Uçuş Denemeleri (Başka Kitaplar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.059
Gösterim
Adı:
Uçuş Denemeleri
Alt başlık:
Başka Kitaplar
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759960339
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
"İbrahim Tenekeci'yi bilenler bilir. Edirne Şeyhi Neşati'nin deyimi ile mücella aynalarda bile görünmeyecek kadar benliğinden sıyrılmıştır. İç âleminde her gün devr-i âlem seyahati yapar. Dış âlemde, onu sadece evi ile işyeri arasında yaşıyor sanırsınız. İç âlemde ise her gün sefer vardır. Uçuş Denemeleri, dıştan bakışta bu âleme ait notlar gibidir. Fakat aslında iç âlemin notları bunlar. Tayy-ı zaman ettiği için aramızda yaşayan, aslında Kâtip Çelebi ile sohbet etmiş İbrahim Çelebi'ye selam!"
-Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Türk Edebiyatı Dergisi-

"İbrahim Tenekeci, Doksan kuşağının önemli şairlerinden biridir. Şiirlerini hep bir heyecanla izlerim, okurum. Bence onun en iyi özelliklerinden biri, şiirinde aşikâr görünen içtenliğidir. Tenekeci, bu samimiyetini ve şiirden artan kimi düşüncelerini, duygularını Uçuş Denemeleri'nde dile getirir. Küçük denemelerden, gündökümlerinden, aforizmalardan, izlenimlerden oluşan kitabın en önemli vasfı dilinin yalınlığı, akıcılığı; bu vesileyle tatlı tatlı okunuşu. Şiir gibi. "Rabbim sen olmasan / Kimin aklına gelirim ben." İşte bunun için, nice benzer örnekler için 'şiir gibi' diyorum.

İnsanın acziyetini iyice kavramış bir sanatkâr Tenekeci. Bunun farkında olduğu için şöyle dua ediyor: "Allah'ım sadece annemi babamı değil, gökyüzünü de başımdan eksik etme..."
"Arkasına ve saatine bakmaktan dünyaya vakti olmayanlar"ın Uçuş Denemeleri'ne ihtiyacı var sanıyorum.
-Prof. Dr. Turan Karataş, Edebiyat Ortamı, Sayı 10, 2009-
(Tanıtım Bülteninden)
  • 72 syf.
    On üzerinden on... Bu kitaba verilecek puandır. Öyle bir yazar ki İbrahim Tenekeci, Kubilay abiyle konuşurken

    aramız da " Bu güzel yazarı yolda görsem, sıkarım elini gel güzel insan! gel ve hemen anlat dolma

    kalemindeki kalan güzel yazılarını" konuşması geçmişti. Gerçekten böyle İbrahim abiyi okudukça okuyası

    geliyor insanın. Samimiyetin gerçek adresi, güzel ahlâkın sembolü,gençlerin örnek abisidir İbrahim Tenekeci.

    Kitabın isminden anlaşıldığı üzere Kısa hikayelerden ,konulardan kaleme alınan bir deneme yazısı.

    Sayfa sayısı az, okurken bitimine üzüldüm. Her konuda bir ibret, ve ders çıkacak güzel ve kısa hikayeler. Keyifli
    okumalar.. https://youtu.be/dZEZA1g7xus
  • 72 syf.
    ·1 günde
    Madem uyandık bu saatlerde o halde incelememizi yazmaya da pek tabii başlayabiliriz. İbrahim Tenekeci'yle kitabında ilk karşılaşmamız. İbrahim abiyi -ki her zaman abi derdim, kitaptan sonra gerçekten bir abi olduğunu öğrendim- Yeni Şafak'taki yazılarından, İtibar'dan, ödüllerinden haberdar olmadığı asla söyleyemem sadece kitaplarına bir türlü adımımı atamamıştım. Bu yılımın son yarısını da sanırım böyle kitaplara verdim daha çok.. Ama hep şu cümleyi söyledim: Neden bu kadar geç kaldım, aslında doğru zaman belki de bu zamandı... İnsanın doğru zamanı her zaman yaş kavramıyla örtüşmeyebilir hem şimdi bile ne kadar yaşım var ki iki yıl önce erken olduğunu söyleyeyim.

    Kitaba gelecek olursak; kitap kısa kısa denemelerden oluşuyor olsa da her biri ağzınızda en leziz tatlıyı yemiş hissi bırakacaktır. Hatta gelin bu tatlıya baklava diyelim çünkü her biri küçük, kısa olsa da siz de bıraktığı etki asla niceliği kadar olmayacaktır. Kitabı beğenmemek bir kişinin elinde mi hiç bilmiyorum. Zaten İbrahim Tenekeci'yi bilenler bilir başkadır o; içi, dışı, dünyası... Arka kapakta Hüsrev Hatemi'nin de dediği gibi "... mücella aynalarda bile görünmeyecek kadar benliğinden sıyrılmıştır. İç aleminde her gün devr-i âlem seyahati yapar. Dış âlemde, onu sadece evi ile iş yeri arasında yaşıyor sanırsınız. İç âlemde ise her gün sefer vardır." Bu iç âleminin kitaba tezahür etmesi de kitabı güzelleştiren en önemli etkenlerdendir. Kitabın böyle devam eden arka kapağı yazısını okuduğunuzda abimizi tanıyanların yüzü gülümseyecek ve kitabı okumadan daha beğencekler fakat kitap bittikten sonra o kapak yazısının hepsini kendileri yazabilecekler. Evet, beğenmemek elde değil.

    Yoksulluktan, ölümden, insandan, aklınıza ince mevzu olan hangi konu geliyorsa hepsine ince ince işelenmiş kitaba. Kitap üç bölümden oluşuyor dedik ya bunlar: Kitap için yazılmış denemeler, Eski Defterler'den, Başka Yerler. Bu üç bölümden birini diğerine ayırmak çok zor. Ancak bu bölümlerde hepsinden daha çok kalbinizin ısındığı kısımlar oluyor sadece. Örneğin ilk bölümün giriş ve ikinci bölümün son sözünden sonra duraksamam boşuna değildi. O an Allah'a şükrettim ve yola İsmet Özel olmak için çıkıp İbrahim Tenekeci olmayı nasip ettiyse Allah, bize de güzel şeyler nasip etmiştir inşallah. Başka Yerler bize kalbimizi hatırlatmak isteyen yegane kısımdı belki de. Evet hepsi birbirinden değerliydi ama Başka Yerler'de İbrahim Abi bizim görmeyen gözümüze bir şeyler göstermek istiyordu ve aklımızın bir köşesine bile gelmeyecek yerleri bize hatırlatıyordu. Allah razı olsun. Yoksa Kimsesizler Mezarlığı kimin aklına gelirdi ki..

    Kitabın ilk baskısı 2002 yılında şuanda 11. Baskısında. Daka çok 11. Baskılara inşallah. Lütfen okuyun bu kitabı. Kalbiniz için en azından...
  • 72 syf.
    ·Beğendi·5/10
    Yazarın ilk okuduğum kitabı. Sayfası az olduğu için hemen bitiririm diye düşünmüştüm ancak okumaya başladığımda çoğu paragrafı tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Zira cümleler kısa, net gibi gözükse de içeriği çok derin ve bir kaç dakika üzerinde düşünüldükten sonra idrak edilebiliyor.

    Bu kitap benim için değişiklik oldu, farklı bir tarz nihayetinde. Öncelikle yazarı merak edip hayatını okudum. Edebiyatla yakından uğraşabilmek için liseyi yarıda bırakması bana çılgın bir ruhu okuduğumu düşündürdü. Ve tüm hassas şairlerde rastladığımız aynı öykü...Kendi hayatından notlar düşen yazarın aktardıklarından anladığım kadarıyla tüberküloz geçirmiş. Yani çoğu şair gibi veremzede:( Senatoryum bahçesinde elinde kalem şiirlerle nefes alan bir şair hayalimde kalan...

    Son olarak, politikadan ve gündemden uzak kaldığını söyleyen yazarı nette araştırdığımda gördüm ki, tam da siyasetin dibi bir gazetede köşe yazarı İbrahim Tenekeci. Hem de öyle edebi yazılar falan değil yazdıkları bildiğimiz gündem eleştirileri. Yazılarından birkaçında, şu karışık ortamda insanları nezaketle hoşgörüye çağırsa da diğer siyasi yazarlardan dökülen aynı kelamları görmek beni hüsrana uğrattı..
    Velhasıl okumaya değebilir, ama yazdıkları ile çeliştiğini düşündüğüm için hevesim kırıldı...
  • 72 syf.
    ·8 günde·Beğendi·10/10
    "Rabbim sen olmasan kimin aklına gelirim ben ? " öyle ya Rabbimiz olmasa kimin aklına geliriz içlerinde en sevdiğim alıntı buydu diyebilirim.Yazar günlük yaşantısında yaşadığı olayları derleyip bizlere getirmiş gün yüzüne çıkartıp ışık olsunlar bize yol olup güzel kapılar açsın diye... Bazen güldürdü,bazen düşündürdü...Belki söylenenler çoğu zaman aklımıza günlük yaşamda geliyordu ama birilerinin bize kılavuz olması lazımdı gün yüzüne çıkmaları için... Yoğun iş stresinde oldukça zevk alarak okuduğum bir kitaptı diyebilirim bir daha ki değerli İbrahim Tenekeci kitabında buluşmak dileğiyle sevgiyle kalın...
  • 72 syf.
    ·22 günde·Beğendi·10/10
    Köşe yazıları ve şiirleri ile tanıdığımız İbrahim Tenekeci,  bu kitabında günlük hayata dair gerçeklikleri kendi bakış açısıyla bizlere anlatıyor .Kitap üç ana  oluşuyor; Rabb'im sen olmasan Kimin aklına gelirim ben mısraları ile başlayan giriş adını verdiği bölüm." Eski defterlerden "adını verdiği 2. Bölüm ve "Başka yerler" adını verdiği son bölüm. 1. Bölümdeki denemeler ,şiir tadında. Bir inzibattır ölüm, dolaşır caddelerde                                              Yakmak için iznini acemi bir askerin... günlük hayatta karşılaştığı olayları, mizansen benzetmeleri şiirsel ifadelerle dile getiriyor .ÜÇ ŞEY                                  Gözü paçamız da olan üç şey :                Terzi ,köpek ve çamur .Bazen sorduğu sorularla, bazen de verdiği cevaplarla okuyucuyu şaşırtıyor.                              "İnsan bir fabrika olsaydı ,ne üretiyor olurdu?"- "mazeret ".                                  Şiirle de hemhal olan yazar satır aralarına küçük şiirler  serpiştirmekten de vazgeçemiyor .                                            TAŞ                                 
    İsmini anarsam serinliyorum                      Sen her yerde ağırsın                                 İşte bu yüzden beykonakları                Saraylar ve onların yavruları                    Uzak dururlar senin olduğun                 Çorak topraktan taşlı tarladan                 Uzak dururlar o suskunluğun                Kendini ören parmaklarından             Yazar ,çevresinde şahit olduğu olayları karşılaştığı insanları incelerken ,toplum olarak yitirdiğimiz değerleri de tek tek sorguluyor .Nineleri, dedeleri ,anneleri, kimsesizleri ,bize ihtiyaç duyan komşularımızı...                          Duyarsızlaşan yeni nesli" bırakın savaşı, kahramanlık türkülerinden bile korkuyor." şeklinde kelimelere döküyor.                    Eski defterlerden adlı ikincibölümde, hayattan edindiği izlenimlerle, kesin yargılara varıp, çıkarımlarda bulunuyor; "Yanlış yapmamak ,doğruyu yapmak değildir" ."Dünya malına aşırı düşkün olanlar ,cephaneliğe siper kazıyorlar." "Çocuklar cahil değildir .İnsan büyüdükçe, öğrendikçe cahil olur."                              Başka yerlerde adlı son bölümde; farklı zamanlarda ve farklı mekanlarda insanlara söylemek isteyip de söyleyemediklerini, hayıflanarak ifade ediyor .Duygularını sorgulayarak , anlatamadıklarını cesaretle anlatıyor. Velhasıl ,hayat koşuşturmacasında ,satır aralarında ,kitabın her sayfasında kendimizden bir şeyler buluyoruz.          Farklı zamanlara ve mekanlarabir yol buluyoruz.                                             Kitaptan alıntılar ;                                  "Öğreteni biliyorum .Peki ya, ona bir harf öğretmeyene ne demeli ?"                   "Yaşlılık ölümün tadını çıkarmak olmalı" "Kuru su içiyoruz babamızın yanında" KUYRUK                                                         Modern insanın bileği değil ,kuyruğu vardır.                                                                   BEŞİBİRLİK                                               Taburcu oldu bugün ,bir tabutun içinde .   Dört adam, bir tabut; beşibiryerde .         YENİ DÜNYA DÜZENİ                                Kuru bir dere yatağı .                                     Biraz üstünde lüks bir ev .                          Evin bahçesinde ağzına kadar suyla dolu kocaman bir havuz .                                      Yeni dünya düzenini başka nasıl özetleyebiliriz?                                             KITLIK                                                         Koltuk örtüsü satan dükkana girip ,oradaki tek numune koltuğun fiyatını soran ...               Evet, sen...                                                       HEYKEL                                                           Bir heykel ne kadar başına buyruksa, insan olarak İşte o kadar başıma büyüğüm.                                                         O                                                         Doktorların yasaklamasına rağmen, hastaların uymamak için direttiği neyse, işte oyum ben.   
                      DUA                                     Allahım, sadece annemi babamı değil, gökyüzünü de başımdan eksik etme ...  BANA ÖĞÜT VERENE                              Yerin kulağı varsa, ağzı da vardır .                   İNTİHAR                                                   "intihar, can alıcı bir konudur ,"dedim.               Güldüler...                                                              "Birini örnek alıp da yola çıkanlar, yolun sonunda kendilerini bulamıyorlarsa, onların vay haline .Mesela ben ,İsmet Özel olmak için yola çıkmıştım, İbrahim Tenekeci oldum. "                               "Yaşından büyük gösteren tek şey ölümdür ."                                                   "Ölüm herkesi eşitlermiş."                                         Bu kadar mezarın arasında ne büyür Diyecektim ,demedim ."                     Kapısında ,"Çarşamba ve Cumartesi günleri açıktır "yazıyor .                               Sorun şu ki ,dünya ,haftanın yedi günü de açık .                                                            Açılır kapılar, elimiz açılırsa                Diyecektim, demedim .                         Masayı kütüphanemin yanına koymam hiç iyi olmadı .Ne zaman şiir yazmak için masaya otursam ,cesaretim kırılıyor. karşımda İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu ,Ezra Pound, Eliot Rilke ..
    Gözü üstümde bir dolu insan           Diyecektim ,demedim .                                 Onu hep kitap okuyor buluyorum.                          Dersine çalışmış gibi emin .                     Emin .                                                            Senin yanında ömrüm uzuyor           Diyecektim ,demedim .                            Güzel insanlar güzel atlara binip erken gidermiş ...                                                    Sen böyle güzelken söz düşmez Diyecektim, demedim.
  • 72 syf.
    ·10/10
    bu kitap ya da deneme sonbaharda okunmalı kanaatimce ... zira kurumuş yaprakların esintisi vuruyor yüzünüze ...
    hayatı ölüme yaklaştırmış okuduğunuzda ölüm yanıbaşınızda duruyor.
    modern çağın dervişi ....
    oturmuş masada güzün kelimelerini deftere geçirmiş sanki ...
    hayatı sorgulaması maddeden sıyrılıp manaya adım atmış... masivadan kopmuş bir tüy yazıları, Tenekeci'nin....
  • 72 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Kitap 72 sayfa, incecik, zarif bir deneme kitabı. İçerisinde İbrahim Tenekeci'nin kısa denemeleri yer alıyor. Bazen kısacık bir öykü kıvamında olan denemeler ciddi anlamda su gibi akıyor. Elinize aldıktan sonra bitirmeden bırakamazsınız. Denemeleri, hayatla bağdaşmış imgeleri çok fazla içeriyor. Mesela: "Bantın ucunı arayan tırnak gibiyim." cümlesi.
    Kitabın sonlarına doğru "Başka Yerler" başlığı ile bir çok yer ele alınıp, hissedilen duygulara yer verilmiş. İbrahim Tenekeci'nin bu kitabı 2002 yılında çıkmış. Ve bu yıla kadar 8.baskısında.
    Okuyun derim, keyif alacaksınız..
  • 72 syf.
    İbrahim Tenekeci’yi Ağır Misafir, Kimsenin Kalbi, Güzellik Uykusu ve Sürekli Kayıp eserleriyle tanıyorum. Yazarın tarzı, üslubu çok hoşuma gidiyor. Cümleleri, yazıları kısa olmasına rağmen manaları çok derin. Kitabın arka kapağında dediği gibi “İbrahim Tenekeci'yi bilenler bilir başkadır o”.
  • 72 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Bir solukta kapağını kapatıp düşünmeye başlarsınız...
    Ya hu ben bunları daha önce neden hiç düşünmedim. Sahi aklımın ucundan geçmemiş bir sürü mesele varmış.
    Yoksa ben farklı bir alemde miyim? Veyahut ben bakıp da görmüyo muyum, surette mi kalıyorum ?
    Ve Vesselam...
  • 72 syf.
    ·Beğendi·10/10
    İbrahim Tenekeci'yi Hüsrev Hatemi anlatırken şu ifadelere yer veriyor:
    ....
    İç aleminde her gün devr-i alem seyehati yapar. Dış alemde, onu sadece evi ve işyeri arasında yaşıyor sanırsınız.

    Hayatta bakmak ve görmek arasında çok fark var. Siz kolları olmayan bir insana baktığınızda üzülürsünüz. Lakin Tenekeci baktığında olmayan uzvun feryadını duyar belki. Siz şiir yazmak için kitaplığın yanına çekersiniz daha iyi ilham olsun diye lakin o, hicap eder büyük yazarlardan(İsmet Özel, vs..) Siz görev bilir cenazeye omuz verirsiniz, o ölümü hatırlamak için girer tabutun altına.
    Hayatta bakıp da göremediğiniz şeyleri başka bir gözle seyretmek isterseniz eğer okumanız tavsiye edilir efendim. Zira altı çizilip, gönle ve akla yazılacak çok satır var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uçuş Denemeleri
Alt başlık:
Başka Kitaplar
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759960339
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
"İbrahim Tenekeci'yi bilenler bilir. Edirne Şeyhi Neşati'nin deyimi ile mücella aynalarda bile görünmeyecek kadar benliğinden sıyrılmıştır. İç âleminde her gün devr-i âlem seyahati yapar. Dış âlemde, onu sadece evi ile işyeri arasında yaşıyor sanırsınız. İç âlemde ise her gün sefer vardır. Uçuş Denemeleri, dıştan bakışta bu âleme ait notlar gibidir. Fakat aslında iç âlemin notları bunlar. Tayy-ı zaman ettiği için aramızda yaşayan, aslında Kâtip Çelebi ile sohbet etmiş İbrahim Çelebi'ye selam!"
-Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Türk Edebiyatı Dergisi-

"İbrahim Tenekeci, Doksan kuşağının önemli şairlerinden biridir. Şiirlerini hep bir heyecanla izlerim, okurum. Bence onun en iyi özelliklerinden biri, şiirinde aşikâr görünen içtenliğidir. Tenekeci, bu samimiyetini ve şiirden artan kimi düşüncelerini, duygularını Uçuş Denemeleri'nde dile getirir. Küçük denemelerden, gündökümlerinden, aforizmalardan, izlenimlerden oluşan kitabın en önemli vasfı dilinin yalınlığı, akıcılığı; bu vesileyle tatlı tatlı okunuşu. Şiir gibi. "Rabbim sen olmasan / Kimin aklına gelirim ben." İşte bunun için, nice benzer örnekler için 'şiir gibi' diyorum.

İnsanın acziyetini iyice kavramış bir sanatkâr Tenekeci. Bunun farkında olduğu için şöyle dua ediyor: "Allah'ım sadece annemi babamı değil, gökyüzünü de başımdan eksik etme..."
"Arkasına ve saatine bakmaktan dünyaya vakti olmayanlar"ın Uçuş Denemeleri'ne ihtiyacı var sanıyorum.
-Prof. Dr. Turan Karataş, Edebiyat Ortamı, Sayı 10, 2009-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 493 okur

  • Sûm`
  • Ayşegül Çelik
  • Isimsiz İsim
  • Yunus Emre Çavuş
  • Ünlü Düşünür
  • Metin çağatay budak
  • Kübra Yaşa
  • Büşra Çelik
  • svgcvk
  • Sanane bilmemki

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%3.4
18-24 Yaş
%39.3
25-34 Yaş
%39.3
35-44 Yaş
%12.4
45-54 Yaş
%1.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.7
Erkek
%29.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38 (57)
9
%25.3 (38)
8
%14 (21)
7
%10.7 (16)
6
%7.3 (11)
5
%0.7 (1)
4
%2 (3)
3
%1.3 (2)
2
%0.7 (1)
1
%0