Üç'ün Çekilişi (Kara Kule - 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.863
Gösterim
Adı:
Üç'ün Çekilişi
Alt başlık:
Kara Kule - 2
Baskı tarihi:
Nisan 2006
Sayfa sayısı:
479
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752104371
Orijinal adı:
The Drawing Of The Three - The Dark Tower 2
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Üç
The Drawing of the Three
Kara Kule romanının sonunda Roland, yani Silahşor, Silahlı Adamla karşılaşmıştı. 

Ardından Roland, Orta-Dünyada Batı Denizi kıyısında uyanır. Karşısında her biri ayrı zamanlarda New York kentine açılan üç kapı görür. 

Roland, Kara Kuleye ulaşmak için bu kapılardan üç kişiyi kendi zamanına çekmek zorundadır. 

I. Kapı: Yıl 1987. Roland, Eddie Dean adlı eroin bağımlısı tutukluyla karşılaşır. Eddie çekilen kişilerden biridir. 

II. Kapı: Yıl 1964. Gölgelerin Kadını, zenci Odetta Holmes bir metro kazasında bacaklarını kaybetmiştir. İçinde öfke ve nefretle yanıp tutuşan ikinci bir kadın yaşamaktadır ve o kadın Rolandla karşılaşır. 

III. Kapı: Yıl 1977. Jack Mort insanları ölüme iten ve akıl almaz zalimlikler yapan bir canidir. Ve ne yazik ki Rolandın çektiği son kişidir. 

Sizce, arayış içindeki Roland ka-tetini tamamlamak için yeni arkadaşlar mı edinmiştir? Yoksa bilmeden tamamen farklı bir bela mı ortaya salmıştır?
479 syf.
Roland Deschain serinin ikinci kitabında tam anlamıyla kendini gösteriyor. Orta dünyadan, dünyaya açılan kapı ile Roland'ın dünyası baya bir değişiyor. Kendine yeni arkadaşlar ediniyor ama ne edinme...

Ilk kitabında Jake ile yolları kesişen Silahsör bu defa baya bir heyecanın içinde kendini bulacak. Kitap başlar başlamaz Roland sahilde uyanıyor ve üstüne üstüne geldiler yine... cek cuk cek miydı neydi tam hatırlamıyorum sözlerini ama gelenler iyi geldiler. Roland yazık oldu burada sana...

Dünyamıza açılan kapı bulup geçiş yapıyor ve kişileri orta dünyaya çekmeye uğraşıyor yeni arkadaşlar yeni silahsörler onun ka-tet'iydi. Burada da heyecan doruklarda ne aksiyonlar var. Neler neler bu yeni karakterler kendi içlerinde bir hikaye zaten.

King 2.kitapta seri de almış gitmiş, esir etti kitap beni. Merakla okuyordum sıkılmadan. Gerilim de var, Odetta aklımı aldı bir ara. O anları okurken gerildikçe gerildim. Nasıl yazmışsa karakteri içime içime işledi. Eddie'miz var gencecik. Mafya da var. Baronlar falan... :) dedim ya aksiyonu bol.

Gerilim, aksiyon ve macera hepsi bir arada ve inanılmazdı. Ilk kitapta da belirtmiştim sabırlı olun ve 2. kitaba yetişin nelerle karşılaşacağınızı görün.

Roland Deschain acılar da çekiyor yine, bu acılarında yaşanan olaylar, durmadan karşına çıkan maceralar kitabı sürükleyici hale getirmiş.

Seriye başlamayı düşünen arkadaşlarım var biliyorum, daha ne kadar düşüneceksiniz ;)

Uzun günler, hoş geceler dilerim. Sai
Roland Deschain
479 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Kara Kule serisinin 2.kitabı Üç'ün Çekilişi. Silahşör Roland Kara Kule'ye ulaşmak için kendi dünyasına üç kişi çekmek zorunda. Bu kişiler farklı zamanlardan ama yine de birbirinin hayatına bir yerde dokunmuş insanlar. Farklı karakterlerde iyi işlenmiş karakterler seriye renk katacak şekilde geliyorlar.

Bazı bölümler durgun geçse de kitaptan kopmadan Kara Kule macerasına devam ediyoruz.
479 syf.
·4 günde·8/10
Çeviri beni hiç tatmin etmedi. Okuma zevkini yarı yarıya düşüren kelime tercihleri hikayeyi yavan hale getiriyor.
Bunun dışında Stephen King'in en iyi eseri Kara Kule serisi. Çeviriye rağmen hayal gücünüz biraz iyiyse soluksuz okuyabilirsiniz.
469 syf.
·4 günde·9/10
Serinin ilk kitabı olan Silahşor beni o kadar zorlamıştı ki, bir King kitabı olduğuna inanmakta o kadar güçlük çekmiştim ki Üç'ün Çekilişi'ne başlamak benim için epey göz korkutucu oldu. Okunan birkaç harika King kitabından sonra Silahşor beklentimi hiçbir şekilde karşılamamış ve benim için tam anlamıyla hayal kırıklığı olmuştu. Gerçi Silahşor'un önsözünde yazar bile kitabın tam konuya giremediğini serinin diğer kitaplarının bundan daha iyi olacağını belirtmişti ya, sırf bu güvenceyi hatırlayarak ikinci kitabı okumaya başlayabildim.Evet bu bir Silahşor incelemesi değil farkındayım. Gelelim Üç'ün Çekilişi'ne.

İlk kitap sonrası beklentimi düşük tuttuğumdan mıdır bilinmez, kitabı epey beğendim. Yine de "bence" serinin gidişatı henüz 10 puan verdiğim eserleriyle kıyaslanacak düzeyde değil. Roland zaten zekası, erdemleri, kara kuleye olan inancı ve davranışlarıyla başımın tacı. Yine de kitapta bir şeyler beni tam anlamıyla ikna edemedi. Bambaşka bir dünyaya, bizim dünyamıza açılan kapılar var ve Roland hayatında adını bile duymadığı şeylere çok çabuk adapte oluyor her şeyi anında kavrıyor. Zaten ben de bunu King'in karakterlerine verdiği olağanüstü herhangi bir gücün varlığı ile kendimce (ehhh) kabullenir geçerim.

Şimdii genel olarak kitabı kısaca övdük övdük durduk da, gelelim çeviride emeği geçenlere teşekkürlerimizi(!) iletmeye :)
Ya hu gözlerim kanadı be gözlerim. Bir insan nasıl baştan sona hissetmek yerine "duyumsamak", ihtiyaç duymak/ihtiyacı olmak yerine "gereksinmek" sözcüklerini kullanabilir. Hadi ilk çevirilerde böyle çevrildi de koskoca Altın Kitaplar Yayınevi olmuşsun yeni yeni baskılar yeni kapaklar yapıp fiyatları yükseltmeyi bal gibi biliyorsun hiç mi okumadın şu kitabı kardeşim hiç mi değiştirme gereği duymadım aklım almıyor. Bu kadardı.

*ACCIK ECCÜK SPOİLER SAYILABİLİR*

Odetta Holmes ve Detta Walker ablalarıma saygılarımı yolluyorum. Hayatı doruklarda yaşayan sayılı karakterlerden-di :) Eddie hakkında da pek bir fikrim yok sevdim sevmedim diyemem. Yeni silahşorlara yelken açmamızı epey beğendim. Tam bir kaybedenler kulübü olsa da... Bu üçlünün gelecek maceralarını okumak için sabırsızlanıyorum.
479 syf.
·5 günde·8/10
Zaman zaman olaylar daha hız kazanıp ve ilgi çekici hale gelse de genel olarak durgun bir kitaptı. Karakterler açısındansa güçlü bir kitap, karakterleri sevdim. Odetta ve Jake Mort hem farklı hem iyi karakterlerdi, Jake kitapta biraz daha fazla yer alsın isterdim.
Genel olarak güzel bir kitaptı, ara ara sıkılsam da çoğu zaman severek okudum. Serinin bundan sonra daha çok hız kazanacağını ve hikayenin rayına oturacağını düşünüyorum, umarım öyle olur ve çevirisi daha iyi olur ve de resimler olmaz (çok gereksiz buluyorum içindeki illüstrasyonları).

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...-2-stephen-king.html
479 syf.
·18 günde·Puan vermedi
Deathstar yani Ölüm Yıldızı'nı ölü yıldız diye çevirmişler. Bazı yerler anlaşılmıyor. Bazen de yapmacık, uyduruk cümlelerden dolayı kitabın tadı kaçıyor.
479 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ka-tet oluşuyor. Kapılar beliriyor, nereye açılacağı hatta açılıp açılmayacağı bile belli olmayan o muhteşem kapılar... Kuleye ulaşma tutkusu bulaşıcı olabilir, siz en iyisi yolun tadını çıkartın.
479 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Eddie ve Susannah’ın Roland ile olan yol arkadaşlığı boyunca heyecandan parmaklarımı kemirmişimdir herhalde. Susannah’ın gidip gelen aklı yüzünden ekibimizin başına açtığı dertler, upuzun bir sahil boyunca karşılaşılan kapılar ve olağanüstü bir macera… King’in Roland’ı parmaksız hale koyduğu anda öfkelenmiştim (king buna benzer şeyleri bir çok eserinde acımasızca yapıyor) ama kitap bittiğinde öfkem duruldu. Onun yerine mutluluk ve merak hissi oluştu bende.
Üç’ün çekilişi, serinin ilk kitabından da iyidir, tavsiye edilir.
479 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Macera devam ediyor mükemmel bir anlatımla. İnsan diğer kitapları da bir an önce okumak için can atıyor. 'Çorak Topraklar'da bakalım neler olacak? Silahşör kule uğruna daha neler yapacak?
479 syf.
Bir önceki kitapta olduğu gibi gene kitabı okumayı bıraksam mı bırakmasam mı gelgitlerini yaşadıktan sonra bitirdim sonunda. Açıkçası bu seriye içimden bir ses şans ver diyor. Seri bittikten sonra gerçekten çok iyi hissedeceksin diyor. Bakalım ne kadar haklı olacak o ses.

Onun dışında Roland'ın yolculuğuna dahil olan diğer yoldaşlarında seriye dahil olduğu bir kitaptı. Açıkçası kuleye dair sadece kitabın sonunda Roland'ın gördüğü bir rüya vardı sadece. Hani konudan uzaklaşılır da bu kadar uzaklaşılmaz yani. Neyse seriye şans vermeye devam edeceğim. Sırada 3. kitap var. Bakalım hayırlısı...
479 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Geçen hafta başladığım Kara Kule macerasına ikinci kitapla devam ediyorum. Birinci kitaba nispeten olay olarak çok daha doluydu. Serinin devam kitabı olduğundan içeriğe pek değinmek istemiyorum. Ama ilk kitapta yoldaşı olan Jake'ten sonra Roland yanına başka arkadaşlar (belki de silahşor!) bulma arayışında olduğunu söyleyebilirim.

Diğer tüm yorumlarda olduğu gibi çeviri rezaleti değinilmeyecek gibi değil. Çeviren büyüğümüz resmen kitabı katletmiş. Tonlarca anlam bozukluğu, yer yer yanlış sözcük kullanımları, fiilleri genel kullanımları yerine bütünüyle antika kelimelerle boğması vs. Çevirmeni araştırdım, kendisi doğal bitkiler üzerine kitap yayınlarken bir anda Kara Kule kitabı çevirmeye karar vermiş herhalde :) Buradan yetkililere sesleniyorum, acilen bu kitabın yeniden çevrilmesi lazım!

Kitaba geri dönecek olursak, kadın karakterin hikayesine başlarda dahil olmak biraz güç oldu. Çünkü ilk kitaptaki anlatım sıraları ve müthiş flashbacklerden bu kitapta pek söz edilemiyor. Sonlarda biraz hikaye zoraki toparlanmış izlenimi verse de soluksuz okutacak kadar da aksiyon dolu ve heyecanlıydı.

Neticede tahmin ettiğiniz üzere kuleye bir adım daha yaklaştık. Serinin devamını çook merak ediyorum. Nitekim ben bu satırları yazarken üçüncü kitap olan Çorak Topraklar bana göz kırpıyor :)
Bu seriyi okuyun okutturun millet! Sağlıcakla kalın, iyi okumalar.
479 syf.
·28 günde·Puan vermedi
Kitabin son 100 150 sayfasini soluksuz okudum gayet heyecan doluydu. Son bolumdeki jake mort karakteririn 1. kitaptan bu yana gelisen olaylarin sorumlusu olmasi ayri bir gizem.
Uyku. bendeni uyku istiyordu. Uyu, uyumalısın. Şimdi, karanlık basmadan. Yapacak başka şeyin kalmadı. Tükendin, diye düşündü.
Stephen King
Sayfa 29 - Altın kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç'ün Çekilişi
Alt başlık:
Kara Kule - 2
Baskı tarihi:
Nisan 2006
Sayfa sayısı:
479
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752104371
Orijinal adı:
The Drawing Of The Three - The Dark Tower 2
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Üç
The Drawing of the Three
Kara Kule romanının sonunda Roland, yani Silahşor, Silahlı Adamla karşılaşmıştı. 

Ardından Roland, Orta-Dünyada Batı Denizi kıyısında uyanır. Karşısında her biri ayrı zamanlarda New York kentine açılan üç kapı görür. 

Roland, Kara Kuleye ulaşmak için bu kapılardan üç kişiyi kendi zamanına çekmek zorundadır. 

I. Kapı: Yıl 1987. Roland, Eddie Dean adlı eroin bağımlısı tutukluyla karşılaşır. Eddie çekilen kişilerden biridir. 

II. Kapı: Yıl 1964. Gölgelerin Kadını, zenci Odetta Holmes bir metro kazasında bacaklarını kaybetmiştir. İçinde öfke ve nefretle yanıp tutuşan ikinci bir kadın yaşamaktadır ve o kadın Rolandla karşılaşır. 

III. Kapı: Yıl 1977. Jack Mort insanları ölüme iten ve akıl almaz zalimlikler yapan bir canidir. Ve ne yazik ki Rolandın çektiği son kişidir. 

Sizce, arayış içindeki Roland ka-tetini tamamlamak için yeni arkadaşlar mı edinmiştir? Yoksa bilmeden tamamen farklı bir bela mı ortaya salmıştır?

Kitabı okuyanlar 375 okur

  • Serkan Baysan
  • Uzaylı Cosmos
  • Rabia Yolaşan
  • Devrim
  • Can Tekin
  • Yağmur
  • Ilgın Erkan
  • Volkan Göler
  • İsmet Sezgin Kurt
  • AHM

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.7
14-17 Yaş
%5.5
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%26.4
35-44 Yaş
%30
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%32.9
Erkek
%67.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.3 (35)
9
%30.8 (41)
8
%25.6 (34)
7
%11.3 (15)
6
%2.3 (3)
5
%2.3 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.8 (1)