Umrandan Uygarlığa

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.323
Gösterim
Adı:
Umrandan Uygarlığa
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
349
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754705805
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
Cemil Meriç'in 21. yüzyıla taşıyacağı anlaşılan batılılaşma çağdaşlaşma uygarlık tartışmalarına çok yıllar öncesinden katkı sağlayan ufuk açan denemeleri, makaleleri iki yol var insanlık için kendi kendini imha veya gerçekten insanlaşmak insanlık tek merkeze yönelen bir tür öteki türler gibi dağılıcı değil. Bu biricik düşünen türün sonu, çözülmüş olamaz. Mekan ve zamanı aşacak insan.
Bugüne kadar insanoğlunun yaptığı en büyük buluş nedir? diye çok düşündüm. Seçenek çok fazlaydı. Fakat mantıklı düşününce bir sonuca ulaştım.
''YAZI'' evet yanlış duymadınız.

En temel bilgi kaynağımız hep yazıdır. Kuşaklardan kuşaklara binlerce yıldır bilgi akışı hep yazı sayesinde süregelmiştir.

En beğendiğim yazar, düşünür vs. başlarında CEMİL MERİÇ gelir.
Günümüzde pek bilinmese de bazen klasikleşmiş alıntılarda çıkar karşımıza. ''Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur'' gibi.

21 pare top atışıyla karşıladığım bu değerli şahsiyeti her zaman esas duruş ciddiyetiyle okumaya devam edeceğim.
"Filozoflarin aydinlatmadigi toplumu, şarlatanlar aldatır..."
"Her nesil bir öncekinin tecrübelerinden faydalansa bu kadar çok bocalamazdık. Tarlaya benzer insanlık tarihi yeknesak bir manzaranın ortasında, sayısız köylü nesillerinin ekip biçtiği, görünüşü pek az değişen bir tarlaya".
Zengin bilgilerle ve hikmetlerle dolu bir Cemil Meriç eserini daha okuduğum için mutlu olduğumu öncelikle belirtmek isterim. Toplamda beş ana bölümden oluşan kitap tam anlamıyla bilgi deryası. İlk kısımda Kadim Yunan'ın hak etmediği halde ne kadar yüceltildiğinden ve bizim aydınlarımızın da beslediği büyük hayranlıktan söz etmiş yazar. Bu durumu eleştirirken Yunan gerçeğini daha açık bir biçimde gözler önüne sermek adına Voltaire'in bir diyaloğundan dem vurmuş. "II. Katerina'nın, sahiden her şeyi Yunanlılara mı borçluyuz? sorusuna Voltaire; 'Hayır efendim, Yunanlılar hiçbir şey keşfetmemiş, pek az şeyi ıslah etmişler, hem de çok geç' şeklinde cevap verdiğini belirtmektedir yazar.

Ardından Atilla İlhan'ın batılılaşma ve çağdaşlaşmaya yönelik yazısını irdeleyerek, artıları ve eksileri okuyucuya sunmuş. Âli Paşa'nın önemli bilgiler muhteva eden vasiyetnâmesinden kısımlara yer vererek, bu denli kıymetli bir yazının okunup ibret alınması gereken yerde gizlenmesinin garipliğinden bahsetmiş. Yine bu bölümde Tunuslu Hayreddin Paşa'dan ve onun kıymetli eseri Akvem'ül Mesalik'ten söz etmesinin yanı sıra Said Halim Paşa'nın Buhran-ı Fikrimiz isimli risalesinde bulunan batılılaşmaya dair olgulara yer vermiş. Bu bilgileri okuyucuya aktarırken sadece tasvir etmekle kalmamış eleştirel bir bakış açısı da sunmuştur. Ayrıca Cemaleddin Efgani ile Renan arasında geçen yazılı bir diyalogdan söz ederek, Efgani'nin sırf Renan'a yaranmak adına İslamiyet ile putperestliği denk tuttuğuna değinmiştir. Bu kısım da okuyucunun dikkatini cezbeden, fikri açıdan okuyucu tatmin eden bir kısım bana kalırsa.

İkinci bölumde ise bizi medeniyet olgusu karşılıyor. Cemil Meriç bu olguyu açıklarken Abdullah Cevdet Paşa'nın fikirlerinden yararlanmasının yanında; Spengler, Toynbee, Danilevsky gibi isimlerin de düşüncelerine yer vermiştir. Medeniyet kavramının kendi içerisinde pek çok tanımı bulunduğunu kaynaklar noktasında temellendirerek ortaya koymuş. Hitler, Mussolini,Faşizm ve Nasyonal sosyalizme dair geniş bilgilere yer vererek aradaki farkı bariz bir şekilde açıklamış. Bu bölüm bir okuyucu olarak konuya dair farklı bakış açılarını görmek açısından istifade ettiğim kısımlardan biri oldu.

Üçüncü bölüm ise İbn Haldun gibi büyük bir değer ile çıkıyor karşımıza. Ünlü eseri Mukaddime için Cemil Meriç; 'Bu bir kütüphane adamının aylak tecessüsü değil, aksine bir kavga adamının kendi çağıyla ve bütün çağlarla hesaplaşması' diyerek eserin zengin niteliğınden söz etmiştir. Bu kısımda mutlakiyetin en önemli temsilcileri olan Machiavelli (Hükümdar), Bodin (Devlet), Hobbes (Leviathan), Locke (Sivil Hükümet Üzerine Deneme) ve Bossuet'in (Kitab-ı Mukaddes'ten Çıkarılmış Politika) eserlerini eleştirel bir gözle değerlendirerek, farklı fikirlerle kıyaslamış ve okuyucunun analizine sunmuştur.

Dördüncü bölümde birbirinden farklı filozofların ideoloji kelimesine yönelik fikirlerine yer verirken, son bölümde daha hazin bir durumu paylaşmıştır okuyucuyla. Son kısım tam anlamıyla hatalı tercümeler silsilesinden ibarettir. Bu silsileye Namık Kemal'in Osmanlı Tarihi eseriyle başlıyor yazar. Yapılan tercümenin niteliksizliğini "Okuyucuya Osmanlı Tarihi diye tımarhane zabıtlarından daha perişan bir karalama tomarı sunmaktan utanmıyor muyuz? diyerek en açık şekilde belirtmektedir. Devamında Cevdet Paşa, Proudhon ve Bouthoul'un eserlerinin tercümesindeki aksaklıklara yer veriyor. Bu eserleri tercüme eden kişılerin yaptıkları hataların vehametini gözler önüne sermek adına tercüme edilen bazı kısımlara, metnin orjinaline ve aslında doğru tercümenin ne şekilde olması gerektiğine değinmiş yazar. Hatta Bouthoul'un eserini tercüme eden Cemal Süreya'nın da tercümeyi fazlaca abarttığını; bazı cümleler karanlık ve esrarlı iken bazılarının da şuh bir yosma kadar sadakatsiz olduğundan bahsetmiştir.

Bütün bu çeviri metinlerin niteliksizlğine kıyasla Umrandan Uygarlığa kitabının yazılış sebebi olarak gördüğü Victor Hugo'nun "Asırların Efendisi" isimli destanının ilk parçasını bizzat kendisi tercüme ederek eserini sonlandırmıştır. Kitabı okurken Batı'dan Doğu'ya uzanan kıymetli bir köprü üzerinde yürüyormuş gibi hissettim kendimi. Birbirinden kıymetli filozoflar ve fikirlerle bezeli bir köprü. Sadece ismini duyduğum bazi filozofların hayatlarina da tanıklık etme imkânım oldu. Cemil Meriç'in diğer eserlerini de okumuş biri olarak, var olan titiz çalışma tarzını bu kitabında da bir kez daha görmek beni sevindirdi. Bazı kavramlara dair verilen dipnotlar da okuyucuyu çıkmaza düşmekten kurtarıyor. Dopdolu, hazine niteliğinde kıymetli bir eser. İstifade etmek isteyenlere şiddetle tavsiyedir.
Cemil Meriç Külliyatı’nın önemli bir eseri olan Umrandan Uygarlığa’da Cemil Meriç “uygarlık” kavramını anlatıyor bizlere.

Uzun yıllar tartışma konusu olmuş kavramların anlaşılmasına temel olabilecek olan kitap, anlaşılması zor olan konuları öz bir şekilde okuyucusuna sunuyor. Denemelerin yer aldığı kitap 5 bölümden oluşuyor:

1- Çağdaş Uygarlık Düzeyi

2- Medeniyetin Ölümü

3- Araftakiler

4- İdeoloji

5- Traduttore Traditore

Başlı başına detaylı çalışmaların konusu olacak bu beş başlık, aslında Cemil Meriç’in zihninin derinliklerinde yol almak için ideal birer yardımcıya dönüşüyor. Özellikle sosyoloji öğrencilerinin vazgeçilmez başucu yazarlarından olan Meriç sosyal bilimler alanında çalışan herkese rehber olabilecek bir derya. Her bir kitabında bu özelliğini, Türkçe’yi kullanışını, kavram atlasını kuruşunu takip edenler içinse bulunmaz bir fener.

“Yunan Mucizesi” başlığını verdiği ilk makalesinde Avrupa’nın bizi nasıl tanımladığını anlatıyor. Meriç, “Bütün Kur’anları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız. Osmanlı, yani İslam. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın..! Zavallı Türk aydını… Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalışır. Sonra unutur hazineleri olduğu. Düşmanın putlarını takdis eder, hayranlıklarını benimser. Dev, papağanlaşır.”

İşte muhteşem bir tespit ve muhteşem bir tanımlama. Sadece bir paragrafla bütün halimizi gözler önüne seriyor Cemil Meriç. Bundan sonra isteyen istediği şekliyle ama’ların fakat’ların arkasına sığınabilir. Yalnız teşhisi koymakla kalmaz Cemil Meriç, ilerleyen sayfalarda tedaviyi de yazar.

Umran Uygarlığa’yı berrak bir zihin ve ilgiyle okumak gerekiyor. Satır aralarına nüfuz edebilmek için cümlelerin üstünden tekrar tekrar geçmek lazım.
Cemil Meriç, bir deha. Kitap çok güzel lâkin Cemil Meriç, denilince aklıma ilk gelen eser “Bu Ülke.” Cemil Meriç, her zaman ve her koşulda Doğu ile Batı’yı mukayese etmiş ve bu mukayese sonucunda da her zaman Doğu’yu üstün tutmuştur. “Batı’nın edebiyatı fuhuştur” der. Meriç, sadece fikir adamı değil; Fransız edebiyatından yaptığı çeviriler ile bir çevirmen. Toplum sorunlarına ışık tutup bilgi verdiği için sosyolog. Mukayese ettiği için eleştirmen. Önceleri sol sonraları sağ ile hemhâl olmuş büyük bir ediptir.
Birkaç yıl önce bir arkadaşın verdiği fakat okuma listemde olmayan bir kitaptı. Aslında okuma düşüncem de yoktu fakat uzun bir süredir elimde olan kitapları bitirme çabasından dolayı sıra bu kitaba geldi. Don Hikayeleri kitabı ile başladım uzun bir süre elimde kaldı bu iki kitap ve bugün ikisini de bitirdim.
Dil olarak bazen çok ağır bazen de yalın. Güzel bir araştırma kitabı olmuş deneme gibi. Çeşitli konularda yazarın eleştirisi yer almakta.
Ödevim için okumuştum bu kitabı baya oldu okuyalı açıp açıp tekrar okumalık bir kitaptır bu kitap tavsiyelerimin arasındadır. Kitap hakkında konuşmak hattime bile değil çünkü ülkemizin yetiştirdiği ender insanlardan birinin kitabı
Hayatı başlı başına eser olabilecek bir şahsiyet Cemil Meriç... Ne sağa yaranabilmiş ne sola... İlim insanına yakışır şekilde tarafsız, mağrur... Kalemi eğilmiyor, bükülmüyor. Menfaate, hileye, düzene yalpa vurmuyor. Eleştirdiğinde karşısındakinin kim olduğunun zerre önemi yok. Kah bu eserde olduğu gibi şair Cemal Süreya nasibini alıyor bu darbelerden, kah siyasiler, kah tarihe mal olmuş kişi ve kurumlar. Onun için varsa yoksa hakikat... Okuduğum üçüncü Cemil Meriç eseriydi. Yine edinilen mükemmel bilgiler, yine müthiş aforizmalar... Tarzını bilen okurlarca, tanıdık başlıyor. Batılı aydın, geçmişine karşı bu kadar hürmetkar olurken, bizim sözde aydınlarımızın medeniyetimize kara çalmasını kabul edemiyor üstad. İbn Haldun ve Mukaddimesi'ni anlattığı makalesine bayıldım. İlk üç bölümü sıkılmadan, zorlanmadan okudum. Fakat açıkçası dördüncü bölüm ilgi alanımın dışında kalan ve bana fazla teknik gelen bölümlerden oluştuğu için biraz ağır ilerledim. Kıyas çok doğru olur mu bilemiyorum ama "Mağaradakiler"i daha çok sevmiştim. Ne olursa olsun, yazarın külliyatı okunmalı ve kütüphanenin en müstesna rafında yerini almalı.
Umrandan Uygarlığa, çağdaş uygarlık düzeyinden medeniyetlerin ölümüne, Osmanlı devlet adamlarından büyük siyasî eserlere kanat açan geniş soluklu ve güncel bir yapıt: "Zirvelerle uçurumlar arasında bir diyalog, acıların ve ümitlerin kitabı, bir devrin, daha doğrusu bir medeniyetin muhakemesi...göz karartıcı bir düşüşün grafiği." Okuyun ama daha önemlisi okutun efendim.
Dinin bir hurafeler yığını olduğuna inanan, dinî hayatın ne olduğunu hiçbir zaman anlayamayacaktır, insanları gerçekten anlamak için insanların önem verdikleri şeylerin mânâsını anlamak lâzım, insan, tarih içinde yaşayan bir varlık.
Türk insanının en büyük noksanı siyasî düşünceye gözlerini
kapamış olmasıdır. Bütünü bilmediğimizden ya sloganlara
esir olduk, ya ideolojilere köle.
Vatanlarına hiçbir manevî haz duymayanların,
bu vatanla nasıl bir ilgileri olabilir?
Cemil Meriç
Sayfa 61 - epub- iletişim yayınları
Zengin ile yoksul arasındaki uçurum gittikçe büyüyor.
Herkes düşünceye düşman.
İnsan seçmiyor artık.
Her teklifi kabule razı; yeter ki bu teklif ona insanlığını unutturabilsin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Umrandan Uygarlığa
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
349
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754705805
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
Cemil Meriç'in 21. yüzyıla taşıyacağı anlaşılan batılılaşma çağdaşlaşma uygarlık tartışmalarına çok yıllar öncesinden katkı sağlayan ufuk açan denemeleri, makaleleri iki yol var insanlık için kendi kendini imha veya gerçekten insanlaşmak insanlık tek merkeze yönelen bir tür öteki türler gibi dağılıcı değil. Bu biricik düşünen türün sonu, çözülmüş olamaz. Mekan ve zamanı aşacak insan.

Kitabı okuyanlar 271 okur

  • Okur ve Gezer
  • Semra Ateş
  • Hayrunnisa Akgün
  • Rüya Bostanlı
  • Aslı Yazıcı
  • Nur
  • Kerim Diktaş
  • Burcu Akay
  • Gizem Kordalı
  • Saniye

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.2
25-34 Yaş
%51
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%3.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.9
Erkek
%65.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%51.9 (42)
9
%25.9 (21)
8
%18.5 (15)
7
%3.7 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları