Unutma Beni Apartmanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.780
Gösterim
Adı:
Unutma Beni Apartmanı
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051920849
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Baskılar:
Unutma Beni Apartmanı
Unutma Beni Apartmanı
Annesinin sesini ilk kez kırk üç yaşında, o da bir telefon konuşmasında duyan bir kadının hikâyesi bu. Yıllar sonra hiç beklenmedik bir zamanda ve beklenmedik bir biçimde, henüz bebekken kendisini terk eden annesinin telefonuyla hayatını tekrar gözden geçiren kırk üç yaşındaki Süreyya’nın hikâyesi. Süreyya’nın yalnızlığının tarihinden hareketle, yakın Türkiye tarihinin, ölümlerin, bitişlerin, yok oluşların hikâyesi.

Yıllar sonra ortaya çıkan annesinin anlattıklarının yarattığı duygusal karmaşayla birlikte, annelik mevhumunun kendisi için ifade ettiklerini sorgulamaya başlayan Süreyya, annesinin yokluğundan ve bu yokluğun yarattığı diğer eksikliklerden
hareketle kendisini terk edenleri, terk ettiklerini, kaçırdığı fırsatları, kuramadığı yakınlıkları, kısacası kırk üç yıllık hayatını
gözden geçiriyor. Dokunmadan adlı son romanıyla okurların yüreğine dokunan Nermin Yıldırım’dan çok katmanlı bir ilk roman.
420 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum en güzel Nermin Yıldırım kitabıydı. Hikaye içinde hikaye, insan içinde yeni bir insan ve hiç bitmeyen bir merakla bir solukta okudum. Yeni bir Nermin Yıldırım kitabını elime almak için sabırsızlanıyorum ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
420 syf.
·9 günde·8/10
Hangi dürtüyle bu kitabı raftan indirip satın aldım bilemiyorum. Belki hayatım boyunca bende iz bırakan romanların büyük çoğunlukta yabancı yazarların elinden çıkmış olması; belki de günümüzde kağıt kaleme sarılan herkesin kendince ortaya bir roman koyuyor oluşundan, daha önce ismini duymadığım; herhangi bir romanını okumadığım, bir şekilde rastlayamamış olduğum bir türk yazarın romanını alma konusunda hep tereddütlerim olur. Belki sadece kitabın arkasındaki tanıtım yazısının bir kaç satırı çekmiş olabilir, ya da kapağın güzelliği, kimbilir...

Romanın kahramanı Süreyya'nın henüz bebekken kendisini bırakıp giden annesi Mesude'nin yıllar sonra ona telefon etmesiyle başlıyor. Annesinin gidişiyle babaannesinin sahip çıktığı, büyüttüğü Süreyya, babaannesinin ölümüyle yapayalnız kalıp, gerekmedikçe kimseyle samimi olmadan, sınırları içerisine kimseyi sokmadan yaşayan birine dönüşüyor. Babaannesinden kalan parayla "bir yere ait olma" korkusundan uzun süre otellerde kalıyor, devamlı bir iş sahibi olmaktan kaçınıyor.

İç dünyasını dışarı vurmakta en başarılı olduğu an yazdığı zamanlar, oldukça başarılı romanlar yazıyor ancak insanlardan kötülük görmemenin en iyi yolunungöz önünde olmamak olduğuna inanan Süreyya kimsenin ilgisini çekmemek için romanlarını N.Y. isimli, şımarık, zengin bir kıza satarak, kızın ünlü bir yazar oluşuna tanıklık ediyor.

Yaşadığı evler, hayatındaki insanlar, dostlukları acımasızca değişiyor. Öyle ki, bir seyahat sırasında Barcelona'da tanıştığı ve ilk görüşte aşık olduğunu sandığı Marcel için Barcelona'da yaşamaya başladıktan kısa süre sonra Ada'yı doğurduğunda kendini kafese kapatılmış gibi hissettiği anda kaçıp gidiyor. Kendisini bırakıp giden annesine duyduğu nefret ve özleme rağmen, kendisi de gözünü kırpmadan kızını bırakıp gidebiliyor.

Hiç bir yere, hiç kimseye ait olamayan Süreyya'nın öyküsü bu.

Nermin Yıldırım, aile içi kopuklukları, çocuk istismarını ve çoğu zaman insanlar içinde yaşadığımız yalnızlığı Süreyya'nın dilinden çok başarılı şekilde anlatırken bir tarftan da 12 eylül dönemini kendi bakış açısıyla yansıtıyor. Süreyya'nın yazdıkları ise roman içerisinde keyifle okunan öyküler olarak kitabı daha da zenginleştirmiş.

Elimden bırakamadan, bir solukta okudum. Süreyya'nın yaşadıklarını, hissettikleri öyle anlatılmış ki ben de o ne hissettiyse hissettim, bazen otellerin soğuk lobilerinde oldum, bazen Şişli'nin eski yüksek tavanlı bir evinde televizyonun karşısında oturdum, bazen depremleri hissettim.

Şiddetle tavsiye ediyorum...
  • Unutma Dersleri
    8.5/10 (106 Oy)89 beğeni212 okunma180 alıntı3.322 gösterim
  • Dokunmadan
    8.7/10 (134 Oy)125 beğeni251 okunma263 alıntı3.396 gösterim
  • Rüyalar Anlatılmaz
    8.3/10 (35 Oy)32 beğeni68 okunma55 alıntı1.532 gösterim
  • Nohut Oda
    8.1/10 (106 Oy)65 beğeni216 okunma111 alıntı2.233 gösterim
  • Buğu
    8.2/10 (50 Oy)36 beğeni108 okunma70 alıntı1.295 gösterim
  • Kapak Kızı
    8.1/10 (52 Oy)41 beğeni130 okunma54 alıntı1.943 gösterim
  • Saklı Bahçeler Haritası
    8.9/10 (27 Oy)29 beğeni58 okunma72 alıntı1.443 gösterim
  • Kul
    7.3/10 (90 Oy)56 beğeni170 okunma40 alıntı1.601 gösterim
  • Bazen Bahar
    8.5/10 (104 Oy)77 beğeni229 okunma123 alıntı2.919 gösterim
  • Kabuk
    8.6/10 (175 Oy)150 beğeni361 okunma230 alıntı4.205 gösterim
420 syf.
·6 günde·Beğendi
Güzel bir yolculuk ve Nermin Yıldırım’la hoş bir tanışma oldu benim için.
Son dönem yazarları arasında başarılı bir yazar. İlk kitabı ile de gerçekten tüm karakterleri ilmek ilmek dokumuş, her birine ayrı özen göstermiş. Hiçbirisini yüzeysel geçmemiş.

Kurgu içine dönemsel olarak birçok olay yerleştirmiş, böylece gerçekte yaşanmış olayları tekrar hatırlayarak ve karakterler üzerindeki etkilerini okuyarak daha da içine çekiyor kendisine.

