Adı:
Ütopya
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059530705
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Salon Yayınları
Thomas More günümüzden yaklaşık beşyüz yıl önce yazdığı bu eserde, bir taraftan o dönem ki devlet yönetimini, toplumu, siyasal ve sosyal yapıyı eleştirirken, diğer taraftan da Ütopya Adasında yaşayan Ütopyalılar üzerinden örnekler vererek yanlışlıkların nasıl düzeltilebileceği konusunda çözüm önerileri sunmaktadır. More’un böyle bir yol izlemesinin sebebi ise o dönemde görmüş olduğu yanlışlıkları doğrudan, açık bir şekilde anlatması halinde cezaya çarptırılma ihtimalidir. Dile getirmiş olduğu sorunlara karşılık çözüm önerileri eleştiriye oldukça açıktır.
217 syf.
·12 günde·Puan vermedi
*kitap ile ilgili bilgi içerir

Ah Thomas More! Kitaptan çok sana hayran kaldım desem hiç abartılı olmaz. Düşünce tarzı, yaşantısı, zekası, ailesine karşı tutumu davranışı...
Keşke babam olsaydı dedim :)

Yıllar, yıllar, yıllar önce bir otobüs yolculuğunda yan tarafta ki bir gencin bu kitabı okuduğunu görmüştüm.
Not alıp araştırmıştım.
Yıllar aldı okumam tabi. Ama o kadar çok "boş olmayan kitap" var ki okunması gereken...

Gelelim Ütopik ada ülkesine. Herşey den önce özellikle paraya, mala, mülke karşı bakış açıları imrenilecek tarzda.

Kimsenin kimseden üstün olmaması, ziynet eşyalarına bizim gösterdiğimiz değerin oradaki önemsizliği, dürüst ve güvenilir ortamda ki yasanın üç beş ile sınırlı kalması... Ve daha bir sürü bizimde olsun dediğimiz örnekler.

Tabi için de benim hoşlanmadığım (utopia da eşitlik olsa bile)aklımda kalan en çarpıcı üç şey söyleyebilirim.
Birincisi herkesin birbirinin mülküne rahatlıkla girip çıkması. İkincisi kadının ayda bir kez kocasının önünde diz çöküp suçlarının bağışlanmasını istemesi ve üçüncüsü yemek işleriyle sadece kadınların uğraşması.

Thomas öyle olsun istemiş demek ki ...

Her yerde ufak pürüzler vardır.

İnsan böyle şeyler okuyunca "keşke" diyor işte.
Keşke güzel şeyler başarabilsek tüm insanlar birleşip!
217 syf.
·4 günde
Sınav süreci bitti ve yaz tatilini kitap okuyarak geçirmeye başladım. Ütopya kavramını biliyordum ama ilk kez bir kitabını okudum. Kitap gerçekten harika.
  • Devlet
    8.4/10 (1.089 Oy)1.265 beğeni4.483 okunma2.090 alıntı29.200 gösterim
  • Sokrates'in Savunması
    8.5/10 (1.920 Oy)1.933 beğeni7.326 okunma2.461 alıntı47.883 gösterim
  • Böyle Söyledi Zerdüşt
    8.5/10 (1.825 Oy)2.219 beğeni6.723 okunma11.188 alıntı84.234 gösterim
  • Bulantı
    8.4/10 (1.096 Oy)1.265 beğeni3.800 okunma3.210 alıntı34.341 gösterim
  • Dorian Gray'in Portresi
    8.8/10 (1.893 Oy)1.866 beğeni5.137 okunma6.393 alıntı47.570 gösterim
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (1.066 Oy)1.267 beğeni4.507 okunma2.797 alıntı41.958 gösterim
  • Veba
    8.4/10 (888 Oy)979 beğeni2.955 okunma1.274 alıntı19.236 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.042 Oy)1.199 beğeni4.007 okunma4.038 alıntı39.959 gösterim
  • Hamlet
    8.9/10 (1.494 Oy)1.534 beğeni5.356 okunma2.529 alıntı48.988 gösterim
  • Ölü Canlar
    7.8/10 (1.060 Oy)1.054 beğeni4.479 okunma1.636 alıntı26.323 gösterim
217 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
•Thomas More, İngiliz tarihinin büyük isimleri arasında sayılırken bir devlet adamı, bir hukukçu ve Katolik Kilisesi’nin bir savunucusu ünvanlarını ve aynı zamanda da dünya tarihinin ilk sosyalisti ünvanını almıştır.
•Thomas More, istemese de Kral’ın en yakınındaki kilit adam konumuna yükselmiş, görev bilinciyle devletine hizmet etmeye fazlasıyla emek vermiştir.
•Ülkesinin ve Hristiyanların birlik ve düzeninin bozulmaması adına Reformasyona karşı çıkmış ve idam edilmiştir.
•Orta çağda Yunanlılardan sonra tekrar yeşeren Hümanist akımının öncülerinden olmuş, Hümanist bilim adamlarıyla hep iletişim halinde olmuş, insan odaklı ideal bir devleti yani Ütopya’yı hayal etmiştir.
•Thomas More, insanların içinde bulundukları ekonomik koşullardan bağımsız olamayacaklarını; insanları kurtarmak ve yüceltmek için, bu koşulların değişmesi gerektiğini ifade etmişti aslında.
•Ütopya’da herkes mutlu, yiyecekler ve giyecekler bol; herkes, her şeyi ortaklaşa paylaşıyor, savaş ve kavgaya yer verilmiyor, öfke yer almıyor, kadın ve erkek eşitliği her yerde kendini gösteriyor, dinler özgürlüğü arttırıyor ve birleştirici bir nitelik kazanıyor, para ve altına değer verilmiyor, zenginlerin yoksulları sömürmesine izin verilmiyor, çalışma saatleri ciddi ölçüde kısalıyor, eğitim sorun olmaktan çıkıp parasız ve zorunlu oluyor, geçinemeyen eşler boşanabiliyor, insanların sağlık ihtiyaçları ücretsiz karşılanıyor...
•Ütopya, adeta yeryüzünde cennet özleminin ifade edilmiş hali; nerdeyse cennetten hiçbir farkı kalmamış.
•Ütopya iki bölümden oluşuyor; ilk bölümü bir hikaye niteliği taşırken ikinci bölümü yazarın artık Ütopya’nın tüm özelliklerini anlattığı bir monoloğa dönüşmektedir.
•Ütopya’nın üslubu gayet samimi ve akıcı; eser okuyucuyu hayal aleminde gezdirirken düşündürüyor ve adeta Ütopya’nın insanlarıyla tek tek tanıştırıyor.
•Etkilendim, çok beğendim, defalarca okuyabilirim; her fikrine yüzde yüz katılmasam da genel olarak tutarlı ve etkileyici bir eserle tanışmanın hazzını iliklerime kadar tattım.
•Mutlaka ama mutlaka okuyun!..
Bir gezginin anılarını dinlemek için bir araya gelen insanlar ve hemen ilk sayfalarda gezginin şu sözleri kitabı okumam için en iyi sebeplerden biriydi "bilmem hangi canavarlar her yerde bulunabilir. Kolay kolay bulunmayan şey,doğrulukla,akıllıca düzenlenmiş bir toplum." Rapheil'in Utopia,oranın halkı vr devleti üstüne anlattıkları size işte huzur dedirtecek.
Thomas More’un ada devleti, her biri aynı plana uygun 54 şehirden oluşur. Her şehir adil bir şekilde dağıtılan 30 kilometrekarelik bir araziye sahiptir ve her şehirde 6 bin aile yaşar.
Adada yaşayan ailelerden çok çocuğu olanlar, çocuklardan bazılarını diğer ailelere verebilirler. Adada refah vardır ve gıda maddeleri herkese eşit şekilde paylaştırılır. Hiç kimse bir başkasına göre fazla pay almaz. Devlet kaynakların adil şekilde dağıtımının yapılıp yapılmadığı kontrol eder ve bunun devamını sağlamaktan sorumludur.
Kavga, dövüş, kendini savunmak amacıyla yapılmadığı sürece hoş karşılanmaz. Bu kuralı ihlal edenler ceza alır.
Çocuklara verilen eğitim edebiyat, matematik ve güzel sanatları içerir. Devlet, bu eğitimi verebilecek yeterlilikte öğretmenler yetiştirmekle sorumludur. Eğitimde hiçbir şekilde erkek-kız ayrımı yapılmaz.
Çalışma saatleri günlük 6 saatle sınırlıdır. Bu süre hem erkekler hem de kadınlar için geçerlidir. Çalışmaktan geriye kalan saatler ise edebiyat ve bilime ayrılır. Herkesin mutlaka bir mesleki beceri edinmesi istenir ve bunun için de ücretsiz kurslar düzenlenir.
Koyu Katolik olmasına rağmen Thomas More’un “yok ülke”sinde din konusunda hiçbir baskı yoktur. Tamam, insanlar Katolik olsa iyi olur ama hiç kimse böyle bir şey için onlar üstünde baskı kuramaz. Herkes inandığı dinin gereklerini özgürce yerine getirebilir.
217 syf.
·36 günde·8/10
Thomas More’un Ütopya’sı iyiydi iyi olmasına da ben Mina Urgan’ın incelemelerine bayıldım. Ütopya’dan öte Platon’un Devlet’ine ve tarihteki diğer ütopyalara değinilmesi ve karşılaştırmalar çok iyiydi. Ortaçağ avrupasına ve rönesansa bütüncül bir bakış sunuyor adeta.
217 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Raphael'in Utopia adasında gördüğü şeyleri Utopia vatandaşlarının adetlerini, yasalarını, siyasi yönetimlerini vb. şeyleri arkadaşlarına anlatması kitabın konusu. Gelgelelim bu kitap, bütün hukukçuların, siyasetçinin, öğretmenin, öğrencinin, anne-babanın, kısacası herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. Utopia devletini kendi hayatımıza birebir uygulayamayacağımız açık bir şekilde ortada olsa da, bu kitap bazı şeylerin ne şekilde ele alınması gerektiğini çok güzel anlatıyor. Mesela suçluların nasıl cezalandırılması gerektiğini, öğrencilerin nasıl eğitilmelerini, hukuk kurallarının nasıl oluşturulması gerektiğini, aydın siyasetçilerin halkını nasıl refaha kavuşturması gerektiğini anlatıyor. Utopia kitabını ve Platon'un Devlet kitabını distopya gibi ülkemizde, halkımızın büyük bir çoğunluğu okursa belki de bir şeyleri düzeltme fırsatımız olabilir diye düşünüyorum. Size kitap tavsiyesi soran insanlara hiç kuşkusuz önerebileceğiniz, önermeniz gereken güzel bir kitap.
148 syf.
·Beğendi·9/10
Çok sevdiğim, en az bir defa daha okuyacağıma emin olduğum şahane eser.
◇Thomas More tarafından 1516'da yazılmış, tüm insanlığa ve dillere "yok-ülke" kavramını armağan eden eser Ütopya; aslında var olmayan Ütopya Adası'nda geçer.
◇Kitabın anlatıcısı  Raphael Hythlodaeus, Portekizli bir denizcidir; kendisi Ütopya'da 5 yıl kadar kalmış ve bu var olmayan ülkeye hayran olmuştur.
◇Kitapta; koyu bir Katolik olmasına karşın mülkiyet hakkına kesin olarak karşı çıktığı ideal yönetim biçimini anlatan yazar,
yakın dostu Erasmus'a "Ütopya'yı yazarken yüreğinin kabardığından" bahseder.
◇Ütopya, birçok eleştirmene göre İngiliz sömürge edebiyatının başlangıç eserlerinden kabul edilir.
189 syf.
·8/10
Siz hiç bağları ilmik ilmik işlenmiş büyük bir aile ile tanıştınız mı? Geçim sıkıntısı olmadan temel gereksinimin el birliği ile olduğu paranın burada hüküm süremediği bir aile, ki bu aileyi bir devlet olarak oturtulmuş başarılı bir sistem.

Bir devlet de neler eksik neler fazla farklı bir açıdan bakmanızı ve görebilme açınızı eminim etkileyecektir. İdeal devletin yazılı, planlı ve tartışmasız çok başarılı yapıtı.

Thomas more'dan rapheal'in ütopya adası;
217 syf.
·Beğendi·9/10
Okuması çok zevkli ama ilk okuyuşta bence çok anlaşılmıyor kitabın içindekiler ciddi anlamda uygulanabilir gibi gelse de 21.yuzyilda çok zor gözüküyor
214 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Ütopya'nın çeşitli tarifleri olabilir. Bu yüzden Ütopya'yı tanımlamak istiyorum. ''Ütopya: Ahlakını, aklı, vicdanı, sevgisi ve mantığı ile oluşturmuş insanların, yaşamı anlamlı ve değerli yapmak için düşündükleridir.'' Ülkemiz açısında Ütopya nedir tarif edecek olursak: ''İnsanın yaşamsal faaliyetlerini sınırlayan İmam hatipli din eğitimi yerine, üretime dönük, hayatın ihtiyaçlarını esas alan, insan etkinliğinin bir parçası olan, yaşamsal fonksiyonları destekleyen veya kolaylaştırıcı bir eğitim gelecek nesillerin mutlu ve kardeşçe barış içinde olmasını sağlayacaktır. Bunun için öncelikle diyanet, cemaatler, tarikatlar ve bu yönde faaliyet gösteren dini ve dolayısıyla cehaleti besleyen kurumlar kapatılarak, bunlara aktarılan gelirler mutlaka ve mutlaka bilimsel ve akılcı eğitime aktarılmalıdır. Bunun sonucu olarak insanlığın medeniyet basamaklarının en üstünde yer alacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Herkese rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap.
240 syf.
·3 günde·Beğendi
"Düzen bozukluğunun, haksızlığın, yoksulluğun tek nedeni, ulusal servetin tam bir eşitlik içinde bölüşülmemesidir: malın mülkün kişisel bir hak olduğu, her şeyin parayla ölçüldüğü bir düzende toplumsal adalet hiçbir zaman gerçekleşemez. Büyük çoğunluk yoksulluk içinde kıvranırken, doymak bilmeyen bir avuç insana memleketin bütün zenginliklerini sömürten bir devlette mutluluk olamaz." Gerçek mutlulugun ,olması gereken devlet yönetimini yeterince iyi açıklıyor. Toplumun her sorununa el atan , arada tekrar okunması gereken bir kitap.Platonun "devlet " eserinden farklı , daha humanist bakıyor konuya. yazildigi dönem itibariyle hümanizm akımının başlangıcı denilebilir. Her cümlenin altının çizileceği, ders kitabı olarak okutulması gereken bir eser.
250 syf.
·7 günde·8/10
Utopia’daki bazı gelenekler benim yaşam tarzıma uygun değil. Ben herkesle aynı yerde yemek yemeyi istemiyorum. Ayıplasınlar ben evde yiyeceğim. O yüzden 8 puan verdim 9 olabilirdi.
Kitap sosyalizmin bugünkü akımının belki de fikir babası. Kitapta kendi ütopyasını yazan yazarlara geniş yer verilmiş. Normalde Utopia 100 sayfa. 3 saat öğleden önce 2 saat dinlenmenin ardından 3 saat öğleden sonra çalışan, böylelikle kafa gelişimi ve yetenekleri için kendilerine zaman ayıran toplum var karşımızda. Öyle ki kimsenin evi yok ama herkesin diğer tüm şehirlerde evleri var. Mülkü sahiplenmesinler diye 10 yılda bir başka eve taşınıyor bu toplum aileleri. Altın, gümüş gibi madenler öyle değersiz olmasalardı Tanrı yerin dibine mi gömerdi diyorlar sonra bu madenleri aşağılamak için kölelerinin başına taç yapıyorlar helaları altından. Para geçmiyor bu ülkede para yok. Para olmayınca sınıf da yok kimse öbüründen üstün değil.
O bahsettikleri gerçek müslümanlar utopia’da yaşıyor ama müslüman değiller isteyen istediğine tapıyor.
Utopia’ da genelev yok, kumarhane yok. Erkeklerde kadınlar gibi bakir-bakire olmak zorunda. Avukat yok. Herkes savunmasını kendisi yapıyor. Kanun yasaları çok az çünkü ne kadar çok kanun o kadar çok kafa karışıklığı- neden olduğunu düşünüyorlar. Acıma duygularını körelttiği için Utopia’lılar hayvan öldürmüyor onların yerine köleler şehir dışında bu işi görüyor.

Neler olup bittiğini görmek için bu kitabı okuyun. Evlenmeden önce kızla oğlan birbirine çıplak gösteriliyor daha neler neler. Hemen mutlu bir yaşam için cenneti yeryüzünde yaşamak için...
-Utopia
Utopia'lılar için herkesin iyiliğine çalışmaksa bir dindir. Kendi rahatını sağlamaya çalışırken başkasını rahatından etmek haksızlığın ta kendisidir.
Bizi yolumuzdan alıkoyan o kibir ki, mutluluğunu kendi çıkarlarında değil başkalarının zararında arıyor. Öyle ki o, hem halkları sefalete sürüklüyor hem de gücünü, onların felaketi üzerinde artırarak parlıyor. Ardında hükmedeceği mutsuz insan kalmayacaksa, tanrı bile olmak istemez. Çünkü kibirli insan, başkalarının mutsuzlupunda kendi mutluluğunu bulur.
Kendi başına hiçbir işe yaramayan altına her yerde bu kadar değer verilmiş olması, insan için yapılmış, insan tarafından değer biçilmiş altının insanın kendinden daha değerli görülmesi akıl alacak şey değildi.
Bir yıldızın, hatta güneşin yanında mesabesi okunmayacak bir mücevher veya değerli taşın sönük kalan parlaklığının insanı bu denli etkileyebileceğine akılları ermiyordu; giysilerinin kumaşının daha iyi iplikten yapılmış olması da şaşkınlık veren bir şeydi; alt tarafı hepsi de koyun yünü değil miydi, onu giye kim olursa olsun, koyun koyundu gene.
"Öldürmek hırsızlığı cezalandırmak için çok ağır , hırsızlığı önlemek içinse çok hafif bir cezadır. Her çalan ölümü haketmedikten başka , açlıktan ölmemek için çalan adama , en korkunç işkenceleri de yapsanız yine çalar. Bu konuda ingiltere ' nin ve daha birçok memleketlerin adaleti , öğrencileri yetiştirecek yerde döven kötü öğretmenlere benziyor. Hırsızlara en ağır cezaları verecek yerde , toplumun bütün üyelerine yaşama olanaklarını sağlasanız ve kimse kellesi pahasına çalmak zorunda kalmasa daha iyi olmaz mı ? "
''Öyle bir şeydir ki bu kibir, insanı kendi elindekiyle değil başkasının sefaletini görerek mutlu olmaya iter.''
"Bedenin bir kısmındaki yarayı iyileştireceğim derken başka bir kısmında daha kocaman yaralar açarsınız. Bir yaraya verdiğiniz ilaç başka bir yerde hastalığa neden olur. Çünkü bir taraftan almadıkça diğer tarafa hiçbir şey veremezsiniz."
Thomas More
Sayfa 62 - İlgi Kültür Sanat Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ütopya
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059530705
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Salon Yayınları
Thomas More günümüzden yaklaşık beşyüz yıl önce yazdığı bu eserde, bir taraftan o dönem ki devlet yönetimini, toplumu, siyasal ve sosyal yapıyı eleştirirken, diğer taraftan da Ütopya Adasında yaşayan Ütopyalılar üzerinden örnekler vererek yanlışlıkların nasıl düzeltilebileceği konusunda çözüm önerileri sunmaktadır. More’un böyle bir yol izlemesinin sebebi ise o dönemde görmüş olduğu yanlışlıkları doğrudan, açık bir şekilde anlatması halinde cezaya çarptırılma ihtimalidir. Dile getirmiş olduğu sorunlara karşılık çözüm önerileri eleştiriye oldukça açıktır.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları