Uygarlığın Huzursuzluğu

·
Okunma
·
Beğeni
·
5207
Gösterim
Adı:
Uygarlığın Huzursuzluğu
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052134986
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Baskılar:
Uygarlığın Huzursuzluğu
Uygarlığın Huzursuzluğu
Uygarlığa Dair Hoşnutsuzluğumuz
Uygarlığın Huzursuzluğu
Freud, 1930 yılında kaleme aldığı bu eserinde ilkel insanla birlikte başlayan uygarlaşma sürecini ele almaktadır. İlkel insan arzularına ve cinsel tatminlerine ket vurulmamış bir varlıktır, ama daha büyük gruplar halinde yaşamaya başladıkça, yani uygarlaşma sürecinde ilerledikçe hazlarına ve bu hazların tatmin edilmesine uygarlık ve onunla birlikte yan yana ilerleyen din birçok kısıtlama ve yasaklar getirmektedir. İşte kendi ilkel dürtüleri ile uygarlığın baskısı arasında sıkışan "insan" mutsuzdur ve huzursuzdur. Bir türlü mutluluğa giden yolu bulamamaktadır ve kardeşlerin bir araya gelerek babalarını öldürmeleriyle başlayan saldırgan intikam duygusuyla toplumun ve dinin emrettiği "Komşunu kendin gibi sev" emri arasındaki savaşta bocalamaktadır. Ama bu savaşı kim kazanacaktır? Kim bilir!
98 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Sigmund FREUD – Uygarlığın Huzursuzluğu

İnsanlığın tüketirken modernleştiğini sanmasındaki büyük hatayı gözler önüne seriyor. Kesinlikle uygarlığa, modernliğe bir de Freud gözü ile bakmak lazım. İnsanlar uygarlığı, mutluluğu ararken bu yolla kendini mutsuzluğa itmektedir.

Freud'a göre “Bize acı getiren uygarlık üç kaynaktan besleniyor. Doğanın gücü, bedenin zayıflığı ve sosyolojik normlar. Kişi sürekli kendini frenleyerek çoğu zaman kendinden başka kalıba girerek uygarca davranmaya çalışırken başkalaşıyor, bu kişilerle de huzursuz toplum yaratılmış olur.”

Aslında özgürlük kavramı daha uygarlık yokken vardı. Yani ilk bireylerden itibaren. Sadece değeri yoktu, varlığı hiçlik-yokluktu. Ne zaman ki uygarlık adı altında esaret dönemi başladı işte o zaman özgürlük kavramı önem kazandı, kendine sıfat buldu. Ellerimizle yok ettik özgür bireyler olmayı. Bunu da Freud resmen bu eserinde gözümüze gözümüze sokuyor. (Biraz kaba şekilde yorumladım ama bu son kısmı daha farklı anlatamazdım. Evet resmen gözümüze gözümüze sokuyor...)

Bu eserde her şeye değinmiş aslında Freud ve diyor ki Freud; "Acıya karşı en korunmasız olduğumuz zaman, sevdiğimiz zamandır; en çaresiz olduğumuz zaman ise, sevdiğimiz nesneyi ya da onun sevgisini yitirdiğimiz zamandır." Sevdiklerimizi ve sevdiğimiz şeyleri kaybetmememiz umudu ile...

Başucu kitabım olarak yerini aldı bu eser.

Herkese keyifli okumalar kitapsever güzel insanlar.
96 syf.
Sigmund Freud ile tanışma kitabım olduğu için bu kitabın önemi de içeriği kadar anlamlı olacak. Psikoloji öğrencisi olmadım ama toplum psikoloji, bireysel bağımsızlık, düşünce farklılıkları üzerine okumak her zaman ilgimi çekiyor. Freud'un çok önemli analizleri var. Keyif aldım ve bitirdiğimde bana kattıkları için ayrıca saygı duydum. Bir sonraki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.

Ve, çevirmen Can İdemen'e de ayrıca saygılar... Çünkü daha önce başlayıp çevirmen yüzünden bıraktığım bu tarz kitaplar olmuştu. Kaliteli iş çıkarmış doğrusu.
98 syf.
·8/10
Freud un nazi almanyasından kaçtıktan sonra yazdığı kitap bilgilerinin ve buluşlarının doğru olduğunu savaşında bunun en büyük kanıtı olduğunu anlattığı sürükleyici kitap.
98 syf.
·Beğendi·8/10
Freud için çok fazla cinselliğe giriyor deniyor. Aslında haksız da sayılmazlar. Freud'un libido denen kavramı temele alması ve saldırganlığın temelinin hazların engellenmesi olarak görmesi temel fikirleridir. Modernlik ya da uygarlaşma bizi aslında kısıtlayarak saldırganlaştırır diyor Freud. Sizce de öyle mi?
120 syf.
Freud'un uygarlığı ve insan doğasını analojilerle ortaya koyduğu, uygarlığı ve insanı tarihsel süreç içinde incelediği bir kitap. Dili başlangıçta oldukça sade ama suçluluk hissi- algısı, vicdan, pişmanlık ve super-ego kavramlarını agresyon kavramıyla incelemeye, anlatmaya giriştiği bölümler biraz kavram bilgisi ve dikkat gerektiriyor. Ancak genel olarak çok ağır bir dili olduğu söylenemez. Freud bildiğimizi sandığımız şeyleri bize yeniden sorgulatıyor. Uygarlığın tarihsel olarak nasıl başladığını, bizim ırkımızın diğer ırklardan farklı olarak nasıl oldu da uygarlık savaşı vermeye başladığını psikanalitik kuramın kavramlarıyla temellendiriyor. Toplum psikolojisi ve insan psikolojisini incelerken aynı zamanda din, ideoloji konularına da değiniyor ve çok sert eleştiriler yapıyor.
120 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Freud'un dünya görüşünü ve fikirlerini yansıttığı naçizane kitabıdır. Freud'a ve teorilerine en genel bakış edinilebilir anlaşılması zor bir dili vardır. Kitaba dair aklımda kalan soru işareti Freud'un ABD sempatisi var mıdır? Sorusu olmuştur.
112 syf.
·Beğendi·10/10
İnsanlığın tüketirken modernleştiğini sanmasındaki büyük hatayı gözler önüne seriyor. Kesinlikle uygarlığa, modernliğe bir de Freud gözü ile bakmak lazım. İnsanlar uygarlığı, mutluluğu ararken bu yolla kendini mutsuzluğa itmektedir.
Freud'a göre “Bize acı getiren uygarlık üç kaynaktan besleniyor. Doğanın gücü, bedenin zayıflığı ve sosyolojik normlar. Kişi sürekli kendini frenleyerek çoğu zaman kendinden başka kalıba girerek uygarca davranmaya çalışırken başkalaşıyor, bu kişilerle de huzursuz toplum yaratılmış olur.”
Aslında özgürlük kavramı daha uygarlık yokken vardı. Yani ilk bireylerden itibaren. Sadece değeri yoktu, varlığı hiçlik-yokluktu. Ne zaman ki uygarlık adı altında esaret dönemi başladı işte o zaman özgürlük kavramı önem kazandı, kendime sıfat buldu. Ellerimizle yok ettik özgür bireyler olmayı. Bunu da Freud resmen bu eserinde gözümüze gözümüze sokuyor. (Biraz kaba şekilde yorumladım ama bu son kısmı daha farklı anlatamazdım. Evet resmen gözümüze gözümüze sokuyor...)
Bu eserde her şeye değinmiş aslında Freud ve diyor ki Freud; "Acıya karşı en korunmasız olduğumuz zaman, sevdiğimiz zamandır; en çaresiz olduğumuz zaman ise, sevdiğimiz nesneyi ya da onun sevgisini yitirdiğimiz zamandır." Sevdiklerimizi ve sevdiğimiz şeyleri kaybetmememiz umudu ile...
Başucu kitabım olarak yerini aldı bu eser.
Herkese keyifli okumalar kitapsever güzel insanlar.
98 syf.
·7/10
Freud kitabında insanın içgüdüsel davranışlarını uygarlıkla karşılaştırmış.İnsanın uygarlığa eğilim çabalarının huzursuzluklarla sonuçlanacağını malesef akıcı olmayan bir dille aktarmış.Kısaca kitabı okurken baya sıkıldım(:
98 syf.
·7/10
Uygarlık kavramının getirdiği artılar ve eksiler diyebiliriz ve mutluluk kavramı tartışılıyor.Normalde ağırlıklı birey üzerine yazan Freud bu kitabında uygarlığın getirdiklerini ve gelecekte getirip götüreceklerini ortaya döküyor ve kabaca uygarlık kavramı ile insanın doğasını aslında iki çelişkili kavram olduğunu fakat adalet ve düzen için uygarlığın da kaçınılmaz olduğu bir çıkmazın yarattığı huzursuzluklar.
120 syf.
·4/10
Freud ve psikoloji üzerine okumak isteyen kitap severlere tavsiye edebiliriz. Yazar veya psikoloji ilginizi çekmiyorsa kitabın biraz ağır gelebileceğini hatırlatmak isteriz.
98 syf.
·31 günde
Bugünkü insanlar doğa kuvvetlerini kontrol etmede o kadar ileri gittiler ki;karşılıklı olarak birbirlerini tamamen yok etmeleri de kolaylaştı. Bunu gayet iyi biliyorlar ve şu anki huzursuzluklarının, moral bozukluklarının, kaygılarının büyük kısmı buna dayanıyor. Keyifli okumalar...
Son derece yumuşak başlı bir yaratılışım vardır.Arzularım şunlar: Mütevazı bir kulübe, sazdan dam ama iyi bir yatak ve iyi yemek, tazecik süt ve tereyağı, pencerede çiçekler, kapının önünde birkaç güzel ağaç ve yüce tanrı beni tam anlamıyla mutlu kılmak istiyorsa, bu ağaçlarda şöyle altı-yedi düşmanımın sallandığını görme sevincini tattırır bana. Ölmelerinden önce, müteessir bir halde, bana yaşamda çektirmiş olduklarının hepsini affedeceğim - evet, insan düşmanlarını affetmelidir, ama ancak onlar asıldıktan sonra.
İlk insan dünya üzerindeki kaderini iyileştirmenin -sözcüğün tam anlamıyla- kendi elinde olduğunu keşfettikten sonra, başka bir insanın kendisi ile birlikte mi yoksa kendisine karşı mı çalışacağını önemsemezlik edemezdi.
Dinsel tutumun kaynağını araştırdığımızda çocukluktaki çaresizliğe kadar varırız. Bunun ardında daha başka şeyler de yer alıyor olabilir, ama bunlar şimdilik karanlıktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uygarlığın Huzursuzluğu
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052134986
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Baskılar:
Uygarlığın Huzursuzluğu
Uygarlığın Huzursuzluğu
Uygarlığa Dair Hoşnutsuzluğumuz
Uygarlığın Huzursuzluğu
Freud, 1930 yılında kaleme aldığı bu eserinde ilkel insanla birlikte başlayan uygarlaşma sürecini ele almaktadır. İlkel insan arzularına ve cinsel tatminlerine ket vurulmamış bir varlıktır, ama daha büyük gruplar halinde yaşamaya başladıkça, yani uygarlaşma sürecinde ilerledikçe hazlarına ve bu hazların tatmin edilmesine uygarlık ve onunla birlikte yan yana ilerleyen din birçok kısıtlama ve yasaklar getirmektedir. İşte kendi ilkel dürtüleri ile uygarlığın baskısı arasında sıkışan "insan" mutsuzdur ve huzursuzdur. Bir türlü mutluluğa giden yolu bulamamaktadır ve kardeşlerin bir araya gelerek babalarını öldürmeleriyle başlayan saldırgan intikam duygusuyla toplumun ve dinin emrettiği "Komşunu kendin gibi sev" emri arasındaki savaşta bocalamaktadır. Ama bu savaşı kim kazanacaktır? Kim bilir!

Kitabı okuyanlar 333 okur

  • Efe İnan
  • Büşra Çandik
  • Alp
  • melphomene
  • Veysel Kadir Şeker
  • Murat
  • duygu döşeme
  • Gökhan
  • Fatma
  • Yavuz mayti

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2 (2)
9
%0
8
%0
7
%1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0