Unutuş ve Hatırlayış

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.643
Gösterim
Adı:
Unutuş ve Hatırlayış
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123494200
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, 1988-1991 yılları arasında, Haftalık Diriliş Dergisi`nde (Mehmed Yasinoğlu adıyla) çıkan yazılardan oluşmuştur. Horoz İki Kere Ötmeden yazısı, daha önce de 1975 yılında Aylık Diriliş Dergisi`nde Zülküfül Makamında üst başlığıyla yayınlanmıştı. Kitaba ikinci baskıdan itibaren, Aylık Diriliş Dergisi`nin Ekim 1979`da yeniden çıkışı sebebiyle basılıp dağıtılmış ve daha sonra Dergide yayınlanmış Diriliş Mektubu ve Haftalık Diriliş Dergisi`nde 20 Ağustos 1991 tarihinde yayınlanan Taraflı Bir Program ve Hatırlattıkları isimli yazılar da eklenmiştir.
* "Cümleler vardır, korkunç bir yer sarsıntısı gibi kıtaları birbirinden ayırır. Kıtaları, yani gönülleri... Uçurumlara köprü atan cümleler de vardır." Yazar, Cemil Meriç Jurnal 1 kitabında. "Sen 'diriliş'i unuttuğun zaman, rahmani nurdan perdelerle zulmani şeytan perdelerinin birbirine karıştı bir ortama düşersin de farkında bile olmazsın. S. 12. Diye bir Karakoç, haykirisiyla silkeleniriz.

*Karakoç, 27 ile 34 sayfaları aralığında yazdığı iki metin vardır. Bu Anadolu'nun çok perspektifli yapı taşlarından bize ışık tutar. Öylesine doyurucu bir ışık ki, okur hayretler içinde kalır. Ilk başlık Anadolu'nun sahip olduğu makamı anlatır. Ve süreç içinde bulunduğu pozisyonu gösterir. Anadoluya karşı içden bir diyalog hali ile: "Anadolu'nun bir kaderi vardır; Doğu'yla Batı'nın karşılaştığı yer olmak. Bu kaderdir ki birden coğrafyayı tarih, tarihi medeniyet karşılaşması, onu da iki düşüncenin, iki mizacın, iki ana dünya görüşünün, realizmle hayalciligin, idealizmle oportünizmin, mistisizmle materyalizmin karşı karşıya geldiği, çatıştığı kimi zaman da barışıp kaynaştığı, umulmadık uzlaşmalarla birleştiği bir savaş toprağı yapıyor." (S.27)
Karakoç, ikicinci Anadolu başlığında ise Osmanlı devletinin Anadoluyu yönetirken, politik hareketler ile yüklediği görevlerin neler olduğunu anlatır. Buna karşılık Anadolu'nun tarih sürecindeki kıpırdayışlarımdan örnekler verir. Anadolunun Osmanlı ile bütünleştiğini, bir insanın kendi beden sağlığı gelişimiyle nasıl ihmal ettiyse; Ormanının da Anadoluyu ekonomik, bilimsel konularda ihmal ettiğini belirtir. İki tespit üzerinde durar: Anadolu'nun toprağı verimliliği az olup, başka verimli topraklara yöneldiğini, Babı Ali yönetimin uzak sınırlarında ki yerleri kaybetme korkusuyla, Anadolu yönetimini ihmal ettiğini söyler.
Karakoç, tarih içinde Osmanlı ile Anadolu yönetimini ve manevi boyutunu şöyle acillar: Anadolu barış zamanında çiftçi, savaş zamanında askerdi. Savaş alanları Anadolu'nun kanıyla sulanırdı. Anadolu babaydı, anneydi. Anadolu hep böyle oldu, söyler Karakoç. Keza, Osmanlı'nın son sığınak kalesi Anadolu olmuştur.
Karakoç, Anadolu'nun kazandığı saygınlığı korunması ve yaşatılması için. Anadolu'nun Diriliş meşalesini, yeni yepyeni bir biçimde ortaya çıkartması gerekli olduğunu göstermektedir. Elbette Karakoç okurları yeni yepyeni bir Anadolu medeniyet motiflerini başka eserlerinde/başlıklarında en alt temellerini büyük bir hassasiyetle atmıştır.

