Adı:
Uygarlık Tarihi
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
572
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054183623
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
Türkiye'de ortaöğretimi, özellikle de liselerin, 1950'lerle beraber gelip girdiği ve bugün de süren bir çıkmazı da şudur: Tarih, felsefe, sosyoloji, edebiyat ve sanat gibi kültürün temel konularında, gençlere -hemen hemen- hiçbir şey verilmiyor; öğrencilerin kafalarına yalan yanlış, abuk sabuk, ipe sapa gelmez birtakım şeyler tıkıştırılıyor. Ne gerçekçi ve bilimsel bir yaklaşım, ne de bir bütün olarak kucaklayış kültürü. Bir bölük pörçüklük, bir derme çatmalık, bir keşmekeş kısacası.

Egemen sınıfların bir oyunudur bu!

Amaç da ne yapıp edip gençlerin uyanmasını engellemektir.

İşler öylesine tezgahlanıyor ki, daha liseden başlayarak gençlerin gözlerinin önüne bir "duman perdesi" çekiliyor; içinde yaşadıkları çağa ve topluma yabancılaştırılıyorlar. Liselerden üniversite ya da yüksekokullara bu durumda gelen öğrenciler de, ne kendi aralarında ne de öğreticilerle bir "kültürel diyalog" kurabiliyor ve bir "kör dövüşü"dür gidiyor. Bu kitap işte bu oyunu bozmak için yazıldı. Söyleyeceklerini de, bir "uygarlık tarihi"nin zemininde ve "çağdaş tarih"in çerçevesi içinde söylüyor.

Tek kelimeyle çağını tanıtarak.

Kültür, çağını tanıtıp bilinçlenmiyorsa, laf yığınıdır.

Başta gençlere seslense de, temel kültüre meraklı olan herkesin öğreneceği var bu kitaptan.

Okuyun göreceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)
572 syf.
·Beğendi·10/10
1995 ten beri başucu kitabım. Dünyayı analiz edebilmek için dünyayı bilmek gerekir. Bu kitap bize herşeyi öğretiyor.
572 syf.
·Beğendi·10/10
Server Tanilli evrensel bir bakışla, üç ana başlık altında (Batı,Sosyalist ve Üçüncü Dünya) anlatmış uygarlıkların tarihini.Dili de son derece yalın.
Komünizm propagandası suçlamasıyla yargılandığı DGM'deki savunması da aynen kitabı gibi ders niteliğinde:

' Çağına ve topluma karşı görevini yerine getirmiş bir hocanın huzuru içindeyim şu anda. Yazdıklarım yazılması gereken şeylerdi. Bugün yazmaya kalksam, -en azından- gene aynı şeyleri yazardım. Hiçbiri hakkında en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Kalemimden çıkmış her cümlenin, -cümle ne demek- her kelimenin ve hecenin altında, entelektüel şeref ve haysiyetim yatmaktadır. İnsanım, hayatta dönebileceğim şeyler olabilir. Ama entelektüel şeref ve haysiyetimden – ölüm pahasına da olsa- dönemem. Attila İlhan'ın o yeni ve unutulmaz şiirlerinden birinin son mısraları geliyor aklıma:

O sözler ki kalbimizin üstünde
Dolu bir tabanca gibi
Ölüp ölesiye taşırız
O sözler ki bir kez çıkmıştır ağzımızdan
Uğrunda asılırız.'
572 syf.
·2 günde·Puan vermedi
 Kitabın önsözünde yazdığı üzere, Tanilli bu kitabı yazarken amacının; “Liseyi bitirip üniversite ya da yüksekokul okumaya başlamış olan kişilerin uygarlık bağlamında; tarih, sosyoloji, felsefe ve sanat açıklarını kapatmak ve bu konularda asgari bilgi sahibi yapmak”
Bu amaç yazdığını söylüyor haklı ama Fransız Ihtilali'nin getirdiği ansiklopedik bilgi verme anlayışına sahip bir eser bu da ülkemize en çok zarar veren bilgi anlayışı olduğu kanısındayım. Bunun dışında güzel bir uygarlık tarihi kitabı

Uygarlık Tarihi kitabının ilk bölümü olan “Uygarlığın Doğuşu-İlkçağ Uygarlığı”bölümü üzerinde önemli durulması gereken bir bölümdür. Kitabın giriş bölümünde uygarlığın tanımı ve kökeni anlatılmakta ve farklı yorumlar açısından değerlendirilmektedir.

Uygarlığı oluşturan etkenler, şehirleşme-medenileşme kavramları ile uygarlık kavramının doğrudan ilişkisi. Diğer bir yoruma göre uygar olmamanın; ilerinin gerisinde kalan, medeninin uzağında olan gibi kavramlarla nitelendirildiği açıklamaya getirilen yorumlardır. 

Uygarlık tartışmalarında, 18. yüzyılda ortaya çıkan “Civilisation” kavramının medeniyet ve uygarlık kavramlarından farklı olup olmadığı, Rönesans sonrası ortaya çıkan daha doğrusu kullanılmaya başlayan bu kavramın farkının neler olduğu tartışma konularından olmuştur.

Batı Uygarlığı başlığı ile başlayan “İlkçağ Uygarlığı” bölümü, batı uygarlığının ilkçağdaki kökenlerini anlatmaktadır. Antik Yunan medeniyeti ile başlayan, Roma uygarlığı ile devam eden ve Hristiyanlık dininin doğuşu ve medeniyete etkileri ile son bulan İlkçağ Uygarlığı bölümü, Feodalite ve Ortaçağ Uygarlığı bölümüne kadar devam etmektedir.

Antik Yunan medeniyetinin, uygarlık tarihine en önemli etkileri nelerdir?Tartışması ve soruları bu bölümün en önemli tartışma konusudur. Öyle ki; Tanilli, bu soruların cevabını hiç geciktirmeden verir. “Demokrasi, Felsefe, Bilim, Edebiyat ve Sanat alanlarında uygarlığın ve batı uygarlığının kökenleri antik Yunana çok şey borçludur” der.

Atina demokrasisi, “Tales” ile Felsefenin doğuşu, “Sofokles” ve benzeri edebiyat üstatları, “Arşimet” ve akla gelebilecek daha nice bilim üstatları sayesinde antik yunan uygarlık tarihinin başlangıç noktası olan ilkçağ uygarlığına damgasını vurmuştur.

Antik yunan medeniyetinin bir diğer önemli özelliği de Roma medeniyetine etkileri ve Roma medeniyeti sayesinde yunan medeniyetinin o dönem bilinen tüm dünyaya yayılmış olmasıdır.

Tanilli, kitabının bu bölümünde antik yunan uygarlığının önce Roma medeniyeti sonrada Rönesans kanalıyla dünya tarihine yön verdiğinde söz eder.

Roma medeniyet bölümünde ise, bu medeniyetin uygarlık tarihine antik yunan kadar etkisi bulunmadığı özellikle bilim, sanat, demokrasi konularında çok parlak olmadığını ancak başta hukuk (roma hukuku), bürokrasi ve devlet yönetimi konularında çok ciddi etkilerinin olduğundan söz eder.

Öyle ki; büyük imparatorlukların idaresi ve uçsuz bucaksız topraklara sahip bir liderin nasıl her yerde aynı etkiyi gösterebileceğini Roma İmparatorluğu göstermiştir.

Hıristiyanlığın günümüz Avrupasina etkisinede değinen yazar Papalığın nasıl geliştiği, Batı Avrupa üzerinde nasıl etkili olduğu ve bunu kabul etmeyen Doğu Avrupa kilisesini ve ikisi arasındaki olaylari bilim, felsefe, dönemin sanat anlayışına değinerek anlatan yazar Rönesans donemi ve Barok donemi de anlatmış.

Reform hareketleri bu bağlamda doğan mezhepler özellikle Protestanlık ve getirisinin sonraki yillarda yeryüzüne hakim olan kapitalizme yol açması, gibi geniş konulara değinen yazar.

20. Y. Y olayları ve çikan hareketlere geniş bir anlatım yapmıştır. Sosyalizm Faşizm gibi kavramları ansiklopedik bilgi ile anlatan yazar.

Çin, Küba ve Vietnam'i ayrı olarak işlemiş.

Biz ve bizim gibi tüketici ekonomiye sahip 3. dünya ulkeleri hakkında bilgi veren yazar. Bizim geri kalış sebeplerimize değinmeye çalışmış çözüm için yapılan ıslahatların eksikliği ve yanlış yaptığımız ve benimde dediğim batılılaşmanın bize ne kadar uzak olduğu biz biz olarak yükselmemiz gerektiği ve bu yukselmede biz batıdan sadece ilim ve felsefeyi almamız gerçeğini bu benim görüşüm ama yazarda buna yakın görüşe sahiptir.

Okumanızı tavsiye ederim
Özellikle gençler için yazılmış, ama uygarlıklar tarihini öğrenmek isteyen herkes için dikkatle okunması gereken bir eserdir. Hatta, Server Tanilli'nin dediği gibi liselerin müfredatını "uygarlık tarihi" dersleri konmalı, tabii öncelikle bu dersi layığıyla anlatabilecek nitelikli öğretmenlere ihtiyaç var; Server Tanilli gibi... Kitap, ünlü 141, 142'den yargılanmış... Mutlaka her kitaplıkta, kütüphanede olması gereken ve dikkatle okunması gereken çok çok önemli bir eser...
572 syf.
·Beğendi·10/10
Sene 2001, kendisini gördüğüm ilk zaman, bana başlamam gereken ilk kitap serisinin bu kitap olduğunu tesadüfen ondan duymuştum. Herkesin okuması gereken, hayatta ise okumadan geçmeyeceği kitaplardan.
572 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
" Server Tanilli ile, medeniyet tarihinin derinliklerinde bir yolculuğa çıkıyorum. Bu yolculuğun sonunda, düşün dünyamda ve bilgi düzeyimde farklılıklar da olacaktır kuşkusuz."
Bunları yazmıştım Server Tanilli'nin "Uygarlık Tarihi" kitabını okumaya başlarken. Kitabı bitireli bir hafta olmasına rağmen, kitap içindeki kimi bölümleri tekrar tekrar okudum. Sonuç olarak, bilgi, akademik tartışma ve yazınsal güzellik açısından eşine az rastlanır bir eseri okuduğum için, çevremdeki ve Dünya'daki olayları yorumlarken, sorunlara "evrensel boyutta" bakabilmek gerektiğini düşünüyorum. Okumayan çok şey kaybeder.
Gerici akım, sinemaya sıçramakta gecikmedi. Dinsel filmler, daha doğrusu din duygularını sömüren filmler büyük bir artış gösterdi. Ezan, mevlit okuma sahneleri, dua sahneleri, daha önceki yılların şarkılı, göbekli sahneleri kadar gereksiz, bol bol ve onlarla birlikte yer almaya başladı. Aynı gericilik akımı, 1969'dan sonra, daha azgın ve daha örgütlü olarak yeniden baş gösterecektir. İşte bir avuç yönetmen, Türk sinemasını tiyatronun etkisinden kurtarmak, sinema dilini kurmak görevini böyle bir ortamda gerçekleştirmeye çalıştılar. Gerçekleştirdiler de. Bu yönetmenlerin başında Lütfi Akad gelir. 1949'da Kurtuluş Savaşı'nı konu alan bir romandan Vurun Kahpeye filmini çevirerek işe başladı.
-“Beni mizah yazarlığına iten etken, o günkü ortamın koşullarıydı. Kısaca şunu söyleyeyim; genellikle yoksunluk ve yoksulluk yaşamından gelen kızgınlık, öfke, bir hınç alma biçimidir mizah...”
~~Aziz Nesin~~
Sovyetler Birliği’nde bütün sosyalist ülkelerde olduğu gibi çocuk birinci planda gelir. Ayrıcalıkların kaldırılmış olduğu bir toplumda belki tek ayrıcalıklı kişidir o. Çünkü çocuk ana babanın değil toplumun malıdır daha çok. Bütün bir gelecek yatmaktadır onda. Toplumun üzerine titreyişi bu yüzden
1881’den sonra Rusya’yı saran umutsuzluk duygusunu, yeni bir toplum olma çabasını en iyi veren oyun yazarı şüphesiz Anton Çehov’dur (1860-1904)... Ellerinden bir şey gelmeyen insanların umutsuzluğunu ustalıkla yansıtmıştır. Bu umutsuzluğu mizahla verebilme gücü ölümsüz yapmıştır onu...
Çehov kırk dört yaşındayken öldüğü zaman, dört eşsiz oyun bırakmıştı arkasında: Martı, Vanya Dayı, Üç Kız Kardeş, Vişne Bahçesi...
"Sınıflı toplumlar, özellikle kapitalist burjuva düzeni, insanın kendi kendisinden kopmasına, asıl bilincinden, asıl sorunlarından uzaklaşmasına yol açmakta, onu başkalaştırmakta, evrenin yüce varlığı olmaktan çıkarıp insanlığından uzaklaştırmaktadır.

İnsanın kendi yarattığı şeylerden kopması, bunları kendi dışında birer soyut varlık, üstün birer güç gibi görmesi, onların karşısında kendi kişiliğinden, insanlığından olması, bunların boyunduruğu altına girmesi, Marx'ın dilinde yabancılaşma kelimesiyle dile getiriliyor."
"Biz Allah' ı tanıyalım
Ayrı gayrı bu din nedir?
Senlik benliği nidelim,
Bu kavga dövüş, kin nedir?"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uygarlık Tarihi
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
572
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054183623
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
Türkiye'de ortaöğretimi, özellikle de liselerin, 1950'lerle beraber gelip girdiği ve bugün de süren bir çıkmazı da şudur: Tarih, felsefe, sosyoloji, edebiyat ve sanat gibi kültürün temel konularında, gençlere -hemen hemen- hiçbir şey verilmiyor; öğrencilerin kafalarına yalan yanlış, abuk sabuk, ipe sapa gelmez birtakım şeyler tıkıştırılıyor. Ne gerçekçi ve bilimsel bir yaklaşım, ne de bir bütün olarak kucaklayış kültürü. Bir bölük pörçüklük, bir derme çatmalık, bir keşmekeş kısacası.

Egemen sınıfların bir oyunudur bu!

Amaç da ne yapıp edip gençlerin uyanmasını engellemektir.

İşler öylesine tezgahlanıyor ki, daha liseden başlayarak gençlerin gözlerinin önüne bir "duman perdesi" çekiliyor; içinde yaşadıkları çağa ve topluma yabancılaştırılıyorlar. Liselerden üniversite ya da yüksekokullara bu durumda gelen öğrenciler de, ne kendi aralarında ne de öğreticilerle bir "kültürel diyalog" kurabiliyor ve bir "kör dövüşü"dür gidiyor. Bu kitap işte bu oyunu bozmak için yazıldı. Söyleyeceklerini de, bir "uygarlık tarihi"nin zemininde ve "çağdaş tarih"in çerçevesi içinde söylüyor.

Tek kelimeyle çağını tanıtarak.

Kültür, çağını tanıtıp bilinçlenmiyorsa, laf yığınıdır.

Başta gençlere seslense de, temel kültüre meraklı olan herkesin öğreneceği var bu kitaptan.

Okuyun göreceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 134 okur

  • Mustafa Demir
  • Tuncay KALENDER
  • ayşenur tosun
  • Cihan Çimen
  • Cansel koçlu
  • İsmail Çepni
  • MybiSGen
  • Berfu Boğa
  • Diary of Last Man Existed
  • Ahmet

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%27.1
35-44 Yaş
%41.7
45-54 Yaş
%10.4
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.1
Erkek
%61.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.9 (22)
9
%26.7 (12)
8
%17.8 (8)
7
%4.4 (2)
6
%2.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0