Adı:
Utanç Odası 2
Alt başlık:
İtiraf
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786059126649
Kitabın türü:
Orijinal adı:
To Kelari tis Dropis
Çeviri:
Sema Sandalcı
Yayınevi:
Pena Yayınları
Gerçeği söyleyen herkese seslenme zamanı geldi. Delirme noktasına gelmiş ya da sinirleri harap olanları açıklama zamanı. Fakat gerçeği paranoyayla özdeşleştirenler, bunu açıkça söylemeye cesaret edene şaşkın şaşkın bakanlar var. Şunu da söylemeliyim, gerçeği açığa çıkarmak için mücadele edene acıyoruz. Bir kimse ne kadar içten ve dürüstse, o kadar tuhaf ve akılsız görünüyor. Gerçek bizi ilgilendirmez, bunu bilmeyi istemeyiz. Çoğumuz evimizin güven çemberinde yaşamayı, dışında olan kötü şeylere aldırmamayı öğrendik. Eğer birini korumak gerekiyorsa sükût elbette altındır, lakin birini ıssızlığa sürüklediğinde değil.

Hepsi için yalanlar artık bitmişti. İki avukatın baskılarından sonra her şeyi itiraf etmişlerdi. Avukatlar onları bulutlardan aşağıya indirmişti. Başka yolu yoktu. Yirmi yılı geçmesinden dolayı zaman aşımının onlara yararı olabilirdi fakat yasa, suç olan eylemlerin durumuna göre sınırlama getiriyordu, suçlamalar farklıydı ve tutuklanmaları ve hapiste kalmaları isteniyordu.

Artık hiçbir şeyi saklı tutmamaya kararlıydılar, belki bu içlerini biraz hafifletirdi. Konuşmak istiyorlardı. Nihayet konuşacaklardı. Herkes bilsindi, bazı insanlar hiç gülümsemezdi çünkü bazılarının onların gülümsemelerini çalmasından korkardı.

Gerçeğe Sırt Çevirme

Bu romanda anlatılanlar üstü örtülen değil, yalın gerçekler. Gerçeğe sırt çeviremeyiz çünkü o, ona zarar verenleri, onu küçümseyenleri, onu hançerleyenleri asla unutmaz. Gerçek, konuşma vaktinin geldiğine kanaat getirdiği zaman acımasız olur.

Kitap Hakkında Ne dediler.

Üstü örtülen değil yalın gerçekler herkesin istediği ama bir çoğunun rahatsızlık duyacağı cinsten.. "Sükut altındır " deriz ya işte buraya kadarmış! Peki tabular bir mazeret midir??
Dimoulidu uçurmuş!
-Ayşe Kucuroğlu / Köşe Yazarı

"Kadına yönelik aile içi taciz ve şiddet hassas bir hikayeyle yargılayan bu roman için tebrikler Dimoulidou. "
-Angela Sotiriou Psic. Publications Yayın Yönetmeni.

"Ne inanılmaz bir roman! Bu roman herkesin aklına, yüreğine, vicdanına ve adaletine dokunuyor."
Eleni, okur yorumu
(Tanıtım Bülteninden)
İnsanı, hayvanlardan ayıran en büyük özellik düşünebilme yetisidir. Bu kitabı okurken özellikle baba olan Dimitros ve anne Vangelio hakkında verdiğim kararı buraya yazsam hayvanlara hakaret olur...

Bir adam çocuk yaşta evlendiği kadına hiç saygı duymadan ona şiddet ve tehdit uyguluyor. Evliliklerinden meydana gelen üç küçük kızına ergenliğe ilk adım atınca tecavüz edip dış dünyadan onları döverek soyutluyor. Kadın ise çocukları kız olduğu için ve kocasının tehditleri karşısında sessiz kalmayı seçerek adamı yüreklendiriyor. Üç küçük çocuk ve onların dramı...

Olaylar 1967'li yıllarda başlıyor. bu canavar ruhlu adam köyde iyi bir Hıristiyan ve kilisede saygı gören dindar bir kişilik sergilese de köyün dışındaki evde neler yaptığı ancak 1999 yılında ortaya çıkıyor. Büyük kızı yaşadıklarının diğer kardeşlerinin başına gelmemesi için ne kadar çaba gösterse de başarılı olamıyor. Onların köye gitmesi, insanlarla konuşması ve kalın giysiler arasında nadiren evlerine gelenler ile konuşmasını yasaklayan Dimitros'a en büyük desteği karısı Vangelio veriyor ve kızlarını haksız görüyor. Taki en küçük kız kardeşte babası olacak adamın karşısında masumiyetini kaybedinceye kadar. Ablası Dimitra daha fazla seyirci kalamayacağını anlıyor ve onlara annelik yapmayan kadının yerine kendisi bir karar alıp uygulamaya koyuluyor...

30 yıl sonra terk ettikleri köye ve annelerine dönmek zorunda kalan üç kardeş tekrar korkuları ile yüzleşmek ve adalet önünde tüm sırlarını itiraf etmek zorunda kalıp, kendi çocuklarının ve eşlerinin önünde yaşadıkları utanç ile nasıl baş edebileceklerinden habersiz mahkumiyet bekleyerek tüm yaşanan olayları anlatırken tekrar yaşamak zorunda kalacaklardı. Artık sır dışarı taşmış ve onlara itiraf etmek düşmüştü...

Yazar, çocukların yaşadığı şiddeti, tecavüzü, tehditi ve psikolojik sorunlarını o kadar iyi anlatmış ki her sayfada yaşanan acıyı yüreğimde hissettim. Uzun süre etkisinde kalacağım bir eser çünkü, küçücük yüreklerde büyük bir acının hikayesi...
Selam a dostlar

Utanç odası serisi bitti. Beni de bitirdi. Bazı kitaplar sizi başka dünyalara götürür iyi ya da kötü. İşte bu dünyaya girmek hiç istemezsiniz emin olun. Yazarımız tepki olarak, bir şeylerin farkına varılması için bu okurken adeta ruhunuzu alan kitabı yazmış. Din adamı olmanın, dini kullanarak yapılan berbat şeylerin üstünü örten insanlar hepimizin çevresinde zaten, değil mi? Çocuklara olanlar ki son zamanlarda ne yazık ki sayısı çok arttı, tüm bunlar değiştirmek istediğimiz içimizi acıtan gerçekler. Burada da tamamen çocukluğu, kötülüğü, eğitimsizliği ve dinin insanlar üzerinde nasıl etkisi olduğunu anlatmış Chrysiida. Ben okurken aşırı zorlandım. Özellikle ikinci kitapta. Zaten yazar da bunu kolay yazamadığını, destek aldığını belirtmiş. Okudukça değişmesini istediğimiz ne çok şey var diye düşündüm. Düşünüyoruz ama ne yapabiliyoruz?

Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Asla sessiz kalmayın diye bağıran bir kitap.
Birinci kitabı dün bitirdim, ikincisini de bugün. İkincisi ilkine ışık tutuyor ve olanları daha detaylıca anlatıyor. Maalesef kitap da yazanlar gerçek hayattan alınlar. Ülkemizde de çocuk istismarı, çocuk gelinler ve kadına karşı şiddet vakaları her gün programda. İnsanın içi burkuluyor...Yazar önemli bir konuya değinmiş. Okuyun okutun!
Aydın insan sadece düşünene, felsefeyle uğraşana, doğayı gözlemleyene, özellikle de insanları ve davranışlarını kavrayana denebilir.
İnsanlar bilmedikleri için, karanlıkta yaşadıkları için, bu yüzden ne yaptıklarını görmedikleri için hata yaparlar.
Yıllardır bu sıkıntıyı içinde tutuyordu, bu utancı, bu öfkeyi...
"Bir şey yap!" diye haykırdı."Sen bu hayvanın bizi mahvetmesine izin veren ana mısın?
Hiçbir şey olmamış gibiydi. Fakat tavrı değişti. Bakışını gördüm. Bir annenin kızına bakışı değildi, rakibine bakıyor gibiydi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Utanç Odası 2
Alt başlık:
İtiraf
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786059126649
Kitabın türü:
Orijinal adı:
To Kelari tis Dropis
Çeviri:
Sema Sandalcı
Yayınevi:
Pena Yayınları
Gerçeği söyleyen herkese seslenme zamanı geldi. Delirme noktasına gelmiş ya da sinirleri harap olanları açıklama zamanı. Fakat gerçeği paranoyayla özdeşleştirenler, bunu açıkça söylemeye cesaret edene şaşkın şaşkın bakanlar var. Şunu da söylemeliyim, gerçeği açığa çıkarmak için mücadele edene acıyoruz. Bir kimse ne kadar içten ve dürüstse, o kadar tuhaf ve akılsız görünüyor. Gerçek bizi ilgilendirmez, bunu bilmeyi istemeyiz. Çoğumuz evimizin güven çemberinde yaşamayı, dışında olan kötü şeylere aldırmamayı öğrendik. Eğer birini korumak gerekiyorsa sükût elbette altındır, lakin birini ıssızlığa sürüklediğinde değil.

Hepsi için yalanlar artık bitmişti. İki avukatın baskılarından sonra her şeyi itiraf etmişlerdi. Avukatlar onları bulutlardan aşağıya indirmişti. Başka yolu yoktu. Yirmi yılı geçmesinden dolayı zaman aşımının onlara yararı olabilirdi fakat yasa, suç olan eylemlerin durumuna göre sınırlama getiriyordu, suçlamalar farklıydı ve tutuklanmaları ve hapiste kalmaları isteniyordu.

Artık hiçbir şeyi saklı tutmamaya kararlıydılar, belki bu içlerini biraz hafifletirdi. Konuşmak istiyorlardı. Nihayet konuşacaklardı. Herkes bilsindi, bazı insanlar hiç gülümsemezdi çünkü bazılarının onların gülümsemelerini çalmasından korkardı.

Gerçeğe Sırt Çevirme

Bu romanda anlatılanlar üstü örtülen değil, yalın gerçekler. Gerçeğe sırt çeviremeyiz çünkü o, ona zarar verenleri, onu küçümseyenleri, onu hançerleyenleri asla unutmaz. Gerçek, konuşma vaktinin geldiğine kanaat getirdiği zaman acımasız olur.

Kitap Hakkında Ne dediler.

Üstü örtülen değil yalın gerçekler herkesin istediği ama bir çoğunun rahatsızlık duyacağı cinsten.. "Sükut altındır " deriz ya işte buraya kadarmış! Peki tabular bir mazeret midir??
Dimoulidu uçurmuş!
-Ayşe Kucuroğlu / Köşe Yazarı

"Kadına yönelik aile içi taciz ve şiddet hassas bir hikayeyle yargılayan bu roman için tebrikler Dimoulidou. "
-Angela Sotiriou Psic. Publications Yayın Yönetmeni.

"Ne inanılmaz bir roman! Bu roman herkesin aklına, yüreğine, vicdanına ve adaletine dokunuyor."
Eleni, okur yorumu
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Güneş Duygu
  • Gizem Kılıç
  • Fatoş Çetiner
  • Arzu Şen
  • Pınar
  • Esklar
  • Damla Yılmazer
  • nyks
  • Nurhan Işkın
  • Elif Öksüz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%83.3 (5)
9
%16.7 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0