*
64 syf.
·7 günde
Evet takvimini, madem ki, Batıya ayarladın onu yitirdin demektir. Çünkü, Batılılar, yılları, takvimi, zamanı, bir doğuma, tabii bir olaya, isterse o bir peygamber doğumu olsun, dayıyorlar. Senin takvimin ise, hicrete, yani idealin büyük bir hareketine dayanıyordu. İdeali bırakıp tabiî bir olayın mahkûmu mu olmalıydın?
~
İlk hikâyelerde manevi dünyamızla ilgili olarak derinlemesine bir hatırlatma isteği ve yaptığımız yanlışları detaylıca gösteriyor. Sonrasındaki yazılarında ise Menderes ve arkadaşlarının idamı, yapılan yanlışlar, arkaplanda itham edilen kişiler gibi durumlara yer verilmekte. Osmanlı hanedanın cumhuriyet döneminde naaşlarının ülkemize sokulmaması ve diğer buna benzer konuları içermekte. Kitap ince ama içeriği çok zengin kesinlikle okunması gereken bir kitap tavsiye ederim...

Keyifli Okumalar...
64 syf.
·2 günde
Sezai Karakoç okurken nasihat dinliyormuşum gibi hissediyorum. Nasıl Polat'ın Aslan Amcası, Ezel'in Ramiz Dayısı vardı, benim için de Sezai Karakoç hem dayı hem amca. Söylediği her kelime her cümle özlü söz gibi geliyor kulağıma. Bu kitabı da 1988-1991 yıllarında Diriliş Dergisinde yayınlanmış on tane yazıdan oluşuyor. Ana konuysa kitabın isminden de anlaşılacağı gibi unuttuğumuz değerlerimiz, yapacaklarımız, yapmamız gerekenler. Ve üstad son yazılarında da bu unuttuklarımızı bize tekrar hatırlatarak reçeteyi veriyor. Nasihatten kastım buydu Sezai Karakoç çok iyi tespit ve analiz yapıp, sonra da bunlar için gerekli çözüm yolarını bizim önümüze koyuyor. E zaten üslubu ve diliyle ilgili yorum yapmaya gerek yok.
64 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"Sezai karakoç", Malcolm X'in : bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter. Dediği gibi yıllardır uyutulan ve uyutulmaya çalışılan bir milletin,maziye bakıp ders çıkarmaya,mazisini bilip kükremeye şahlanışına gayret gösteren bir "DIRILIŞ"eri ve büyük bir fikir adamı...
Kitabın hacmi küçük lâkin öğretikleriyle ve öğretecekleriyle küçük DİRİLİŞ erlerinin ilerde büyük fikir adamı olmasına bir zemindir.
64 syf.
·10/10 puan
Ümmet zor dönemde; umudu unuttuğumuz, mağlubiyete alıştığımız, bize düşman olan Avrupalıya benzemek için can verececek kıvama geldiğimiz dönemdeyiz. Belki yüzyıllar sürecek üçüncü dünya savaşındayız. Bu savaş topla tüfekle yapılan değil, ruhlarımızın uyutulduğu bir savaş. Ne olduğumuzu, nereden geldiğimizi unuttuk. Unutturanlar unutturmak için çok gayret ettiler ve başardılar. Zillete alıştırıldık. Fakat biz hatırlarsak, unutturmaya çalışanların çalıştıkları gibi çalışırsak galip olacak olan bizleriz. Bizim hatırlamamız demek dirilişin hatırlanması demektir. Doğum olmayacak bizimki çünkü biz öldük, dirilenler ancak ölenlerdir. Ölü ruhlarımızı diriltirsek ki diriltebiliriz çünkü yaşamaktayız HAK yerine gelecektir. Ümmet izzetli dininin zilletli temsilcileri olmaktan, izzetli müminleri haline gelecektir.
Allah bu ümmete diriliş nasip etsin, ruhlarımıza da ölü toprağından silkinip dirilmek nasip etsin. Bizi dininin hizmetkarı eylesin. Bu ümmete bir hediye SEZAİ KARAKOÇ ve kitapları. Allah kendisinden razı olsun bu diriliş erinin, bize de diriliş eri olmayı nasip etsin. Okuduklarımızı ilmimiz etsin.
64 syf.
·1 günde·6/10 puan
Çeşitli yazılardan oluşan bir kitap. İlk hikâyelerde manevi dünyamızla ilgili olarak derinlemesine bir hatırlatma isteği ve yaptığımız yanlışları detaylıca gösteriyor. Sonrasındaki yazılarında ise Menderes ve arkadaşlarının idamı, yapılan yanlışlar, arkaplanda itham edilen kişiler gibi durumlara yer verilmekte. Osmanlı hanedanın cumhuriyet döneminde naaşlarının ülkemize sokulmaması ve diğer buna benzer konuları içermekte. Genel anlamda maneviyata dönüşümüzü sağlayabilecek hayatımızda farklılıklar yaratabilir. Herkese iyi okumalar.
64 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Üstad 'ın ilk sayfalardan itibaren "Diriliş Ruhu" ile içine aldığı, adeta yazılan her cümlenin altını çizmek, özel defterinize not etmek; yetmedi, beyninize nakış nakış işleyip de yaşam felsefesi haline getirmek isteyeceğiniz her yönüyle değerli olan bir kitap..