Çok severek okudum Süreyya ve Mesude’nin hikâyesini.
Bundan sonra da Nermin Yıldırım’ın diğer kitaplarına mutlaka devam ederim.
Keyifli okumalarımız olsun
420 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Süreyya'nın sorumsuzlukları, hayatı bomboş bir fanusta yaşar vaziyeti, kendini suçlu görmemesi bunlar küçükken annesi tarafından terkedilmenin sonuçları olabilir mi diye sorgulatan bir kitap. Öncesinde bir çocuğun gözünden annesizlik, babasızlığı görürken ilerleyen zamanlarda çocuğunu terk eden bir anneyi okuyoruz. Herkesten farklı, normal olarak kabul edilen bir çok değerin dışında bir kadın. Kızıyoruz Süreyya'ya ben hatta bir ara lanet etmiş bile olabilirim. Ama kinlenmiyoruz. Aynı Süreyya Saklı Bahçeler Haritası isimli kitapta da karşımıza çıkıyor ayrıca.
424 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Süreyya’yı terk edip giden annesinin bir telefonuyla başlıyor roman. Bir onun ağzından dinliyoruz kendi hayatının bir annesinin. Aynı zaman da romanın içinde farklı romanlar yazılıyor. İdamlar darbeler depremler ikiz kuleler daha neler neler. Kitabı çok sevdim ama en çok bir edebiyat öğretmeni olarak çok sevilen yazarlarımızın hayatlarına nasıl son verdiklerinin anlatıldığı bir bölüm vardı. Umarım dedim bu kitabı daha çok insan okur ve bu yazarların adını duyup etkilenip onları da olur. Süreyya’nın N.Y isimli kıza yazdığı romanların konusu da gerçekten insana keşke uzun uzun okuyabilsem dedirtiyor. Kitap resmen akıp gidiyor okurken içinde bir sürü hikaye bir sürü olay bir sürü karakter barındıran çok yönlü bir kitap ve bence alt yapı kurgu çok sağlam ve planlı. Yazarın kütüpaneden aldığım bir kaç kitabı daha var elimde en kısa zaman da onlara da başlayıp bitirmek istiyorum.
420 syf.
·14 günde·Beğendi·9/10
Ah Nermin Ah! Bu nasıl bir roman? Roman içi öykülerden oluşan, herkesin hikayesini ayrı ayrı anlatan bir öykü dizisi gibi.. Aslında bir Anne - Kız hikayesini okuyorsunuz her ikisinin de anlatımından.. Süreyya ile Mesude'nin hikayesine Rıdvan, Çiğdem, Kasım, Nihal, Feraye, Madam Karin ile Kevork, Zinnur, Ayla, NY ve Seher'in hikayeleri de dahil oluyor. Kitap içi kitap gibi, rüya içinde rüya gibi.. Süreyya'nın hayatını okurken, Türkiye'nin toplumsal ve siyasi olaylarını da okuyoruz.. Ve bir kez daha içim cız ediyor yapılanlara yaşananlara... Kitaplarının ismini ne güzel seçiyorsun Nermin Yıldırım onların bile ayrı bir hikayesi var.. Ben yine bir kez daha hayran oldum Nermin Yıldırım'a .
420 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı yorumlamamayı kitaba yapılmış bir haksızlık ( en azından benim için) olarak göreceğim için yorumlamak istiyorum.
Nermin Yıldırım' dan okuduğum ikinci kitap Unutma Beni Apartmanı. İlki Unutma Dersleri idi.
Konuyu açık etmeden yorumlamam gerekirse hayatına büyük bir travmayla başlayan kahramanın yeni travmalara kayıtsız kalarak ve başka hayatlarda da travmalar yaratarak devam ettiği yaşamını gözden geçirdiği ve okura aktardığı süre içerisinde gerek yakın Türkiye gündemi, ülkece kaybettiğimiz değerlere değinerek, gerekse kısa öyküler ile oluşturduğu zengin içeriği sayesinde istekle okunmasına sebep oluyor.
Kahramana hem kızdım hem anlamaya çalıştım. Onun durağan görünen, neredeyse duygudan yoksun hayatı bende çok zengin bir duygu çeşitliliği oluşturdu.
Kitapta en beğendiğim şey galiba yerleştirilen ikinci üçüncü romanların öyküsü idi.
Sonuç olarak herkese tavsiye ederim.
Keyifli okumalar.
418 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Kitap, yazarın ilk kitabı olması sebebiyle ilk kitap olması açısından oldukça ustaca kurgulanmıştır; ama anlatım öyle yoğun ayrıntılarda boğulmuş ki, sürükleyicilikten ziyade ağır bir seyirde ilerlemekte. Genel itibariyle güzel diyebilirim. Başkahramanımız Süreyya, oldukça değişik bir karakter belki de türüne az rastlanır cinsten. Süreyya'nın hayatını okurken yakın dönem tarihi bilgilerle de bilgi dağarcığımıza yeni bilgiler katabilmek mümkün.
420 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Hikayenin bir ucu 60larda başlıyor diğer ucu da 2000lere kadar uzanıyor. Bu tür dönem romanlarının hepsinde olduğu gibi bol bol tarihi acılarımızdan, insan manzaralarından bahsediliyor. Onu yıllar önce terk eden anne ile yapılan bir telefon görüşmesiyle başlıyor kitap ve bu görüşme kitabın çerçevesini oluşturuyor. Telefon görüşmeleri kısa kısa kesilip sonra terk edilmiş bir çocuğun psikolojisi işlenmiş, o çocuğun 40lı yaşlara kadar ne şartlarla nasıl değişimlerle geldiğini anlatıyor. Bu da ikinci bir çerçeve oluşturuyor. En son çemberde ise yazar olan karakterin oluşturduğu başka yaşamlar var. Karakterlerini de mutsuz yaşamlarla cezalandırıyor, ailelerinden ayırıyor. Karakterle benzer bir yaşantım olduğundan içimden bir yerlere dokundu kitap. Gerçekten psikolojiyi iyi yansıtmış, mükemmel tespitlerde bulunmuş. Bu okuduğum ikinci kitabı oldu. Tekrar ne zaman yolum kesişir bilmiyorum ama en kısa zamanda başka bir kitabını da okuyacağım yazarlardan Nermin Yıldırım.
420 syf.
·Beğendi·10/10
Psikolojik tahlilleriyle insanı kendine hayran bırakan yazar, Süreyya’nın hayatı ekseninde sosyal ve politik bir panorama da sunuyor. Dilinin zenginliği ile “kelimelerle dans eden kadın” dolu dolu bir edebî keyif veriyor.
424 syf.
·1 günde·8/10
Kayıplarını kazanç hanesine yazan, hayatını kimselere ilişmeden yaşayan, içindeki uçurumun deli dehşet derinliğinden hiç de korkmayan ilginç bir kadının hikayesini anlatıyor yazar ilk roman denemesinde. Vazgeçilmiş bir bebek olmanın, ebeveynsiz büyümenin etkisi ile vazgeçmeyi yaşam şekline hatta bir sanata dönüştüren sıradışı bir karakterle tanışmak istiyorsanız okuyunuz efendim....
420 syf.
·11 günde·6/10
okuduğum ilk kitanı rüyalar anlatılmaz kadar etkileyici değil anlatım yorumlar roman içinde romancıklar..Tüm kitaplarını okumayı düşünüyorum.........
90’ların başında bir İtalyan, Pisa Üniversitesi’nden Donatella Marazziti, aşkın bir tür obsesif-kompulsif bozukluk olduğu tezini ortaya atmıştı. Yaptığı araştırmalar aşkın semptomları ile obsesif-kompulsif bozukluk göstergelerinin büyük benzerlikler taşıdığını söylüyordu. Hastalar hayatlarını bir noktaya endeksliyor, sürekli aynı olayı düşünmekten kendilerini alamıyordu.
zamanla ondan ancak susarak korunacağımı kavradım. Bana bulaşmamasının tek yolu hiçbir şey bilmemesinden geçiyordu..
Acımak , başkalarının çektiği azaba bakıp, onların yasını tutarmış gibi yaparak kendi mutluluğuna şükretmektir çünkü.Acımak, kıl payı yırttığın mutsuzluğun diyetini uğursuz, cüretkâr bir sadaka gibi dağıtmaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Unutma Beni Apartmanı
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051920849
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Baskılar:
Unutma Beni Apartmanı
Unutma Beni Apartmanı
Annesinin sesini ilk kez kırk üç yaşında, o da bir telefon konuşmasında duyan bir kadının hikâyesi bu. Yıllar sonra hiç beklenmedik bir zamanda ve beklenmedik bir biçimde, henüz bebekken kendisini terk eden annesinin telefonuyla hayatını tekrar gözden geçiren kırk üç yaşındaki Süreyya’nın hikâyesi. Süreyya’nın yalnızlığının tarihinden hareketle, yakın Türkiye tarihinin, ölümlerin, bitişlerin, yok oluşların hikâyesi.

Yıllar sonra ortaya çıkan annesinin anlattıklarının yarattığı duygusal karmaşayla birlikte, annelik mevhumunun kendisi için ifade ettiklerini sorgulamaya başlayan Süreyya, annesinin yokluğundan ve bu yokluğun yarattığı diğer eksikliklerden
hareketle kendisini terk edenleri, terk ettiklerini, kaçırdığı fırsatları, kuramadığı yakınlıkları, kısacası kırk üç yıllık hayatını
gözden geçiriyor. Dokunmadan adlı son romanıyla okurların yüreğine dokunan Nermin Yıldırım’dan çok katmanlı bir ilk roman.

Kitabı okuyanlar 126 okur

  • Aslı pinar
  • Behiye Matpan
  • Bahar  Tütüncü
  • ÖZLEM TANE
  • Eymen Gören
  • Armağan Ayan
  • AdaDoğa
  • Tuğçe
  • Hande Özgan
  • Arjen Bade Aydın

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.9 (2)
9
%1.4 (1)
8
%4.3 (3)
7
%0
6
%0
5
%1.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0