Umrandan Uygarlığa

9,3/10  (26 Oy) · 
72 okunma  · 
24 beğeni  · 
1.378 gösterim
Cemil Meriç'in 21. yüzyıla taşıyacağı anlaşılan batılılaşma çağdaşlaşma uygarlık tartışmalarına çok yıllar öncesinden katkı sağlayan ufuk açan denemeleri, makaleleri iki yol var insanlık için kendi kendini imha veya gerçekten insanlaşmak insanlık tek merkeze yönelen bir tür öteki türler gibi dağılıcı değil. Bu biricik düşünen türün sonu, çözülmüş olamaz. Mekan ve zamanı aşacak insan.
mehmet tekiner 
16 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalı’nın gözünde Osmanlı’yız. Osmanlı, yani İslâm. Karanlık, tehlikeli bir düşman. ...Olimpos Dağı‘nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını hep bu gözle gördüler.

A.rahim Kara 
 04 May 17:30 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Sevdiğim bir düşünür olan Cemil Meriç'in batılılaşmaya karşı bu eserindeki haşin başlangıcı, bana onun ulus devletler içindeki farklı etnisite ve kültürlerin tektipleşmesi konusunda da, batılılaşma hakkındaki olumsuz hislerini yaşayıp yaşamadığını merak ettirdi. Dünyayı içindeki ülkelerle birlikte tek bir bütün olarak düşündüğümüzde, artan iletişim imkanlarının küçülttüğü bir dünyada farklılıkların azalması normal karşılanamaz mı?
Benim düşünceme göre; asimilasyona açık bir batı hayranlığı kültürel farklılıkların korunması açısından zararlıdır . Ancak küçülen dünyada bunun engellenmesi mümkün görünmemekle birlikte batı kültürünü kendi kültürüne yeğ tutan insanları, bireysel özgürlüklere saygılı olunması gerektiğinden, tepeden inmeci bir tavırla aşağılamak hoş bir tutum olmasa gerek.
Paylaştığım düşüncelerime rağmen eseri yarım bırakmamın sebebi; düşüncelerime uygun olmamasından ziyade sansasyonel ve hakaretvari üslubundan rahatsız olmamdır...

Şeyma 
06 Oca 22:28 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Zengin bilgilerle ve hikmetlerle dolu bir Cemil Meriç eserini daha okuduğum için mutlu olduğumu öncelikle belirtmek isterim. Toplamda beş ana bölümden oluşan kitap tam anlamıyla bilgi deryası. İlk kısımda Kadim Yunan'ın hak etmediği halde ne kadar yüceltildiğinden ve bizim aydınlarımızın da beslediği büyük hayranlıktan söz etmiş yazar. Bu durumu eleştirirken Yunan gerçeğini daha açık bir biçimde gözler önüne sermek adına Voltaire'in bir diyaloğundan dem vurmuş. "II. Katerina'nın, sahiden her şeyi Yunanlılara mı borçluyuz? sorusuna Voltaire; 'Hayır efendim, Yunanlılar hiçbir şey keşfetmemiş, pek az şeyi ıslah etmişler, hem de çok geç' şeklinde cevap verdiğini belirtmektedir yazar.

Ardından Atilla İlhan'ın batılılaşma ve çağdaşlaşmaya yönelik yazısını irdeleyerek, artıları ve eksileri okuyucuya sunmuş. Âli Paşa'nın önemli bilgiler muhteva eden vasiyetnâmesinden kısımlara yer vererek, bu denli kıymetli bir yazının okunup ibret alınması gereken yerde gizlenmesinin garipliğinden bahsetmiş. Yine bu bölümde Tunuslu Hayreddin Paşa'dan ve onun kıymetli eseri Akvem'ül Mesalik'ten söz etmesinin yanı sıra Said Halim Paşa'nın Buhran-ı Fikrimiz isimli risalesinde bulunan batılılaşmaya dair olgulara yer vermiş. Bu bilgileri okuyucuya aktarırken sadece tasvir etmekle kalmamış eleştirel bir bakış açısı da sunmuştur. Ayrıca Cemaleddin Efgani ile Renan arasında geçen yazılı bir diyalogdan söz ederek, Efgani'nin sırf Renan'a yaranmak adına İslamiyet ile putperestliği denk tuttuğuna değinmiştir. Bu kısım da okuyucunun dikkatini cezbeden, fikri açıdan okuyucu tatmin eden bir kısım bana kalırsa.

İkinci bölumde ise bizi medeniyet olgusu karşılıyor. Cemil Meriç bu olguyu açıklarken Abdullah Cevdet Paşa'nın fikirlerinden yararlanmasının yanında; Spengler, Toynbee, Danilevsky gibi isimlerin de düşüncelerine yer vermiştir. Medeniyet kavramının kendi içerisinde pek çok tanımı bulunduğunu kaynaklar noktasında temellendirerek ortaya koymuş. Hitler, Mussolini,Faşizm ve Nasyonal sosyalizme dair geniş bilgilere yer vererek aradaki farkı bariz bir şekilde açıklamış. Bu bölüm bir okuyucu olarak konuya dair farklı bakış açılarını görmek açısından istifade ettiğim kısımlardan biri oldu.

Üçüncü bölüm ise İbn Haldun gibi büyük bir değer ile çıkıyor karşımıza. Ünlü eseri Mukaddime için Cemil Meriç; 'Bu bir kütüphane adamının aylak tecessüsü değil, aksine bir kavga adamının kendi çağıyla ve bütün çağlarla hesaplaşması' diyerek eserin zengin niteliğınden söz etmiştir. Bu kısımda mutlakiyetin en önemli temsilcileri olan Machiavelli (Hükümdar), Bodin (Devlet), Hobbes (Leviathan), Locke (Sivil Hükümet Üzerine Deneme) ve Bossuet'in (Kitab-ı Mukaddes'ten Çıkarılmış Politika) eserlerini eleştirel bir gözle değerlendirerek, farklı fikirlerle kıyaslamış ve okuyucunun analizine sunmuştur.

Dördüncü bölümde birbirinden farklı filozofların ideoloji kelimesine yönelik fikirlerine yer verirken, son bölümde daha hazin bir durumu paylaşmıştır okuyucuyla. Son kısım tam anlamıyla hatalı tercümeler silsilesinden ibarettir. Bu silsileye Namık Kemal'in Osmanlı Tarihi eseriyle başlıyor yazar. Yapılan tercümenin niteliksizliğini "Okuyucuya Osmanlı Tarihi diye tımarhane zabıtlarından daha perişan bir karalama tomarı sunmaktan utanmıyor muyuz? diyerek en açık şekilde belirtmektedir. Devamında Cevdet Paşa, Proudhon ve Bouthoul'un eserlerinin tercümesindeki aksaklıklara yer veriyor. Bu eserleri tercüme eden kişılerin yaptıkları hataların vehametini gözler önüne sermek adına tercüme edilen bazı kısımlara, metnin orjinaline ve aslında doğru tercümenin ne şekilde olması gerektiğine değinmiş yazar. Hatta Bouthoul'un eserini tercüme eden Cemal Süreya'nın da tercümeyi fazlaca abarttığını; bazı cümleler karanlık ve esrarlı iken bazılarının da şuh bir yosma kadar sadakatsiz olduğundan bahsetmiştir.

Bütün bu çeviri metinlerin niteliksizlğine kıyasla Umrandan Uygarlığa kitabının yazılış sebebi olarak gördüğü Victor Hugo'nun "Asırların Efendisi" isimli destanının ilk parçasını bizzat kendisi tercüme ederek eserini sonlandırmıştır. Kitabı okurken Batı'dan Doğu'ya uzanan kıymetli bir köprü üzerinde yürüyormuş gibi hissettim kendimi. Birbirinden kıymetli filozoflar ve fikirlerle bezeli bir köprü. Sadece ismini duyduğum bazi filozofların hayatlarina da tanıklık etme imkânım oldu. Cemil Meriç'in diğer eserlerini de okumuş biri olarak, var olan titiz çalışma tarzını bu kitabında da bir kez daha görmek beni sevindirdi. Bazı kavramlara dair verilen dipnotlar da okuyucuyu çıkmaza düşmekten kurtarıyor. Dopdolu, hazine niteliğinde kıymetli bir eser. İstifade etmek isteyenlere şiddetle tavsiyedir.

Kitaptan 65 Alıntı

Simge 
05 Nis 10:51 · Kitabı okudu

Bilinmeyen bir düşman, bilinen on düşmandan daha tehlikelidir.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 39 - İletişim Yayınları)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 39 - İletişim Yayınları)
Simge 
10 Nis 19:44 · Kitabı okudu

Tarih çizilecek bir tablo değil, çözülecek bir problemdir.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 241 - İletişim Yayınları)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 241 - İletişim Yayınları)
Simge 
11 Nis 13:09 · Kitabı okudu

İnsanları gerçekten anlamak için insanların önem verdikleri şeylerin mânâsını anlamak lâzım.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 254 - İletişim Yayınları)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 254 - İletişim Yayınları)

Her nesil,bir öncekinin tecrübelerinden faydalansa, bu kadar bocalamazdık.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 60 - İletişim)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 60 - İletişim)
Simge 
08 Nis 18:49 · Kitabı okudu

İnsanlar ellerinden çok, gözleriyle hüküm verirler. Kimse ne olduğumuzu bilmez, nasıl göründüğümüzü bilir. İçyüzümüzü bilenler de, kalabalığın kanaatını yalanlamağa cesaret edemezler.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 178 - İletişim Yayınları)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 178 - İletişim Yayınları)
Simge 
08 Nis 18:56 · Kitabı okudu

Bir aksilik var belki, ismi olmayan bir aksilik, kasıtsız bir aksilik. Karşılaştığımız engeller, bir parça da kendi eserimiz mutlaka.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 179 - İletişim Yayınları)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 179 - İletişim Yayınları)

Batıyı ihya eden zihniyet, bizi çökertiyor. Çünkü Batıcılar,gerçekte Batıyı da tanımıyorlar.

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 62 - İletişim)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 62 - İletişim)
Ayten Ernaz Tiryaki 
18 Şub 06:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"İnsanlar refah ve emniyet peşindedirler, vatan bu iki ihtiyacın sağlandığı yerdir. "

Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 39)Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç (Sayfa 39)

Kitapla ilgili 1 Haber