Ütopya

8,1/10  (178 Oy) · 
679 okunma  · 
152 beğeni  · 
5.784 gösterim
Sir Thomas More, Sokrates'e benzetilmek onurunu kazanan ender kişilerden biridir. Onun ölümsüz yapıtı Utopia dünya klasikleri arasına girmiş ve bugün bile hâlâ merkal okunmaktadır. Neredeyse beşyüz yıl önce yazılmış olan Utopia'da, en geniş anlamıyla Hümanizm, yani insanlık sevgisi ve saygısı hakimdir.
Kimseyi diğerinden üstün saymayan, sıradan insanların kurduğu bir devlet: Thomas More'un Utopia'sı. Bir yeryüzü cenneti. Yaklaşık beş yüz yıl öncesinden çağımıza dek eskimeden gelen bu klasik, Prof. Dr. Mina Urgan'ın incelemesiyle sunuluyor.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    217
  • ISBN:
    9789754587396
  • Çeviri:
    Prof.Dr. Mina Urgan, Vedat Günyol, Sabahattin Eyüboğlu
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
05 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Dünya Düşünce Tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Thomas More'un Utopia'sı; 1516'da kaleme alınmıştır, var olmayan bir kurgusal adada geçmektedir. İnsanların eşit olduğu, toplumsal sınıfın ve özel mülkiyetin olmadığı; insanların refah içinde ve mutlu yaşadığı adada suçların da minimuma indiği gözlenmektedir. More kitabında ütopyalıları ve onların yaşam biçimlerini anlatarak, döneminin İngilteresi'ne de bir eleştiri getirmektedir. Kitaba odaklanarak okuduğunuzda zevk alacağınıza inanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.

Anıl 
 29 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Ütopya bilindiği üzere, bugün gerçekleşmesi imkânsız toplum tasarımlarıdır veya bir başka ifadeyle; tasarlayıcısı için bir ideal ya da karşı ideali temsil eden, düşünsel ve tutarlı bir toplum tasarısı anlamına gelmektedir. Yazarımızın bin beş yüzlü yıllarda kaleme aldığı bu eser aynı zamanda dönemin İngiltere'sine eleştiri niteliğindedir. İngiltere'nin ve Kral'ın yönetimini benimsemeyen More, anlatımı sıkıcı bir kitap oluşturmuştur. Evet, bana oldukça sıkıcı gelen bir anlatımı vardı kitabın, kaldı ki bir ütopya oluşturulmuşsa eğer bu şekilde diyaloglar şeklinde mi ifade edilmeliydi? Orwell gibi hikayesi de olan bir ütopya eserini kesinlikle tercih ederim. Hoş yazıldığı dönem itibariyle Avrupa'da bilginin henüz olgunlaşmamış olmasının yanı sıra kaynakların sınırlı, bilimin ve edebiyatın da oldukça geri kaldığı düşünülürse kitabın anlatımı bir nebze olsun kabul edilebilir nitelikte.

Zannediyorum ki benim gibi kitabı okuyan okurlar da, tasarlanan toplumun kabul dahi edilemeyecek düzenlemelerinin ve yönetim kanunlarının mevcut olduğunu fark edeceklerdir. Yazımımı oluşturmadan önce kitabın incelemelerine biraz göz gezdirdim ve bazı arkadaşlar; "İnanılmaz bir yönetim, inanılmaz bir toplum tasarısı, bende bu toplum tasarısında var olmak isterdim." gibi talihsiz yorumlarda bulunmuşlar. Açıkçası bu yorumları okuyunca kendimi üzülmekten alıkoyamadığımı da belirtmek isterim. Nasıl bir insan bir başka insandan kendisini üstün görür de kölelik sistemini kabul edebilir aklım almıyor. Burada ki köleler arasında suç işleyenleri de var, dışarıdan gelen yabancıları da var. Bu esnada dikkatimi çeken bir diğer nokta ise kölelere altın, gümüş gibi zamanın ve günümüzün değerli sayılabilecek ürünlerini, kölelere takılıyor olmasıydı. Sözüm ona altınlara, gümüşlere değer vermeyen bu ütopik toplumumuz, değer vermedikleri aynı yaradılışa sahip kölelere takarak Altın ve Kölelerin değersizliklerini perçinlemiş olduklarını düşünüyorlar.

Tasarlanan toplumun bazı kanunları, şehrin planlaması ve (bazı)düzenlemeleri adaletsizliği ortadan yok etme amaçlı olsa da genel itibari ile benim hoşuma gitmeyen bir kurguydu. Hoşuma gitmeyen bu kurgu belki de zamanına göre değerlendiremediğim içindir bilemiyorum ama en başta da söylediğim gibi inanılmaz sıkıcı bir kitap. Yine de okumak isteyen olursa buyursunlar.

Kitabı hediye eden Uğur Abiye teşekkür ederim. Umarım bu eleştirilerime bakarak bana kızmaz. Asıl incelemeyi diğer hediyesi olan "Bülbülü Öldürmek" ile yapacağım. :) Sevgiler, saygılar...

Suat 
06 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Kitabı okumaya başlamadan önce Thomas More'un hayatını okuduğumda İngiltere kralı 8.Henry'in danışmanı olduğunu ve ardından inançları,eserleri ve yaşamıyla krala ters düşüp ölüm cezasına çarptırıldığını öğrenince çok şaşırmıştım.Okumaya başlamadan önce yazarın hayatı ve dönemin İngiltere'si hakkında bilgi sahibi olunca yazarın neden böyle bir ütopya yazdığı hakkında fikir sahibi oluyorsunuz.Bu olay bütün yazarlar ve kitaplar için de geçerli aslında.Yazarı yazmaya sevk eden sebebler,nedenler...

Ütopya iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde yazar olayın içinde ve bir arkadaşının, Raphael adındaki bir arkadışıyla tanıştırmasıyla başlar.Raphael birçok yer gezmiş, görmüş,Vespuçi ile gemi yolculuğu yapmış ve ütopya adasını görmüş biridir.İlk bölümde dönemin İngiltere'sine,krala, yönetime ve toplumdaki düzene ağır eleştiriler yapılmakta.More ve Raphael düzenin nasıl olması ya da olmaması gerektiği hakkında bir tartışma içinde olur.İlk bölüm böyle devam eder.

İkinci bölümde birçok yer gezen ve gören Raphael gördüğü ve bir süre yaşadığı Ütopya adasını arkadaşlarına anlatmaya başlar.Raphael bu yeni dünyadan habersiz eski dünya insanlarının haberi olması gerektiğine inanır.Okyanusun ortasında bulunan ada Kral Utopus tarafında fethedilir ve düzenlemelerden sonra Ütopya ismini alır.54 ayrı büyük ve güzel şehirden oluşan ütopyada bütün evler aynı,caddelerin uzunlukları eşit uzunlukta,evlerin renginin bile aynı olduğu, toplumsal sınıfın,özel mülkiyetin,eşitsizliğin olmadığı aksine suçlara karşı cezalarında ağır olduğu bir yerdir.Çalışma saatlerinin çok olmadığı, herkesin bir zannatla uğraşmak zorunda olduğu acayip bir yerdir.Söylenecek çok şey var aslında sadece okumak gerek bu muhteşem kitabı...

Ütopya'yı okuyunca insan şaşırıyor aslında.Böyle bir şeyin olamayacağı,mümkün olmadığı hissine kapılıyor insan.Bana mantıklı;bu olabilir, olması gereken bu işte dediğim yerlerin dışında mantıksız gelen;bu kadar da olur mu dediğim yerler de olmadı değil.Sonuçta bir ütopya bu insanın şaşırmaması elde değil.Yazarın dili akıcı,anlaşılır;kitapta oldukça sürükleyici.Kitaba odaklandığınız zaman sıkılmadan okuyacağınıza eminim.

Ezgi Sezgin 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Thomas More'un ideal olarak gördüğü yönetim şeklini anlattığı bir eser.
Askerlik konusuna büyük ölçüde katılmama rağmen, ideal toplum düzenine katılmadığımı söylemem gerek. Çünkü, kitaptaki gibi ideal bir toplum düzeninin toplumdaki kişileri tek tipleştirmesine yol açacağını düşünenlerdenim.
Kendi tabirince toplumdaki ahlak düzenini bozanların çok sert cezalara çarptırılması uygulamasını doğru bulmadım.
Çok mantıklı ve çok mantıksız gelen yerler de var. Bazı yerlerde de anlatılan Ütopya'nın kendi içindeki kurallarla çeliştiğini fark ettim.
Sosyoloji ve felsefe ile ilgilenenlere öneririm.Kitap gayet akıcı ve dili sade.
Genel olarak güzel ve yazarın kendi görüşleriyle ideal bir ülke yönetiminin nasıl olması gerektiğini anlatan bir kitap.

