Üstat ile Margarita

8,4/10  (37 Oy) · 
59 okunma  · 
32 beğeni  · 
1.208 gösterim
Şeytan bir gün, aralarında kocaman bir siyah kedi ile çırılçıplak bir cadının da bulunduğu yardımcılarının eşliğinde Moskova'ya iner. Moskovalıları gözlemleyecek, insanlığın değişip değişmediğini anlayacaktır. Kullanıldıktan sonra şampanya etiketlerine dönüşen banknotlar dağıttıktan, çeşitli insanlara ne zaman ve nasıl öleceklerini bildirdikten, ihtişamlı bir de balo verdikten sonra ayrıldığındaysa, ardında tıka basa dolu akıl hastaneleri ile şehri ele geçiren düzensizlik karşısında ne yapacağını şaşırmış yetkililer bırakır. Şeytan'ın cazibesine kapılmayanlarsa sadece hayatını gerçeğe adamış olan Üstat ile hayatını Üstat'a adamış olan Margarita'dır.

 "Gel peşimden, ey okur! Kim söyledi sana yeryüzünde gerçek, sadık, sonsuz aşk olmadığını? O yalancının iğrenç dilini kessinler!" diyor anlatıcı Üstat ile Margarita'da. "Gel peşimden, ey okurum ve sadece benim peşimden gel, ben sana böyle bir aşk göstereceğim!"

 20. yüzyılın en önemli yazarlarından Mihail Bulgakov, gerçekten de aşkı, büyüyü, inancın gücünü, en önemlisi de gerçeği seriyor okurun gözlerinin önüne. Başyapıtı Üstat ile Margarita, şimdi ilk defa özgün dilinden yapılan çeviriyle Türkçe okurlarını da bu tüyler ürpertici yolculuğa katılmaya çağırıyor.
 (Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    492
  • ISBN:
    9789752899988
  • Çeviri:
    Sabri Gürses
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
 27 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

Can yayınlarının 9. baskısını okudum, bunu belirtmemin sebebi kapak tasarımı. Tarif edemediğim bir şekilde etkilendim, bakıyorum, bakıyorum, yorumlayamıyorum, beni fazlasıyla etkileyen bir kapak olarak zihnime kazınıyor. Bendeki baskıda Sergey Yermolinski yazdığı yazar ve bu roman üstüne giriş yazısı var ki normal puntalarla baskıya alınsa ayrı bir kitap olur diye düşünüyorum. Çok değerli bir biyografik çalışma olmuş. Önce romanı okudum, sonra biyografik yazıyı okudum. Doğru yaptığımı düşünüyorum, roman hakkındaki bazı ayrıntılar sonradan daha da anlaşılır oldu benim için. Yazarın 10 yıl bu roman üzerinde çalışmasıda ayrı bir değer bence. Çok zekice kurgulanmış, lezzetli bir anlatım tarzı var. Dönemin rejimiyle sıkıntılar yaşayan yazarın bu romanı ölümünden 26 yıl sonra 80 sayfası sansürlenerek yayınlanabilmiş. Neresinden bakarsanız ilgi uyandırıyor. Yozlaşmış insan kesitlerini Moskova’ya gelen şeytan üzerinden ince bir zeka ile mühtiş anlatıyor yazar. Fantastik karakterler, kara mizah… Kitap içinde kitap barındırıyor, ya da öykü içinde öykü barındırıyor. Bunların ilki Moskova’da diğeri ise Kudüs’te ilerleyen ve sonunda birleşen iki öyküdür. Okunması kolay bir romandır, lakin anlaşılması o kadar kolay değildir. Bir çok bilgiye sahip olmak gerekir, dönemin Moskova’sını bilmek gibi. Hiçbir şey bilmeden okuduğunuzda keyif alırsınız, bir şeyler bilerek okuduğunuzda şaşırırsınız. Gerçekten usta işi…

Ayşe 
04 May 13:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Usta ile Margarita, Bulgakov'un önemli bir eseri. Yazarın Usta ile kendisini, Margarita ile ise geç bulduğu biricik aşkı Elena'yı anlattığı ifade ediliyor. Eser bu anlamda biyografik okumaya imkan tanıyor. Benim Bulgakov'la tanışmama vesile olan yazar, Aytmatov. Usta ile Margarita'nin Vali Pontus Pilatus'u anlattığı bölümler Dişi Kurdun Rüyalari'ni da akla getiriyor. Bulgakov'un, belki Stalin devrinin de etkisiyle bolca fantastik ögeye de yer verdiği roman mutlaka okunacaklar listesinde yer almalı.

