Üç Aynalı Kırk Oda

·
Okunma
·
Beğeni
·
8906
Gösterim
Adı:
Üç Aynalı Kırk Oda
Baskı tarihi:
30 Mart 2017
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753422376
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.
423 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Az buçuk spoiler bulunur..

Sevgili Alice, Aliye ve Ali...
Bu yazdıklarımı okur musunuz bilemiyorum ama yazılan her şeyin okunsun diye yazılmadığını biliyorum. İşte bu yüzden yüreklere dokunan bir kalemin kahramanları olan sizlere, bu satırları karalıyorum.

Alice,
Yıldızlar ne kadar güzel değil mi? Bize kalan aşkları, anıları ve yalnızlıkları ışıl ışıl parlayan yıldızlarda görmek...
Şimdi sen de toprak ve gökyüzü arasındasın ben de, biz de. Ama biz toprağa daha yakınken, senin yakınlığın yıldızlardan yana.
Ufacık bir anıya tutunuyorsun. Sana kalan tek şeye. Toprağa basıyor, yıldızlarda yaşıyorsun. Herkes deli diyor sana, küçük Ali gerçek aşkı görüyor sende. Küçücük bir yürek anlıyor da, bir gezegen dolusu beyinleri çok gelişmiş uzaylı anlayamıyor bunu. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum onlara senin yerine; "O çok gelişmiş beyinleriniz neye yarar, ufacık bir kalbe sahip olamadıktan sonra! Siz ne anlarsınız siz! Size göre çılgınlık, kalbi olana yaşama sebebi olan aşkı ne anlarsınız!"
Tabi bütün bunlar, o uzaylılar ve her şey kayıp birer anı şimdi senin için. Senin tek bildiğin aşkın. Sen sadece onu bilmeye devam et Alice. Adam o yıldızlardan birinde. Ve bir gün, Mardin'in bilmem hangi köyünde, beraber bakacaksınız yıldızlara...
Ne zaman aklıma gelsen gözlerim doluyor Alice, boğazım düğünleniyor. Yaşadıkların yüreğime dokunuyor...

Aliye,
Sana ne söyleyeceğimi bilmiyorum aslında. Sen doğruları yakıp kül eden bir yalanın peşinden gittin. Sen hep kendini kandırdın. Sadece bedenini değil, hayatını da sattın. Aynalar mahfetti hayatını. Zaman içinde saklı olan zaman büyüledi gözlerini, aynalardaki şeytanlığı gizledi. Ve sen aynanın ardında, bitmiş bir hikaye ile beklerken, aslında hikayen bitmedi...
Sen bilmiyorsun ama, Ali ortak oldu hayatına. Yine aynalar sebep oldu buna. Gerçi ne aynalar, ne de Ali tahmin edebilirdi bunu. Bir bedende iki ruh eğlenip hayatın tadını çıkarırken aşkın eksikliği düştü içine, içinize. Evet, aşk bir eksikliktir Aliye. Aşık olsan da, olmasan da bir eksiklik. Sen eksik kaldın Aliye. İçindeki eksiklik, eksik etti sizi o bedenden Aliye..
Her gittiğin yerde senden bir parça var şimdi. Ama aşkın sadece sende..

Ali,
Aslında sana koca yürekli küçük çocuk diye seslenebilmeyi çok isterdim. Ama diyemiyorum işte. Sen garip bir çocuktun. Ama garip de olsan çocuktun. Annenin anlattıklarını anlayabilecek yaşta değildin. Küçük yaşında büyüklerin kirli dünyasını gösterdiler sana. Sen küçük yaşta büyüdün, sen küçük yaşta kirlendin...
İçinde bulunduğun hayata, içinde bulunduğun bedene ait değildin. Düşlerini süsleyen gece elbisesi ve ayna el ele verdi, seni başka bir hayata misafir etti. Yüzünde açan gülleri solduran neydi Ali? Bu kadar istediğin kadın olma hayalin seni nerelere götürdü? Sen şimdi nereye gittin Ali? Nerelerdesin? Gel ve ardında bıraktığın o kırık aynayı açıkla Ali.
Annenin ısrarla inanmadığı o falcı kadın haklıydı değil mi Ali?

Alice, Aliye ve Ali...
Siz birbirinden farklı hikayelere sahip ama bir o kadar da aynı hikayeye ortaksınız. O aşk iğnesi, acı ipliğiyle bağladı hikayelerinizi. Artık ne o bağ kopabilir, ne gidenler gelebilir...

