Unutuş ve Hatırlayış

·
Okunma
·
Beğeni
·
704
Gösterim
Adı:
Unutuş ve Hatırlayış
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123494200
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, 1988-1991 yılları arasında, Haftalık Diriliş Dergisi`nde (Mehmed Yasinoğlu adıyla) çıkan yazılardan oluşmuştur. Horoz İki Kere Ötmeden yazısı, daha önce de 1975 yılında Aylık Diriliş Dergisi`nde Zülküfül Makamında üst başlığıyla yayınlanmıştı. Kitaba ikinci baskıdan itibaren, Aylık Diriliş Dergisi`nin Ekim 1979`da yeniden çıkışı sebebiyle basılıp dağıtılmış ve daha sonra Dergide yayınlanmış Diriliş Mektubu ve Haftalık Diriliş Dergisi`nde 20 Ağustos 1991 tarihinde yayınlanan Taraflı Bir Program ve Hatırlattıkları isimli yazılar da eklenmiştir.
Sezai Karakoç okurken nasihat dinliyormuşum gibi hissediyorum. Nasıl Polat'ın Aslan Amcası, Ezel'in Ramiz Dayısı vardı, benim için de Sezai Karakoç hem dayı hem amca. Söylediği her kelime her cümle özlü söz gibi geliyor kulağıma. Bu kitabı da 1988-1991 yıllarında Diriliş Dergisinde yayınlanmış on tane yazıdan oluşuyor. Ana konuysa kitabın isminden de anlaşılacağı gibi unuttuğumuz değerlerimiz, yapacaklarımız, yapmamız gerekenler. Ve üstad son yazılarında da bu unuttuklarımızı bize tekrar hatırlatarak reçeteyi veriyor. Nasihatten kastım buydu Sezai Karakoç çok iyi tespit ve analiz yapıp, sonra da bunlar için gerekli çözüm yolarını bizim önümüze koyuyor. E zaten üslubu ve diliyle ilgili yorum yapmaya gerek yok.
Çeşitli yazılardan oluşan bir kitap. İlk hikâyelerde manevi dünyamızla ilgili olarak derinlemesine bir hatırlatma isteği ve yaptığımız yanlışları detaylıca gösteriyor. Sonrasındaki yazılarında ise Menderes ve arkadaşlarının idamı, yapılan yanlışlar, arkaplanda itham edilen kişiler gibi durumlara yer verilmekte. Osmanlı hanedanın cumhuriyet döneminde naaşlarının ülkemize sokulmaması ve diğer buna benzer konuları içermekte. Genel anlamda maneviyata dönüşümüzü sağlayabilecek hayatımızda farklılıklar yaratabilir. Herkese iyi okumalar.
Üstad 'ın ilk sayfalardan itibaren "Diriliş Ruhu" ile içine aldığı, adeta yazılan her cümlenin altını çizmek, özel defterinize not etmek; yetmedi, beyninize nakış nakış işleyip de yaşam felsefesi haline getirmek isteyeceğiniz her yönüyle değerli olan bir kitap..

İdeali olan insan bilir, arada tutunamadığını düşünür, hayalinden vazgeçti gibi yaşadığı, İdealine eş bir insan olmadığı, malayani yaşamlıklarla ömrünü tükettiğine dair her biri ruhu darmadağın edecek kadar güçlü, küçük kara düşünceler ve fikirler.. Üstad'ın deyimiyle "Unutuş"..

İşte tam bu noktada Üstad tekrardan:
-Ama, sen, ey dirilişin kalbine nişan aldığı insan, ey kalbi diriliş atılımıyla nakışlı olan çilekeş er,
Diye ruhuna, içimdeki diriliş ruhuna parlak suretler ile seslenir ve devam eder,
-evet sen, dirilişi hatırladığın zaman, her yönden görünen O'nun lütuflarına erip sert çizgilerinin görünümünden ürkmemeyi öğreneceksin.
Umut ve huzur dolacak içine, korkudan yalvarışa geçip sevince ulaşacaksın. Öz madenin pırıl pırıl parlayacak yeniden.

Diriliş ruhuna sahip bir insan için ne büyük bir teselli, çağa ne de güzel bir tutunamayışlık.. Ruhun karanlıklarından sıyrılıp da kendine mesken edecek bir ruh arayan insanlar için ne de güzel bir dayanak..

Unutma : Sen dirilişi hatırladığın zaman, diriliş de seni hatırlayacaktır..
Denemenin virtüözü Sezai Karakoç'tan harika bir kitap. İkaz amacıyla yazılmış ama dili sert değil. Farkında olmadan yaptığımız yanlışlar, unuttuğumuz büyük değerler, bize unutturulan şeyler, yeniden diriliş. Bu konulara değinip, hatırlatmalarda bulunuyor. Kitabı okuduktan sonra insanın bakış açısı kat be kat artıyor.
Üstadın kısa ve öz bir deneme kitabı...
Unutulanlar ve diriliş sancısını hatırlayış ,devamlı akılda tutma metaforunu yaşama yaşatma...
Güzel tespitler , faydalı olacak okumalar...
Sezai Karakoç'un bu eserleri Diriliş gazetesinde yazdığı makalelerin toplamı. Dönem farkı olsa da özellikle Anadolu'nun Dirilişi başıklı iki yazısı hala güncelliğini koruyor malesef. Bu yazı kendimize "Anadolu dirildi mi?" diyerek sorgulamamız gereken akabinde cevabının gereklerini ortaya koymamızı sağlayacak bi eser. Başucu kitabı.
* "Cümleler vardır, korkunç bir yer sarsıntısı gibi kıtaları birbirinden ayırır. Kıtaları, yani gönülleri... Uçurumlara köprü atan cümleler de vardır." Yazar, Cemil Meriç Jurnal 1 kitabında. "Sen 'diriliş'i unuttuğun zaman, rahmani nurdan perdelerle zulmani şeytan perdelerinin birbirine karıştı bir ortama düşersin de farkında bile olmazsın. S. 12. Diye bir Karakoç, haykirisiyla silkeleniriz.

*Karakoç, 27 ile 34 sayfaları aralığında yazdığı iki metin vardır. Bu Anadolu'nun çok perspektifli yapı taşlarından bize ışık tutar. Öylesine doyurucu bir ışık ki, okur hayretler içinde kalır. Ilk başlık Anadolu'nun sahip olduğu makamı anlatır. Ve süreç içinde bulunduğu pozisyonu gösterir. Anadoluya karşı içden bir diyalog hali ile: "Anadolu'nun bir kaderi vardır; Doğu'yla Batı'nın karşılaştığı yer olmak. Bu kaderdir ki birden coğrafyayı tarih, tarihi medeniyet karşılaşması, onu da iki düşüncenin, iki mizacın, iki ana dünya görüşünün, realizmle hayalciligin, idealizmle oportünizmin, mistisizmle materyalizmin karşı karşıya geldiği, çatıştığı kimi zaman da barışıp kaynaştığı, umulmadık uzlaşmalarla birleştiği bir savaş toprağı yapıyor." (S.27)
Karakoç, ikicinci Anadolu başlığında ise Osmanlı devletinin Anadoluyu yönetirken, politik hareketler ile yüklediği görevlerin neler olduğunu anlatır. Buna karşılık Anadolu'nun tarih sürecindeki kıpırdayışlarımdan örnekler verir. Anadolunun Osmanlı ile bütünleştiğini, bir insanın kendi beden sağlığı gelişimiyle nasıl ihmal ettiyse; Ormanının da Anadoluyu ekonomik, bilimsel konularda ihmal ettiğini belirtir. İki tespit üzerinde durar: Anadolu'nun toprağı verimliliği az olup, başka verimli topraklara yöneldiğini, Babı Ali yönetimin uzak sınırlarında ki yerleri kaybetme korkusuyla, Anadolu yönetimini ihmal ettiğini söyler.
Karakoç, tarih içinde Osmanlı ile Anadolu yönetimini ve manevi boyutunu şöyle acillar: Anadolu barış zamanında çiftçi, savaş zamanında askerdi. Savaş alanları Anadolu'nun kanıyla sulanırdı. Anadolu babaydı, anneydi. Anadolu hep böyle oldu, söyler Karakoç. Keza, Osmanlı'nın son sığınak kalesi Anadolu olmuştur.
Karakoç, Anadolu'nun kazandığı saygınlığı korunması ve yaşatılması için. Anadolu'nun Diriliş meşalesini, yeni yepyeni bir biçimde ortaya çıkartması gerekli olduğunu göstermektedir. Elbette Karakoç okurları yeni yepyeni bir Anadolu medeniyet motiflerini başka eserlerinde/başlıklarında en alt temellerini büyük bir hassasiyetle atmıştır.

*
Unuttuk. Plevne'yi, Çanakkale'de niçin savaştığımızı, İstiklal Harbi'ni, koca bir devlet sahibi olduğumuzu, her şeyi, her şeyi unuttuk.
Sezai Karakoç
Sayfa 36 - Diriliş Yayınları 6. Baskı 2017
Nasıl diriltiriz, içimizde sancaklarla yürüyen manevi ordu milletini?
Sezai Karakoç
Sayfa 38 - Diriliş Yayınları 6. Baskı 2017
Önderlere bağlılık, körükörüne bir bağlılık değildir. Uyanıklık, aydınlık içinde bir bağlılıktır bu. Sadakat, sıdk, en büyük uyanıklıktır.
Sezai Karakoç
Sayfa 23 - Diriliş Yayınları 6. Baskı 2017
"Bütün inanmışların inancı terazinin bir kefesine, Hazreti Ebubekir'in inancı öbür kefesine konsa,O'nun ki ağır basardı"
buyrulmuştur.
Sezai Karakoç
Sayfa 23 - Diriliş Yayınları
Aşkımız, Nemrudun ateşine ateş değil, Hz. İbrahim'in gül bahçesine su taşımak aşkı olsun.
Sezai Karakoç
Sayfa 63 - Diriliş Yayınları 6. Baskı 2017
İnsanlara gurur gelmesin, acizliklerini unutmasınlar diye, Allah ölümü yarattı. Bunu hiç unutmayarak saatleri ve dakikaları, zamanı tam anlamıyla değerlendirmek: işte bu dünyada bize düşen budur.
Sezai Karakoç
Sayfa 60 - Diriliş Yayınları 6. Baskı 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Unutuş ve Hatırlayış
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123494200
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, 1988-1991 yılları arasında, Haftalık Diriliş Dergisi`nde (Mehmed Yasinoğlu adıyla) çıkan yazılardan oluşmuştur. Horoz İki Kere Ötmeden yazısı, daha önce de 1975 yılında Aylık Diriliş Dergisi`nde Zülküfül Makamında üst başlığıyla yayınlanmıştı. Kitaba ikinci baskıdan itibaren, Aylık Diriliş Dergisi`nin Ekim 1979`da yeniden çıkışı sebebiyle basılıp dağıtılmış ve daha sonra Dergide yayınlanmış Diriliş Mektubu ve Haftalık Diriliş Dergisi`nde 20 Ağustos 1991 tarihinde yayınlanan Taraflı Bir Program ve Hatırlattıkları isimli yazılar da eklenmiştir.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • sallapatti
  • M à t r u ş k à
  • Özlem
  • Mim Hatun
  • Emrah KELEŞ
  • Ömer Faruk Yücer
  • Abdullatif TEMEL
  • Vera
  • Tuğba AYDOĞAN
  • Sümeyye C.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (6)
9
%25 (3)
8
%16.7 (2)
7
%0
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0