Urfalı Mateos Vekayi-Namesi (952-1136) ve Papaz Grigor'un Zeyli (1136-1162)

·
Okunma
·
Beğeni
·
29
Gösterim
Adı:
Urfalı Mateos Vekayi-Namesi (952-1136) ve Papaz Grigor'un Zeyli (1136-1162)
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
411
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751612793
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
411 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Urfalı Mateos, adından da anlaşılacağı üzere kendisi Urfalı olan Ermeni asıllı bir kişidir. Bölgeye hakim olan güçleri ve bu dönemlerde yaşanan önemli olayları yıl yıl yazmıştır. Kitapta yazan yer, tarih ve olaylar bazen farklılık gösterse de oldukça önemli bir kitaptır.

Tarihe hep kendi açımızdan bakarız oysa tarih bir de diğer tarafı vardır. Mesela Türklerin Anadolu'ya gelmesi, Türkler için başarı ancak ya Anadolu'da yaşayanlar bu konuda neler hissetti neler düşündü? İşte Urfalı Mateos Vakayinamesi ve bu tarz kitaplar bizim dışımızdaki insanların bizler için neler düşündüğünü öğrenmek adına önemli kitaplar.

Sultan Alp Arslan hakkında kötü sözler sarf eden Mateos, Melikşah için ise oldukça methedici sözler söylemektedir. Melikşah'ın ölümüne tüm dünyanın üzüldüğünü aktarmaktadır.

Tarihi anlamamız adına önemli bir faktör olan siyasi olaylar dışındaki konuları da bu kitapta bulmak mümkün . Kitap zaman zaman başgösteren kıtlıklardan ve çekirge istilalarından bahsediyor. Kıtlık ve çekirge istilası sonucunda yaşayan insanların yarıdan fazlasının öldüğünü düşünün bugün belki aklımızda canlandıramıyoruz fakat tarihin önemli bir parçası bu durum.

Türklerin , Türklerle veya başka unsurlarla olan savaşlarını hep kazandı veya kaybetti diye bahsederiz. Ya bu savaşlarda ölen yüzbinleri bulan insanlar... onların üzerinde durmayız. Oysa kazanılan ve kaybedilen her savaşın ardında ölüler kalır. Kitap bu onuda olayları çok çetin savaşlar oldu katliamlar yapıldı diyerek savaş ve istilaların bu yönünü de bizlere göstermektedir.
Bu senede, Vasil’in kardeşi Kostantin Roma İmparatoru oldu. Kostantin, iyi yürekli, dindar, ve dul ve yetimlere merhamet eden bir zat oldu. O, aynı zamanda müsamahakâr bir adam olup, mahpusları serbest bıraktı ve Vasil’in yaptırmış ve Rum prenslerile doldurmuş olduğu hapishaneyi yıktırdı. Vasil, tahtı için duyduğu endişe ve korkudan dolayı, Rum ileri gelenlerini gizlice boğdurmuştu. Bunların cesetleri elbiselerini giymiş oldukları halde, boyunlarından bağlı ve demir çengellere asılı bulunuyordu. Bunu gören Kostantin, onları indirtip defnedilmelerini ve hapishanenin de ateşe verilmesini emretti. O, kardeşini takbih edip,“ Esasen, ölüm herkes için mukadder olduğu halde, cism anî ve fani hayat için yapılan bu vahşet ne demektir?" dedi. Kostantin, sulhperver bir saltanat sürüp, bütün Hristiyanları tatlılıkla idare etti. O, dört yıl hâkimiyet icra ettiken sonra, mükemmel bir Hristiyan olarak öldü ve iyi bir nam bıraktı. Kostantin atalarının yanına defnedilmiştir. Böyle bir imparatoru kaybetmiş olan bütün memleket onun için çok ağladı ve yas tuttu. Kostantin, henüz hayatta iken, Kura-Zoi adlı kızını, büyük prens Romanos ile evlendirmişti. Kostantin’in oğlu olmadığı için Romanos ona halef oldu ve bütün memleket ona itaat etti.
479 (14 Mart 1030— 13 Mart 1031) tarihinde, Roma İmparatoru Romanos, bütün Grek askerlerini toplayıp Müslümanlara karşı yürüdü. İmparator, Haleb’e yakın olan Azzaz şehri denilen müstâhkem kalede karargâh kurdu. Müslüman askerleri de büyük sayıda toplanıp, İmparator Romanos’a karşı yürüdüler. İmparator, korku içine düşüp, müslüman askerlerine karşı harba çıkmaya cesaret edemedi. Çünkü bu, korkak ve kötü tabiatlı ve Ortodoks inancına küfreden bir adamdı. Askerleri de, bundan dolayı, onunla müttefik olmayıp, bu dinsiz imparator telef olsun
diye onu harb esnasmda müslüman askerleri içinde terk edip kaçmayı düşünüyorlardı. Fakat, kumandanlardan Abukaba adlı birisi — ki bu daha evvel küropalat Davit’in çadır muhafızı idi— askerlerin kurdukları komployu ona haber verdi. İmparator bunu duyunca korku ile sarsıldı ve maiyetini teşkil eden ileri gelenlerle beraber geceleyin kaçtı. İmparatorun firarından haberdar olan müslüman askerleri. Roma askerlerinin arkasına düşüp, büyük bir katliâm icra ettiler ve 20,000 kişiyi öldürdüler. Roma ordusu bozuldu ve askerler her tarafa dağıldılar. On dört gün sonra, Guris şehrinden olan bir adam, imparator Romanos’u, ölüm derecesinde donmuş bir halde ağaçların arasında buldu. Adam ,işini bırakıp, onu evine götürdü ve onu tedavi edip diriltti. Onun kim olduğundan haberi olmayan adam birkaç gün
sonra onu bazı adamlarla beraber uğurladı. İmparator, Maraş şehrine gelince, kalan askerler etrafına toplandılar ve onu Istanbula götürdüler. Birkaç gün sonra, Romanos, kendisini bulmuş olan adamı yanına çağırdı. Onu Guris mıntıkasına vali tayin etti ve büyük hediyelerle de taltif edip yerine uğurladı.
Sultan, Antakya’yı zaptettikten sonra Sevodi denilen yere gitti. Sultan, oradan geniş denizi görüp hâkimiyet sahasının, babası Alpaslan’ınkinden çok daha genişlemiş olduğundan dolayı Allaha şükran okudu. O, atını Okyanus’un suların içine doğru sürdü, kılcını çekip üç defa denizin içine daldırdı ve
“İşte Allah, İran denizinden bu denize kadar olan yerleri benim elime vermiştir” dedi. Sonra elbisesini çıkanp yere serdi ve namaz kılıp Allahın inayetine teşekkür etti. Sultan, uşaklarına denizden kum almalarını emretti. O bunu İran’a götürüp babası Alpaslan’ın kabrinin üzerine serpti ve: “Ey babam Alpaslan, işte sana müjde, henüz bir çocuk olarak bırakmış olduğun oğlun, dünyayı baştan başa fethetmiştir” dedi.
Rum imparatoru Vasil’in hâkimiyeti zamanında, 452 (21 Mart 1003 -19 Mart 1004) tarihinde, gökte, felâketleri ve dünyanın sonunu işaret eden aleve benzer bir yıldız belirdi. Her yerde şiddetli zelzeleler oldu. Bir çok adamlar dünyanın sonu gelmiş olduğunu zannettiler. Herkes,Tufan zamanında olduğu
gibi titremeye başladı. İnsanlar, korku ve dehşet yüzünden, günâhlarını çıkartmaya ve “communion” almaya vakit bulamıyorlardı. İnsan ve hayvanlar telef oldular. Sahipsiz kalan hayvanlar başıboş dolaşıyorlardı.
Bu katliâm haberi kral Senekerim’e erişti. Onun büyük
oğlu Davit, zadegân ordusunu alıp Türk ordugâhına karşı yürüdü. İki ordu, korkunç bir muharebeye tutuştular. Bu zamana kadar bu cins Türk atlı askeri görülmemişti. Ermeni askerleri, onlarla karşılaşınca onların acaib şekilli, yaylı ve kadın gibi uzun saçlı olduklarını gördüler. Oklara karşı tedarikli davranmaya alışmamış olan Ermeni askerleri, kılıçları kaldırmış oldukları halde cesaretle düşmanm üzerine yürüdüler. Kahraman Ermeni ordusu, ileri atılıp, onlardan bir çoklarını öldürerek yere serdi. Türkler de ok atışıyle bir çok Ermeniyi vurdular. Bu manzarayı gören Şapuh, Davit’e: “Ey kral, düşmanın önünden çekil, çünkü askerlerimizin bir çoğu oklardan yaralanmıştır. Geri dönelim ve düşmanm elinde gördüğümüz silâhlarına mukavemet edebilmek için, oklara karşı başka elbiseler giyelim” dedi.
Aynı yılda herkesin babası ve bütün insanlara karşı merhametli ve hüsnüniyet sahibi bir zat olan büyük sultan Melikşah öldü. O, Bağdat şehri içinde Semerkant sultanının kızı olan karısı tarafından ihanetle öldürüldü. O, bu muhterem zata zehir içirdi ve en büyük hükümdarın canına kıydı.
İranlıların cihangir sultanı Melikşah, Askanaz milletinden müteşekkil büyük bir orduyla beraber Roma memleketini zaptetmek üzre garba doğru yürüdü. Sultanın yüreği, Hıristiyanlara karşı şefkatla dolu idi. O , geçtiği memleketerin halkına bir baba gözü ile bakıyordu. O , böylelikle
hiç muharebe yapmadan birçok eyâlet ve şehirlere hâkim oldu. Sultan, bu yıl içinde bütün Ermenistan’a ve Rum ülkelerine hâkim olduktan sonra büyük Antakya şehrine geldi ve bu memleketle beraber Haleb’i de zaptetti. O nun hâkimiyeti, Gasp’tan (Hazer Denizinden) Okyanus’a kadar yayılmıştı. O,Okyanus denizinin beri tarafında bulunan bütün kralıkları kendisine tabi kıldı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Urfalı Mateos Vekayi-Namesi (952-1136) ve Papaz Grigor'un Zeyli (1136-1162)
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
411
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751612793
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Mustafa BAKIRHAN
  • Murat Selvi
  • Mücahit Pala

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%66.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0