Adı:
Ursule Mirouet
Baskı tarihi:
9 Eylül 2016
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754589658
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Honoré de Balzac (1799-1850): Elli bir yıllık bir ömre inanılması güç bir hızda, 100'ü aşkın kitap içeren İnsanlık Komedyası'nı sığdıran 19. yüzyılın "anıtsal" romancısıdır. 
Balzac'ın yirmi günde yazdığı ve bir mirasın etrafında dönen entrikaları ele aldığı Ursule Mirouët'yse, (1841) yazarın anıtsal yapıtının "Taşra Yaşamından Sahneler" bölümünde yer almaktadır.

Sabiha Rifat (1915- 2006); Üniversite yıllarında Erich Auerbach'ın öğrencisi olan Rifat, Fransızca öğretmeni ve Tercüme Bürosu'na katkı veren önemli Fransızca çevirmenlerindendi. 
Balzac'tan ikisi eşi Oktay Rifat'la birlikte dilimize kazandırdığı dört romanın yanı sıra, A.Maurois ve Julien Green de çevirdiği yazarlar arasındadır.

Samih Rifat (1945); Çeviriden yazı ve çiziye, fotoğraftan belgesel yönetmenliğine, kültür hayatımızın "çok yönlü" sıfatını en hak eden kişilerinden biridir. 

Son 25 yılda Platon'dan Claude Simon'a, Kavafis'ten Le Courbusier'ye pek çok ozan ve yazarı dilimize kazandırmıştır.
(Arka Kapak)

Bir Balzac romanın kapağını açan kişi - o güne dek ne çok Balzac okumuş olursa olsun- her zaman yeni bir dünyaya girdiği izlenimine kapılır. Yirmi yıla sıkıştırılmış hummalı bir yaratı sürecinde yüz elliye yakın roman yazıp, yaklaşık iki bin beş yüz kişilik bir kurmaca kişiler ordusu yaratmış bu adam ne yapar yapar, okuru her seferinde yeni ve değişik bir öykünün içine çekmeyi bilir.
(Kitabın İçinden)
280 syf.
·Beğendi·9/10
Ursula Mirouet, namı diğer matmazel Mirouet, küçük bir kız, yaşlı doktor Minore'nin ortak hikayesini anlatıyor.
Kitap Balzac'ın İnsanlık Komedyası külliyatının Taşradan Yaşmından sahneler bölümüde yer alıyor. Burada temel olarak kitap hakkında şu söylenebilecek şey, soylular ve burjuva sınıfı arasında amansız mücadelenin henüz devam ettiği ve kont-vikont soylu sınıfının aşağı sınıftan bir aileden kız alma konusunda bile ciddi problem çıkardığıdır. Soylu genç ve aşık delikanlımız vikont Savinien, soylu olmayan güzel bir dilber olan Ursulaya aşıktır ve bir papaz tarafından yetiştirilen dindar ve iffetli bir kadın olmasına karşın Ursula kendisi gibi soylu değildir. Bu yüzden annesi tarafından Savinien ile evlenmesine şiddetle karşı çıkılmaktadır ve bu yaşlı ve inatçı kadın sağ olduğu müddetçe bu iki aşığın evlenmelereine izin vermeyeceğeni söylemektedir.
Açıkçası yazarın Ursula portresini pek gerçekçi bulmasamda, bu enfes kadını ilgiyle okuduğumu söyleyebilirim. Güzeliği tarife gelemeyecek kadar üst düzey ve fakat kiliseden neredeyse hiç çıkmacak kadar dindar, hatta neredeyse kendisine atılan ağır bir iftiradan sonra kiliseye kapanmaya karar verecek kadar ruhban bir kilise çiçeği Ursula. vaftiz babası ve eniştesi olan Minoret'nin , mirasçılarının neredeyse bir birini parçalayacak kadar yüklü bir servete sahip olmasına rağmen kendisini garanti altına alacak imkanı sağlama konusunda hiç bir kaygı ve çaba göstermiyor.
Ölüm döşeğindeki vaftiz babasının tedirgin-ısrarına rağmen gidip kendisine bırakılan oldukça büyük bir para edecek olan değerli evrakı ve kendisi için yazılmış vasiyetnameyi, keder, üzüntüsünden ihmal ederek, alçak bir adamın el koymasına neden oluyor.
Neyse ki yazar bu konuda oldukça hayalperest bir şekilde meseleyi tatlıya bağlamasını beceriyor ve Türk filmlerindeki gibi romanımızı mutlu sona kavuşmuş ve huzurlu bir şekilde, yakışıklı prensi Tarık Akanına kavuşmuş Hülya Koçyiğit kıvamında veda etmemizi mümkün kılıyor.Pierrette gibi trajik bir sondan sonra yazara saygı ve alkışlarımı sunuyorum.
Şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim ki, Menzilhanecinin çaldığı ve Ursulaya ait olduğunu bildğimiz değerli evrakların bulunması konusunda, Ursulanın rüyaları, papazımızın üstün gayreti, sorgu yargıcının yüksek zekasına rağmen, Dostoyevskinin baş yapıtı olan Karamazov Kardeşler ve Suç ve Ceza daki tutatarlılık,geçerlilik ve doğruluk konusunda 'Ultra Hard' mantıksal dizgesini burada bulamadığım itiraf etmeliyim.
İyi edebiyat eserleri, hiçbir zaman eskimeden kalmayı başaran, zaman geçtikçe değeri artan ve tadı güzelleşen yıllanmış şaraplar gibidirler. Bu eserler her okunduğunda insana yeni şeyler kazandırırılar. Ben bu kitapta insanın doğasını ve eksistansyal acılarının tekrar edegeldiğini bir kez daha idrak etmiş bulunuyorum. İyi Okumalar.
280 syf.
·Beğendi·10/10
Oksuz ve yetim Ursule ile onu evlatlık alan eniştesinin yureginize dokunan öyküsü. Balzac ın kitapları kolay okunmuyor fakat bittiğinde her birinde aldığınız edebi zevk ayrı. Tavsiye ederim.
%91 (244/269)
·10/10
Ursule Mirouet,"insanoglunun bir vadi dolusu altini olsa bir digerini ister."sozunun, kitabin kotu karakterlerinde vucut bulmus hali.Ortada iyi niyet ve alcakgonullulukle herkesi fazlasiyle mutlu kılacak bir miras varken,ihtirastan gozu donmus mirascilarin vicdan sinirlarini zorlayan dalavereleri okuru deli ediyor.Nerdeyse parayı icat eden Lidyalilar'a lanet edeceginiz geliyor.Neyseki Balzac'ın öldukten sonra bile olaylara mudahele eden adalet düskünü iyi karakterleri sayesinde mutlu son geliyor da biraz rahatliyorsunuz.Gercek bir kötü degilseniz sonunda kendinizi şöyle mırıldanirken bulmaniz olasi,"İyilik ne guzel şey.."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ursule Mirouet
Baskı tarihi:
9 Eylül 2016
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754589658
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Honoré de Balzac (1799-1850): Elli bir yıllık bir ömre inanılması güç bir hızda, 100'ü aşkın kitap içeren İnsanlık Komedyası'nı sığdıran 19. yüzyılın "anıtsal" romancısıdır. 
Balzac'ın yirmi günde yazdığı ve bir mirasın etrafında dönen entrikaları ele aldığı Ursule Mirouët'yse, (1841) yazarın anıtsal yapıtının "Taşra Yaşamından Sahneler" bölümünde yer almaktadır.

Sabiha Rifat (1915- 2006); Üniversite yıllarında Erich Auerbach'ın öğrencisi olan Rifat, Fransızca öğretmeni ve Tercüme Bürosu'na katkı veren önemli Fransızca çevirmenlerindendi. 
Balzac'tan ikisi eşi Oktay Rifat'la birlikte dilimize kazandırdığı dört romanın yanı sıra, A.Maurois ve Julien Green de çevirdiği yazarlar arasındadır.

Samih Rifat (1945); Çeviriden yazı ve çiziye, fotoğraftan belgesel yönetmenliğine, kültür hayatımızın "çok yönlü" sıfatını en hak eden kişilerinden biridir. 

Son 25 yılda Platon'dan Claude Simon'a, Kavafis'ten Le Courbusier'ye pek çok ozan ve yazarı dilimize kazandırmıştır.
(Arka Kapak)

Bir Balzac romanın kapağını açan kişi - o güne dek ne çok Balzac okumuş olursa olsun- her zaman yeni bir dünyaya girdiği izlenimine kapılır. Yirmi yıla sıkıştırılmış hummalı bir yaratı sürecinde yüz elliye yakın roman yazıp, yaklaşık iki bin beş yüz kişilik bir kurmaca kişiler ordusu yaratmış bu adam ne yapar yapar, okuru her seferinde yeni ve değişik bir öykünün içine çekmeyi bilir.
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Sayyora nezir
  • Mehmet Göçgün
  • Kolibri
  • Ali Rıza Çoban
  • Vicky K.
  • DrKitapsever
  • Bey Böyrek
  • Richard Wagner
  • Rainbow 2071
  • Sena Karadaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (3)
9
%20 (1)
8
%0
7
%20 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0