Ülkeye Adanmış Bir Yaşam-Atatürk ve Türk Devrimi

·
Okunma
·
Beğeni
·
400
Gösterim
Adı:
Ülkeye Adanmış Bir Yaşam-Atatürk ve Türk Devrimi
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758913152
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Umay Yayınları
Baskılar:
Ülkeye Adanmış Bir Yaşam-Atatürk ve Türk Devrimi
Atatürk ve Türk Devrimi
Devlet, halkın huzurunu, ülkenin asayiş ve müdafaasını sağlamak için; demiryolları, limanlar, deniz araçları, telgraf ve telefon, tarım ve hayvancılık, her türlü nakliye araçları, sanayi ve ülkenin yer altı yerüstü servetiyle yakından ilgilenmeli, onları korumalıdır. Bu değerlerin korunması, ülke yönetiminde ve savunmasında, toptan, tüfekten ve her türlü silahtan daha önemlidir..Devlet ve millet, hayat ve bağımsızlığını, kendi kaynağına, yani kendi üretimine dayandırmalıdır. İşte, asıl büyük önlem budur. Millet, kendi üretiminden daha çok tüketmemek ve ihtiyacından fazla istememek zorundadır. Bin belaya karşı koyup, bin musibetle meydana çıkan milli varlık, yalnızca milli geçimini düzenleyememek yüzünden, bir daha tehlikeye düşürülmeyecektir. Büyük bir devrim yaptık. Ülkeyi bir çağdan yeni bir çağa götürdük. Birçok eskimiş kurumu yıktık. Bunların binlerce taraftarı olduğu ve fırsat bekledikleri, unutulmamalıdır... Devrimin yasası, var olan bütün yasaların üzerindedir. Bizi öldürmedikçe, bizim düşüncelerimizi boğmadıkça, başladığımız devrim bir an bile durmayacaktır. Devrimin, içerden ve dışardan gelecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi güçlerin bir yerde toplanması gerekir."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Eğer suikastçılar başarıl olsaydı, yitirilen yalnızca onun yaşamı değil, Türk Devrimi olacaktı. "Türkiye halkını ve ondan büyük bir ulus yaratma görevini" yerine getirecek bir başka önder yoktu. Cumhuriyet çok yeniydi, kadro yetişmemisti. Devrim' i, tek başına o temsil ediyordu. "O Türkiye 'ydi ve onu yok etmek demek, Türkiye 'yi yok etmekti."
1939-Eskisehir Tayyare Alayı - Mustafa Kemal Atatürk
"Ülkenin geleceği için en büyük güvence, kanatlı gençliktir.Batılı ayaklar bir gün Ay'da iz bırakacaksa, bunların arasında Türk'ün ayak izleri de bulunmalıdır. Bunun icin simdiden çalışmalara girişmek, aşamalar kaydetmek gerekir.....Bu mucizenin gerçekleşmesi için iki bin yılını beklemeye gerek kalmayacaktır.Gelişen teknoloji, bize daha şimdiden bunu müjdeliyor.Bize düşen görev, bu konuda Batı'dan geri kalmamayı sağlamaktır."
Mustafa Kemal, Vahdettin'in kaçtigi ve Lozan Konferansı'nın başladıgi 1922 Kasım sonundan, Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923 Ekim sonunda dek geçen 11 ay içinde, tehlikeli belirsizlikler, siyasi mücadeleler ve ve çatışmalarla dolu gerilimli bir dönem geçirdi. İçeride, düzeysiz bir karşıtçılikla (muhalefet) uğraşırken, dışarda silahla kazanılan zaferin kalıcılastirilmasi için çalıştı. Ulusal egemenlik haklarını Avrupalılara kabul ettirmek için büyük bir mücadeleye girişmisti.
Ülkenin geleceğine yönelik tasarılarılarini ve bu tasarıların içinde önemli yeri olan toprak devrimini gerçekleştirmek için, zamanının yetişmemesi olasılığına karşı, yakın çevresini uyardı. 1924'te Aralov' a "Benim böbreklerim hasta. Böbrek hastaları uzun yaşamaz. Bunu çok iyi biliyorum. Türk ulusu, yeni liderler ortaya atacaktır, buna kuşkum yok. Ama bunlar, sayısı çok fazla olan düşmanlara karşı koyabilecek mi ? Bu beni korkutuyor"
Atatürk, "dünyayı kana bulamaktan çekinmeyecek iki maceracı" olarak tanımladığı Mussolini ve Hitler' den hiç hoşlanmıyordu." Mussolini'yi "asker rolüne çıkmış bir aktör gibi, üniforma giyip caka satan bir sivil" olarak görünüyor; günün birinde kendi halkı tarafından asılacak" diyordu. (Mussolini 28 Nisan 1945'te, kendi yurttaşlarinca kursuna dizildi.) "Seyyar tenekeciye" benzettigi Hitler'i, "özgür bir ulusu köle haline getiren diktatör" olarak niteliyor, Kavgam' ı (Mein Kampf) okuduktan sonra, "Dilinin yabaniliği ve delice düşünceleri nedeniyle midem bulandı diyordu.
Devrimin gerçek sahibi halktır, yani sizsiniz. Milletin yetenek ve olgunluğu olmasaydı, devrimi yaratmaya hiç bir güç yeterli olamazdı... Yaptığımiz ve yapmakta olduğumuz devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tümüyle çağdaş, bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum haline getirmektir. Devrimimizin gerçek ilkesi budur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ülkeye Adanmış Bir Yaşam-Atatürk ve Türk Devrimi
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758913152
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Umay Yayınları
Baskılar:
Ülkeye Adanmış Bir Yaşam-Atatürk ve Türk Devrimi
Atatürk ve Türk Devrimi
Devlet, halkın huzurunu, ülkenin asayiş ve müdafaasını sağlamak için; demiryolları, limanlar, deniz araçları, telgraf ve telefon, tarım ve hayvancılık, her türlü nakliye araçları, sanayi ve ülkenin yer altı yerüstü servetiyle yakından ilgilenmeli, onları korumalıdır. Bu değerlerin korunması, ülke yönetiminde ve savunmasında, toptan, tüfekten ve her türlü silahtan daha önemlidir..Devlet ve millet, hayat ve bağımsızlığını, kendi kaynağına, yani kendi üretimine dayandırmalıdır. İşte, asıl büyük önlem budur. Millet, kendi üretiminden daha çok tüketmemek ve ihtiyacından fazla istememek zorundadır. Bin belaya karşı koyup, bin musibetle meydana çıkan milli varlık, yalnızca milli geçimini düzenleyememek yüzünden, bir daha tehlikeye düşürülmeyecektir. Büyük bir devrim yaptık. Ülkeyi bir çağdan yeni bir çağa götürdük. Birçok eskimiş kurumu yıktık. Bunların binlerce taraftarı olduğu ve fırsat bekledikleri, unutulmamalıdır... Devrimin yasası, var olan bütün yasaların üzerindedir. Bizi öldürmedikçe, bizim düşüncelerimizi boğmadıkça, başladığımız devrim bir an bile durmayacaktır. Devrimin, içerden ve dışardan gelecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi güçlerin bir yerde toplanması gerekir."

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Hikmet ATEŞ
  • Alper Demirkol
  • N. N.
  • Batuhan Aydın
  • Halime Rümeysa
  • Ozan Çiftçioğlu
  • Mirkan Can Şahin
  • Cihan Şhn
  • Özgen

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (4)
9
%11.1 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0