DESTİNA ÖYKÜ 
 08 Nis 21:08 · Kitabı okudu · 34 günde · Beğendi · 9/10 puan

Mihail BULGAKOV – Usta ile Margarita
Bulgakov'un 20.yüzyılın en önemli eseri kabul edilen kitabıdır. Çok fantastik bir dille harika eleştirilerin yapıldığı bir eserdir.
Bulgakov bu eseri için 10 yıl çalışmıştır ve kesinlikle değmiştir. Fakat Stalin'in baskıcı yapısı romanın yayımlanmasını engellemiştir. Yayımlanma olasılığı olmamasına rağmen bıkmadan, yorulmadan yazmıştır. Ölümünden 26 yıl sonra da yayımlanmıştır. Fakat Bulgakov , Stalin'in baskısına boyun eğdiği için kendisini asla affetmemiştir.
Eser, iki farklı zamanı anlatıyor. Eserin büyük bölümü dönemin Moskova’sında geçerken, diğer bölüm ise İsa'nın çarmıha gerilmesi olayını tarihsel açıdan anlatıyor.
Postmodern edebiyata öncülük eden bir eserdir.
Eserin başındaki fantastik kurgu ve olaylar, eserin sonunda hüzünlü bir anlatıma dönüyor.
Hiciv, aşk, mistizm, fantastik öğeler ve olağan üstü kurgu ile yazdığı baştan çıkarıcı okurken insanın hayallerinin sinirini zorlasa da hayatta iyiliğin ve kötülüğün birbiri ile amansız mücadelesi mutlak bir iyilik ve mutlak bir kötülüğün varlığını sorgulayan bir kitap.
Eserin başlangıç konusu, dönemin rejimine yakın ikinci, üçüncü sınıf yazarların ve eleştirmenlerin parodisidir. Tam bir hiciv romanıdır. Karabüyü, vampirlik, kopan kafalar, uçan süpürgede Moskova’yı tavaf eden çıplak güzeller, sihirli gençlik kremleri, bahar baloları, çılgın tiyatro gösterileri, Bulgakov’un kalemiyle, dönemi yerden yere çalan bir hiciv örneği olarak ortaya çıkar.
Kesinlikle okunulasıdır. Sevginin, kötülüğe galip gelmesini büyük bir umutla okudum ..
Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar...

Gülay 
16 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sevgili Arden arkadaşımın tavsiyesi ile okumuş olduğum bir kitap. Genel de bu tür kitaplar beni ürkütüyorsa da büyük bir heyecanla okuduğumu belirtmek isterim.Tam anlamıyla fantastik bir kurguya sahip olağanüstü bir başyapıt...

Cevat Bayhan 
15 Nis 22:01 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

Konudan koptum. Yeni karakterler çıktıkça olay örgüsü de karıştı ne yazık ki. Yüzüncü sayfadan başa dönmek, önsözü tekrar okumak zorunda kaldım. Notlar alarak konuyu daha anlaşılır hale getirebildim. Rus klasiklerinde hep yaşadığım bir durum bu... Savaş ve Barış'ta da aynısı olmuştu.

utku köker 
10 Mar 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Goethe, Andreyev vb çok sayıda öncül yazar Şeytanı dünyaya konuk ederek müthiş hikayeler türetmişlerdir. Dolayısıyla konu ilk bakışta çok da yeni gibi durmayan bir konudur. Ama konuyu işleyen ve nasıl işlediği de bir o kadar önemlidir. Bulgakov'un Fausttan ödünç aldığı Voland karakterini dünyaya getirmesi ve sonrasında Moskova'da yaşananları işlediği kitaptan alınan zevk paha biçilemez. Kitapta Andreyev'in "Ben Tobinin Hikayesi" ve "Şeytanın Günlüğü" eserlerinin kokusu alınsa da konular bambaşka işlenmiştir. Andreyev'e oranla kesinlikle daha muhafazakar sayılabilecek Bulgakov'un agnostik öğelerden daha fazla yararlandığı ve bunları eserine dahil ettiği gözlerden kaçmaz. Kitaptaki mitolojik, fantastik, dini, sosyolojik öğeler çok güzel harmanlanmış ve hem bir dönem eleştirisi hem de arşivlik bir eser ortaya çıkmıştır. Kitaptaki Dante ve agnostisizm yakınlıkları başlıbaşına makale konusu olabilir. Vakit geçirmeden rafınıza koyun..

hüseyin arslan 
12 Nis 09:13 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yıllarca kafamın hep bir köşesinde duran ve okunmayı bekleyen bir romandı.Sonunda doğru zaman diyerek başladım okumaya kitabı ben iki bölüme ayırırıyorum kitabın ilk sayfaları gerçek ile fantastik kurgu müthiş yedirerek başlıyor.İçine de Tarihsel bir olayda olunca değmeyin keyfine .İkinci bölüm ise moskova da margaritanın şeytanın eline düştükten sonrası hem edebi yönden hem de olay akış hızı gitgide azalıyor.Artık kitap bitse de kurtulsak denilir vaziyete geliyor.
Ayrıca not olarak düşeyim ;Bu kitabın yayınlanmasını sağlayan Stalindir.Kendisi yazarın iyi okuyucularındandır. Sosyalist iktidara yapışan aslaakları yerdiği için bürükratik mekanizmadaki bazı kişiler partiye yaranmak için yazarı sansürlemeye çalışıyorlar.Stalin Bulgakov u bizzat telefonla arayarak kendisini cesaretlendiriyor. Ve bu olay neticesinde tiyatrolar da oyunları tekrar oynanmaya başlıyor.
Biraz önsöz de okuma zahmetine kapılsa okur bunları okuyabilirdi.

Kitaptan 50 Alıntı

tabula rasa 
20 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evet, insanoğlu ölümlü. Ama bu kadarla kalsa çok önemli değil. İşin kötüsü, insan hiç beklenmedik bir anda ölüyor. İşte işin püf noktası bu. Ve insan, akşama ne yapacağını bile bilecek durumda değil.

Üstat ile Margarita, Mihail BulgakovÜstat ile Margarita, Mihail Bulgakov

AŞKIN TANIMI
"Ne gariptir: Küçük evimizi karşılaştığımız güne kadar ziyaret eden pek olmazdı. Daha doğrusu kimsenin geldiği yoktu. Ama şimdi, sanki şehir burada sözleşmiş gibiydi.."

Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 228 - Can Yayınları)Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 228 - Can Yayınları)

Şu sorunu düşünmek lütfunda bulun: Kötülük olmasa senin iyiliğin neye yarar, gölgeler silinse yeryüzü neye benzerdi? dedi.

Üstat ile Margarita, Mihail BulgakovÜstat ile Margarita, Mihail Bulgakov

"Başımdan geçen acı olayı biliyor musunuz, sevmediğim bir insanla yaşıyorum... Ama onun da hayatını mahvetmeyi çok yanlış buluyorum... Ondan, iyilikten başka şey görmedim.."

Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 347 - Can Yayınları)Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 347 - Can Yayınları)
DESTİNA ÖYKÜ 
05 Nis 16:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Ben çok zenginim, büyük bir kütüphanem var.."

Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 484 - Can Yayınları)Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 484 - Can Yayınları)
tabula rasa 
08 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her şey acı bir sonla noktalanır: Kısa bir süre önce dünyayı yönettiğini sanan kişi, kendini tahtadan bir kutunun içinde kaskatı kesilmiş bulur. Çevresi de, başka bir şey yapılamayacağını düşünüp onu yakar, kül eder.

Üstat ile Margarita, Mihail BulgakovÜstat ile Margarita, Mihail Bulgakov

"Nereye gittiğimi bilmiyorum. Yine de gidiyorum, onun uğruna her şeye razıyım; çünkü bu dünyada başka hiçbir şeyden umudum yok. Ama size söylemek isterim ki, beni mahvederseniz utanç verici bir şey olur bu sizin için! Utanç verici bir şey olur! Çünkü aşkımdan öleceğim!"

Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 350 - Can Yayınları)Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 350 - Can Yayınları)
tabula rasa 
29 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Başkaları eğlenirken Ryuhin, gecesini boşuna harcamıştı, bu geceyi yeni baştan yaşayamayacağını biliyordu. Lambaya bakacağına bakışlarını gökyüzüne çevirse gecenin bir daha dönmemek üzere gittiğini anlayıverirdi. Garsonlar hâlâ masaları boşaltıp örtüleri kaldırıyorlardı. Çardağın çevresinde dolanan kediler de sabahçı gibi gözüküyorlardı. Gün karşı konulmaz bir biçimde, Şair’in üstüne çöküyordu.

Üstat ile Margarita, Mihail BulgakovÜstat ile Margarita, Mihail Bulgakov
DESTİNA ÖYKÜ 
05 Nis 21:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Şimdiden kendine güveninin azaldığını ortaya koyan bir sesle, "Dostoyevski öldü," dedi kadın.
"Protesto ediyorum! diye ateşli bir sesle haykırdı Behennot. " Dostoyevski ölümsüzdür!"

Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 517 - Can Yayınları)Üstat ile Margarita, Mihail Bulgakov (Sayfa 517 - Can Yayınları)
5 /