İdeali olan insan bilir, arada tutunamadığını düşünür, hayalinden vazgeçti gibi yaşadığı, İdealine eş bir insan olmadığı, malayani yaşamlıklarla ömrünü tükettiğine dair her biri ruhu darmadağın edecek kadar güçlü, küçük kara düşünceler ve fikirler.. Üstad'ın deyimiyle "Unutuş"..

İşte tam bu noktada Üstad tekrardan:
-Ama, sen, ey dirilişin kalbine nişan aldığı insan, ey kalbi diriliş atılımıyla nakışlı olan çilekeş er,
Diye ruhuna, içimdeki diriliş ruhuna parlak suretler ile seslenir ve devam eder,
-evet sen, dirilişi hatırladığın zaman, her yönden görünen O'nun lütuflarına erip sert çizgilerinin görünümünden ürkmemeyi öğreneceksin.
Umut ve huzur dolacak içine, korkudan yalvarışa geçip sevince ulaşacaksın. Öz madenin pırıl pırıl parlayacak yeniden.

Diriliş ruhuna sahip bir insan için ne büyük bir teselli, çağa ne de güzel bir tutunamayışlık.. Ruhun karanlıklarından sıyrılıp da kendine mesken edecek bir ruh arayan insanlar için ne de güzel bir dayanak..

Unutma : Sen dirilişi hatırladığın zaman, diriliş de seni hatırlayacaktır..
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Üstad Sezai Karakoç bir neslin uyanişina ve direlmesine vesile olmuş. İsimlerden biridir ama maalesef günümüz gençliği böyle şairane isimleri bırakıp farklı bir arayış içerisinde boğulup gidiyor.
64 syf.
Yine Üstad muazzamlıgını bu eserle ortaya koymuş.
Kitap 63 sayfadan oluşmaktadır. Üstad felsefik bir üslupla unutulan medeniyet değerlerimizi hatırlatmak kavramları ve kurumları gerçek anlamlarıyla diriltmek hakikat sisteminin ruhuna ermek düşünmesini değerlendirmesini incelemeyi çözümlemeyi öğrenmek. Doğu ve Batının peşin hukumsuz ,güçlerini ve zaaflarını görmek ,kalıcı yanlarını saptamak ve bunları yeni konumlarımızda atılımımızda kullanmayı anlatıyor.
Eser her ne kadar ince bir kitap olsada okuyucuyu durup düşündurmeye sevk edecek yapıtlardandır .
Üstadın yüreğine kalemine sağlık..
64 syf.
·2 günde·10/10 puan
Denemenin virtüözü Sezai Karakoç'tan harika bir kitap. İkaz amacıyla yazılmış ama dili sert değil. Farkında olmadan yaptığımız yanlışlar, unuttuğumuz büyük değerler, bize unutturulan şeyler, yeniden diriliş. Bu konulara değinip, hatırlatmalarda bulunuyor. Kitabı okuduktan sonra insanın bakış açısı kat be kat artıyor.
64 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Kitap Sezai Karakoç’un 1988-1991 yılları arasında haftalık Diriliş Dergisi’nde Mehmet Yasinoğlu adıyla kaleme aldığı on adet yazısından oluşmakta..

Zatı muhterem kitabın adından da anlaşılacağı üzere insanlık olarak her geçen gün adım adım uzaklaştığımız özdeğerlerimizi bizlere anımsatıp tekrardan eski günlere dönebilmemiz, tabiri caizse bir “diriliş” yaşayabilmemiz için yapmamız gerekenleri bizlere nasihat ediyor..

Okunmaya değer; bazı şeyleri daha iyi anlamamızı sağlayacak olan idrak kanallarımızı açabilecek nitelikte oldukça anlamlı bir kitap..

Okuyunuz efendim..
Nasıl sarsarız, depremler gibi, ruhu katılaştıran,
kireç kayalarıyla donatan duyarsızlık felcinin istila ettiği vücudu?
Nasıl uyandırırız en derin kabus uykusuna daldırılmış ruhu?
Nasıl diriltiriz, içimizde sancaklarla yürümeyen manevi ordu milletini..?


#NöbetteyizYâResûlallah
Şimdi, adeta, geçmişsiz, geleceksiz, hatta şimdiki zamansız bir toplum gibi anları yaşayan kişilerin yığını haline geldik...

#NöbetteyizYâResûlallah!
Sonra toplumumuzu, intihardan beter bir terör ve anarşi dalgası adeta yuttu. Sokak çıkılamaz, kahve oturulamaz, okul okunamaz ve hayat yaşanamaz hale geldi. Sanki toplum, geçmişi unutuş devinin pengesinde ecel terleri dökmeye mahkum olmuştu.

#NöbetteyizYaResûlallah!
Ey Anadolu, Büyük Sürprizini artık göster. Gönlü, kafası ve ruhu kara insanlara manevi tokatını indir. Artık, onlar, belki de, Anadolu'nun bir daha dirilmeyeceğini sanıyorlar. Onlar, zafere ulaştıklarına inanıyorlar. Ey Anadolu, henüz rövanşın başlamadığını onu başlatarak göster.
Sezai Karakoç
Sayfa 29 - diriliş yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Unutuş ve Hatırlayış
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123494200
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, 1988-1991 yılları arasında, Haftalık Diriliş Dergisi`nde (Mehmed Yasinoğlu adıyla) çıkan yazılardan oluşmuştur. Horoz İki Kere Ötmeden yazısı, daha önce de 1975 yılında Aylık Diriliş Dergisi`nde Zülküfül Makamında üst başlığıyla yayınlanmıştı. Kitaba ikinci baskıdan itibaren, Aylık Diriliş Dergisi`nin Ekim 1979`da yeniden çıkışı sebebiyle basılıp dağıtılmış ve daha sonra Dergide yayınlanmış Diriliş Mektubu ve Haftalık Diriliş Dergisi`nde 20 Ağustos 1991 tarihinde yayınlanan Taraflı Bir Program ve Hatırlattıkları isimli yazılar da eklenmiştir.

Kitabı okuyanlar 268 okur

  • Ebû Bekir
  • Betül
  • Ceren ATALAY
  • HKK
  • Nergis
  • Ayneyn
  • Mısrai Berceste
  • Nihande Süveydâ
  • İslam AKÇELİK
  • Ayşegül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.2 (30)
9
%27.7 (18)
8
%20 (13)
7
%1.5 (1)
6
%1.5 (1)
5
%1.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.5 (1)