Üç Silahşörler

·
Okunma
·
Beğeni
·
14410
Gösterim
Adı:
Üç Silahşörler
Baskı tarihi:
Ağustos 2007
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akvaryum Yayınevi
755 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ikinci Alexandre Dumas kitabı. Monte Cristo Kontu’da çok etkilemişti beni. Doğruyu söylemek gerekirse üç silahşörden de bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Bilirsiniz her yazarın bir kült eseri vardır ve Dumas’ın ki de Monte Cristo Kontu diye düşünmüştüm. Bu kitabı da okumayı bu sebeple ve belki de yedi yüz elli beş sayfa olması da okumamı bu kadar ötelememde ki etkendir. Bu arada yıllar önce filmini seyretmiş olmam da diğer bir etkendi. Ancak okuyunca anladım ki kendimi çok güzel bir kitaptan sırf ön yargılarımdan dolayı mahrum etmişim. Şeytanın dünyada vücut bulmuş hali Milayd, Athos, Porthos, Aramis ve Dartanyan’ın maceraları eminim sizi de etkisinde bırakacak.
755 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
"Birimiz hepimiz için ,hepimiz birimiz için" ne güzel bir dayanışma modelidir. Kütüphanede bulunmayı ve mutlaka okunması gerekenler listesinde olmayı hak eden bir kitap.
755 syf.
·Beğendi·10/10
Klasikler arasında ilk 10'a girmeyi hak eden bir kitap. Kesinlikle çok güzel bir anlatımı var bunun en büyük sebebi kesinlikle Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarından olması bence. Tercümesi de bir o kadar güzeldi. Klasikleri bundan sonra sadece bu yayından okumayı düşünüyorum.
685 syf.
·20 günde·Beğendi·7/10
Alexandre Dumas 24 Temmuz 1802 yılında Fransa’da doğmuştur. Alexandre Dumas’ın isminin “baba” kelimesi ile birlikte anılmasının nedeni oğlu ile aynı ismi taşıması ve onun da bir yazar olmasıdır. Baba Dumas 19. yüzyılın en verimli fransız yazarlarından biridir. Edebiyatın birçok alanı ile ilgili olan Alexandre Dumas, general olan babasından duyduğu hikayelerinden esinlenerek yazdığı tarihsel romanlarla dikkat çekmiştir. Eserlerinde arka planı; tutku, ihtiras, hırs ve ihanetin yağmurlarıyla karanlık, kimi zaman alkım misali renkli aşk maceraları barındıran, tarihi olayları temel alıp bunu yapıntısal olarak kaleme aldığı romanlarında işlediği konulardaki iyi ve kötü ayrımını belirgin bir şekilde sunmuştur. Tarihin önemli kesitlerinden fayda sağlarken, kendi hayal gücü ile süsleyerek eserlerine olağanüstü bir başarı eklemiştir. İşlediği karakterlerin güncelliğini halen koruması yazarın üstün yeteneğinin ve Auguste Maquet ile üretken işbirliğinin sonucunda ortaya çıkmıştır.
Tam adı ‘’Üç Silahşörler ve D’Artagnan’’ olan eserinde , XIII. Louis dönemindeki dört gözü pek şövalye olan Athos, Porthos ve Aramis ile aralarına yeni katılan D'Artagnan'ın, Kralı düşürmek isteyen Kardinal Richelieu’nun komplolarından kralı korumak için giriştikleri mücadeleleri romanın konusunu oluşturur. Genç, cesur ve ihtiyatlı bir kişiliğe sahip olan D’Artagnan üç silahşörlerin yanında yer alır ve onlarla güç birliği yapar, aralarında “Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin” sloganıyla sarsılmaz bir dostluk kurulur. Athos; soylu ve babacan bir kişiliğe sahiptir, Aramis; dindar bir kişiliğe sahip olduğunu savunur, kadınlara düşkündür, Porthos; ilkel bir kişiliğe sahip, paragöz ve cüsseli birisidir. Kahramanların maceraları, 1648-1649 yıllarında Fransa’da yaşanan ayaklanmalar etrafında gelişen olayların ele alındığı ‘’ Yirmi Yıl Sonra’’ da devam etmektedir.
Açıkçası sayfa sayısı ilk zamanlarda bitiremeyeceğim diye beni tedirgin etmişti fakat okudukça konunun içerisine girdikçe sarmaya başladı.İyi ki okumuşum.Herkese tavsiye ederim.
755 syf.
·Beğendi·7/10
Fransa zayıflamış, Kral’ın otoritesi sarsılmaya yüz tutmuş, gitgide güçlenmekte olan senyörler ortalığı karıştırmaya başlamış, düşmanlar sınıra dayanmıştı. Gerçekten zordu durum. Richelieu’dan sonra Kardinal olan Mazarin, halkı ağır vergilerle eziyor, elinde ruhundan başka birşey kalmayan, ruhunu haraç-mezat satamayacağı için zafer öyküleriyle uyutulup, sabırlı olmaya davet edilen, zafer taçlarının karın doyuracak et ve ekmek olmadığını bilen halk da uzun süredir homurdanıyordu.Bütün zamanların en becerikli silahşörleri Athos, Porthos, Aramis ve d’Artgnan yirmi yıl sonra tekrar bir araya geldiklerinde Fransa’nın durumu böyleydi. Artık o kadar genç değildiler ama şövalyeliğin bütün üstün özelliklerine ve tabii romantizmin maharetlerine hala sahiptiler. Zaman her birini bambaşka yerlere ve yaşam tarzına savurmuştu ama hiçbir zaman yokedilemeyen ’silahşörlük ruhu’ yollarını yine kesiştirmişti. Düşmanlarının onları alt edebilmesi için yine imkansızın sınırlarını zorlamaları gerekiyordu.
656 syf.
·6 günde
"Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!"

