Üç Kız Kardeş Beni Bırakıp Gitme Bir Yere

9,2/10  (18 Oy) · 
31 okunma  · 
19 beğeni  · 
773 gösterim
Bir zamanlar, bir ülkenin en güzel denizine bakan bir evde üç kız kardeş yaşardı. İsimleri Türkân, Dönüş ve Derya idi. Babaları Sadık Bey ve anneleri Nesrin Hanım’la birlikte geceleri kucak kucağa oturur, gelecekte onları bekleyen şahane yılların hayallerini kurarlardı.

Türkân, Dönüş ve Derya’nın, Ayvalık’ın çam kokulu sokaklarında geçen masal gibi çocukluğu, onları yetişkin dünyasının acımasızlığına hazırlamamıştı belki. Hiçbir hayatın, hiçbir seçimin göründüğü kadar kolay olmadığını, bazen en büyük, en akla gelmeyecek sırların en güvendiklerimizin kalbinde saklandığını, en korkulacak hastalıkların gün gelip geçmişi derleyip toplayabileceğini anlamak zaman istiyordu.

Ve zamanın ilaç olmadığı bir yara var mıydı dünyada?

Ayvalık’ın denize uzanan taş sokaklarından, nice yaşamlar görüp geçirmiş zeytin ağaçlarından, hayatın kaynağından akan suyundan, eski evlerinden doğmuş bir aile hikâyesi Üç Kız Kardeş. Bir mutsuzluk hikâyesi değil; neşeli günleri yâd ede ede iyiliğe dönüşün hikâyesi. İyileşmenin yolculuğu…
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2018
  • Sayfa Sayısı:
    372
  • ISBN:
    9786053043249
  • Yayınevi:
    Artemis Yayınları
  • Kitabın Türü:
@kitapfisiltisiofficial 
14 Nis 19:45 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Türkan, koruyucu...
Dönüş, birbirlerine yeniden kavuşma..
Derya, onları bekleyen büyük hayat...

Üç kız kardeş.... Üç can... Hepsinin kendine göre iyi kötü bir yaşanmışlıkları oldu. Hayatın acımasız yollarında tabi ki darbeler aldılar. Nasil ki etle tırnak ayrılmaz, onlarda öyle sımsıkı sarıldılar. Yaralansalar bile zamanla ve sabırla birbirlerine merhem olup her zorluğu, acıyı, sıkıntıyı omuz omuza yendiler. Birbirlerine ilaç oldular.

İclal Aydın kızkardeşlerin çocukluklarını, okul zamanlarını, genç kız hallerini, aşklarını, evliliklerini, Dönüş'un ağzından yazmış. Okumaya başladığım andan bitirene kadar dolu dolu hayatımın içindeydiler. Anlatım dili her zaman ki gibi yine beni mest etti. Kulağımda hep İclal Aydın'ın o etkileyici ses tonu vardi. İlk bölümde taşlar yerine oturana kadar biraz bocaladım, ama sonradan öyle bir yerleştiler ki içimde kök saldılar. Ayvalikta baba evinde geçirdikleri günler, çok sevdikleri Mesut, Nezahat hala hepsi ayrı bir renkti. Kızlardan hangisinin hayatı beni etkiledi diye düşünüyorum da ayrım yapamıyorum. Ama şunu söylemeliyim üçüncü bölümde karşılaştığım sürpriz beni şok etti. Hiç tahmin etmediğim bir durumla karşılaştım. En sevdiğim ve zevkle okuduğum sayfalar aile sevgisinin ve birliğinin üstüne basa basa anlatıldığı satırlardı. Özellikle sevgi yoksunu Mesut'u kendi evlatları gibi sımsıkı sarılmaları gözlerimi yaşarttı.

Aile kavramının önemini, sevginin tüm yaraları sardığını, kuşaktan kuşağa aktarılarak kök salmasını çok güzel bir hikaye ile anlatan bu kitabı mutlaka okumalısınız. Ben hala etkisindeyim.