Ve mektubumu buraya kadar sabırla okuyan güzel insanlar,
Size en söyleyeceğim en önemli şey, eğer aşık olduğunuz kişi yanınızdaysa onu hiç kaybetmeyin. Sıkı sıkı sarılın. Alice'in yıldızlara baktığı aşkla, onun gözlerine bakın...
Murathan Mungan raslantı sonucu girdi benim hayatıma. Tek cümleyle, yüreğe dokunan bir kalem oluverdi.
Kitabın bazı yerlerinde çok ağladım. Bu yüzden içimdeki duygu yoğunluğu geçene kadar uzun süreli aralar verdim. En çok da ilk hikayeden etkilendim. Kendimi tutamayıp o ilk bölümü 3 kerecik okumam bu yüzdendir..
İlk hikayede minnacık, ikinci ve son hikayede biraz cinsel unsur var. Bu unsurlar her ne kadar anlatımdaki büyüyü bozmasa da, hassas okurlar kitabı okumasın.
Yukarıda yer alan azıcık spoilerin okuma zevkinizi yok edeceğini düşünmüyorum. Umarım düşündüğüm gibi olur ve okumaktan çok zevk alırsınız..
Kitabın anlatımı çok akıcı. Bu akıcılığa rağmen 7 günde kitabı bitirdiğim için tüm karakterlerden özür diliyorum.
Ve sizden de özür diliyorum. İncelemeyi yazarken patates soymam ve çorba pişirmem gerektiği için birkaç kere duygudan koptum. Umarım fazla hissedilmemiştir.
İncelememi buraya kadar okuduğunuz için ayrıca teşekkür ediyorum.
Kitapla kalın..
392 syf.
·9 günde·9/10
Öncelikle Murathan Mungan üslubunu en çok sevdiğim yazarlardan biridir...En keskin cümleleri bile son derece naif geçirir okura..Okuduğum her kitabı yumuşacık bir melodi gibi işler ruhuma...
Bu kitap üç farklı hayatın,üç farklı hikayenin kesiştıği bir öykü...Yine Murathan Mungan klasiği olarak vurucu cümlelerle dolu.Herkes mutlaka kendinden birşeyler bulacaktır..Okuduğum kitaplarda bazı cümlelerin altını çizme ihtiyacı duyarım.Bu yazarımızda yapmıyorum artık..Çünkü kitabı tamamen karalamam gerekiyor.
Bu kitapla alakalı bir parantez açmalıyız..Cinselliğin biraz uç bir şekilde işlendiğini belirtelim.Eşcinsellik,bekaret,namus kavramı bazılarını rahatsız edebilir.Ama bana sorarsanız mesajlar çok yerinde,anlatım çok tadında, çok var olan ama toplumun görmemekte, yokmuş gibi saymakta direttiği konular..Tespitler çok yerinde,bir kesime tutulmuş ayna gibi adeta..Ben çok zevk aldım.
Başlarda güzel giden kurgu daha sonra ırkçılık boyutuna geldi. Kimsenin fikrini bilemem ama önce insan sevgisi yaratmalıdır yazar. Tavsiye eder miyim diye sorarsanız kesinlikle tavsiye etmem Üç Aynalı Kırk Oda Murathan Mungan
392 syf.
·6 günde·9/10
Ilk defa Murathan Mungan kitabi okudum. Uc farkli oykuden olusan "Uc Aynali Kirk Oda" dili ve kurgusuyla gercekten şahane. Fantastik unsurlarla harmanlanmis her uc oykude siradisi ve hayal gucunu zorlayan oykuler. Son iki hikaye birbirine baglantili gibi gorunsede tamamiyle birbirinden bagimsiz sonuclanmis. Degisik birsey okumak isteyenlere 'tamda size gore bu kitap' diyebilirim. Bitmesin diye benim gibi okumaya korkacaginizin garantisini veriyorum :) ...
Kitapla kalin...
400 syf.
·53 günde·7/10
Kitabın üslübunu ve anlatım tarzını beğendim. Yazarın cinsel tercihi çerçevesindeki konu seçimini beğenmedim. Özellikle ensest ilişki vurgusunu ve bunu anlatmak için kurduğu bazı cümleleri aleni kullanması beni biraz rahatsız etti. Bunun dışında hayal gücünü beğendim Mungan’ın.
392 syf.
·4 günde
Genel olarak kitabı pek beğenmesem de 3 farklı hikayeden oluşuyor. Çok etkileyici , okurken sizinde altını çizebileceğiniz cümleler var. Ayrıca,fazlaca cinselliğin katılmış olduğunu düşündüğüm bu kitabı mutlaka okumalısınız veya asla okumamalısınız diyemem.