Baştan sona ustalıkla kaleme alınmış gerçek bir klasik. Tarihi olaylar ve şahsiyetler etrafında örgülenmiş harika bir kurgu. Anlattığı dönemde Fransa ve İngiltere'deki siyasi ve sosyal hayatı oldukça iyi özetleyen eser, karakterler üzerinden yaşanılan hayatı zihnimizde çok iyi canlandırıyor. Okuyanların keyif alacağını düşünüyorum...
755 syf.
·20 günde·Beğendi·9/10
Klasikler arasında okuduğum en maceralı kitaptır. Meşhur "Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için." lafının kaynağı bu kitaptır. Dumas bizi 17. yüzyıl Fransa'sına götürür. Köyünden çıkıp kralın şövalyeleri arasına katılmak için gelen D'artagnan burada kralın muhafızlarının komutanı Möstö De Treville'in gözde silahşörleri Athos, Porthos ve Aramis'le ayrı ayrı olarak kavgalar çıkartır ve hepsiyle düello etmek için sözleşir. Düello meydanına geldiğinde ise krala türlü komplolar kuran Fransa'nın en etkili ikinci kişisi Kardinal Richeliu'nun silahşörlerini görürler ve düelloyu unutup onlarla mücadele ederler. Böylece roman boyunca sürecek olan bir dostluğun temeli atılmış olur.
Hikaye boyunca Kardinal'e ve Athos'un eski aşkı Mileydi'ye karşı mücadele eden kahramanlarımız, savaşa gitmekten kraliçeyi korumak için baş düşmanları Buckhingham Dükü'ne mektup taşımaya kadar türlü işlere girmekten çekinmezler. Başları her daim beladadır ama bütün zorlu işlerin üstesinden hep beraber gelirler. Ne de olsa onların hepsi bir, biri hepsi için vardır. Onlar aslında dört kişi olan Üç Silahşörler'dir.
656 syf.
·13 günde·7/10
Spoiler içerir.

Monte Kristo Kontu' yla başlayan güzel yolculuğumu Üç Silahşörler' le devam ettirmek istedim. Normalde kitapları birbiriyle kıyaslamaktan hiç hoşlanmam ama bu seferlik bir istisna olsun. İlkinin verdiği o güçlü duyguyu ne yazık ki Üç Silahşörler de hissedemedim. Monte Kristo Kontu da dikkatimi çekmeyen ayrıntılar(ki bence yok denecek kadar azdı. Ya da yanlışlığı belirgindi) bunda gözüme battı. Fransızlar' ın, İngilizler' in, özellikle silahşörlerin yaşantısı çok ters geldi bana: Rahatlıkla adam öldürme, kumar, evli kadınlarla birlikte olma, hile vs. Dostluklarına diyecek sözüm yok tabi.

Belki çeviriden kaynaklı bir şeydir; biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Üç Silahşörler ayrı ayrı ama birbirinin devamı niteliğinde kısa macera kitapları olsaymış daha çok hoşuma gidermiş. Bütün bunlara rağmen Dumas' ın anlatımını ve verdiği duyguları seviyorum.

Mileydi' nin hapsedilmesinden itibaren neyse ki kitap o sevdigim atmosfere döndü. Ondan sonrasını heyecanla ve keyifle okudum. Yazarın karakterlerini iyi kötü böylesine hissettirmesi ve benimsetmesi çok güzel. Madam Bonacieux' un sonunun beni şasırttığını söylemeliyim. Kitap biterken d'Artagnan ve Rochefort' un arkadaş olmasına ise niye sevindiğimi hala anlamış değilim.

Daha ince versiyonunu okusanız da bir şey kaybetmezsiniz sanıyorum ya da ben belki daha kalın versiyonunu okusaydım daha çok zevk alırdım bilemiyorum. Okuyucuya kalmış.
755 syf.
·Beğendi·8/10
Alexandre Dumas başyapıtı olan tarihi macera romanı Üç Silahşörler;
“Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!” sloganı ile hafızalara kazınmış, Mart-Temmuz 1844’te Le Siècle dergisinde tefrika halinde daha sonra ise kitap olarak basılmıştır. Roman Fransa'da kralın muhafız birliğinde görev yapan Athos, Porthos ve Aramis adlı üç silahşöre katılmak üzere Paris’e giden d'Artagnan (Dartanyan) adlı gencin maceralarını anlatır. Romanın kahramanı Dartanyan’ın hikayesi, Dumas’nın “Yirmi Yıl Sonra”(1845) ve de “Bragelonne ve Vikont: On Yıl Sonra” (1847-1850) isimli eserleriyle devam eder. Bu arada Alexandre Dumas'nın eserlerinde, özellikle de "Üç Silahşörler"'i yazarken tarihi çok saptırdığı, olaylara fazlasıyla hayal gücünü kattığı söylenir. Bu söylentiler kulağına kadar gelince "Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu " demiştir.
755 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Evet, öncelikle bu kitap 4 aydır kitaplıgımdaydı ve açıkçası başlamaya cesaret edemiyordum.Bugün kitabı 5 gün gibi kısa bi sürede bitirmiş olmamdan anlayacağınız üzere bu kitabı bu kadar beklettigim için çok pişmanım :) Çünkü şu ana kadar okuduğum kitaplar arasında en maceralı en akıcı kitaptı. Şimdi kitap incelemesine geçelim.

1600 lü yıllar... Âdil Louis denilen Fransa Kralı'nın otoritesi zayıflamış, Kardinal(Katolik Din adamları)in emirlerini dinler olmuş, Ingiltere ile savaşlar devam ederken aynı zamanda Huguenot(Fransız Protestanlar ) ile savaşılmıştır. Bu savaşlar da Ingiltere yine sinsiliğini gösteriyor direk Fransa'ya bir savaş açmak yerine Huguenot'lara destek veriyor. Aynı zamanda saray entrikalarının en çok oldugu bir dönem.Gaskonyalı kahramanımız yani D'artagnan böyle bir zamanda karşımıza çıkıyor. Gaskonya'yı ülkemiz de Karadeniz bölgesine benzetebiliriz, geldiği yerin özelliklerini taşıyan kahramanımız inatçı olduğu kadar cesurdur.Tanışacagı 3 arkadaşıyla macera başlar ve kitap boyunca Kardinal' in başının belası olur. Tabi bir kişi de kahramanımızın belası olacaktır :) Okuyacak arkadaşlara şimdiden iyi okumalar :)
755 syf.
·9/10
Tek solukta okunabilecek kitaplardan birisi.Etkileyici bir olay örgüsü var.En ilginci de kitapta 4 silahşör olması.Aksiyon arıyorsanız okuyun derim
"kadınlar bizim felaketimiz için yaratılmıştır ve yaşadığımız sefaletlerin tek kaynağı onlardır."
Sevseydiniz her şeye daha farklı bir açıdan bakardınız.
Alexandre Dumas
Sayfa 149 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 7.Basım
Kim olursa olsun acılarınızı açmamaya özen gösterin, meraklılar yaralı bir alageyiğe saldıran sinekler gibi gözyaşlarımızı emmek istiyorlar.
Alexandre Dumas
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Eh!" dedi Athos, "Muhammed'in müminlerinin dediği gibi Allah büyüktür ve gelecek onun ellerindedir."
Alexandre Dumas
Sayfa 536 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kibar ve anlayışlı olmak korkaklık anlamına gelmiyor ki.
Alexandre Dumas
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 7.Basım
Teşekkürler, artık hiçbir şeye güvenmiyorum.
Alexandre Dumas
Sayfa 206 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 7.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç Silahşörler
Baskı tarihi:
Ağustos 2007
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akvaryum Yayınevi

Kitabı okuyanlar 2.279 okur

  • Yeşim Oypan
  • arslan yabgu
  • Şirine
  • Belmak
  • Abdulbaki Budak
  • Lina8
  • Merve Sargın
  • Sercan Gündoğdu
  • Zülfiye Ədilova
  • bahtiyar alpar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (6)
9
%0.6 (3)
8
%0.4 (2)
7
%0.9 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları