Turna Fırtınası

10,0/10  (3 Oy) · 
4 okunma  · 
4 beğeni  · 
99 gösterim
Ömür bir musikidir.Çığlıkla başlayan bu melodi,mırıltılarla ve ninnilerle sürer.Sonra cıvıltılar karışır,alkışlar karışır,derken müzik coşar,parça baş döndürücü bir ritme dönüşür.Ardından fark ettirmeden düşer müziğin temposu.Ritim ağırlaşır,sonunda bir yaz semaisi olur.İniltilerle sayıklamalarla yavaşlar…yavaşlar…ve susar.
En son bir sela sesi ile musikinin bittiği ilan olunur.
Yaşamak ise dans etmeye benzer o müzik eşliğinde…
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2017
  • Sayfa Sayısı:
    356
  • ISBN:
    9786055563844
  • Yayınevi:
    Çınaraltı Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Esra Arslan Gökçe 
 28 Eki 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir ülkenin yangınları, bir neslin turnalar gibi göçüșü, Esat'ın, Ayla'nın, Üstün'ün, Murat Bey'in, Vasat Kadir'in, Saka'nın bir zamanlar yașandığına yemin edebileceğim hikayeleri... Bir kurbağa larvası gibi dönüșümleri... Sağ-sol,Türk- Kürt, tarikatlașmalar, cemaatleșmeler, ayrıșmalar...
Sonra Gerasın değneğiyle tanıșıyor hepsi ve bütün kavgaların boș olduğunu, aslında karșıdakine vurduklarını sanarak savrulan yumruğun kendilerine döndüğünü görüyorlar...
Silivri'yi, İstanbul'u, Türkiye'yi ve dünyayı anlatıyor. Ve aslıda hep beni... Belki de kendisini... O kadar çok cümlesini alıntıladım ki.. Hepsi, benim söylemek istediklerimin ustaca bir kalem tarafından somutlaștırılmıș hali...
Yazar, kitabın içinde. Bazen ortaya çıkan üçüncü șahıs, Üstün... Fakat belki de kitaptaki bütün șahıslar biraz kendisi, biraz ben, biraz insan...
Vasat Kadir'in ölümünü kitap bașlarken haber verse de, sonradan ağladım ben ona, onu tanıdıkça, ızdırabına ortak oldukça. Sonra Murat beyin veda cümlesine ağladım hiç ağlanmayacak bir cümleye " Hesabı tamamlamıștım." ...
Son zamanlarda okuduğum popüler kalemlerin rezaletinden sonra, her cümlesini öpmek istedim. İncelik ve kibarlığın, -ne az ne fazla- olması gerektiği kadarın, ruhu olan kelimelerin romanlașmıș halini okudum. Ve bir șarkıydı bu roman, kitabın arkasındaki tanıtım yazısı nakaratıydı bu șarkının. Eski zamanların letafetini, kokusunu, rüzgarını, sesini, musikisini tașıyan... Dans etmek istedim.
Sonunda yine bașladığı gibi ölümle bittiğinde kalbini bilecek kadar tanıdığım birini kaybetmiș gibiydim.

elif bingül 
09 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Yazarın kalemi ile tanıştığım kitabı oldu. Uzun cümleler genelde sıkıntı çıkarır,başını yazarken sonunu kaçırabilir ya da anlatım bozukluğu yapabiliriz ancak yazarın ilk dikkatimi çeken özelliği uzun cümlelere de hakim olması.yazım ve noktalama hatasına denk gelmemek beni çok mutlu etti. Bilhassa bunun için yazara ve özellikle editöre,hassasiyeti için yayınevine teşekkür ediyorum. Zira son zamanlarda hata dolu kitaplar okumuştum. Gündelik bir dil ile hepimiZin başından geçmiş olması olası olayları anlatmış lise arkadaşı Ayla ve Esat'ın dilinden. Bir döneme damgasını vuran sağ sol kapışmasını,neler olduğunu bile bilmeden bu kapışmanın ta ortasında kendini buluveren gençleri,her şeyi bildiğini zannedip kendini bu ateşin ortasına atan gençlerin zaman geçtikçe yaşadıkları pişmanlıkları öyle iyi anlatmış ki...bir de aile faciası var anlatılan. Ah be Murat bey,öyle bir kaderi varmış ki... üzüldüm ama üzülürken onu da eşi Güzide hanımı da çok tebrik ettim içten içe. Hayran kaldım kişiliklerine. Okunası okutulası bir kitap. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Kitapla kalın.

Erol Akkaya 
15 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şimdiye kadar bu kaliteyi tutturmuş bir başka Türkçe roman okumadım. Daha önce adını duymadığım bir yazara ait olduğu için aslında isteksizce elime aldım ama kitabı okurken okur olmanın zevkini yaşadım. Bitirdiğimde gözyaşlarıma hakim olamamak değil, hıçkıra hıçkıra ağladım. Otuz yedi yaşım boyunca ben okuduğum bir esere ağladığımı hatırlamıyorum. Bu eser hepimiz adına yazılmış. Hepimizin romanı bu. kahramanları sen ben o. Yazarına ulaşıp teşekkürümü ettim. Edebiyat daha ölmemiş. Ve bu edebiyat bu toplumu yeniden inşa edecek kadar güçlü.

Kitaptan 9 Alıntı

elif bingül 
05 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Esat!çocukluğumun geçtiği küçük Anadolu kasabasında arkadaşlarımla birlikte oyunlarımıza mekanlık eden küçük bir dere vardı. Derede küçük kurbağa larvaları...biz balık sanırdık kurbağa larvalarını,zaman geçip kuyrukları yok olduğunda,kurbağa dönüştüklerini görüp şaşırırdık. Zaman öyle bir şey,değiştirip kurbağaya dönüştürüyor insanları. " demişti.

Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (Sayfa 18)Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (Sayfa 18)
Esra Arslan Gökçe 
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir evden çıkar gibi çıkıyoruz çocukluktan. Önümüzdeki kar yığınını kürüyoruz. Bir yol açıyoruz kendimize kendi ellerimizle. O yol bizi nereye götürürse oraya gidiyoruz.

Turna Fırtınası, Hulusi ÜstünTurna Fırtınası, Hulusi Üstün
elif bingül 
08 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Oysa kitap okumak aklımızı özgür kılmanın, zihnimizi zincirlerden kurtarmanın, hür adam olmanın, hür bir vicdan taşımanın yoludur. Okuduğun kitap sana hürriyet verecek, gönlünü kaygıdan zihnini karanlıktan kurtaracak. Kölelik övgüleri olmayacak okudukların.

Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (203)Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (203)
Esra Arslan Gökçe 
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

... Anlatamıyorum... Zaten anlatmaya bașladığında büyü uçup gidiyor, șifreyi unutuyorsun, tılsım bozuluyor, denize düșüyor muska... Anlatamıyoruz iște...

Turna Fırtınası, Hulusi ÜstünTurna Fırtınası, Hulusi Üstün
Esra Arslan Gökçe 
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

-Güzel șiirler bilmek güzel gitar çalmaya benziyor. Bir ömür sevilmek için, bir ömür mutlu olmak için bunlar yeterli değil.
- Evet, değil. Yeterli olmadığını anlayınca içimizdeki İspanyol gitaristi de, șairi de öldürüyoruz, değil mi?
- Onlar ölünce büsbütün yalnız kalıyoruz.

Turna Fırtınası, Hulusi ÜstünTurna Fırtınası, Hulusi Üstün
Esra Arslan Gökçe 
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

... Ölüm olduğuna göre kușlar sadece uçmalıydı, balıklar akıntıya bırakmalıydı kendilerini. Kediler güneșlenmeli, köpekler kulağı tetikte uyuklamalıydı.

Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (Sayfa 27)Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (Sayfa 27)
Esra Arslan Gökçe 
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Çevremde ne çok insan, hayatının orta yerine çöreklenmiș bir eksiklik hissinden șikayetçi... Sende de var mı o boșluk hissi, o doldurulamaz eksiklik hissi. İnsanın evi, eși, cıvıl cıvıl çocukları olunca doluyor mu o boșluk? ... Sen nereye gidersen git seninle birlikte gelen, yediğin yemeğe katık olan, dișinin arasında kalan, giydiğin elbisenin içinde duran, yastığına seninle birlikte baș koyan o eksiklik hissi nasıl yok olur?

Turna Fırtınası, Hulusi ÜstünTurna Fırtınası, Hulusi Üstün
Erol Akkaya 
15 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Turna Fırtınası'nda ayakkabılar kısmı.
Tanita’nın söylediği doğru ise Tanrı’nın bazı çocuklarının hiç ayakkabısı yoktu. O çocuklar doğduklarında adaletsizliğin içine düşüyorlardı. Yoksul babaların korkuyla, endişeyle karışık kararsız şehvetlerinin sonucu olarak dünyaya gelmiş, korkuyla endişeyle karışık bir yaşam sürmek zorunda kalmışlardı. Toprak da cimriydi onlara karşı, deniz de, bulut da… Tanita’nın klipinde ne güzel anlatılıyordu onların yoksunluklar içindeki hayatı.

Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (Sayfa 90 - Çınaraltı Yayınevi)Turna Fırtınası, Hulusi Üstün (Sayfa 90 - Çınaraltı Yayınevi)