Fazlasıyla Spoiler İçerir!!

Felsefe öğrencisi olarak, Mina Urgan incelemesini okumadan, değerlendirdiğimde evet, Platon sonrası devlet ve düzen konusunda yazılan nadir iyi eserlerden birisi. Yine Platon gibi, More da kendi düşüncelerini karakterlere söyletiyor, sanki bir başkası demiş More aktarıyor gibi. Felsefe kitaplarının çoğunda bu durum var, dönem şartları sebebiyle.

Sezgi olarak değerlendirdiğimde ise, direkt olarak olmasa da Sokrates öldükten sonra Platon’un sergilediği tavırlar var bence More’da. O sebeple çoğu yerde ‘’Vay arkadaş ne orijinal fikir, sen mi düşündün bunu?’’ mizahına girmeden edemedim.:D

Platon-More karşılaştırmasını okurken zaten yapıyorsunuz da eleştirilerde ‘’Platon devleti faşisttir’’ söylemi o kadar güldürdü ki beni ne desem bilemedim. Kendilerinden olmayan her şeyi faşist ilan etmek maalesef felsefeye de bulaştı. Neyse ki Platon savaşçı ve realist bir toplum peşinde, fikirleri yıllarca hüküm sürmüş ve çoğu zaman gerçekleşmiş büyük bir filozoftur.

Gelelim More’a. Yaşamıyla fikirleri çelişkili ilerliyor. Söylediği gibi hak savunucusu falan kesilmiyor görev alınca. Kralın dibindeyken de dini özgürlük savunması yapmıyor. Tabii ki More neden Katoliksin diye eleştirmeyeceğiz, madem Katoliksin ve diğerlerini kafir görüyorsun ne diye kitabında din özgürlüğünden bahsediyorsun diyeceğiz ^_^ Kitapta aşırı güzel bir şekilde açıklıyor aslında bunu: ‘’Ve belki de More’un dramı, birbiriyle çarpışan bu güçlerin her ikisine de candan bağlılık duyması; hem geleceğe umutla bakan bir Rönesans adamı, hem de geçmişten kopamayan bir Hristiyan olmasındaydı.’’

Evlilik yaşantısının feraha kavuşması için kadınların kocalarının önünde diz çöküp suçlarının bağışlanmasını dilemelerini söyler. Hımm. Erkeklerin de aynı şeyi yapmalarından bahsetmiyor yalnız.
Damadı onun kamçılarla düğümlü iğlerle bedenini zaman zaman
cezalandırdığını söyler. More, günahtan yeterince korkuyor.

Mina Urgan çevirisi gerçekten güzel, anlaşılır. İncelemesi çok yerinde olmuş. Konuya hakim olduğu çok belli. Dürüst olmak gerekirse incelemesini Ütopya’nın kendisinden daha çok beğendim.
Bölümlere de ufaktan değineceğim.
I.Bölüm genel itibariyle temiz Katolik öğretilerine dayanıyor diyebiliriz. Erdem, ahlak, toplum. İkinci bölüme hazırlık olmuş.
Kendisi mülkiyet konusunda doğru bir çözüm yapmış. Ama Rousseau ve Locke’u tercih ederdim bu konuda.
II.Bölüm'e bakınca Ütopya’da zevkli hiçbir şey yok. Düz, monoton ve sıkıcı geldi bu bakımdan bana. Çocuklarını başkalarına evlatlık vermeleri de duygusuz olduklarını düşündürdü. Eleştirilerde Platon’la tamamen ayrılar diyordu. Bu konuda aynı çizgide devleti düşünüyorlar. ‘’Bütün aşağılık, zahmetli ve ağır işleri köleler görürler.’’ İnsan temelli olduğunu söylediği toplumda bu yapılan anlamsız. ‘’Suçlu oldukları için, topluma kazandırmak amaçlı’’ söylemler olabilir. Yine yanlış. Yine. Çok özgürlükçü köleli ve minnak eşit toplum. ^^ Nasıl diyorlar: Thank you Jesus!

Hele bir savaş konusu var ki sormayın gitsin. Kendileri ölmüyorlar başkalarını öne atıyorlar. Bir de pişkin pişkin diyor ki: ''parayla tuttukları bu adamlar çoğu zaman geri dönmez.'' Yani para ödemezler ama adamlar ölür. Çok onurlu bir davranış More’cum. Katolik Kilisesi Onur Belgesi kazandın. Bana ne Platon’un Devleti’ndekiler ölsün, benim Ütopya’mdakiler değil der gibi gibi :D

İnsani her değerden maddiyattan, zevklerden kısacası 7 ölümcül günahtan uzak ideal toplum. Bunun olacağına inanmamakla birlikte bütün dünya Sufi olsa, Eren olsa, Gandi olsa yine olmaz. Gerçekten ismi gibi Ütopya.

Hayvan kesmiyorlar, güzel. Kurban hemen her dinde olmasına rağmen kendilerine uyarlamışlar. Bunda ters bir taraf yok. Avcı kan dökmek için hayvan öldürüyor diyerek avcıya yükleniyor da, avcı da et yemek için öldürüyor, Ütopya’nın kasabı da. Döküldü yine kan. Ni yapacağuk hacı abi?

İlgimi tamamen kitaba yöneltmeme sebep olan kısımsa Ötenazi. Çoğu kişinin söylemekten çekindiği bir şeyi More rahatça söylemiş burada. Takdir ettim. Bugün de çok önemli bir sorun olan Ötenazi’ye acılara son vermek olarak bakmış. Evlilik konusunda da fikirlerinin -yukarıda belirttiğim dışında- çoğunu beğendim.

Bağlayacak olursak, İngiltere Kralı Ütopya’ya girer ve artık bir Ütopya yoktur. ^^

Dilek Ateş 
12 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

insanın ne güzel düzenler ve yönetimler varmış demesine sebep olacak bir kitap daha. Aslında bazı şeyler günümüz dünyasına bakıldığında gerçekten de imkansız gibi.. Bu kadar para hırsı rekabetin kol gezdiği bir toplumda iyimserlik bile bir ütopya

Z.KORKMAZ 
 07 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Thomas More 1500 lü yılların Avrupasındaki yönetim anlayışını reddeden bir bakışaçısı ile, ilk bakışta tüm ademoğullarının yaşamayı arzulayacağı hiç olmamış bir ülkeden bahsediyor.Keşke böyle bir sistem olsa demekten alıkoyamıyor insan kendini.Kişisel mülkiyetin olmadığı,tüm kaynakların adil bir biçimde dağıtıldığı bir sistem bu...
Neredeyse tek tip haline donüşmüş bir topluluk var Ütoyada.Daha önemlisi yöneticilerin saltanattan ,zevk-ü sefadan,hırstan, egolardan uzak olduğu bir ülkede nasıl yaşanmaz ki dedirtiyor insana.
Hayallerde ne kadar yaşanılası bir ülke ise Ütopya,reailetede de bir o kadar ütopya...
Sosyoloji ve siyaset bilimine ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye ederim.

ARSLAN DENİZ YILDIZ 
11 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok geniş bir mantaliteye sahip insanların saygıyla,huzurla ve düzenle yaşayışına hasret duyacaksınız okudukça. Orada yaşamanın hayallerini kuracaksınızdır elbet. Size bir nebze huzur vereceğini düşünüyorum.

Kubra Cangul 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Ütopya adından da anlaşılan okumasa bile çoğu insanın fikir sahibi olduğu bir kitap. Konusu harika ama sanırım yayınevinden dolayı üslubunu ve kitabın akışını pek beğenmedim. İçinde ağır eleştiriler olan ve insanı heveslendiren bi kitap algı yayınları dışında bir yayınevinden okumanızı tavsiye ederim.

Osman Yüksel 
 20 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Genel anlamda güzel ve hoş bir öngörü olmakla birlikte yer yer kafama takılan bölümler de yok değil. Thomas More kendi kafasında mükemmel bir yaşam tarzı, bir sistem oluşturmuş ve bu sistemi" Ütopya" adında hayali bir ada da gerçekleştiriyor.(dönemin şartlarını düşününce bunu açık açık söylemesi de zaten imkansız gibi bir şeydi.)Kafama kurcalayan bölümlerden bir tanesi dini hoşgörüyü, sevgi ve saygıyı ön plana çıkarıp gerçek hayatta kendisiyle çelişen bir adam. Aşrı derece de Katolik mezhebini desteklemesi ileride ölümüne bile sebebiyet veriyor.Genel anlamda insan odaklı tüm sistemlerde olduğu More'un sistemi de mükemmel ama iş pratiğe daha doğrusu İnsan boyutuna geldiğinde bozuluyor.Kısaca insanların iyiliğini ve eşitliğini ve adalet kavramını ön planda tutan tüm sistemler gerçekten müthiş ama sadece kitaplarda...

4 /

Kitaptan 183 Alıntı

Ezgi Sezgin 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

''Öyle bir şeydir ki bu kibir, insanı kendi elindekiyle değil başkasının sefaletini görerek mutlu olmaya iter.''

Ütopya, Thomas More (Sayfa 141)Ütopya, Thomas More (Sayfa 141)
Anıl 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Aşırı doğruluk aşırı haksızlık getirir. Kanunları yazanın aklı o kadar hatasız, o kadar kesin midir ki buyruğunu dinlemeyen kılıcı hak etsin?

Ütopya, Thomas More (Sayfa 29 - Sis)Ütopya, Thomas More (Sayfa 29 - Sis)

Çok az sayıda yasaları var, çünkü öyle iyi kurumsallaşmışlar ki, bu az sayıdaki yasa onlara yetiyor da artıyor. Bu yüzden, cilt cilt hukuk kitabına ve bu kitaplar üzerine yazılmış sayısız yoruma sahip oldukları halde, bunların hala kendilerine yetmediğini söyleyen öteki halkları çok ayıplıyorlar. Çünkü, baştan sona okunmayacak kadar çok, herhangi birinin anlayamayacağı kadar da karmaşık olan bu yasalara insanlardan uymalarını beklemenin tam bir adaletsizlik örneği olduğunu düşünüyorlar.

Ütopya, Thomas More (Sayfa 148)Ütopya, Thomas More (Sayfa 148)
Derya Yalınkılıç 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

'Böyleyken ne iştir anlamıyorum,' dedi; 'sadece birkaç hırsız asılmaktan zor paçasını kurtardığı halde, bugün İngiltere'de yine de hırsızdan geçilmiyor.'
...
'Bu sizi hiç şaşırtmamalı. Ölüm cezası böylesi durumlarda hem haksız, hem yararsızdır. Öldürmek hırsızlığı cezalandırmak için çok ağır, hırsızlığı önlemek içinse çok hafif bir cezadır. Her çalan ölümü hak etmedikten başka, açlıktan ölmemek için çalan adama en korkunç işkenceleri de yapsanız yine çalar. Bu konuda İngiltere'nin ve daha birçok memleketin adaleti, öğrencileri yetiştirecek yerde, döven kötü öğretmenlere benziyor. Hırsızlara en ağır cezaları verecek yerde, toplumun bütün üyelerine yaşama olanaklarını sağlasanız ve kimse kellesi pahasına çalmak zorunda kalmasa daha iyi olmaz mı?'

Ütopya, Thomas MoreÜtopya, Thomas More
Ezgi Sezgin 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

''İnsanoğlunu zaten açgözlü ve pisboğaz davranmaya iten de yoksunluk korkusu değil midir?''

Ütopya, Thomas More (Sayfa 69)Ütopya, Thomas More (Sayfa 69)
Küçük kara balık 
02 Oca 15:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

More bunu ''Emekçiler çalışmasa devlet bir yıl bile ayakta kalamaz!'' diye ifade ederek, emeğin gücünü göstermiştir.

Ütopya, Thomas MoreÜtopya, Thomas More
Ezgi Sezgin 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

''Çünkü paranın ve dolayısıyla para hırsının olmadığı yerde, fesatlık da olmaz.''

Ütopya, Thomas More (Sayfa 140)Ütopya, Thomas More (Sayfa 140)
Ezgi Sezgin 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

''Sonuçta insan en az başkalarından olduğu kadar kendinden de sorumludur.''

Ütopya, Thomas More (Sayfa 86)Ütopya, Thomas More (Sayfa 86)
ARSLAN DENİZ YILDIZ 
12 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Derler ki , aslanlar, ayılar, yaban domuzları, kurtlar, köpekler, yalnız beden güçleriyle dövüşebilirler.Atılganlık,güçlülük bakımından bu hayvanların çoğu insandan üstündür. Ama hepsi, aklın ve zekanın karşısında boyun eğerler.

Ütopya, Thomas More (Sayfa 100)Ütopya, Thomas More (Sayfa 100)