dar bir geçitle ana karaya bağlanması, özellikle karadan gelecek saldırılara karşı
önemli bir avantaj olarak göze çarpmaktadır. Karadeniz’e olan
hakimiyeti, bölgeye hakim olanların, Karadeniz ticaretine de hakim olmalarını sağlamıştır. Bütün bu özellikler bir araya geldiğinde, Kırım, tarih boyunca pek çok milletin gözdesi olmuştur.
Artık göç başlamıştı. 1987-88 yılları arasında yaklaşık kırk bin kişi Kırım'a göç etti. biz artık yurdumuza geri dönüyorduk. Mutluluk budur...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türklüğe Adanmış Bir Ömür Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051557748
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
İnsan vardır; umut olur milletine, çevresine, insanlığa… Işık olur, yol gösterici olur… İnsan vardır; haksızlıkların karşısında eğilmez, bükülmez… Korkmaz, canı pahasına… İşte Kırım Türklüğünün efsanevî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu tam da bu saydıklarımızdır. Kırım Türklerinin yaklaşık dört yüz yıl süren kâbusunu, karanlığını aydınlığa çevirendir. Milletine umut ve ışık olandır. Her türlü baskıya ve zulme rağmen dik durandır. Hem de hiçbir şiddete başvurmadan, şiddet sözünü ağzına almadan… Bu vakur, şahsiyetli, inançlı hâliyle hem bugünün insanına hem de bundan sonraki nesillere hakikî bir örnektir Kırımoğlu… Bu çalışmada, 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a (1944) bağlayan gece sürgün ve soykırıma uğrayan Kırım Türkleri ile Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun hayatı anlatılmaktadır. Eser, genel anlamda bir hayat hikâyesi olmakla birlikte, aynı zamanda Kırım Türklerinin sürgün edilişinin ve daha sonra vatanlarına dönüş için verdikleri mücadelenin hikâyesidir. Kırımoğlu’nun verdiği mücadele aslında Oğuz Kağan’ın, Attila’nın, Mete’nin, İlteriş Kağan’ın, Bilge Kağan’ın, Satuk Buğra Han’ın, Alparslan’ın, Fatih Sultan Mehmet’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği mücadeleden farklı değildir. Bu yüzden de böylesine şerefli bir mücadelenin ve Kırımoğlu’nun hikâyesi yalnızca bugünün insanına değil, bundan sonraki nesillere de sunulmalıydı

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Nurbike
  • Emir Türk
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0