400 syf.
·369 günde·Beğendi·8/10
Edebi cumleler arasinda sureklenirken bir kelimenin,cumlenin hakkini vermek icin surekli soluk alinip dusunulmeli.Ne zaman Murathan Mungan okusam ben de biraktigi iz sudur"soylediklerini anlamamiz icin belki de senelerin gecmesi gerekecek"
392 syf.
·9 günde
Kitap üç hikayeden oluşuyor. İlk hikaye dışında kitabı beğendim. İlk hikayeyi beğenmeme sebebim: Amerikalı bir müzisyenin uzaylılar tarafından kaçırılmasını konu ediniyor oluşu. Bu bana hitap eden bir konu değil, sevenleri vardır tabii, konusu dışında ilk hikayede olay akmıyor. Başkahramanın izlenimleri uzun cümlelerle veriliyor ve olayın sık sık kesildiğini görüyoruz. İlk kez Mungan okuma deneyimim oldu. Öncesinde Geyikler ve Lanetler’in tiyatrosunu izlemiştim. Oyun, beni mistik atmosferi ve kurgu gücüyle çok etkilemişti. Kitaptaki son iki hikaye de bu mistik havadan esintiler taşıyor. Güzel alıntılar yapılabilecek, hayata dair güzel birikimler elde edilebilecek ve farklı bakış açılarına şahit olunabilecek güzellikte bir kitap. Açık görüşlü okurlara tavsiyemdir.
392 syf.
·4 günde·5/10
Herkese merhaba.
Aslında mart ayının son günlerinde okuduğum ama etkisinden yeni çıkabildiğim için anca yorumlayabileceğim bir kitap ile karşınızdayım. Murathan Mungan’dan Üç Aynalı Kırk Oda.
Kitap 3 ayrı hikayeden oluşuyor. Alice, Aliye ve Ali. İlk 2 hikayede hiçbir sorunum yoktu, güzel güzel okuyordum ta ki son hikaye kadar. Bunu nasıl doğru kelimelerle söyleyebilirim bilmiyorum ama benim midem kaldırmadı. Bir çok defa kitabı iğrenmemden dolayı elimden bıraktım. Hatta bitirdiğim gece kabus dolu bir uyku uyumaya çalıştım.
O yüzden ilk 2 hikayeyi öneriyorum; birbirinden değişik hikayelerdi. Ama 3. İçin aynı yorumu yapamayacağım.
Bazı kitaplar bir yerden sonra içine çeker ben de bu kitapta bekledim acaba olay beni içine çekecek mi diye şans vermek istedim... Malesef olmadı zorladım ama bitiremedim sıkıldım bunaldım. İlk hikayesini bilimkurguyla harmanlamaya çalışmış ama olmamış basitleşmiş fikrimce. Üç hikaye varmış kitapta diğer ikisini okumadım okumayı da düşünmüyorum..
Kimi zaman yaşanmamış şeylerin hatırası, yaşanmış şeylerin hatırasından çok daha güçlü ve derin izler bırakıyordu.
Cam kenarına oturduğum masadan
yüzüme sokağı vuran tülün gölgesinde
düşünüyorum:
yavaş yavaş anıların da terk ediyor beni
git gide azalıyor
günün birinde
birlikte
bir fincan kahve içebilmenin
sadakati
hayali
neden mümkün olmuyor
ayrılmak
yok pahasına tüketmeden her şeyi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç Aynalı Kırk Oda
Baskı tarihi:
30 Mart 2017
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753422376
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.

Kitabı okuyanlar 1.322 okur

  • Biinnur
  • Deniz anası
  • LadyAnn
  • Gülçin Eğlemen
  • Cemre Sinem GEROĞLU
  • Zeynep Yurdaer
  • Hasan Tombak
  • Meryem Seçer
  • Kitaplara Fısıldayan Kız
  • Cenk Görken

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%0.6
18-24 Yaş
%7.1
25-34 Yaş
%22.7
35-44 Yaş
%49
45-54 Yaş
%15.9
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.3
Erkek
%21.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.8 (83)
9
%13.5 (39)
8
%24.7 (71)
7
%16 (46)
6
%6.9 (20)
5
%4.2 (12)
4
%2.4 (7)
3
%1.4 (4)
2
%1 (3)
1
%1 (3)

Kitabın sıralamaları