Ürəyinin Apardığı Yerə get

·
Okunma
·
Beğeni
·
35,3bin
Gösterim
Adı:
Ürəyinin Apardığı Yerə get
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952265385
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Va' Dove Ti Porta Il Cuore
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Susanna Tamaro UREYININ APARDIGI YERE GET
“Ürəyinin apardığı yere get” romanı Umberto Ekonun “Qızılgülün adı” romanından sonra İtaliyada böyük uğurlara imza atan və ən çox satılan kitablar siyahısından düşməmişdir.
Roman səksən yaşlı bir nənənin Amerikada oxumağa və yaşamağa qərar verən nəvəsinə yazdığı, lakin göndərmədiyi məktublardan ibarətdir. Nənə bu məktublarda özünün və qızının həyatının bəzi məqamlarını, dəyişən adətlər, dəyərlər, qarşısında duyduqlarını qələmə alaraq gəncliyində edə biləcəyi amma cürət etmədiyi şeyləri nəvəsinə anladarkən hər şeydən öncə ürəyin səsinə də qulaq asmağı məsləhət görür: İlk çevrilişi insan öz içində etməlidir, bəli, ilk və ən əhəmiyyətli çevriliş budur. İnsan özü haqqında bir düşüncəyə sahib deyilsə, bir məqsəd uğrunda vuruşmaq atılacaq ən təhlükəli addımdır… İnanırıq ki, kitab oxucuların marağına sə-bəb olacaq və kitabsevərlər tərəfindən
maraqla qarşılanacaqdır…
160 syf.
·9/10 puan
Oldukça yaşlı bir ninenin torununa yazdığı mektupları içeren bir kitap. kitaplardan genelde sadece birkaç satır alıntı yaparken bu kitapta sayfaları alıntılarla doldurduğumu fark ettim. Yazar, ninenin ağzından toruna serzeniş ederek bize öğütler veriyor aslında. Çok tatlı ve hisli bir kitap. O kadar dolu ki ben bitirdikten sonra sanki tuğla kadar kalın bir kitabı bitirmişim gibi hissetim. Aslında kitaptan sonraki gün biraz kafam karıştı.Ama hoş bir şeydi bu. Farklı bakış açıları içinde olmamı sağladı. Ayrıca okurken bir yaşlının hayata bakışını, geçmişte yaptığı seçimleri ve pişmanlıklarını çok güzel ortaya koyuyor. Tamaro'nun 2 kitabını daha okumuştum fakat en sevdiğim kitabı bu oldu ve yerini koruma konusunda iddialı gözüküyor. Sadece 160 sayfa. Ama mümkünse 1 günde bitirmeyin en az 2 günde okuyun ve bol bol not alın derim. Keyifli okumalar :)
144 syf.
·Puan vermedi
*Yapılacak ilk devrim, insanın kendi içine yapacağıdır, evet ilk önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.
*Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve "yüreğinin götürdüğü yere git"

Aşk kitabı değil aksine uzun süre yaşamış bir kadının torununa "Okuyacağından bile emin olmadan yazdığı mektuplar"
Bir sırla 3 hayatı da değiştiren bir kadın. Ben zaten yaşı hayli ilerlemiş bir insan gördüm mü, yanında bir yer edinir, başlarım hayatını dinlemeye, sizinde böyle bir merakınız varsa bir solukta bitirirsiniz.
Sağlıcakla kalın:)
  • Bir Çift Yürek
    8.5/10 (3.304 Oy)3.359 beğeni13,1bin okunma11,2bin alıntı79,5bin gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (2.402 Oy)2.294 beğeni12,3bin okunma1.029 alıntı35,7bin gösterim
  • Ferrari'sini Satan Bilge
    7.5/10 (2.871 Oy)2.601 beğeni13bin okunma9bin alıntı58,4bin gösterim
  • Ana
    8.6/10 (3.844 Oy)4.091 beğeni15,6bin okunma22,9bin alıntı81,9bin gösterim
  • Baba ve Piç
    7.6/10 (2.179 Oy)1.910 beğeni10,7bin okunma2.224 alıntı32,4bin gösterim
  • Kaşağı
    8.1/10 (1.531 Oy)1.423 beğeni11,9bin okunma626 alıntı31,3bin gösterim
  • Mutluluk
    8.3/10 (4.020 Oy)4.397 beğeni19,1bin okunma10,6bin alıntı69,3bin gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (4.185 Oy)4.854 beğeni15,6bin okunma28,6bin alıntı123,6bin gösterim
  • Yaprak Dökümü
    8.1/10 (2.665 Oy)2.548 beğeni16,3bin okunma3.417 alıntı46,7bin gösterim
  • Mavi Saçlı Kız
    8.4/10 (1.367 Oy)1.212 beğeni7,7bin okunma1.760 alıntı20bin gösterim
152 syf.
·3 günde
Ne güzel bir kitaptı... Çok hoş bir anlatımı var. Yazar gayet başarılı.
Baştan sona içinizi ısıtacak bir kitap .Okuyunca huzur buldum. Devamının "Yüreğinin Sesini Dinle" kitabı olduğunu öğrendim. Onu da en kısa zamanda okuyacağım.
Yazarın diğer kitaplarınıda okumayı düşünüyorum.

Spoiler var!!

80 yaşında bir nine, torununa tüm hayatının sırlarını mektuplarla anlatıyor. Yaşlı kadın, gençliğinde yaptıklarını ya da yapmaya göze alamadıklarını torununa anlatıyor. Çok içten mektuplardı.
Okurken hüzünlendim. Yaşlıları çok severim. Bu kitapta da yaşlı kadının yazdıklarına duygulandım.

Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim..
Keyofli okumalar dilerim.


#hayatevesığar
#evdekal
#evdehayatvar
#kitapoku
#kitapcandır
#kitaptavsiyesi
#neokudum
#kitapokubizimle
160 syf.
·7 günde·9/10 puan
Çok yoğun ve derin şeyler yazan yazarlar için hep acı şeyler yaşadığını düşünürüm. Bu kadar hisli şeyler yazabilmesi için insanın baya uzun çetrefilli yollardan geçmesi lazım herhalde. Belki o yollardan geçmeden evvel yazsaydı kendini yetersiz hissederdi ve eksik olurdu yazdığı şey, o yol boyunca öğreneceği çok şey vardı belki… Kim bilir…

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git de böyle bir kitap. Hisli yoğun bir anlatım var. Kitap bittikten sonra merak edip yazarın hayatına baktığımda çok az bilgiye ulaştım. Edindiğim bilgilere göre de Tamaro’nun zor yollardan geçtiğini görmüş oldum…
Hayat herkes için zor ancak güçlü ve iyi insanlar kolaylaştırarak güzel yaşamak için uğraş veriyor. Benim gördüğüm bu.

Kitaba gelecek olursak; (içerik hakkında bilgi içerebilir) bir ninenin torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bunlar ki sadece mektup değil birkaç insanın hayatından bahseden, dolu dolu yaşanmışlık ve tecrübe kokan mektuplar.
Kızını elim bir kazada kaybeden ninemiz, iki yaşlarındaki torunuyla yeni bir hayata başlıyor. Hayatlarına dair çok şey öğreniyoruz bu mektuplarda. Geçmişe dönüp anlatmak istediği ne varsa anlatıyor ninemiz. Geçmişteki pişmanlıklarını, üzüntülerini, yaşadığı zorlukları, heyecanlarını ve mutluluklarını…

Kitapta çocuk yetiştirmeyle ilgili çok fazla örnek olduğunu gördüm. (Çocuk gelişimi eğitimi görmüş biri olarak ilgimi çekti.) Bu konuda eğitimsel anlamda bir şeyden bahsetmiyor, sadece örnek olarak önünüze sunuyor.
İlişkiler, evlilik, anne-kız, nine-torun, karı-koca kısacası hayata dair her şey var kitapta. Çok kısa olmasına rağmen yoğun, dolu bir kitap bu.

Anneanneyle yaşayan, anneannenin büyüttüğü bir sürü insan vardır burada eminim. Nasıl bir şey olduğunu bilirler… Anneden daha hassas bir yapıda oluyor çoğu en azından benim anneannem öyleydi. Annem çalıştığı için beni oraya bırakırdı, bazen geceler bazen de gündüzleri orada olurdum. Şanslı bir çocuktum hep el üstünde tutuldum. Ne anneannem ne dedem sesini yükseltti. Üstüne bir de ilk torunları olduğum için daha bir kıymetliydim tabii :) Gözünüzde baya şımarık bir kız çocuğu canlanabilir şimdi ama gerçekten öyle şımarıklarım yoktu. Çok güzel bir çocukluk geçirdim anneannem sayesinde:) Onun yeri bende çok kıymetlidir yani...
Kitapta ise biraz farklı bir iletişim var. Torunu ergenliğe girene kadar her şey yolundayken ergenliğe girişiyle daha başkaldıran bir genç haline geliyor. Anneanne ise sabrından asla taviz vermiyor. Karşısında her zaman duygulu ve sessiz bir kadınla karşılaşan torun daha da asileşip başka bir yerde okumak istiyor ve ninesinden çok uzaklaşıyor. Yaşlı kadın koca evde bir başına yaşamaya başlıyor. Buralarda yalnızlığın yaşlıyken çok daha ağır geldiğini düşündüm. Çok daha yoğun hissedildiğini. Terkedilmişlik duygusu daha ağır basıyor. Zor bir durum.
Hep şunu düşündüm; gençken kalabalıklar içinde savrulmak, bir yaprak gibi gittiğin yeri bilmeden uçmak gibi geldi bana. Bu yüzden gençken insanların yalnız kalmaya ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Kendilerini geliştirmek, hayat üzerine düşünmek ve kendilerini bulmaya çalışmaları için. Yaşlıykense biraz daha kalabalıklara karışıp yalnızlıktan uzak olmalılar bence. Yaşlıyken insanlar evlerine birileri gelsin, arayanım soranım olsun diye bekliyorlar. Unutulma korkusu belki de bu. Ölüm yaklaştıkça beklenen sondan korkmak belki.
Belki de yalnızken öleceğim korkusudur bu. Ölümün belirsizliği insanda zaten korku uyandırırken bir de bunu yalnızken yaşamak bambaşka bir korku oluyordur içlerinde… Annem hep ölümün de hayırlısı olsun, der. Öyle gerçekten…
Genel bir şekilde değerlendirirsek kitabı gerçekten iyi buldum. Alınacak çok şey var bu kitaptan. Öğrenilecek çok şey…
Tavsiye edilir:)
Kitabın son paragrafıyla da bitireyim…

"Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle gene bekle. dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git."

Yüreğinizin götürdüğü yerde olmanızı dilerim…

Sevgiyle ve kitapla…

https://youtu.be/UhBmb9Y0puo
152 syf.
·8/10 puan
Sonundaaa :)
1k ailemden görüpte okuduğum ilk kitap oldu tanıştıranlara teşekkürler. Biraz fazla bir beklentiyle okuma başlamıştım yoğunluk falan derken bitirme süreci uzadı lakin fazlasıyla tatmin etti. Bol bol alıntılarla geleceğiimm :)
Bir büyükannenin torununa yazdığı hayat ve tecrübe dolu mektuplardan oluşuyor. Yer yer bazı karakterlere çok fazla sinir olsamda bitirince minnoş gibi oluyorsun :)
Sitâre
Sitâre Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'i inceledi.
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git; benim asla bitirmek istemediğim , neredeyse her satırının altını çizdiğim bir kitaptı. Kitap bir anneannenin torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Anneanne bu mektuplarda hem torununa öğütler veriyor hem de ona içini döküyor. İncelememi şu alıntıyla bitirmek istedim:
"Yapmaya değecek tek yolculuk içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."
158 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Yıllar önce bestseller listelerinde fırtınalar gibi esmiş ve hepimizin okuma köşelerinde bir numarayı görmüş bir kitaptır kendisi ve bence bu haklı şöhretini de sonuna kadar hak etmektedir. Merak eden herkese tavsiye ederim pişman olmazsınız
152 syf.
·6 günde
80 yaşındaki anneanne kızı öldükten sonra büyüttüğü, şu an yanında olmayan torununa düzenli olarak yazdığı ama hiç göndermediği mektuplar. Daha doğrusu kitap bu mektuplardan oluşuyor.
Kitap o kadar akıcı ve sadeydiki su gibi okunuyor. Kendine has bir havası var, biraz da duygusal.
Gerçekten çok sevdim. İnce bir kitap zaten, merak ediyorsanız mutlaka şans vermenizi öneririm...
Çok uzun zaman yaşadığım ve pek çok kişi yitirdiğim için biliyorum ki ölüler yoklukları ile değil de ,onlarla bizim aramızda, söylenemeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl.
"Akmayan gözyaşları kalpte birikirler, zamanla kabuk tutarlar ve kirecin çamaşır makinesini tıkaması gibi kalbi tıkayıp felç ederler...'

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ürəyinin Apardığı Yerə get
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952265385
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Va' Dove Ti Porta Il Cuore
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Susanna Tamaro UREYININ APARDIGI YERE GET
“Ürəyinin apardığı yere get” romanı Umberto Ekonun “Qızılgülün adı” romanından sonra İtaliyada böyük uğurlara imza atan və ən çox satılan kitablar siyahısından düşməmişdir.
Roman səksən yaşlı bir nənənin Amerikada oxumağa və yaşamağa qərar verən nəvəsinə yazdığı, lakin göndərmədiyi məktublardan ibarətdir. Nənə bu məktublarda özünün və qızının həyatının bəzi məqamlarını, dəyişən adətlər, dəyərlər, qarşısında duyduqlarını qələmə alaraq gəncliyində edə biləcəyi amma cürət etmədiyi şeyləri nəvəsinə anladarkən hər şeydən öncə ürəyin səsinə də qulaq asmağı məsləhət görür: İlk çevrilişi insan öz içində etməlidir, bəli, ilk və ən əhəmiyyətli çevriliş budur. İnsan özü haqqında bir düşüncəyə sahib deyilsə, bir məqsəd uğrunda vuruşmaq atılacaq ən təhlükəli addımdır… İnanırıq ki, kitab oxucuların marağına sə-bəb olacaq və kitabsevərlər tərəfindən
maraqla qarşılanacaqdır…

Kitabı okuyanlar 10,6bin okur

  • Fidan Salimova
  • Aytac Lətifli

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları