Uykuda Çocuk Ölümleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
713
Gösterim
Adı:
Uykuda Çocuk Ölümleri
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750804168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"İşte!" diye atıldım heyecanla, 'Benim üzerinde çalışmakta olduğum konu da bu: Uçölüm, yani Uykuda Çocuk Ölümleri. Size rastlamam ne büyük şans!
Bana yardım edebilirsiniz belki.
Bu bilgileri nereden edindiniz?"

"İniş ne kadar sürdü, bilemiyorum. Kemerime sokuşturmuş olduğum yedek paftaları birbiri ardına tutuşturuyordum. Merdiven gitgide daha dikleşiyor, dehliz bir kuyuyu andıran dikey bir boruya dönüşüyordu. Bastığım yere çok dikkat etmem gerekiyordu ayağım kayıp aşağıya yuvarlanmamak için. Yatsı ezanını okuduktan sonra minareden inmekte olan bir müezzin gibi hissediyordum kendimi."

İnsansız Konağın İkonu ve Pervaneler adlı öykü kitaplarıyla tanıdığımız Ali Teoman'dan arzın Merkezi'ne seyahat etmek isteyenlere ansiklopedik bir kılavuz, dev bir labirent roman.
(Arka Kapak)
Ali Teoman erken kaybettiğimiz yazarlardan.Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı-kitabının da gerçek yazarı.Bu kitabı bir üçlemenin birinci kitabı.Romanda hemen gözünüze çarpacak birkaç özellik var;Ansiklopedik bilgilerin yeraldığı kısımlar hem bilgilendirici hem kayifli,kısaltmalar daha da hoş.Romanda kurulan fiziksel dünya ,size yazarın mimar olduğunu hemen anlatıyor.Kurgu ise Franz Kafka'nın "Dava" romanı gibi;uzayan belirsizlik,kıstırılmışlık duygusu rahatsız edici.Belki ben tezcanlı olduğum içindir.Dava-romanını sevdiyseniz bu romanı da seveceğinizden eminim.Ben her iki kitabı da sevdim.Sadece çabuk sıkılabileceklere göre değil.Vaktiniz varsa okuyun derim.Bana göre Ali Teoman yaşasaydı Türk edebiyatında çok iyi bir yerde olacaktı.Allah rahmet eylesin.
Görülen, duyulan veya okunan birşeyin sarahat ve sıhhatle idrak edilememesi veyahud hatalı tefsiri; sehv-i idrak. Fecî bir haldir. Bu illetden mustarib olan eşhas, burunlarının ucundakini dahi idrakden âcizdirler. Bunun muhtelif sebebleri vardır. Bu hal umumiyetle galat-ı samia ve zafiyet-i basıradan mütevellid olmakla beraber, bir diğer nevîi de vardır ki, ruhiyat ilminde buna ‘Pûl-i Yan Send-i Rûmi’’ tabir edilir. Filhakika, bazı muayyen kimseler tabiat itibariyle ziyade gaafil, nikbin ve saf-ı derûn olduklarından, herşeyi hayra yorma temayülündedirler. Haliyle, bu gibi kimselerin iğfali de gayet kolay ve hoş olur. Faraza, bunlardan birinin sağ yanağına cennetlik bir sille kondurulsa, bu zat, ‘’Dur bakalım, vardır elbet bunda bir hayır,’’ şekilde tuhaf bir tefekkürle sol yanağını uzatır ve muhtemelen bu defa ilkinden daha şedid ikinci bir sillenin sadmesiyle sarsılır. Her ne kadar bu gaafillerin ekserisi bu ikinci acı tecrübeyi müteakiben akıllarını başlarına devşirüb hatalarından döner iseler de, gafletlerinde ilanihaye ısrarla sebat eden kimseler de görülmüşdür. Buradan mülhem, bu gibi kimselere ‘gureba-i gaflet’ ve ‘esâfil-i nikbinî’ adı verilir. Bunların pîri, tabiatiyle, Hz. İsa’dır. Esasen zararsız olmakla beraber, hiçbir hayatiyetlerinin de bulunmaması hasebiyle, bunların görüldükleri yerde iğfal, hatta itlafı serbestdir.
‘Tahlil-i ruhiye’ metodunun mucidi Viyanalı meşhur ruhiyat âlimi Zigismund Füreyd’in bir nazariyesi. İşbu nazariyeye göre, kız çocuk büluğa erdikde, kendisinde zeker bulunmadığını, dolayısiyle vücudunun natamam olduğunu tahteşşuur hisseder ve muhtelif erkeklerle cima edüb onların zekerlerini sahiblenme ve bu hal ile de zemanla kendisine bir nevi hayalî zeker kolleksiyûnu ihdas etme yoliyle bu eksikliğini ikmal cihetine gider. ‘Karadul’ nam meş’um dişi ankebudun, zifaf akabinde erkeğini öldürüb yemesi, aynı hadisenin hayvanat âlemindeki tezahüründen ibaretdir. Nadir olmakla beraber, bazı kadınların, tıbkı mezkûr ankebut gibi, cima etdikleri erkeğin zekerini, muhtemelen bir cinnet neticesinde hakikaten kestikleri veyahut ısırub kopardıkları da görülmüşdür. Bu tarz ruhî buhrana, ‘karadul kumpleksi’ adı verilir. (nigâ. zeker)
Kur’an-ı Kerim’de zikrolunan peygamberlerden biri. Yahudiler ‘Zaharya’ derler. ‘Vaftizci’ tabir edilen Hz. Yahya’nın pederi ve Hz. İsa’nın büyük amcasıdır. Zekeri âdeta bir yılan gibi ince uzun ve eğri büğrü olduğu içün kendisine ‘Zekeriya’ ismi verildiği söylenir (Ar. Zeker-ül-yâ: ‘yâ’ harfi gibi [ } ] tavil ve yılankavi olan zeker). Misli görülmedik bu zekerin tûlü, bir rivayete göre ise yarım kulacı mütecaviz imiş. Lakin kaderin garib bir tecellisi neticesinde, zevcesinin kısır olması sebebiyle, Hz. Zekeriya’nın uzunca müddet çocuğu olmamışdır. Ancak ihtiyar zemanında duaları kabul olunmuş ve melekler kendisine Hz. Yahya’nın tez vakitde doğacağı müjdesini vermişlerdir. Oğlu Hz. Yahya’nın katlinden sonra, Kral Hârûd’un kendisini de sağ komayacağını anlayan Hz. Zekeriya, kaçub ulu bir ağacın kovuğuna saklanmış, lakin entarisinin altından çıkan zekeri kovuğun kenarından sarkarak onu ele verdiği içün, peşindeki askerler tarafından yeri bulunub içine saklandığı ağaç destereyle ortadan ikiye biçilmek suretiyle şehid edilmiştir. Bu esnada zekerin de ikiye biçildiği ve vücuddan kopub serbest kalan parçanın yılan misali yerde sürünerek oradan uzaklaştığı rivayet olunur. ‘Kör yılan’ nam zâhife, işte bu kesik zekerden türemişdir. (nigâ. yılan) Hz. Zekeriya, zekerinin fevkalade tavil oluşu sebebiyle, tıbkı Yunan esatirindeki Pîr-i Yâpus gibi, bir tarafdan zürriyet timsali addedilir ve bilhassa gelinlik çağa erişen genç kızlar ile kısır kadınlar kendisine adaklar adarlar; fakat diğer taraftan hem oğlu Hz. Yahya, hem yeğeni Hz. İsa, hem de bizzat kendisi fecî şekilde katledildikleri veçhiyle, bu tarz tavil zekerin nuhs alameti sayıldığı da olur. Zevcesinin kısırlığından ve kendi zürriyetinin bolluğundan mütevellid, Hz. Zekeriya’nın etrafındaki kadınlara ve bu meyanda vesayeti altındaki yeğeni Hz. Meryem’e tasallud etdiği yolunda rivayetler de vardır ki, bu sebeble kendisi zenperestlerin pîri addedilir. Hz. İsa’nın babası olub olmadığı hususu ise meşkukdur. (nigâ. İsa, Meryem, Yahya, zeker)
Bulduğu her sayfanın numarasına bakıyor ve sayfayı topladığı öteki sayfaların arasındaki doğru yerine koyuyordu.
"Kahrolasıca! Sonuncu sayfa yok ortalıkta! Kitabın sonuncu sayfasını bir türlü bulamıyorum!"
"Bu kadar sabırsız olmayın!" dedi en başındaki peronun kenarından ilgisiz bir uyuşuklukla onu izlemekte olan gece bekçisi. "Bulursunuz, mutlaka bulursunuz... Hem son sayfa dediğiniz nedir ki? Var mıdır son sayfa diye bir şey? Her sayfanın ardından pekâlâ diğeri gelebilir. Bir kitabın son sayfası zannettiğiniz, ola ki ilk sayfasıdır başka bir kitabın."
Ali Teoman
Sayfa 82 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uykuda Çocuk Ölümleri
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750804168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"İşte!" diye atıldım heyecanla, 'Benim üzerinde çalışmakta olduğum konu da bu: Uçölüm, yani Uykuda Çocuk Ölümleri. Size rastlamam ne büyük şans!
Bana yardım edebilirsiniz belki.
Bu bilgileri nereden edindiniz?"

"İniş ne kadar sürdü, bilemiyorum. Kemerime sokuşturmuş olduğum yedek paftaları birbiri ardına tutuşturuyordum. Merdiven gitgide daha dikleşiyor, dehliz bir kuyuyu andıran dikey bir boruya dönüşüyordu. Bastığım yere çok dikkat etmem gerekiyordu ayağım kayıp aşağıya yuvarlanmamak için. Yatsı ezanını okuduktan sonra minareden inmekte olan bir müezzin gibi hissediyordum kendimi."

İnsansız Konağın İkonu ve Pervaneler adlı öykü kitaplarıyla tanıdığımız Ali Teoman'dan arzın Merkezi'ne seyahat etmek isteyenlere ansiklopedik bir kılavuz, dev bir labirent roman.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Ersin Esen
  • Esra k
  • İlayda
  • Biri
  • Xczg
  • cnzs
  • Şahin Bağcı
  • Kirkor Cezveciyan
  • koray karabulut
  • ÜMİT YILMAZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%66.7 (4)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0