Ütopya Utopia

8,2/10  (480 Oy) · 
1.642 okunma  · 
446 beğeni  · 
10.906 gösterim
Sir Thomas More, Sokrates'e benzetilmek onurunu kazanan ender kişilerden biridir. Onun ölümsüz yapıtı Utopia dünya klasikleri arasına girmiş ve bugün bile hâlâ merkal okunmaktadır. Neredeyse beşyüz yıl önce yazılmış olan Utopia'da, en geniş anlamıyla Hümanizm, yani insanlık sevgisi ve saygısı hakimdir.
Kimseyi diğerinden üstün saymayan, sıradan insanların kurduğu bir devlet: Thomas More'un Utopia'sı. Bir yeryüzü cenneti. Yaklaşık beş yüz yıl öncesinden çağımıza dek eskimeden gelen bu klasik, Prof. Dr. Mina Urgan'ın incelemesiyle sunuluyor.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    217
  • ISBN:
    9789754587396
  • Orijinal Adı:
    Utopia
  • Çeviri:
    Prof.Dr. Mina Urgan, Vedat Günyol, Sabahattin Eyüboğlu
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuco Herrera 
 28 Oca 21:00 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İKİ İSİM , İKİ SİSTEM , TEK DÜNYA ...

Bir başka incelemeden daha selamlar ola kikirikler.. Hemen uyarayım ki bu inceleme ister istemez uzun olacak .. Aslında her ne kadar bu kitabı hiç okumamışlar ve okumayı düşünmeyenler dahi olsa , bu eser hepimizi , biz bilmesek de ilgilendiriyor .. Nasıl mı ? Başlayalım öyleyse ..
Okuyacak olduğunuz hikaye, bir isim ile beraber bir ülkede start alıyor .. Avrupanın yükselişi..Güçlü krallar yeni yeni meydana iniyor .. Ateşli silahlar egemenliği ele almış ,şıkır şıkır zırhlarının içinde halen daha at koşturan ÇİKİ ÇİKİ süvariler var ama eli silahlı piyadeler onların son kullanım tarihlerini belirlemek üzereler .. Çekik gözlü gavur Çinliler odun kömürü , kükürt ve güherçileyi "bahçelerde börülce oynar gelin görümce" diyerek bir araya getirmiş , barutu icat etmişler .. Nerede miyiz ? İlerleyen dönemlerde Kutsal Roma' nın bir zamanlar hüküm sürdüğü topraklarda hak iddaa edecek olan Mussolini' nin memleketi İtalya' da.. Sene 1500 ler .. Bahsedeceğim şahıs aslen bir siyaset kuramcısı .. Çocukluğu Michalengelo ' nun çamura ve kağıtlara can verdiği dönemlere rastlıyor ( sözde ciddi olacaktı bu inceleme ama Mikelanj diyince sizin de aklınıza Öztürk Serengil gelmedi mi? dayanamadım valla napam ? =)) )..O sıralarda Floransa ' da borusu öten aile Mediciler..Hani şu banker aile ..Para bunlarda , canlı bunlarda anlıyacağınız o zamanlar.. Bu arkadaşımız da yanlış hatırlamıyorsam on dört, on beş hadi taş çatlasın on altı sene bu aileye karşı katı bir duruş sergileyen bir hükümetin sözcülüğünü , sekreterliğini yürütüyor .. Bir GS vs FB sendromu işte sen anla! Gün geliyor devran dönüyor, horoz dönüyor tavuk öpüyor ve bizimki işini kaybediyor .. İktidarda Mediciler ..Bunu alıp hapse atıyorlar komplo kurdun sen diyerek ..Bir süre işkence görüyor , uzun müddet hapiste yatırıyorlar ama adalet gereği kanıt yetersizliğinden kız kaçıran edasıyla serbest kalıyor arkadaşımız .. Tabi öncesinde Papanın oğlu Cesare Borgia 'nın kendisine karşı gelenlerin ümüğüne nasıl çöküp boğdurduğunu bir bir görüyor .. Kanın ve diktanın tadını alıyor .. İşte bu serbest kaldığı sıralarda hemencik iki kitap yazıyor bizimki..Birini millet sallamıyor o zamanlar ama konusu eskiye özlem ve eski Roma ile alakalı .. Diğeri ise Il Prince (Prens işte =) ). Bu , dini kendi çıkarları için kullanmaktan geri kalmayacak din simsarı ve otorite özlemiyle yanıp tutuşan güzide kardeşimiz İtalya ' da cumhuriyet kavramına KÖKÜNDEN karşı o dönemde..İtalya' yı ancak ve ancak bir despot bir araya getirebilir ona göre . Bu despotu da şöyle tanımlıyor : Papa kadar yalancı , oğlu kadar acımasız .. Şunlar da kendisine ait cümleler : HİÇ KİMSE PAPA KADAR AĞIRBAŞLI BİR BİÇİMDE ŞEREF SÖZÜ VERİP , VERDİĞİ SÖZDEN BÖYLESİNE ÇABUK DÖNEMEZ...1527 ' de öldüğünde İtalya' nın onun sözünü ettiği türden bir hükümdara sahip olamayacağı çok açıktı (en azından o dönemler)..Kim mi idi bu arkadaşımız ? Az sabır... =)))

Thomas More ise onun Prens ' i yazdığından tam 3 sene sonra , şu an incelemesini yaptığım bu kitabı yazdı .. Bildiğim kadarıyla hiç karşılaşmadılar ve hiç tanışmadılar da .. İkisi de Avrupa ' nın yükselişe geçtiği dönemlerde bu emekleyen ulusların zayıf ve güçlü yanlarını gayet iyi analiz ettiler .. More çok parlak bir kariyere ve parlak biz zekaya sahipti..Yirmisinde başarılı bir avukat iken , yirmilerinin ortasında parlamentoya girdi..Burada bir yasa tasarısı tartışılırken VII. Henry ' ye öyle bir ayar verdi ki , kral More ' un babasına hatırı sayılır bir para cezası vermek zorunda kaldı.. Sonrasında gelen VIII. Henry ise kendisini gayet seviyordu ve onu Adalet Bakanı olarak atadı..Gel zaman git zaman sonra More yukarda da belirttiğim gibi Ütopya' yı kaleme aldı .

Yunanca bir kelime ..Olmayan yer , olmayan ülke demek katharevousada (eski yunanca.. bkz : yunan dili okumuş olmanın yararları=) ).. Biz YALANYA da diyebiliriz =)) Bu kitapta , Thomas abimiz dönemin krallıklarının ardına düştüğü sonu gelmez askeri şöhret ve budalalıkları hicvediyor Portekizli bir gezginle sohbet ediyorum diyerek..Kralın yanındaki şakşakcıları topa tutuyor.. Diyor ki ; bırak artık savaşmayı ey eşşek Fransa kralı !! Elindekilerle yetin , halihazırda elinde olan topraklara bak ..Onlar sana zaten yeter!! Savaşla uğraşana kadar halkınla ilgilen , onların refahını sağla ..Ve ekliyor hemen "Tabi hiçbir kral buna yanaşmayacaktır!" Peki nasıl bir yerdir bu Yalanya pardon Utopia? Ne var orada ? Nasıl bir zihniyet egemen?
* Utopya' da kral yok .. Bir seçilmişler meclisi var .. Dolayısıyla çoğunluğun rızası ile alınan kararlar söz konusu ..
* Savaştan nefret ediliyor .. Savaş ancak meşru müdafa söz konusu olduğunda bir seçenek onlar için.. Mutlaka savaşmak gerekirse de komşuları PARAYATAPANLAR ' a para vererek kendileri adına savaştırıyorlar (sanırım o dönem , dış borçlarını savaşarak kapayan İsviçrelilere bir kapak yapmış More amcamız burada =) )
* Meclisin en büyük görevi sağlık , eğitim ve su işleri (su diyince garibine gitmesin emmoğlu..o dönemler din-tarım toplumu ortamlar =) )
* Aslen komunizm benzeri bir sistem bu ve herşey ortak..Herkes aynı şeyleri giyiyor ve on senede bir evini değiştiriyor..
* Üretici ve çiftçinin ensesinde boza pişirip vergi alan feodal beyler , lordlar falan yok..
* İş paylaşımı söz konusu lakin ağır işleri mahkumlar yapıyorlar.
* Kimse paraya değer vermiyor , örneğin mücevher takmıyor..
* Buraya çok dikkat !! Avukatları yok çünkü ONLARI ,ASIL İŞLERİ SORUNLARI GİZLEMEK OLAN İNSANLAR olarak görüyorlar ..

Bu kitabı ilginç kılan aslında bahsettiklerinin keskinliği veya tartışılabilirliği değil , zihinde yarattığı KUŞKULAR.. Thomas More yaşadığı dönemde , BİZİM İTALYALI ESAS OĞLANIN AKSİNE , gücün tek bir elde toplanmasından kaynaklanacak sorunları gayet iyi analiz etmiş .. Olası savaşları önceden görmüş baba - oğul Henryleri yakından tanıdığı için..
Esas oğlanımız ise yeni yeni serpilen ve kaba kuvvetle hükmedecek ulusları betimlemiş ve İtalya' nın bu uluslardan biri olacağını ummuş idi.. Thomas More ise bunun tam karşısındaydı ..O belirginleşen , gücü tek elde toplayan ulusların yaratacağı tehlikelere karşı uyardı.. Veeee tahmin edileceği üzere More ' un bahsettiği sistemi pek azı uyguladı..Avrupalılar, Il Prince 'in yolundan gitmeyi seçtiler ..Dünyayı keşfedenler , sömürecek olanlar şiddet yanlısı ve açgözlü MACHIAVELLI taraftarıydılar : Tüccarlar - Askerler ve Hükümdarlar..Sonrası mı ? Dünyanın neresinde olursanız olun .. Kafanızı kaldırıp alıcı gözüyle bir bakın çevrenize .. Tv den medyaya ,eğitim öğretim birimlerinden tutunda sağlık sistemlerine dek bu sistemin izlerini göreceksiniz..

NOT : bir kaç kelam daha edicem ama "Mazot ikmali" yapmam lazım =)) Bakkala gidip gelem az sürtem dışarlarda ayazı ağzıma yüzüme yiyip =))