Unutma BahçesiLatife Tekin

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.179
Gösterim
Adı:
Unutma Bahçesi
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
280
ISBN:
9789750511905
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınları
"Gelenlerin çoğu karar ânıyla ilgili buna benzer şeyler anlatır.
Dinlemek beni sarsardı eskiden. Hep bir çatlama, kopma sesiyle, ayrılma hışırtısıyla zihnimde beliren, dönmemek üzere giden insan imgesinin yerini, ansızın içimde uyanan bir sezgi sonrasında, bir yırtınmayla dünyaya gelen insan görüntüsü aldı. Nasıl doğduklarını anımsayıp bilmeden bunu anlattıklarını düşünmeye başladım. Ben artık böyle dinliyorum öykülerini. Ama söylemiyorum kimseye."

Latife Tekin Unutma Bahçesi'nde, toplumdan ve şehir hayatının rutin dayatmalarından uzaklaşmaya çalışan bir grup insanın umut yüklü hikâyesini anlatıyor. Erdem ve özgürlüğün peşindeki kahramanları Tebessüm, Şeref, Olgun ve Cömert'in bir Ege kasabasında buluşarak, kendilerine doğayla iç içe bir cennet bahçesi kurmalarının izini sürüyor. Yazar, yeni bir yaşam kurmak için yola çıkan kahramanları arasında gezinip onlara söz verirken, okuru geçmiş, kimlik, unutma, cennet ve cehennem gibi kavramlar üzerine düşünmeye davet ediyor.

"Yeni bir dil oluşturduğu Unutma Bahçesi'nde, ikircikli bir anlatı kuruyor Latife Tekin. Ve romanlarının göç güzergâhının sürdüğünü ima edercesine çarpıcı bir belirsizlikte karar kılıyor."
-Jale Parla-
(Tanıtım Bülteninden)
Yaşımdan kaynaklı mıydı bilmiyorum ama okurken çok zorlandığım bir kitap olmuştu. Bize unutmayı öğretirken aynı zamanda ne yaparsak yapalım unutamayacağımızdan bahsediyor. Yeri geliyor unutmamamız gerektiğini yüzümüze vuruyor. Anlaması zor değil aslında yalnızca kitapta anlatılanları kabullenmesi zor.
Unutma Bahçesi çok değişik kitaplardan birtanesi.Okurken sıkıldığım zamanlar olsa da beni düşündürmeye iten bir kitaptı.Tebessüm'ün hissettiklerini anlamaya başladığımda hoşuma gitmeye başladı.Ancak Unutma Bahçesi öyle olayların heyecanlı aktığı veya betimlemelerin olduğu bir kitap değil.İnsan ilişkileri üzerine yazılmış bir kitap.Belirli bir olay akışından söz edemeyiz.Tebessüm'ün anlattığı kadarıyla her şeyi biliyoruz.Felsefi bir kitap bile olabilir benim için.Kitabın arka kapağıyla ilgimi çekmişti, ancak bu kadar düşünsel bir kitap olduğunu anlayamamıştım.Bu sıralar heyecanlı bir şeyler okumak istediğimden beklentilerimi karşılamamış olsa da okuduktan sonra değişik bir tat aldım.İçinde çok özel cümleler var.Bu yüzden zamansız karşıma çıktı ama başka bir zamanda sindirerek okunması gereken bir kitap Unutma Bahçesi.Eğer unutma üzerine felsefe yapmak istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.Ancak beklentileriniz yüksek olmasın, dediğim gibi kurgusu diğer romanlardan farklı.Bu kitap da farklıydı benim için, sevmedim diyemem,bilinçaltımda ilginç bir şekilde yer etti.Latife Tekinle ilk tanışmamdı, memnun oldum, farklı yazarları severim.

Benzer kitaplar

Ahım şahım, olayları art arda akan bir kitapp olmasa da çoğu yerinde durup dusunmemizi sağlayacak can alıcı noktalar var. Tekin'in okuduğum ilk kitabı. Bayağı kaldı elimde. FAkat bu kitap yerine daha makul kitaplar okunabilir.
Unutmak istediğiniz şeyler biriktiği zaman sanki çare olacakmış gibi okumak istersiniz ama kitap unutmaktan ziyade, unutmanın ne kadar zor olduğunu ve aslında unutamayacağımızdan bahsediyor.
Hepimize dışkı yedirilmemiş gibi, makadımıza cop sokulmamış gibi, kolumuzu iş makinesi koparmamış gibi yapamayız; kurşuna dizilmemişiz gibi, işkence görmemişiz gibi, gece baskınlarında götürülmüş ve bir daha geri dönmemişiz gibi yapamayız.
Çocukluğumuza tecavüz edilmemiş gibi, aşklarımız ve inançlarımız elimizden sökülüp alınmamış gibi, töre cinayetlerinde öldürülmemiş, bilmem kaç kez intihara kalkışıp bilmem kaç kez çığlık çığlığa uyanmamışız gibi karabasanlardan ve defalarca boğulmamış gibi çığlığımız, gözlerimizi ayırmadan günlerce bakmamışız gibi duvara...unutamayız...televizyon karşısına geçip, sersem sersem gülüp oynayanları aynı şevk ve heyecanla seyredemeyiz hiçbir şey olmamış gibi...

Hiçbirimiz geri dönmemeliyiz! Unutmamalıyız!
Latife Tekin
Sayfa 275 - everest
Nasıl bir şeyi onu çevreleyen her şeyle birlikte unutuyorsak anımsamak da böyledir... Bir anının ışığı, başka bir anıyı aydınlatıyor ve bu aydınlık bölge, bir leke biçiminde zamanın içine yayılıp genişliyor, bir sözcük, titreşimiyle başka bir sözcüğü harekete geçiriyor. Birbirine bağlı metal parçaların, bir dokunuşla tınlamaya başlaması gibi. Anımsama, bir an için geri dönmek değildir, kendimizi, geçmişte elinden sıyrıldığımız ölümün kucağında bulmamız demektir; bir şeyi unuttuğumuzda değil, bir şey anımsadığımızda ölüm aklımıza gelir, çünkü anılarımız ölümün de anıları...
Latife Tekin
Sayfa 107 - everest
"Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü..." demiştim. "İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor," demişti, "unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun..."
"Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta" diyorum ben. Şeref, "Sırlarımız gelecekte çözülecek ama" dediğinde de soluğumun açıldığını hissediyorum. Söyleyecek olsam, "Benim öyle seni rahatlatmayı düşünerek böyle konuştuğumu sanıp kendini yanıltma," der, "unuta unuta in aşağı sen... Madem anılar bizim atıklarımızmış, unutmanın sonuna var, anlarsın... Tanrı senin yüzüne bakıyor muymuş? Her şeyin başına dönmek isteyen nedir biliyor musun, akıl ister bunu... Aklı da kendi haline bırakmamak gerekir, aptalca işlere kalkışır çünkü..."
Latife Tekin
Sayfa 57 - everest
Insan hergün gördüğü yüzler arasından bir yüzü seçip unutmak isterse, bir varlığın, içine işleyen duygusundan sıyrılmaya çalışırsa başarısızlığa uğrar, o yüzü ve o varlığı çevreleyen her şeyi, sesinin ulaştığı, titreştiği genişliği, bakışlarının derinliğini, gezip dolaştığı yerleri, gidebileceği uzaklıkları, sığdığı ve taştığı her şeyi unutması gerekir. Unutmak, insan için bütün bir zamanı unutmakla olanaklıdır. Bir bakışı unutmak istediğimizde, büyük bir yitimi göze almak zorundayız. Ancak böyle bir yitimin neden olacağı yıkımın altından kalkabilirse, insanın yeni bir yaşamı olabilir, ve insan bu yeni yaşamına çok derin bir bilgiyle, kaybın bilgisiyle sahip olur.
Latife Tekin
Sayfa 95 - everest

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Unutma Bahçesi
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
280
ISBN:
9789750511905
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınları
"Gelenlerin çoğu karar ânıyla ilgili buna benzer şeyler anlatır.
Dinlemek beni sarsardı eskiden. Hep bir çatlama, kopma sesiyle, ayrılma hışırtısıyla zihnimde beliren, dönmemek üzere giden insan imgesinin yerini, ansızın içimde uyanan bir sezgi sonrasında, bir yırtınmayla dünyaya gelen insan görüntüsü aldı. Nasıl doğduklarını anımsayıp bilmeden bunu anlattıklarını düşünmeye başladım. Ben artık böyle dinliyorum öykülerini. Ama söylemiyorum kimseye."

Latife Tekin Unutma Bahçesi'nde, toplumdan ve şehir hayatının rutin dayatmalarından uzaklaşmaya çalışan bir grup insanın umut yüklü hikâyesini anlatıyor. Erdem ve özgürlüğün peşindeki kahramanları Tebessüm, Şeref, Olgun ve Cömert'in bir Ege kasabasında buluşarak, kendilerine doğayla iç içe bir cennet bahçesi kurmalarının izini sürüyor. Yazar, yeni bir yaşam kurmak için yola çıkan kahramanları arasında gezinip onlara söz verirken, okuru geçmiş, kimlik, unutma, cennet ve cehennem gibi kavramlar üzerine düşünmeye davet ediyor.

"Yeni bir dil oluşturduğu Unutma Bahçesi'nde, ikircikli bir anlatı kuruyor Latife Tekin. Ve romanlarının göç güzergâhının sürdüğünü ima edercesine çarpıcı bir belirsizlikte karar kılıyor."
-Jale Parla-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Sedef Atö
  • BilgeSevgi
  • Doruk Toraman
  • Öznur
  • B.A
  • Gökay Yavuz
  • Fatih Beklen
  • Selda T.
  • Feyza
  • Merdümgiriz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%35.7
35-44 Yaş
%26.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.1
Erkek
%26.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (6)
9
%19 (4)
8
%9.5 (2)
7
%14.3 (3)
6
%14.3 (3)
5
%9.5 (2)
4
%0
3
%4.8 (1)
2
%0
1
%0