Uçurtmayı Vurmasınlar

8,8/10  (129 Oy) · 
483 okunma  · 
120 beğeni  · 
3.659 gösterim
1984 yılının bir Haziran öğlesonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barış'ın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barış'la ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. Beyazperde Barış'ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu. Ak kağıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyorlar. Bir çocuğun gözlerinden duvarları kendi düşlerinde sorgulama olanağını daha fazla okura sunabilmek, filmin armağanı. Kitabın bu nedenle beyazperdeye gönül borcu var.
-Feride Çiçekoğlu-
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    108
  • ISBN:
    9789755101415
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Özge Göksu 
04 Mar 15:29 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

https://www.youtube.com/watch?v=eglGN7W4ukU

Hiç dinlediniz mi? Dinlerken sizin de benim gibi acır mı yüreği. Filmi ilk izlediğim zaman küçücük bir kız çocuğuydum, bir mayısta babamın elinden tutup, heyacanını yitirmiş kutlamaların içinde kaybolan. Seneler sonra yine çıktı film karşıma. 'Niye uçmuyor İnci?' diyen Barış'la bir kere daha acıdı kalbim. Onun esaretinde, kendi özgürlüğümden utandım, bambaşka duygular hissettim.
Şimdi bu kitabı bir solukta okudum.Okurken gözümün önünde Barış, aklımda şarkıları.
Hayatı dört duvar arasında anlamaya çalışan Barış...
Soru sormaktan çekinmeyen Barış...
Hayalleri dışarıya çıkıp simit almaktan öteye gidemeyen Barış...
Güneşin doğuşunu, batışını göremeyen Barış...
Yemek kavgalarının içinde, paylaşmayı, okumanın önemini anlayan Barış...
Ve küçücük kalbinin içinde İnci ile bir türlü vedalaşamayan Barış...

Kitap Böcüğü 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelime ile bayıldım.
Elime aldım, okudum ve bitti. Annesi ile birlikte cezaevinde yaşayan bir çocuğun ona ablalık eden ve bir süre sonra cezaevinden çıkan İnci ablasına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Okumanın, düşünmenin, şiir yazmanın suç olduğu bir dönemde yaşayan Barış'ın masum ama çarpıcı soruları yer yer güldürüyor insanı. Düşünmeye itiyor sizleri. Filmini de izlemiş biri olarak kitabı da şahane buldum.

ali sahin 
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

uçurtmayı vurmasınlar 12 eylül faşizmi ile birlikte zindanlarda tutsak edilen bu ülkenin en güzel insanlarından bir küçük demetinin dramını çektiklerini anlatır sadece anlatılan bu dramda değildir bir maphus ta toplanan çok farklı insan türlerinin hayata nasıl baktıklarını kendi dışındaki olaylar karşısında duyarsızlıklarını yada ne kadar duyarlı olduklarını anlatır bunların yanı sıra faşizmin ülkemizin dört bir yanından zindanlara kadar nasıl acımasız oldugunu anlatan güzel bir kitap ..

M.Y. 
29 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Kitap annesinin cezası yüzünden kendisi de hapishanede olan, hapishane ortamını kendi masum ve basit bakış açısıyla anlamlandırmaya çalışan küçük Barış'ın daha önce tahliye olan düşünce suçlusu (bu da nasıl suçsa) İnci’ye yazdığı mektuplar üzerinden gidiyor. Kitapta belli bir tarih verilmiyor ama büyük ihtimal 80’li yıllar anlatılıyor ki kitabın ilk basımı da 1986 yılına ait. Türkiye’de 80’li yıllar demek de darbenin etkisini en taze gösterdiği yıllar demek oluyor. Barış’ın mektuplarının bir bölümünde Fahrenheit 451 kitabının neredeyse canlı örneği gösteriliyor. Olaylar küçük bir çocuğun gözünden anlatılınca aslında içinde baya bir dram yatan olaylar bile hafif bir tebessüm ettirebiliyor insana. Kitap kısa mektuplardan oluştuğu ve anlatımı çok sade olduğu için sıkılmadan bir çırpıda okuyabilirsiniz. Seyretmediyseniz Tunç Başaran’ın senaryolaştırıp yönettiği ödüllü filmine de bir ara göz atabilirsiniz.

Ülkemizin bir daha darbe veya darbe girişimi görmemesi dileğiyle!

Halil Yavuz KAYA 
08 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Adı Barış,
Çocuk bedeni tutsak,
Çocukça düşünceleri, bir kuş kadar hür ve özgür.
Kim zincir vurabilir ki düşünceye?
Kim kilit altında tutabilmiş ki özgürlüğün hülyasını ?
12 Eylül döneminin o kara günlerini ne güzel yansıtıyor, acı tebessümü, okurken yüzümüzde bıraktırırken Feride Çiçekoğlu. Bir çocuğun saf, güzel kalbinin duygusallığı içinde....
Hüznün, duygunun, sevginin barışın harmanlandığı bu kitap beni çok çok etkiledi. Hüznü yaşadım okurken. O anlatılan günleri yaşamış şahidi olmuş bir okur olarak...
Teşekkürler sayın ÇİÇEKOĞLU...

"Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar, İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mı?"
...
Seni bırakıp gitmem. Gidersem seni de götürmeye çalışırım.” Hatırlıyor musun böyle söz vermiştin ama “Hoşçakal” bile demeden gitmişsin… Ben uyurken…
...
Ama çocuklar kusura bakarlar. Kuşlar gibi.
...
'Barış'ı tanıdığım yerde ne çiçekler vardı, 'ne de başı bulutlarda bir çınar.' O gevrek sesiyle simitçi bile giremezdi oraya. Taş avluya yalnızca kuşlar konardı bazen.'

Doğan Yalçın 
13 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Uçma zamanı gelince gitmesi gerekirmiş . kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar inci ? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?"
En çok burası beni etkiledi. Şu dünyada özgür olmayan olamayan nice çocuklar mevcut . Onların hayalleri ya silahların ya açlığın ya da kimsesizliğin gölgesi altında yeşermeyi bekliyor.
Yazar içtenlik ve sadelikle bir çocuğun hem hayalini hem masum dünyasını göz önune sermiş.

silaes 
21 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Ulucanlar cezaevinde geçen çok güzel bir kitap. Mekan şu anda müze olarak kullanılıyor. Ziyaret ederseniz kitap gözünüzde daha da anlam kazanır. En sevdiğim bölüm yavru kuş buldukları sahneydi.

niluferinkitapligi 
 25 Oca 03:45 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Geride bakacak kimsesi olmadığı için annesiyle beraber hapse giren nice çocuktan yalnızca biridir Barış.Kadınlar koğuşundaki çok sevdiği İnci'nin tahliye olmasından sonraki özlemini,Ona belki de hiç ulaşmamış mektuplara dökmektedir.Bazen sorduğu sorulara kahkahanızı tutamasanız da,boğazınıza hayat boyu yutkunamayacağınız birşeyler takılır.Barış'ın çocuk tutsaklığı,sizin özgürlüğünüzden de birşeyler götürür okurken.
Kitabın senaryolaştırılıp,beyaz perdeye aktarılmış halini izlediğimde çok küçüktüm.O yaşlarda belleğin tazeliğinden midir,kaç yaşında olursan ol belleğe kazınacak hikayesinden midir bilinmez;ne filmi,ne Barış'ın gözlerini hiç unutmadım.Hayatım boyunca ne zaman uçurtma görsem hüzünlendim.Birkaç yıl önce okuduğum "Uçurtma Avcısı" da,yine çocuk dramıyla rengini değiştirdi tüm uçurtmaların aklımda.Artık onların hatırlattığı özgürlük değil,çocuklukları zorla ellerinden alınmış çocuklar bana.

Seda Gözükara 
22 Haz 12:28 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Bazen güldüm bazen gözlerim doldu, çok etkilendim. Bir çocuğun gözünden hapishane hayatı ve o dönemin yaşanılanları o kadar güzel anlatılmış ki... Soluksuz okudum diyebilirim.

4 /

Kitaptan 92 Alıntı

Sadettin TANIK 
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sen Filiz'i tanımazsın. (...) Kitap okuduğu için getirmişler. Hani kitap okumak güzeldi. Ben buradan çıkınca kitap okursam beni yine getirirler mi?

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 32)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 32)
Sadettin TANIK 
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Kabahat senin demeye de dilim varmıyor canım anacığım ama, bunca haksızlığa uğradığımız bu yüzdendir. Biz birlik olmadıkça bize daha çok şey ederler."

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 59)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 59)
Sadettin TANIK 
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Sen niye buradasın?" diye sordum Nevin'e.
O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 23 - Can  22. Baskı)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 23 - Can 22. Baskı)
Sadettin TANIK 
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Düşünmek ciddi bir işmiş. Hatta Nuran'ı düşündüğü için atmışlar buraya.

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 25)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 25)
Sadettin TANIK 
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gardiyanlar avlu merdivenlerini çıkıp idareye giden dış kapıyı da kapatırlar. Akşamı götürürler anahtarlarıyla birlikte. Yıldızları da...

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52)
Yasemin Bektaş 
27 May 16:32 · Puan vermedi

Yine akşam oldu işte. Hiç sevmiyorum akşamları. Gün batarken sayıyorlar bizi. İçeri sokuyorlar sonra. Kapıyı da kilitliyorlar üzerimizden. Koğuştan avluya açılan demir kapıda minicik bir mektup deliği var. En son Safinaz'la ben kalırız o deliğin başında. Boşalan avluya bakarız bir süre. Gardiyanlar avlu merdivenlerini çıkıp idareye giden dış kapıyı da kapatırlar. Akşamı götürürler anahtarlarıyla birlikte. Yıldızları da...

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52 - Can Yayınları)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52 - Can Yayınları)
BİROL COŞKUN 
15 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sen artık yıldızları görüyor musun İnci? Bizim göğümüzün bir tek gündüzü var, senin göğünde akşam oluyor mu?

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride ÇiçekoğluUçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu