Adı:
Üsküp'ten Kosova'ya
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055535308
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
Baskılar:
Üsküp
Üsküp
Mene göre, her Türk, Üsküp'ten Kosova'ya kitabını oxumalıdır. Amma, onu oxuduxdan sonra, ağlamayan Türk'e de men Türk demerem." 
-Prof. Bahtiyar Vahabzade- (Bakü)

"Üsküp'ten Kosova'ya cidden bir şaheser. Hem okuyorum, hem de "gençliğe ve münevver kesime verilen bu hazin mesajı kaç kişi anlamıştır?" diye düşünüyor ve üzülüyorum. Şiir ötesi bir üslûpla kaleme alınmış ve her cümlesinden millî heyecan fışkıran ikazlardan faydalanmış büyük bir kütlenin, memlekette kıyametler koparması lazımdı. Bilmem ki bizim tarihî ve millî hassasiyetimize ne oldu?" 
-Samiha Ayverdi-

"Üsküp'ten Kosova'ya, seyahat hâtıra türünün usta örneklerinen biri. Kitapta, millî kültürümüzle yoğrulmuş, renkli ve zengin duygularla örülü bir üslûp hâkim. Sosyal tenkitlerin yanısıra, şair ve hikâyecilere mahsus ince dikkatlerin ve tasvirlerin yer aldığı eser, kaybettiğimiz Rumeli'de silinmemiş Türk izlerini hafızalarımıza yazmakta." 
-Sevinç Çokum-

Türkçe'nin söz ustası Yavuz Bülent Bâkiler, Osmanlı bakiyesi topraklarda tarihin izini sürüyor. Gâh Kosova'da, Sultan Murad Hüdavendigar'ın kabri başında gâh Üsküp'te, tarih kokan surların dibinde bir milletin mirasını arıyor. 
(Tanıtım Bülteninden)
208 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Bu kitap;Yazar Yavuz Bülent Bakiler'in,1976 yılında Kültür Bakanlığının bir kararı gereğince katıldığı Struga ( eski Yugoslavya/ Makedonya ) Şiir Festivalinde yaşadıklarını ve izlenimlerini anlatıyor.

Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
208 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Üsküdar kitap fuarında çok sevdiğim şair Yavuz Bülent Bakileri, kitaplarının olduğu stantta görünce heyecanlanıp, bir kitabını alıp, ayaküstü kendisiyle sohbet ettikten sonra imzalattırmıştım. Sohbeti, tok ve güçlü ses tonuyla, kelimeleri özenle seçmesiyle insanın içine adeta huzur veren bir büyüye sahipti. 1976da Kültür Bakanlığı tarafından , Şiir festivaline Türkiyeyi temsilen Yugoslavyanın Struga şehrine gönderildiğini ve döndükten sonra bir dostunun tam 2 sene süren ısrarı üzerine buradaki anılarını kitaba geçirmeye karar verdiğini ve kitap hakkında bir Azeri dostunun “Mene göre, her Türk, Üsküpten Kosovaya kitabını okumalıdır. Amma, onu okuduktan sonra, ağlamayan Türk’e de men Türk demerem.” dediğini anlattı yine de bana imzalı kitabını uzatırken, benim okurken ağlamamamı temenni ettiğini söyledi . Ama ne mümkün! Anadolunun bağrından yüzyıllar önce koparılıp, balkanlara, üsküpe, kosovaya, priştinaya yerleştirilen özbeöz Türk kardeşlerimizin Türkiye hasreti ile yanıp tutuşurken, bu topraklardan burdaki soydaşlarından bir haber beklerken, içlerndeki aşk ve sevgi bir atardamar gibi atarken, oralarda zulüm altında, itilmişlik dışlanmışlık altında, yine de Evladı Fatihan olduklarının bilinciyle bir an olsun o topraklardan ayrılmayı düşünmeyerek varoluşlarına devam ederlerken, bizim ise onların varlığından bihaber olduğumuzu içim sızlaya sızlaya, gözlerim dola dola okudum. İyi ki varsın Yavuz Bülent Bakiler, iyi ki yazmışsın. İyi ki o güzel Türkçenin üstadısın. Ben ki 2 küçük çocukla 4 günde bitirdim bence herkes okusun.
208 syf.
·Puan vermedi
Bir zamanlar okuduğum ve bittikten sonra "İyi ki okumuşum." dediğim bir kitaptı. Hoş bir gezi kitabı olmuş, tavsiye ederim. Gezi kitaplığında kültürel ögeler bakımından bulunması gereken bir kitap.
204 syf.
·Beğendi·10/10
YORUM
Bu eser, yazarın okuduğum üçüncü kitabı.Öncesinde Sözün Doğrusu 1 ve Harman (şiir) isimli kitaplarını okumuştum. Harman hala başucu şiir kitabımdır.Ara ara açar rastgele şiirler okurum.Bununla birlikte yazardan ziyadesiyle etkilendiğimi de belirtmek isterim.Kendisi Sivas'lı olup ,aslen Karabağ'lıdır.Kitap yazarın gezi notlarından oluşuyor.204 sayfa.
Yavuz Bülent Bakiler ,1976'da Kültür Bakanlığı tarafından, Yugoslavya'nın Struga şehrinde yapılacak Şiir Festivali'ne Türkiye'yi temsilen gönderilir.(Struga Makedonya'ya bağlı bir şehir.) Festivalden bir gün önce, otelde Fazıl Hüsnü Dağlarca ile karşılaşır ve aralarında atışmaya varan bir sohbet başlar. Fazıl Hüsnü Dağlarca, "Sen bu festivale katılmayacak, sadece gözlemci olarak bulunacaksın" der, Yavuz Bülent Bâkiler'e.Yavuz Bülent Bakiler'de, buna kendisinin değil Yugoslav yöneticilerin karar vereceğini söyleyerek, festivale katılacağını söyler. Yavuz Bülent Bakiler, özellikle Üsküp'te ve Kosova'da yapılan ve günümüze ulaşan neredeyse tüm Selçuklu ve Osmanlı eserlerini gezer.Halkla iç içe olur, onlarla röportajlar yaparak, adeta gurbetten sılaya bir köprü görevi görür. Zira konuştukları insanların çoğunun, Türkiye'de akrabaları vardır.
Kitapta han, hamam, cami, imaret, türbe, tekke gibi mimari eserlerin özellikleri de anlatılmaktadır.

Kitapta ilk kez duyduğum kelimeler:

İnteljansiya:Aydınlar topluluğu
Ekalliyet:Azınlık
Velud:Doğurgan, çok doğuran
Münekkit:Eleştirmen, eleştirmeci
Müstağrip:Batılılaşmış ya da batı irfanıyla uğraşan kişi.
İntihal:Aşırma, bir tür sahtekarlık.
208 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okuyanlar, muhtemelen benim gibi utanç ve üzüntü hissetmişlerdir.
Türk milletinin en büyük felaketlerinden biri Balkan Türk Soykırımıdır. Bu felaketin ardından 100 yıl boyunca etkileri sürmüş ve balkanlar elimizden böyle koparılmıştır. İşin ilginç yani Türkiye'deki Türkler olarak bizler bu kopmayı hissedememişiz. Etimizden tırnağımız sökülürken biz mutlu mesut yaşamışız.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Çok güzel kitap bizi anlatan, özleten bir kitap...
208 syf.
·Puan vermedi
Bir gezi kitabı olmasına rağmen kitap, sadece mekanları, Balkan coğrafyasının güzelliklerini anlatmıyor. Kitabın beni en çok etkileyen yönü toplumun genlerine işlemiş, insana saygıydı. Yazarın sosyal hayata ve insanların davranışlarına ilişkin gözlemleri insana ne kadar saygı gösterildiğini ve asıl değerli olanın insan olduğunu çok güzel bir dille anlatıyor. Malesef bu değerler bizim toplumumuzdan hızla uzaklaşıyor, belki de çoktan uzaklaştı.
Toplumu güzelleştiren insandır, insanca yaşamaktır. İnsana saygı göstermektir. İnsana saygı gösterilmeyen bir yerde huzurdan, birlikte yaşamaktan söz etmek anlamsızlaşır. Bu kitapta, insana ve topluma saygının, bana göre, en asgari ölçütlerinden olan yere tükürmeme/çöp atmama gibi örnekleri görünce sokağa çıktığımda etrafıma daha fazla dikkat etmeye başladım. Gözlemlediklerim beni, ülkemiz adına umutsuzluğa itti.
Toplum olarak kendimizi dünyanın geri kalanıyla kıyaslama ve üstün olduğumuzu düşünme gibi bir eğilimimiz var, geçmişimizin verdiği bir özgüven sanırım. Balkan ülkeleri, birçoğumuz için atalarımızın bir zamanlar yaşadıkları topraklar sadece. Oradaki yaşam, insanların toplumsal ilişkileri bizim için bir anlam ifade etmiyor. 3-5'er milyonluk ufacık ülkelerle koca 80 milyonluk ülkemiz gelişmişlik, insan hakları, toplumsal değerler açısından kıyas bile kabul etmez kimilerine göre. Ama öyle olmuyor işte. Birçoğumuzun belki haritada yerini bile gösteremeyeceği bir Balkan ülkesinde bizzat şahit olduğum bir olay: Yolda çok da yavaş olmayan bir hızda arabayla ilerlerken karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaları geç farkeden ve durup yol veremediği için özür dileyen bir insan. Kitapta insana saygı ve yaşanabilir bir toplumla ilgili
oradaki insanların ne kadar hassas ve düşünceli olduklarını görüyoruz. İnsana sırf insan olduğu için gösterilen saygı, verilen değer... Çok ihtiyacımız olan şeyler. İnsani değerlere ulaşma adına atılacak çok adımımız var.
Hem Balkan ülkelerini tanımak hem de insana dair güzel anılar, izlenimler görmek için çok faydalı bir kitap.
208 syf.
·7 günde·Puan vermedi
yazar Yavuz Bülent Bakilerin 1976 yılında bir şiir festivali için devlet tarafından bu programa gönderilmesi ile başından geçen olayları ve o bölgede yaşadığı ilginç olayları anlatmakta. Fazıl Hüsnü Dağlarca olan kısım ilgi çekici. bölgede yaşayan halkın türk hükümetine bakışı da okumaya değer
208 syf.
·Beğendi·10/10
Balkanlarda yaşayan Türk kültürünü anlatan en güzel eserdir belki de. Yavuz Bülent'in şiir gibi diliyle birleşince ortaya harika bir eser çıkmış.
208 syf.
·5 günde·4/10
Belki dilinden öğreneceğimiz çok şey var ama yazarın ön yargıları kendisini tamamen ele geçirmiş, ön yargılarına uyan "iddia"ları ön plana çıkarır, aksi görüşleri gömer, kitabın içinde bol bol yalan vardır.
....Yugoslavya Türkleri olarak, biz sizden hiçbir maddi yardım da istemedik. Yalnız bizi bilmenizi, bizi sevmenizi arzu ettik. Sevgi sınır tanır mı? Sevgi yasak tanır mı? Sevgi insanda, bir noksanlık doğurur mu? Bilmek, öğrenmek, öğretmek kime zarar verir?
Siz Anadolu Türkleri olarak, sevgiye yasak koymuşsunuz! Bizi tanımaktan tarihimizi öğrenmekten adeta korkar olmuşsunuz. Ne olursunuz anlatın bana, Anadolu Türkü neden böyle? Sizin yüreğinizi ve kafanızı, bize karşı hangi kuvvet, hangi devlet böyle sıkı sıkıya kapadı? Ne olur anlatın bana!
Belki çok garip bulacaksınız; ben kurbağa seslerini, köpek havlamalarını, kağnı feryatlarını, tandır başlarını ve taze ekmek kokan tandır evlerini çok ama çok severim. Bana çocukluğumu hatırlatır. Anadolu' mu hatırlatır.
Şimdi kendi kendime hayıflanıyorum: Allah'ım diyorum, biz hafızasını yitiren, tarih şuurunu kaybeden yeni nesiller yetiştiriyoruz. Bu esaretten daha kötü, ölümden daha beter!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üsküp'ten Kosova'ya
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055535308
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
Baskılar:
Üsküp
Üsküp
Mene göre, her Türk, Üsküp'ten Kosova'ya kitabını oxumalıdır. Amma, onu oxuduxdan sonra, ağlamayan Türk'e de men Türk demerem." 
-Prof. Bahtiyar Vahabzade- (Bakü)

"Üsküp'ten Kosova'ya cidden bir şaheser. Hem okuyorum, hem de "gençliğe ve münevver kesime verilen bu hazin mesajı kaç kişi anlamıştır?" diye düşünüyor ve üzülüyorum. Şiir ötesi bir üslûpla kaleme alınmış ve her cümlesinden millî heyecan fışkıran ikazlardan faydalanmış büyük bir kütlenin, memlekette kıyametler koparması lazımdı. Bilmem ki bizim tarihî ve millî hassasiyetimize ne oldu?" 
-Samiha Ayverdi-

"Üsküp'ten Kosova'ya, seyahat hâtıra türünün usta örneklerinen biri. Kitapta, millî kültürümüzle yoğrulmuş, renkli ve zengin duygularla örülü bir üslûp hâkim. Sosyal tenkitlerin yanısıra, şair ve hikâyecilere mahsus ince dikkatlerin ve tasvirlerin yer aldığı eser, kaybettiğimiz Rumeli'de silinmemiş Türk izlerini hafızalarımıza yazmakta." 
-Sevinç Çokum-

Türkçe'nin söz ustası Yavuz Bülent Bâkiler, Osmanlı bakiyesi topraklarda tarihin izini sürüyor. Gâh Kosova'da, Sultan Murad Hüdavendigar'ın kabri başında gâh Üsküp'te, tarih kokan surların dibinde bir milletin mirasını arıyor. 
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 173 okur

  • Oğuzhan Akçakoca
  • Yasemin
  • Sümeyye Nur Oğlakçı
  • Fatih Murat Taşkın
  • Dursune GÖRMÜŞ
  • Orhan Yarar
  • Mavi DÜŞ
  • Çağatay Çelik
  • Fatıma Civelek
  • İhsan tamer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25.6
25-34 Yaş
%30.8
35-44 Yaş
%23.1
45-54 Yaş
%10.3
55-64 Yaş
%5.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41
Erkek
%59

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.3 (26)
9
%15 (9)
8
%11.7 (7)
7
%8.3 (5)
6
%0
5
%0
4
%1.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0