Unutma Bahçesi

8,0/10  (7 Oy) · 
33 okunma  · 
2 beğeni  · 
709 gösterim
"Gelenlerin çoğu karar ânıyla ilgili buna benzer şeyler anlatır.
Dinlemek beni sarsardı eskiden. Hep bir çatlama, kopma sesiyle, ayrılma hışırtısıyla zihnimde beliren, dönmemek üzere giden insan imgesinin yerini, ansızın içimde uyanan bir sezgi sonrasında, bir yırtınmayla dünyaya gelen insan görüntüsü aldı. Nasıl doğduklarını anımsayıp bilmeden bunu anlattıklarını düşünmeye başladım. Ben artık böyle dinliyorum öykülerini. Ama söylemiyorum kimseye."

Latife Tekin Unutma Bahçesi'nde, toplumdan ve şehir hayatının rutin dayatmalarından uzaklaşmaya çalışan bir grup insanın umut yüklü hikâyesini anlatıyor. Erdem ve özgürlüğün peşindeki kahramanları Tebessüm, Şeref, Olgun ve Cömert'in bir Ege kasabasında buluşarak, kendilerine doğayla iç içe bir cennet bahçesi kurmalarının izini sürüyor. Yazar, yeni bir yaşam kurmak için yola çıkan kahramanları arasında gezinip onlara söz verirken, okuru geçmiş, kimlik, unutma, cennet ve cehennem gibi kavramlar üzerine düşünmeye davet ediyor.

"Yeni bir dil oluşturduğu Unutma Bahçesi'nde, ikircikli bir anlatı kuruyor Latife Tekin. Ve romanlarının göç güzergâhının sürdüğünü ima edercesine çarpıcı bir belirsizlikte karar kılıyor."
-Jale Parla-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    280
  • ISBN:
    9789750511905
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 17 Alıntı

Damla Sarıhan 
11 May 15:55 · Kitabı okudu · 7/10 puan

unuttuğu için mi delirir insan, unutamadığı için mi?

Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 275 - everest)Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 275 - everest)
Damla Sarıhan 
 11 May 16:09 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Hiçbir Şeyi Unutmak İstememiştim Ben
Hepimize dışkı yedirilmemiş gibi, makadımıza cop sokulmamış gibi, kolumuzu iş makinesi koparmamış gibi yapamayız; kurşuna dizilmemişiz gibi, işkence görmemişiz gibi, gece baskınlarında götürülmüş ve bir daha geri dönmemişiz gibi yapamayız.
Çocukluğumuza tecavüz edilmemiş gibi, aşklarımız ve inançlarımız elimizden sökülüp alınmamış gibi, töre cinayetlerinde öldürülmemiş, bilmem kaç kez intihara kalkışıp bilmem kaç kez çığlık çığlığa uyanmamışız gibi karabasanlardan ve defalarca boğulmamış gibi çığlığımız, gözlerimizi ayırmadan günlerce bakmamışız gibi duvara...unutamayız...televizyon karşısına geçip, sersem sersem gülüp oynayanları aynı şevk ve heyecanla seyredemeyiz hiçbir şey olmamış gibi...

Hiçbirimiz geri dönmemeliyiz! Unutmamalıyız!

Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 275 - everest)Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 275 - everest)
Damla Sarıhan 
 09 May 16:55 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Anımsamak
Nasıl bir şeyi onu çevreleyen her şeyle birlikte unutuyorsak anımsamak da böyledir... Bir anının ışığı, başka bir anıyı aydınlatıyor ve bu aydınlık bölge, bir leke biçiminde zamanın içine yayılıp genişliyor, bir sözcük, titreşimiyle başka bir sözcüğü harekete geçiriyor. Birbirine bağlı metal parçaların, bir dokunuşla tınlamaya başlaması gibi. Anımsama, bir an için geri dönmek değildir, kendimizi, geçmişte elinden sıyrıldığımız ölümün kucağında bulmamız demektir; bir şeyi unuttuğumuzda değil, bir şey anımsadığımızda ölüm aklımıza gelir, çünkü anılarımız ölümün de anıları...

Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 107 - everest)Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 107 - everest)
Damla Sarıhan 
09 May 16:28 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Unutmak
Insan hergün gördüğü yüzler arasından bir yüzü seçip unutmak isterse, bir varlığın, içine işleyen duygusundan sıyrılmaya çalışırsa başarısızlığa uğrar, o yüzü ve o varlığı çevreleyen her şeyi, sesinin ulaştığı, titreştiği genişliği, bakışlarının derinliğini, gezip dolaştığı yerleri, gidebileceği uzaklıkları, sığdığı ve taştığı her şeyi unutması gerekir. Unutmak, insan için bütün bir zamanı unutmakla olanaklıdır. Bir bakışı unutmak istediğimizde, büyük bir yitimi göze almak zorundayız. Ancak böyle bir yitimin neden olacağı yıkımın altından kalkabilirse, insanın yeni bir yaşamı olabilir, ve insan bu yeni yaşamına çok derin bir bilgiyle, kaybın bilgisiyle sahip olur.

Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 95 - everest)Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 95 - everest)
Damla Sarıhan 
07 May 18:10 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü..." demiştim. "İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor," demişti, "unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun..."
"Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta" diyorum ben. Şeref, "Sırlarımız gelecekte çözülecek ama" dediğinde de soluğumun açıldığını hissediyorum. Söyleyecek olsam, "Benim öyle seni rahatlatmayı düşünerek böyle konuştuğumu sanıp kendini yanıltma," der, "unuta unuta in aşağı sen... Madem anılar bizim atıklarımızmış, unutmanın sonuna var, anlarsın... Tanrı senin yüzüne bakıyor muymuş? Her şeyin başına dönmek isteyen nedir biliyor musun, akıl ister bunu... Aklı da kendi haline bırakmamak gerekir, aptalca işlere kalkışır çünkü..."

Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 57 - everest)Unutma Bahçesi, Latife Tekin (Sayfa 57 - everest)

"..Bomboş u n u t a b i l s e k,
unutmadan yanayım ben,
Ama unuttukça insanın a n ı l a r ı çoğalıyor..."

Unutma Bahçesi, Latife TekinUnutma Bahçesi, Latife Tekin
2 /