Tutarsızlığın Tutarsızlığıİbn Rüşd

·
Okunma
·
Beğeni
·
746
Gösterim
Adı:
Tutarsızlığın Tutarsızlığı
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053541615
Orijinal adı:
Tehafütü't-Tehafüt
Çeviri:
Muharrem Hilmi Özev
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah
İbn Rüşd Batı’yı etkileyen İslam filozoflarının başında gelir. Bir yandan felsefe, tıp ve astronomi, bir yandan da İslam düşüncesi ve hukuk alanlarında klasik sayılacak eserler vermiştir. Latin Ortaçağı’nı etkileyen İbn Rüşd, doğa felsefesinden psikolojiye, bilgi ve varlık ilişkisinden din felsefesine kadar çeşitli alanlardaki özgün görüşleriyle Aristo’nun yalnızca sadık bir takipçisi olmadığını göstermiştir. Elinizdeki kitap, Gazâli’nin Filozofların Tutarsızlığı (Tehâfütül’l-Felâsife) adlı yapıtında filozoflara yönelttiği eleştirilere ve İbn Sina’dan aktardığı görüşlere, İbn Rüşd tarafından getirilen çözümleme ve itirazlardan oluşmaktadır.

Tutarsızlığı Tutarsızlığı: Karşı çıkarken ustaca, desteklerken açık gönüllülükle ortaya serilen felsefi tezler manzumesi…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zira sahih dönüşümler hep içten gelir. İbn Rüşd
Bir şeyin yokluğu ortadan kalkınca, onu bu şeyin varlığı izler; varlığı ortadan
kalkınca da, yokluğu söz konusu olur. Yokluğun kendisi varlığa dönüşemeyeceği
ve varlığın kendisi de yokluğa dönüşemeyeceği için, bunları kabul eden kendilerinden
başka bir üçüncü şeyin bulunması zorunludur, "imkân" la, "oluşma" ile ve
"yokluk niteliğinden varlık niteliğine dönüşme" ile nitelendirilen işte bu üçüncü şeydir;
çünkü yokluk, ne oluşma ile ne de değişme ile nitelendirilebilir.
Sonradan yaratılanlardan yoksun olmayan şey sonradan yaratılmıştır;/ sonradan
yaratılmış nesneleri içeren evren, sonradan yaratılmış şeylerden yoksun değildir; o
halde evren sonradan yaratılmıştır. Onların ileri sürdükleri bu öncül kabul edildiği
takdirde, bu kanıtlama sırasında içine düştükleri yanılgılardan bir tanesi, onların bu
önermeyi genelleştirmeleridir, çünkü bu âlemde sonradan yaratılmış nesnelerden
yoksun olmayan şey, hiçbir şeyden değil, belli bir şeyden var olmuştur.
gazali der ki :
Onların, "imkansızlık, bir şeyle nitelendirilen maddeyle ilişkilidir; çünkü
maddenin bu şeyin karşıtı ile nitelendirilmesi imkânsızdır" biçiminde imkânsızlıkla
ilgili olarak saptıkları dolambaçlı yola gelince, aslında her imkânsızlık böyle değildir;/ çünkü yüce Tanrı'nın bir ortağının bulunması imkânsız olmakla
birlikte, kendisine imkânsızlığın iliştiği bir madde yoktur. Eğer "Allah'ın bir
ortağının bulunmasının imkânsız olmasının anlamı Allah'ın özü bakımından tek
başına bulunması ve bir olması zorunludur ve tek başına bulunmasının O'nunla
ilişkili olmasıdır" derlerse, deriz ki ; Böyle bir şey zorunlu değildir; çünkü âlem
Allah'la birlikte vardır ve Allah tek başına değildir. "Allah'ın benzerinden ayrı
olarak tek başına bulunması zorunludur; zorunlunun karşıtı imkânsızdır ve imkânsız
da onunla ilişkilidir" derlerse, deriz ki : Bu dürümda Allah'ın âlemden
ayrı olarak tek başına bulunmasının, benzerinden ayrı olarak tek başına bulunmasından
ayrı bir anlamı vardır; çünkü O'nun kendi benzerinden ayrı olarak
tek başına bulunması zorunludur; mümkün yaratıklardan ayrı olarak tek başına
bulunması ise zorunlu değildir.
Derim ki :
Bütün bunlar boş sözlerdir; çünkü aklın yargılarının, nefsin (zihnin) dışındaki
nesnelerin tabiatları ile ilgili yargılar olduğu konusunda kuşku yoktur. Eğer nefsin
(zihnin) dışında mümkün ve imkânsız olan hiçbir şey bulunmasaydı, bu konuda aklın
verdiği hüküm, hüküm olmaktan çıkar ve akılla kuruntu arasında bir fark kalmazdı./
Nasıl ki Allah'ın varlığı gerçekte zorunlu ise, O'nun bir benzerinin bulunması da gerçekte
imkânsızdır. O halde bu konuda sözü fazla uzatmanın bir anlamı yoktur.
Genel olarak, varlık genel bir kavram olup, zorunlu ve mümkün olmak üzere
ikiye ayrılır.Eğer bu iki bölümden birinin özel ayırımı genel kavrama eklenmiş ise,
İkincisinin özel ayırımı da aynı durumda olup, aralarında hiçbir ayrılık yoktur. Oysa
varlığı, mümkün ve zorunlu olmak üzere ikiye ayırmak, canlı varlığı, akıllı ve akılsız
ya da yürüyen, yüzen ve uçan canlılar diye ayırmağa benzemez; çünkü bunlar, cinse
eklenmiş şeyler olup, eklenmiş bir takım türleri ifade ederler; sözgelişi, canlılık onların
ortak kavramıdır. Bu özel ayırımlar, onlara eklenmiş şeylerdir. Öte yandan
ibni sina'nın yaptığı bölümlemeye göre, varlığın bir bölümünü oluşturan mümkün, nefsin
dışında fiilen bulunan bir şey değildir. Daha önce de söylediğimiz gibi, bu görüş
yanlıştır; çünkü varlığı için bir nedene muhtaç olan varlığın yokluktan başka kendi
özünden kaynaklanan bir kavramı yoktur. Başka bir deyişle, başkası dolayısıyla var
olan her şeyin yokluktan başka kendi özünden kaynaklanan bir kavramı bulunmamaktadır.
Filozoflar derler ki: Allah'm ilk olduğu söylendiği taktirde, bu o'nun
kendisinden sonra gelen varlıklarla ilişkisi olması anlamına gelir.
Eğer Allah'ın ilke olduğu söylenirse, bu, kendisinden başkasının varlığının
kendisinden geldiğine ve kendisinin onun nedeni olduğuna işarettir. Dolayısıyla
böyle bir şey de, O'nun neden olduğu şeylerle ilişkisi bulunması anlamına
gelir.
Eğer "Allah var olandır” denirse, bu "Allah bilendir” anlamına gelir.
Eğer Allah’ın bir töz olduğu söylenirse, bunun anlamı da, O’nun bir dayanağı
bulunmaksızın var olmasıdır ki, bu da olumsuzluk demektir.
Eğer O'nun öncesiz olduğu söylenirse, bunun anlamı, başlangıçtaki yokluğun
O’ndan kaldırılmasıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tutarsızlığın Tutarsızlığı
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053541615
Orijinal adı:
Tehafütü't-Tehafüt
Çeviri:
Muharrem Hilmi Özev
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah
İbn Rüşd Batı’yı etkileyen İslam filozoflarının başında gelir. Bir yandan felsefe, tıp ve astronomi, bir yandan da İslam düşüncesi ve hukuk alanlarında klasik sayılacak eserler vermiştir. Latin Ortaçağı’nı etkileyen İbn Rüşd, doğa felsefesinden psikolojiye, bilgi ve varlık ilişkisinden din felsefesine kadar çeşitli alanlardaki özgün görüşleriyle Aristo’nun yalnızca sadık bir takipçisi olmadığını göstermiştir. Elinizdeki kitap, Gazâli’nin Filozofların Tutarsızlığı (Tehâfütül’l-Felâsife) adlı yapıtında filozoflara yönelttiği eleştirilere ve İbn Sina’dan aktardığı görüşlere, İbn Rüşd tarafından getirilen çözümleme ve itirazlardan oluşmaktadır.

Tutarsızlığı Tutarsızlığı: Karşı çıkarken ustaca, desteklerken açık gönüllülükle ortaya serilen felsefi tezler manzumesi…

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • 《Mizgine_İslâm /    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم
  • ɎÜⱤÜɎɆ₦  Ɇ₲Ø
  • Oğuz han Büyüktanır
  • Salih
  • Bakırul Ulum
  • Mayer Amschel
  • Göker
  • Erim Asya
  • Eflatun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0