Üç Muhammed İki Tasavvur Bir Gerçek

8,8/10  (13 Oy) · 
51 okunma  · 
12 beğeni  · 
845 gösterim
O kimileri için, arkasından göz yaşı dökülen tatlı bir anı olmuştur. Onlar onun hatırasıyla yaşamayı, kendisiyle yaşamaya tercih ederler. Onlar onun arkasından ağlamayı, onu önlerinde görmeye tercih ederler. Onlar onun sakalını ve hırkasını, misyonundan daha fazla severler. Ondan birefsane gibi söz etmeyi, birlikte yaşanılan bir "dost" olmaya yeğ tutarlar. Daha başka kimileri için ise, o tarihin konusudur. O, bir "iletişim aleti" gibi ilahi mesajı iletmiş ve misyonunu tamamlamıştır. O, bugüne taşınamaz. Biz onunla, tarihi bir değer olarak ilişki kurabiliriz. Kur'an içinse o, hayatın aktif, kurucu ve inşa edici bir öznesidir. Misyonu ölümsüz olandır. Kur'an, onu çağa taşımak için çırpınır. Onun tarihe hapsolmasını önlemek için onunla ilgili tarihsel olayları müminin yüreğine, imanına, ibadetine taşır. Kur'an müminin hayatında onu güncel kılmak için ne gerekiyorsa yapar. Kur'an'ın bak dediği yerden bakanlar ise onu "üretmek" için çaba harcarlar. Kur'an'da onu, onda Kur'an'ı görürler. Onu Kur'an'la, Kur'an'ı onunla tanırlar. Kur'an'a onun aynası, ona Kur'an'ın aynası gibi bakarlar. Çünkü onlar, onun risalet mirasına ihanet etmekten korkarlar.
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    446
  • ISBN:
    9789755501499
  • Yayınevi:
    Düşün Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Uğur D. 
 03 May 10:30 · Kitabı okudu · 10 günde · 8/10 puan

Üç Muhammed, iki tasavvur bir gerçek Muhammed. Kitabın ismi ilk başlarda dikkat çekiyor, belki de rahatsız ediyor. Nedir bu Üç Muhammed, üç tane Muhammed mi var? Kaynaklara ve tarihe bakılınca, biraz da düşününce karşımıza üç tane Muhammed çıkıyor.

Birisi aşırı yüceltilen, arkasından ağlanılan, sakalından, saç telinden hatta hırkasından bereket, medet beklenen, sakal ve saç telinin olduğu cam fanusu öpülüp göze, yanaklara ve dudaklara sürülen (maalesef pis bir de eylemdir) o parçaların önünde salavatlar getirip bazen tavaflar edilen, yürüdüğünde iz bırakmayan, teri toprağa damladığında topraktan anında gül çıkan, biz ümmetin ona karşı "insan – insan" ilişkisi olması gerekirken aşırı yüceltme sonucu "insan – aşkın" ilişkisi olan, dünya, evren yaratılmamışken O’nun nuru yaratılmış, insan topraktan yaratılırken melek nurdan yaratıldığına göre akıllara insan mı melek mi sorusunu getiren, hâşâ Allah'ın bile ona aşık olduğu ve habibim (sevgilim) dediği, bir yandan açlık çekerken diğer taraftan bir tabak yemeği koca bir orduya yetiren, bir damla sudan çölde susamış askerlerin susuzluğunu gideren, Kur’an kendisine mucize verilmedi derken siyerlerde daha doğar doğmaz ayı parmak ucunda top gibi gezdiren, ayı ikiye bölen, bölünen ay da küçük bir parçaymış gibi bölündükten sonra bir kişinin bahçesine düşen, camilerde Allah’ın anılması gerekirken, Allah’tan şefaat ve af dilenmesi gerekirken maalesef hiç istemediği şekilde aşırı yüceltilip kendisinden af ve şefaat dilenen Muhammed, çok sevilen, aşırı yüceltilen artık aşık olunan Muhammed.

Bir başka Muhammed de sadece postacı gibi görünen, hiçbir şekilde bir sözünün, bir hareketinin dini bir kaynak olarak görülmediği, bir aktarım kablosu gibi tüm vahyi iletip aktardıktan sonra biz Müslümanların hayatından usulce geri çekilen, artık sadece ve sadece tarihte kalan bir kişi olan bir peygamber. Misyonu yaşamı ile hatta yaşamından sadece 23 yılı ile sınırlı kalmış, sadece o zamanda sözü olan, misyonu, yaşanması, örnek alınması söz konusu olmayan bir Muhammed.

Aşırı yüceltenler peygamberlerini, Hz. İsa’yı yücelttikleri gibi, yarı ilah gibi insan üstü bir varlık haline getirmişken, ikinciler ise peygamberlerine sıradan bir insanmış gibi sadece ufak bir görevli muamelesi yapanlardır.

Üçüncüsü ve gerçek olan Muhammed de Kur’an’da yazan, bizlerin örnek alması gereken çünkü melek değil insan olan hatta Kur’an’da yazdığı gibi arkadaşımız olan, insanları kendi şefkati, iyiliği, kişiliği ve Kur’an ahlakı ile donatan, bunlarla örnek olan Hz. Muhammed (sav). İnsan üstü peygamber olmayan üstün insan olan peygamber, sakal ve kıl bırakmayan ümmetine akıl bırakan peygamber.

İslamoğlu farklı birçok eseri, kaynağı inceleyerek çalışmasında kullanarak ve bunları da belirterek kaynaksız hiç bir adet bilgi bırakmamış kitapta. Zaman zaman dili ağır gibi geliyor kitabın, bu tarz konulara ilk girenler için bilinmedik ve hiç duyulmadık kavramlar var ama yazar bazılarını açıklasa da açıklanmadıkları da kalmış maalesef. Güzel, sağlam delillere dayanan başarılı bir çalışma.

ibrahim yazkan 
20 Şub 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İslam Peygamberi Muhammed'e Müslümanların bakış açısının nasıl olması gerektiği ile ilgili bir eser.Okunmalı.

Mehmet Admış 
 20 Oca 14:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Mustafa İSLAMOĞLU, bu eserde İslam Aleminin Hz. Muhammed'e yaklaşımlarını göz önüne sermektedir. İslam Alemi, Hz. Muhammed'i ya çok sevenler(o sadece peygamber değil diyenler, öyle ki bir nevi tanrısal bir gözle bakanlar), ya çok sıradan görenler (sadece elçiydi görevini yaptı ve gitti o kadar diyenler), bir de Kur'an'ın Hz. Muhammed'i nasıl gördüğünü ve bizim de O'nu nasıl görmemiz gerektiğini açıklıyor. Gerçekten de şahane bir eser. Okumanızı tavsiye ederim..

Umut Mahfuz 
06 Oca 13:41 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Mustafa İslamoğlu siyasi tutarsızlığı bir kenara din bilgisi siyer bilgisi harika bir insandır...
Peygamber Hayatı okumalarına başmadan evvel siyer çalışmaları yapan arkadaşlara şiddet ile tavsiye ederim...
Nasıl bir Peygamber ?
Kur'an nasıl bir peygamber modülü çıkartıyor gösteriyor bize ?
arkadaş peygamber mi ?
getir götür postacı görevi yapan peygamber mi ?
yarı tanrı örnek olmaktan çıkmış mitolojik biri mi ?
okuyun siz karar verin arkadaşlar

Kitaptan 5 Alıntı

Uğur D. 
02 May 13:37 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bedevî Aklı
Medine'de, kimi zaman bedevî aklının aşırı yüceltmeci mantığı geri dönüyordu. Bu tür olaylardan biri Hz. Peygamber'in oğlu İbrahim'in vefatında yaşanmıştı. Hz. Peygamber'in oğlu İbrahim'in öldüğü gün tam bir güneş tutulması gerçekleşti. Bu beklenmeyen hadise, halk tarafından tabiatın da Peygamber'in yasına iştirak ettiğine bir işaret olarak kabul edildi. Fakat o, halkın "mahsus aklın" eseri olan bu düşüncesinin yanlışlığını vakit geçirmeden tashih etti. Çok acil durumlarda yaptığı şeyi yaptı. İlk vakitte hutbeye çıktı ve insanlara şu uyarıyı yaptı: "Ay ve güneş Allah'ın ayetlerinden bir ayettir ve Allah ne Muhammed'in oğlunun ölümü, ne de bir başka faninin doğumu için ayetini değiştirir." 29

Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 60 - Düşün Yayıncılık)Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 60 - Düşün Yayıncılık)
Uğur D. 
 01 May 19:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kur'an Hz. İsa'yı hep annesiyle "Meryem oğlu İsa" şeklinde anar. Kur'an'da Rasullah'ın annesi hakkında ima yoluyla dahi bir tek ayet bulunmazken, Hz. İsa'nın annesi Meryem adına bir sure bulunmaktadır. *

Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 67 - Düşün Yayıncılık)Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 67 - Düşün Yayıncılık)
Uğur D. 
 01 May 18:42 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Cahiliyye Aklı
İlginçtir ki, taşlara, ağaçlara kutsallık atfeden cahiliyyenin bedevî aklı, gerçek kutsal, vahiy suretinde tecelli edince ona karşı görülmemiş bir direniş sergiledi ve bu direnişin merkezine de "olağanüstü"yü oturttu.

Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 54 - Düşün Yayıncılık)Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 54 - Düşün Yayıncılık)
Uğur D. 
 01 May 10:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Peygamber İle Kurulan İlişki
Bir müminin peygamberiyle kuracağı ilişki, daha tasavvur düzeyinde, yatay ilişki (insan-insan ilişkisi) formundan çıkarılıp da dikey ilişki (insan-aşkın ilişkisi) formuna dönüştürülürse, o noktadan itibaren insan tasavvuru sadece biçimsel olarak değil mahiyet olarak da değişir. İlişkinin mahiyeti değişince, bakış açısı, algılama biçimi, algılayan özne üzerinden etki ve onun vereceği tepki; bütün bunlar nitelik açısından değişikliğe uğrar.

Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 38 - Düşün Yayıncılık)Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 38 - Düşün Yayıncılık)

Bir insan mı bize yol gösterecek ?
Bütün örneklerin birleştiği nokta aynı: Vahyi hayata dönüştürmek istemeyen toplumlar, ittifakla insan peygambere karşı çıkıyorlar ve onun yerine melek peygamber talep ediyorlar. İnsan peygambere karşı çıkışın en temel gerekçesi, “örnek alınması mümkün olmayan ” biri olması. Melek peygamber istemenin mantığı da aynı: insan peygamber gibi hayatın içinde , hayata kuşbakışı bakan, örnek alınamaz, üretilemez,sadece bereketinden istifade edilir ve kutsanır bir peygamber tasavvuru...

Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 35 - Düşün yayıncılık)Üç Muhammed, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 35 - Düşün yayıncılık)